üye ol Üye Girişi Söyle Sözünü Anasayfa Yukari Çik
Bilgi Paylaştıkça Büyür

Notebook Taşınabilir Bilgisayarların Özellikleri

Notebook almak istiyorsunuz ama tam olarak özelliklerinde yazılanların ne anlama geldiğini bilmiyorsunuz. İşte size notebook rehberi;

notebook-laptop

NOTEBOOK NEDİR?

http://media.obsessable.com/media/2008/11/07/300/toshiba-qosmio-x305-q706.jpg
Öncelikle notebook’ların yaratılış amacının hepimizinde bildiği gibi taşınabilirlik olduğunu unutmamız gerekiyor. Bu nokta bizlerin kafasındaki bir çok soru işaretinin silinmesini sağlıyor. Çünkü notebook’lar tasarlanır ve üretilirken bu ana prensibe göre ar-ge’leri yapılıyor. Taşınabilir bir alette neler olması gerekir düşüncesi, notebook için ayrılan ar-ge’nin büyük bir bölümünü sömürmekle meşgul. Notebook’ların geliştirilmesinde hedeflenen temel noktalar olarak daha hafif, daha sağlam ve daha uzun pil ömrüne sahip notebook’lar yaratılma düşüncesi sürekli ön plana çıkıyor. İşte bu üç ana kriter notebook satın alırken en çok önemsememiz gereken kriterler.

Fakat bundan daha da önce kendi kendimize karar vermemiz gereken nokta gerçekten bir notebook’a ihtiyacımız olup olmadığı. Hiçbir zaman notebook bilgisayarları desktop bilgisayarlar ile karşılaştırmamak gerekir. Çünkü notebook’lar yukarıda saydığımız kriterler göz önüne alınarak geliştiriliyor. Desktop’larda ise daha fazla hız ve işlem kapasitesi her zaman ulaşılmak istenenen kriterler. Bu noktada kısaca özetlemek gerekirse notebook’lar hiçbir zaman desktop’ların bir alternatifi değil.

Mini Dizüstüler (14 inçe kadar):

http://2.bp.blogspot.com/_43RW_QStT2Y/ScovZh1zMKI/AAAAAAAAA94/GitPANgcPIA/s400/netbook.jpg

Diğerlerine göre belirgin ölçüde küçük dizüstü bilgisayarlar, ‘mini dizüstü’ sınıfına aittir. Bu sınıfa ait bilgisayarların ağırlığı 2 kilogramdan az, ekran boyutu da 14 inçten (35.5 cm) küçüktür. Bu özellikleriyle, özellikle hareket halinde çalışması veya bilgisayarını sürekli taşıması gerekenler için (üniversite öğrencileri, sunumlar) ideal dizüstü bilgisayarlar bunlardır. Performans olarak büyük kardeşlerinden geridirler ve -kimi modellerde- enerji tasarrufu sağlamak için dahili bir optik sürücüden yoksun bırakılmışlardır. Bu sayede pil ömürleri belirgin ölçüde yükselir ve oldukça sessiz çalışırlar. Kompakt ölçüleri, ergonomilerini bozmaktadır. Bu nedenle uzun süreli çalışmalar için pek uygun sayılmazlar.

Masaüstü Alternatifleri (17″ ve üzeri): Bu sınıftaki dizüstü bilgisayarlar, genelde 17 inç (43 cm) ekrana sahiptir ve ağırlıkları 3.5 ile 5 kilogram arasında değişir. Çok nadir olmakla beraber, 19 ve 20 inçlik modellere de rastlayabilirsiniz. Ağırlığı 8 kilogramı bulan bu bilgisayarlar, masaüstü bilgisayarınızın yapabildiği her şeyi yapmayı vadediyor. Bunlara görünüm, donanım, performans ve iyi bir ekran da dahil. Masaüstü alternatifi dizüstüler, büyük boyutları ve ağırlıkları ile mobil kullanım için pek uygun değildir.

Bir dizüstü bilgisayar alırken tek kriter tabii ki dış özellikler değil. İncelediğiniz bilgisayarın fiyat / performans oranının uygun olup olmadığını belirlemenizde yardımcı olacak ipuçlarını vardır. Görünümü iyi, fiyatı uygun. En çok sorulan soru ise: “Ne kadar hızlı?”. Hızı, sadece detaylı testler ortaya koyabilir. Ancak yine de, teknik özelliklere şöyle bir bakış atarak, bir dizüstü bilgisayarın performansını aşağı yukarı tahmin etmeniz mümkündür. Bu tahminde esas alacağınız ölçütler, işlemci, hafıza ve ekran kartı olmalıdır.

1.000 Liraya kadar dizüstü bilgisayarlar:

Oyunculara göre değildir. En düşük fiyat kategorisindeki dizüstüler, çok yüksek olasılıkla Intel, Via veya SiS’in dahili grafik çözümleriyle satışa sunulurlar. İnternette sörf veya sohbet etmek, veya ofis programlarını kullanmak için bu çözümler fazlasıyla yeterlidir. Bu tip işlemler için fazla işlem gücüne de ihtiyaç duyulmaz. Intel Celeron-M veya AMD Sempron, uygun fiyatlarıyla bu tür dizüstü bilgisayarlarda karşınıza çıkacak işlemcilerdir. İşlemcinin hızı, internet için kullanılacak bir bilgisayarda fazla önemli değildir. Önemli olan, bilgisayarın sessizliği ve pil ömrüdür (2.5 saatten fazla olması istenir). Günümüzde 256 MB hafıza, grafik kartının da sistem hafızasından kullanması sebebiyle, artık geçerliliğini ve yeterliliğini yitirmiştir; bu yüzden giriş seviyesi dizüstü bilgisayarlarda bile en azından 512 MB hafıza olması beklenmelidir.

Hareket halinde çalışmak ve oyun oynamak için gerekenler:

Intel’in Pentium-M işlemcili Centrino dizüstüleri, yerlerini yeni gelen Core Duo ve Core 2 Duo işlemcili modellere bıraktı. Aynı şekilde AMD de Turion64 X2 çift çekirdekli işlemcilerini orta ve üst sınıf dizüstü bilgisayarlarda kullanmakta. Çift çekirdekli işlemciler günümüzde oldukça popüler. 1.66 Ghz hızındaki giriş seviyesi modelleri dahi oyunlar, multimedya uygulamaları ve günlük işlemler için yeterli hız sunabiliyor. Sizin için önemli olan taşınabilirlik ise, entegre grafik çözümlerine yönelerek, daha az enerji harcayan, böylece pili daha tasarruflu kullanan bir bilgisayar sahibi olabilirsiniz. Eğer 3D performansı da önemli ise, alacağınız dizüstü bilgisayarda en azından Mobility Radeon X1600 veya Geforce Go 7600 gibi orta sınıf harici bir ekran kartı olmasına dikkat etmelisiniz. Daha fazla güce ihtiyacınız varsa, en az 1.8 Ghz hızında bir işlemci almanızı tavsiye ederiz. 1024 MB hafıza ve Mobility Radeon X1800 veya GeForce Go 7900 gibi bir harici ekran kartıyla oyunlar için de yeterli bir taşınabilir bilgisayara sahip olabilirsiniz. Bu tür dizüstüleri 2.500 YTL civarında fiyatlara alabilirsiniz.

Artılar:

Notebook bilgisayarları her yere taşıyabilirsiniz.

Kurulmaları kolaydır

Çoğu kullanıcıya yetecek güç ve hıza sahiplerdir.

Elektrik kesintilerinden etkilenmeden çalışabilirsiniz.

Masaüstü sistemlere göre daha az kablo ile uğraşırsınız ve daha şık bir sistem kullanırsınız.

Kablosuz ağ bağlantısı ile internete de kablolar ile uğraşmadan bağlanabilirsiniz.

Eksiler:

Eşdeğer masaüstü bilgisayarlara göre pahalıdırlar.

Masaüstü bilgisayarlar çok daha hızlıdır.

Çalınmaları yada düşürülüp hasar görmeleri kolaydır.

Çok yüksek sistem gücü isteyen uygulamalar için yetersizdirler.

3D grafik performansları, masaüstü PC’lerden geri olduğu için oyun meraklılarını tatmin etmezler.

Ek donanımlar ve sürücüler masaüstü PC’ye göre daha pahalıdır.

Tamir ücretleri pahalı ve servis olanakları daha kısıtlıdır.

İŞLEMCİ NEDİR?

Central Processing Unit (CPU) yani merkezi işlem birimi bilgisayarın beynidir. Bilgisayarın tüm donanım elamanları bu beyin tarafından yönetilir ve denetilir. Merkezi işlemci kullanıcının (bilgisayar oparatörü) bir yazılım aracılığla (DOS gibi bir işletim sistemi) bildirdiği komutları yorumlar kullanıcının emirlerini yerine getirir. Ne tür bir işlemci seçmeliyim? Seçeceğiniz işlemcinin modeli ve hızı (saniyede gerçekleştirebildiği işlem sayısı), bilgisayarınızla ne tür bir çalışma yapacağınızla ilgilidir. Özellikle grafik kalitesi yüksek oyun ya da mimarlık ve mühendislik programları, bu yüksek kaliteli grafikleri ortaya çıkarmak için yüksek işlemci kapasitesine ihtiyaç duymaktadırlar. İşlemcinizi seçmeden önce yapacağınız en doğru şey, bilgisayarını sizin kullanacağınız amaçla kullandığını düşündüğünüz arkadaşlarınızın işlemcilerinin performanslarından memnun olup olmadıklarını araştırmaktır. Sizin için en sağlıklı bilgiyi ortaya koyacak olan bu tür bir tecrübedir.

BELLEK (RAM) NEDİR?

Bilgisayarımızda merkezi işlemciden sonra sistem performansını etkileyen en önemli donanım elamanı sistemimizde kullandığımız bellek tipidir. Bellek kullanımı hız ve performans için çok önemlidir. Mikro işlemci çok hızlı olduğu halde belleğin yeterli olmaması çalışmayı yavaşlatmaktadır. Belleğin yetersiz oluşu programlarda hızı büyük ölçüde yavaşlatmaktadır. Ekran kartından gelen görüntü sinyallerini bile etkilemektedir.

RAM, “Random Access Memory” (Rasgele Erişimli Bellek) kelimelerinin baş harflerinden oluşan bir kısaltmadır. RAM bilgilerin geçici olarak depolandığı bir hafıza türüdür. Bilgisayarlar genellikle o an üzerinde çalıştıkları programlar ve işlemlerle ilgili bilgileri RAM denen bu hafıza parçasında tutarlar. RAM ve sabit sürücü temel olarak aynı bilgileri saklarlar, ancak işlemcinin RAM’deki bilgilere erişme ve onları işleme hızı, sabit sürücüdeki bilgilere erişme ve onları işleme hızından çok daha büyüktür.

RAM neden bu kadar önemli?

http://www.incehesap.com/images/content/ram_20090307122836.jpgDaha önce de belirttiğimiz üzere, bilgisayarın herhangi bir anda meşgul olduğu programlarla ilgili bilgilere hızlı bir şekilde ulaşması önemlidir. RAM miktarı ne kadar çok olursa, işlemci kullandığı bilgilerin o kadar fazla bir miktarını RAM’e yazabilir ve oradan okuyabilir, bu da bilgisayarınızın performansını arttırır.

Ne kadar RAM’e ihtiyacım var?

RAM ne kadar çok olursa o kadar yüksek performans elde edersiniz. Ancak genel bir prensip olarak, çalıştırmayı planladığınız programların minimum gereksinimlerinin 2 katını satın almak yoluna gidebilirsiniz. Çünkü programlarda belirtilen minimum RAM gereksinimleri, programı en düşük ayarlarla ve en düşük performansla çalıştıracağınız durum için düşünülmüşlerdir. Eğer bilgisayarınızda hızlı çalışmak istiyorsanız, RAM’e yatırım yapmalısınız.

Bellek satın alırken dikkat edilecek hususlar:

Bilgisayarımızın RAM(Random Access Memory) yani bellek kapasitesini artırmak performans artışının en kolay yollarından biridir. Ama RAM alırken dikkat etmemiz gereken bazı noktalar var. Birisi bilgisayarımızın ne tür ram desteği olduğunu bilmemiz gerekir. Diğer husus kaç mhz desteği olduğunu öğrenmeliyiz yoksa her an fiyasko ile karşı karşıya gelebiliriz. RAM slotları SD ve EDO ve RAM banklarından oluşmaktadır. Bazı anakartların hem EDO hem de SD RAM‘leri desdekler. İkisini birden anakartında barındıran sistemlerde ufak hatalar olmakta, mesela hem edo ram hem de sd ram desteği olan bilgisayarlarda başlangiçta ram sayım işlemlerinde ram’i yanlış saymaktadır. Çözümü anakart’da bulunan ram slotlarının tekini kullanmaktır.

EKRAN KARTI NEDİR?

Ekran kartları, diğer bir adıyla grafik kartları bilgisayar monitöründeki her türlü yazı ve grafigin (resim ve çeşitli formatlardaki filmler dahil) oluşturulmasında işlemci ile monitör arasında görev yapan adaptörlerdir. Ekran kartları ISA-PCI ve AGP olarak üretilmiştir.artık AGP slot’unu destekliyen konumdadır. Gelişen teknoloji de AGP ekran kartlarına önem vermektedir.

Bütünleşik ekran kartı nedir?

Bütünleşik ekran kartı, ekran kartının anakart üreticisi tarafından anakartla bütünleşik olarak üretilmesidir. Bu durumda ekran kartı genellikle kötü 3 boyutlu görüntü performansı ortaya koyar ve ihtiyaç duyduğu hafıza yükünü sistem hafızası (RAM) içerisinden alarak, sistemin kullandığı hafıza miktarını azaltır.

Harici ekran kartları: Özellikle işlemci teknolojisindeki gelişmelere paralel olarak 3 boyutlu oyunların daha çok geliştirilmeye başlanması ile, yüksek performanslı ekran kartlarına olan gereksinim de artmaya başladı. Kendi hafıza birimine (RAM) ve kendi işlemcisine, ve bazı durumlarda kendisine ait ayrı bir fana sahip olan ekran kartları üretilmeye başlandı. Günümüzde, oyun oynamak ya da mimarlık ve mühendislik projelerinde ihtiyaç duyulan çizimleri gerçekleştirmek için, ayrı bir ekran kartı almak, yüksek performans için genellikle daha uygun olmaktadır.

Ekran kartı seçimi: Yeni bir bilgisayar alırken yada mevcut ekran kartımızı yenisiyle (upgrade) degiştirmek istediğimizde dikkat etmemiz gereken hususlar vardır. Bunlar; anakartlardaki gibi kartın mevcut olan veri yolunu destekleyip desteklemediği, kartın RAM tipi ve kapasitesinin amaçlara uyup uymadığı, elde etmek istenilen renk ve çözünürlüğün desteklenip desteklenmediğidir.

Harici ekran kartı

SABİT DİSK (HARDDİSK) NEDİR?

Bilgisayarlarda kullanılan programları, dosyaları, verileri güvenli bir şekilde depolayıp saklamak için hard disklerden yararlanılır. Hard disk; bilgisayarınızdaki işletim sistemini ve program dosyalarını saklayan dahili disk sürücüsüdür. Hard diskin kasanın içinde durmasının nedeni pek çok diğer parçada olduğu gibi toz, nem ve bunun gibi olumsuz dış etkenlerden korumaktır. Sıkça kullanılan dosyalar ve programlar kolay ve hızlı erişim için genelde hard diskte saklanır. Hard diske yazılan bilgiler elektrik kesildiğinde kaybolmaz. Bilgiler manyetik bir diskin üzerine yazılır ve istendiği zaman tekrar okunmak üzere uzun yıllar saklanabilir.

Neden hard disklere ihtiyaç duyulur?

Hard diskin kapasitesi gigabyte mertebeleriyle ölçülür. Bu kadar büyük bir depolama alanı varken, hem RAM hem de hard disk gibi iki farklı depolama birimine ihtiyaç duyulmasının sebebi, bilgisayardan daha fazla hız elde edebilmektir. Hard disklerin üzerine bilgi yazılıp okunması manyetik bir kafa tarafından yapılmakta ve istenilen yerin okunup, yazılabilmesi için manyetik bir disk dönmektedir.

Bir program başlatıldığında o programın çalışması için gerekli olan kısım hard disk’ten okunarak daha hızlı olan RAM belleğine aktarılır. İhtiyaç duyulan kısım RAM’e sığmayacak kadar büyük olursa, o zaman da bilgisayar, hard diskin bir bölümünü RAM bellekmiş gibi kullanır.

Hard disk kapasiteleri?

90′lı yılların başında, inanılmaz olarak nitelendirilen 100-200 MB (megabyte) kapasitesindeki hard disklerin bugünün devasa işletim sistemleri ve programları söz konusu olduğunda ne kadar düşük kaldığı rahatlıkla görülebilir. Sıkça kullanılan MB ve GB (gigabyte) terimleri, depolama birimlerini ifade eder. 1 Gigabyte; 1024 megabyte’a, 1 megabyte; 1024 kilobyte’a, 1 kilobyte da 1024 byte’a eşittir. 1 byte ise 8 Bit’ten oluşur. Tek başına bir anlamı olmayan ama 8 tanesinin bir araya gelmesiyle oluşan 1 byte, bilgisayar için anlamlı bir veri haline gelir. Zaman geçtikçe kullanılan veri miktarının artması ile kilobyte’lar yetmemeye başlamış ve megabyte’lar telaffuz edilmeye başlanmıştır. Son yıllarda da megabyte yerini gigabyte’lara bırakmıştır. Gigabyte’ların bir adım ötesi ise terabyte’tır.

Hard disklerin performansı yalnız kapasiteleri ile ölçülmez. Tabii ki büyük kapasiteli hard diskler uzun süre bilgileri depolamak için yer sıkıntısı çektirmeyecek ve görseller ya da animasyonlar gibi çok fazla depolama alanı gerektiren işlerde, büyük kapasiteli bir hard disk işinizi görecektir. Ancak, kapasitenin yanında hard diskin hızı da, göz önünde bulundurulması gereken önemli bir kriterdir. Bir hard diskin kapasitesi söz konusu olduğunda verilen rakam ne kadar büyükse o kadar iyidir. Hız söz konusu olduğunda ise tam tersidir. Örneğin; 20 milisaniye hızındaki bir hard disk, 10 milisaniye hızındaki bir hard diske göre oldukça yavaştır. Bunun için hard disk alırken hızı düşük olan tercih edilmelidir. Hard diskin hızının ölçülmesinde erişim süresi ve transfer süresi olmak üzere, iki önemli kriter vardır.

Erişim Süresi: Hard diskler mekanik olduğundan, okuma ve yazma işlemleri manyetik bir kafa tarafından yapılır. Örneğin, verdiğiniz bir komut sonrası bilgisayarınız hard diskinizdeki bir veriye ihtiyaç duydu. Bu verinin okunabilmesi için hard diskin kafasının manyetik disk üzerinde verinin kayıtlı olduğu yerin üzerine gelmesi gerekir. Bu da kafanın ve manyetik diskin hareket etmesi ile gerçekleşir. Disk dönerek ihtiyaç duyulan verinin kayıtlı olduğu yeri, kafanın altına getirir. Disk bir merkez etrafında dönerken kafa da disk üzerinde enine hareket eder ve sonunda buluşma gerçekleşir. Bütün bu işlemler sırasında geçen süreye erişim süresi denir ve tamamen mekanik bir süreçtir.

Transfer Süresi: Verinin disk üzerinden okunup işlemcinin emrine sunulması gerekir. Hard diskin veri okuma ve yazma hızı da transfer hızı olarak adlandırılır ve erişim süresi ile birlikte hard diskin hızını belirler.

http://www.incehesap.com/images/content/haricihardidsk_20090307123440.jpg

Sürücü Tipi: Hard diskinizin performansını etkileyen başka bir etken de kullanılan sürücü tipidir. Eğer işiniz birden fazla hard diskle çalışmanızı gerektiriyorsa, SCSI (Small Computer System Interface) hard disk kullanmak daha uygundur. Çok fazla depolama alanına ihtiyaç duyan ve bu yüzden birden fazla hard disk kullanan server (sunucu) makinalarda da SCSI hard disklerinin kullanılması uygun olur. Daha çok evde kullanılan bilgisayarlarda SCSI kullanılacağı gibi IDE (Integrated Drive Electronics) hard disk kullanmak da yeterli olacaktır. Eskiden yüksek kapasiteli hard diskleri desteklemezken, şu anda kullanılan IDE’ler büyük kapasiteli hard diskleri de destekler. Eğer işiniz fazla sayıda hard diskle çalışmayı gerektirmiyorsa IDE hard disk yeterli olacaktır.

Bunlara ilaveten, SATA (Serial Advanced Technology Attachment) adı verilen bir hard disk türü daha vardır. SATA da IDE gibi ev kullanımı için tercih edilebilir. Ayrıca, ince kablosu sayesinde, bilgisayar kasasında az yer kaplar. RAID (Redundant Array of Indepent Disk) adı verilen kontrolör ile de, aynı kapasite ve modele sahip iki adet hard disk takılarak, yüksek performans elde edilebilir.

SES KARTI NEDİR?

Ses kartı, bilgisayarda müzik dosyalarını çalmak, oyunları sesli ve kalitede oynamak için kullanılır. Ses kartı genel üretim itibari ile Base: 220 Irq 5 Dma 1′i kullanırlar. Oyunlar ya da vb. bir program ses dosyasını işlemek dışarıya herhangi bir şekilde çıkış yapmak için bu ses kartları kullanılır. Ses kartları artık günümüzde onboard yani ana kart üzerinde de gelmektedir. Böyle ana kartlara başka bir ses kartı takabilmek için ana kartın biosundan yada üzerindeki bir jumperdan eskisini iptal etmek gerekir. Aksi halde çakışma kaçınılmazdır. Anakart üzerindeki ses kartları her ne kadar işimizi görse de Creative gibi harici ses kartları oyunlardan daha kaliteli, filmlerden ise sinematik ses almamız sağlar.

OPTİK SÜRÜCÜ NEDİR?

http://www.incehesap.com/images/content/optiksurucu_20090307123732.jpg

DVD sürücü, DVD’ye tutulan lazer ışının optik yansımalarını okuyan bir bilgisayar parçasıdır. Bir DVD sürücü, DVD üzerindeki çukurları okumak üzere standart bir mavi lazer kullanır. DVD yazıcı, fonksiyon olarak diğer CD yazıcı cihazlar gibi, disk üzerine veri yazılmasını sağlayan bir cihaz olup, tek farkı DVD‘lere de kayıt yapabilmesidir. DVD yazıcının bir çok kullanım alanı vardır. Bunlardan ilki, çok yer kaplayan verilerin, yedeklenebilmesidir. Böylece, hard diskte az yer kaldığında sıkıntıya düşmeden istenilen veriler, gigabyte mertebesinde yedeklenebilir. Bununla birlikte, format olarak çok yer kaplayan yüksek kaliteli dijital fotoğraflar ve resimler de DVD üzerine yazılarak depolanabilir. Dijital kamerayla, kendi filminizi çekip, DVD’ye kaydederek, yönetmenliğe ilk adımınızı atabilirsiniz. Bazı yazılımlar sayesinde de, fotoğraflarınıza; müzik, yazı ve geçişler ekleyip, etkili bir slide gösterisi gerçekleştirebilirsiniz.

DVD yazıcılarda; harici ve dahili olmak üzere iki seçenek bulunur. Günümüzde, bilgisayarınızın içerisine yerleştirilen, dahili DVD yazıcılar daha yaygın olarak kullanılır. Harici bir DVD yazıcısı da televizyona bağlanarak, televizyon programları kaydedilebilir, ya da DVD player gibi de kullanılabilir.

İŞLETİM SİSTEMİ NEDİR?

İşletim sistemleri, bilgisayarınızı kullanmak ve daha kolay işlem yapabilmek, bilgisayarınıza bağlı birimleri (faks modem, CD-ROM, yazıcı vs.) yönlendirebilmek, bilgisayarınızdaki programları komut etmek gibi işlemleri gerçekleştirebilmek için kullandığımız gelişmiş yazılım programlarıdır. Notebooklar tek başına sadece veri işlemek için gerekli olan elektronik parçaları (Anakart, ekran ve ses kartları, faks modem, harddisk vs.) içeren bir donanımdır (hardware). Bu donanıma, ihtiyaca göre yazıcı (printer), tarayıcı (scanner) gibi birimlerde eklenebilir. Bu şekliyle bir donanımdan ibaret olan bilgisayarı komutlarla yönlendirip, veri işlemek, veri giriş çıkışı sağlamak gibi işleri yapmayı sağlayan, daha doğrusu “bilgisayarınızın bilgisayarlık yapmasına olanak veren” yazılımlar birer işletim sistemidir. Bu tür yazılımlar, bilgisayar üretildikten sonra yüklenir ve silinip tekrar yüklenebilir. Bilgisayar açıldığında bu yazılım devreye girer ve bundan sonraki tüm işlemlerinizi bu yazılım üzerinden yürütürsünüz.

İşletim sistemlerine örnek verirsek: Microsoft Windows, Linux, DOS (İlk işletim sistemidir), Unix, OS/2 olarak sayabiliriz. Genel olarak en yaygın kullanılanları Windows ve Linux işletim sistemleridir.

Windows İşletim Sistemi: Windows, Microsoft firmasının ürettiği bir işletim sistemidir. Kullanışlı grafik arayüzler (pencereler) ve görsel iletiler yardımıyla programları çalıştırma, komut verme gibi işlemleri hem mouse (fare) hem de klavyeden veri girerek gerçekleştirebilme kolaylığı sağlayan bir işletim sistemidir. En büyük özelliklerinden biri, kolay öğrenilebilir oluşudur. Bu kolaylık Windows´a, bilgisayar pazarında en yaygın kullanılan işletim sistemi olmasını sağlamaktadır. Bu konuda en önemli rakibi ise Linux sistemidir.

Windows´un şu an farklı farklı sürümleri (versiyonları) yoğun olarak kullanılmaktadır. Bunlar sırasıyla Win3.1, Win95, Windows NT, Win98, Windows ME (millenium edition), Win2000, Windows XP ve Vistadır. Şimdi ise Windows işletim sisteminin kullanıcı açısından avantaj ve dezavantajlarını kısaca inceleyelim;

Avantajları:

1-Bilgisayar kullanma konusunda zorluk çeken ve uzak duran kişilere görsel açıdan cazip ve kullanım kolaylığı olan bir çalışma ortamı sağlaması

2-Uzun dosya isimlerine izin vermesi (255 karaktere kadar)Program desteklerinin oldukça fazla olması

3-Yeni takılan bir modemi, mouse, ekran kartı, ses kartı vs gibi birimleri kolay ve otomatik algılama olanağı veren tak ve çalıştır desteğinin varlığı

Dezavantajları:

1-Windows´un, Linux gibi açık kodlu bir sistem olmaması, bu nedenle çok sayıda kullanıcının devreye girip, yazılımı geliştirmesine, açıklarını kapatmasına izin vermemesi.

2-Internet uygulamaları ya da veritabanı sunuculuğu gibi veri alışverişinin yoğun hacimli olduğu işlerde yavaş kalabilmesi.

3-Kilitlenme problemi ve zaman zaman yeniden yükleme zorunda kalınması.

4-Kimi durumlarda, diğer bazı işletim sistemlerine göre bilgisayar hafızası ve diğer kaynakları verimsiz kullanabilmesi.

5-Virüsler, bilgisayar korsanları ve Internet üzerinden gelebilecek çok sayıda hatalı programa karşı güvenlik açıkları barındıran korumasız bir sistem olması

Windows 2000 ve Windows XP’nin enerji tasarruf özellikleri ve destekledikleri cihazlar nedeni ile, notebook sistemlerde hayli başarılı oldukları biliniyor. Win98 ve WinME yerine bu işletim sistemlerinden birini kurmanız tavsiye edilir.

NOTEBOOK EKRANI İLE İLGİLİ TEMEL BİLGİLER?

Çözünürlük nedir?

Çözünürlük herhangi bir görüntü için monitörünüzün kullandığı piksel sayısını belirtir. Monitörünüzün desteklediği çözünürlük ne kadar çok olursa görünütü o kadar kaliteli ve net olur. Örneğin; 1280*1024 çözünürlüğünde yatay 1280 dikey ise 1024 piksel kullanıldığı anlamına gelir. Bunların çarpımı da piksel sayısını verir.

İdeal çözünürlüğü seçin: Klasik veya geniş ekran tercihi, isteğinize bağlıdır. Rahat kullanım için TFT panelin çözünürlüğü inç başına 80-100 piksel (dpi – dots per inch) arası olmalıdır. Bu noktacık yoğunluğu değerinde ekrandaki semboller ne okunamayacak kadar küçük, ne de rahatsız edecek kadar büyük olacaktır. Tabloda tipik ekran boyutları ve bunların çözünürlüklerini bulabilirsiniz.

Piksel nedir?
Monitördeki görüntü gözle görülemeyecek kadar küçük noktalardan oluşur. Bu noktalara piksel denir. 1280*1024 çözünürlüğünde yatay 1280, dikey ise 1024 piksel kullanıldığı anlamına gelir. Bunların çarpımı da piksel sayısını verir.

Tarama hızı nedir?
Tarama hızı monitörünüzün saniyedeki tarama ölçüsüdür. Örneğin 1024*768 çözünürlükte monitörünüzün 85Hz tarama yapması gibi. Monitörünüz ne kadar yüksek tarama hızı sağlarsa gözleriniz o kadar rahat edecektir.

Nokta aralığı neden önemlidir?
Monitörünüzdeki görüntü gözle görünmeyecek kadar çok noktalar içerir. Bu noktalar arasındaki mesafe ne kadar az olursa görüntü o kadar net olacaktır.

Ölü piksel nedir?
Bozuk transistörden dolayı ışık piksele ulaşamazsa nokta karanlık veya sürekli parlak kalmasına yol açar. Bunu sonucunda da ölü piksel meydana gelir.

Görüş açısı, aydınlatma ve parlaklık değerleri birkaç ince nokta sayesinde kolayca değerlendirilebilir. Dikkat etmeniz gereken noktaları şunlardır;

Parlak mı Mat mı?

Dizüstü bilgisayarların ekranları yansımaları önleyen bir tabaka ile kaplıdır. Son zamanlarda öne çıkan ‘parlak ekran’ (glare panel) tanımı, bir miktar yansıma yapsa da, renkleri daha canlı göstermeyi vadeden ekranlar için kullanılıyor. Resim ve videoları izlerken bir avantaj teşkil eden bu ekranlar, yoğun ışık altında yansımaya sebep olarak kullanıcıyı rahatsız edebiliyor. Bu nedenle parlak ekranlı dizüstüler, dış ortamda kullanım için çok elverişli sayılmazlar. Gün ışığında ekrandakilerin okunabilmesi için, ekranın metrekare başına 200 kandela (200 cd/m2) ışık şiddetine sahip olması gerekir.

Ekran kalitesini test edin;

1) Görüş Açısı: Ekrana kenardan bakın. Renklerin bozulmaya başladığı açıya dikkat edin. Bu açı ne kadar büyükse, görüş açısı o kadar iyidir. Dikey görüş açısı testi için ise, ekranda beyaz bir sayfa açıkken, ekranı hareket ettirin. Beyaz renk, küçük bir konum değişikliğinde bile griye dönüşüyorsa, o ekranın mobil çalışma için uygun olmadığını söyleyebilirsiniz. Bir otobüste veya trende seyahat ederken ekranın hareket etmesini önleyemezsiniz. Bu da renklerin gözünüze sürekli bozuk yansıması anlamına gelecektir.

2) Parlaklık: Masaüstü arka plan resmini kapatın ve arka planı düz beyaz renk olarak ayarlayın. Parlaklığı en son değere kadar açın. Beyaz renk gözlerinizi kamaştıracak kadar parlaksa, o ekran dış ortamda kullanım için uygundur.

3) Aydınlık: Parlaklığı orta seviyeye getirin ve arka planı siyah renge ayarlayın. Ekranın alt kısmına dikkat edin. Arkadan ışıklandırmanın etkisiyle üst bölgelere göre biraz daha açık olacaktır. Ancak bu bölgede siyah yerine açık gri ile karşılaşıyorsanız, film ve oyunlarda bu ekran sizi rahatsız edebilir.

KLAVYE, MOUSE VE TOUCHPAD NEDİR?

Klavye

http://www.incehesap.com/images/content/nklavye_20090307124718.jpg

Günümüzde klavye seçenekleri oldukça geniştir. Bir klavyede olabilecek en önemli özellikler dayanıklılık, ergonomi, el desteği, multimedya tuşları ve kısa yol tuşlarıdır. Kısa yol tuşları ve multimedya tuşları ile sadece bir dokunuşta istediğiniz uygulamayı başlatmak artık çok kolay. Wireless teknolojisinin klavye üzerine entegre edilmesiyle klavyeyi daha özgür kullanabilirsiniz. Kablosuz, ergonomik, dayanıklı, el desteği olan, kısayol tuşları ve multimedya tuşları olan bir klavye çalışma esnasında uygulamaların çok daha hızlı yapılmasını sağlar. Eğer Notebook’unuzdaki klavyeyi kullanmak istemiyorsanız yine çok işlevli bir klavye tercih edebilirsiniz.

Notebook’unuzdaki klavye size dar gelebilir veya ergonomik bir tasarımı olmadığından ellinizi yoruyor olabilir.Bu durumda Notebook’a USB veya PS2 girişinden başka bir klavye bağlayabilirsiniz. Kablosuz (wireless) bir klavye bilgisayar masanızda çok daha rahat çalışmanıza olanak sağlar. Kablosuz klavye radyo frekansları sayesinde bilgisayarınızla bağlantı kurar. Bu sayede sizi kablo kirliliğinden kurtarır. F Klavye ile Q Klavye arasında harf tuşları dizilişi dışında hiç bir fark yoktur. Bilgisayarınızın harf ve rakam tuşları dışındaki bütün tuşlar kısayol ve multimedya tuşlarıdır. Bu tuşlar sayesinde hesap makinesi gibi bir çok fonksiyonu tek dokunuşta yönetebilirsiniz.

Touchpad Nedir?

Mouse’lar ilk çıktıkları günlerden beri birçok değişikliğe uğramıştır. Zamanla gelişen ergonomi faktörüyle birlikte değişik boyutta, değişik fonksiyonlara sahip butonlar içeren ve ergonomik mouse’lar ortaya çıkmıştır.

Günümüzde kablosuz iletişim ve optik teknolojinin gelişmesiyle topsuz ve kablosuz mouse’lar geliştirilmiştir. Kablosuz iletişim teknolojisi ile kablo sorunu da ortadan kalkmıştır. Optik teknolojisi ise kirlenen mouse’ları temizleme sorununa son vermiştir. 800 dpi sensör taraması olan mouselar ile artık mouse pad kullanımına da gerek kalmamıştır. 4 ya da daha fazla tuşlu bir mouse tercih ederek uygulamaları daha hızlı yapabilirsiniz. Mouse tercih ederken Scroll’u olan bir mouse tercih edilmesi, uygulamalarda daha rahat çalışılmasını sağlar. Optik-kablolu mouse ise başka bir alternatiftir. Standart iki tuşlu toplu ve kablolu bir mouse ise ofis uygulamaları kullanmayanlar için tercih edilebilir. Mouse seçerken kullanım alanı göz önünde bulundurmak, bir çok seçenek arasından seçim yapmayı kolaylaştırır.

Mouse ile bilgisayarınız arasındaki bağlantıyı sağlamak için mouse’unuzun kablosunu bilgisayarın arkasındaki USB veya PS2 girişine takarak kolayca kullanabilirsiniz. Eğer topsuz optik bir mouse kullanıyorsanız ve mouse optik sensörünün tarama hızı 800dpi ise istediğiniz zeminde kullanabilirsiniz. Toplu bir mouse kullanıyorsanız mouse’unuzun içinin kirlenmemesi için mouse pad kullanmanız gerekir. Standart bir mouse’ta 2 adet tuş vardır. Bazı standart mouse’larda 2 adet tuş 1 adet de Scroll bulunur. 5 tuşlu bir mouse ile daha çok uygulamayı aynı anda kullanabiliriz. Her tuşa farklı bir görev atayarak tek bir dokunuşla farklı uygulamalaları yönetebilirsiniz. Notebook’larda mouse’lar dokunmatiktir ve yönetimi biraz zordur. Günümüzde çok kullanışlı taşınabilir Notebook mouse’ları vardır. Notebook’taki mouse yerine, Notebook mouse kullanmanız mümkündür.

Klavye ve Mouse alırken dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?

http://www.incehesap.com/images/content/toucvhpadd_20090307124944.jpg

Zor basan tuşlar ve pürüzlü bir touchpad, ucuz modellerin karakteristik özellikleridir: Dizüstü bilgisayarınızı kontrol edeceğiniz klavye ve fareye de diğer özellikler kadar önem vermelisiniz. Dizüstü bilgisayarların tuşları, masaüstü klavyelerine göre farklı bir basma hissi verir. Tuşlar birbirine bitişiktir ve dizilimleri PC’den farklıdır. Alacağınız dizüstü bilgisayardaki klavyenin diline dikkat etmenizi tavsiye ederiz. Çoğu model Türkçe klavye ile satılsa da, halen İngilizce klavye ile satılan modeller de mevcut.

Klavyenin kalitesini tayin edin: Boşluk (Space) tuşunun olabildiğince geniş olmasına dikkat edin. Bu tuşu kullanarak, diğer tuşların yapısını kolayca test edebilirsiniz. Boşluk tuşuna kenarından tek parmağınızla basın, tuş havaya kalkmamalı veya çatırdamamalıdır. Yön tuşları da özellikle oyunculara garip gelecektir. Bu tuşlarla kaydırma (scroll) görevlerini de yapabileceğiniz için, diğer tuşlara çok yakın olmamaları gerekir.

Bilgisayarında yazıyla sıkça uğraşanlar için, ‘Insert’, ‘Home’, ‘Page Up’, ‘Page Down’ gibi tuşlar önemlidir. İleri seviyedeki kullanıcılar klavyedeki ‘Windows tuşu’ ile birçok kısayolu da kullanır. Bu yüzden, tuşların yerleşimi önemlidir. Örneğin Toshiba, dizüstülerinde Windows tuşunu, CTRL tuşunun yanı yerine, klavyenin sağ üst köşesine yerleştirmeyi adet edinmiştir.

Fonksiyon Tuşları: Ses seviyesi ve ekran parlaklığı, kolayca ayarlanabilir olmalıdır. Bir dizüstü bilgisayar için en ideali, bu ayarların özel tuşlarla yapılmasıdır. Kimi zaman klavyeye ait tuşlar da, bir başka tuş aracılığıyla (FN) bu ayarlar için kullanılabilmektedir. Bunun sizin için ne kadar kullanışlı olacağına ise ancak kullanarak karar verebilirsiniz.

Touchpad: Dizüstü bilgisayarlarda fare imlecini hareket ettirmeye yarayan dokunmaya duyarlı bölge ‘touchpad’ olarak adlandırılmıştır. IBM ve bazı Dell modellerinde ayrıca bir ‘trackpoint’ de bulunuyor. Kullanıcı, alışkanlıklarına göre iki kontrol cihazından birini seçebiliyor. Bir touchpad’in tuşları ne çok sert, ne de çok hafif olmalıdır. Touchpad’e dahil edilmiş bir kaydırma çubuğu, internette sörf yaparken veyahut uzun dökümanları incelerken işinizi kolaylaştıracaktır. Kimi modellerde kaydırma bölgesi yalnızca internet tarayıcısında çalışmakta. İncelediğiniz modelin hangi kullanıma uygun olduğunu, ancak deneyerek öğrenebilirsiniz.

Bilgisayarınıza harici bir fare bağladığınızda, bir tuş veya yazılım aracılığıyla touchpad’in kapatılabilmesi, kullanım açısından kolaylık sağlayacaktır. Aksi halde, yazı yazarken eliniz touchpad’e her değdiğinde imleç hareket edecek, bu da çoğu zaman kullanımda zorluklara yol açacaktır. Yazı yazarken, başparmağınızın touchpad’e değmesi yüzünden, yazının belirli bölgelerinin seçilmesi, kısa sürede sinirlerinizi bozabilir.

GENİŞLEME YUVALARI (HARİCİ GİRİŞLER) NELERDİR?

Dizüstü bilgisayarlarda donanımsal terfi olanakları oldukça sınırlıdır. Harici donanımlar için ne kadar çok bağlantı noktanız varsa, o kadar esnek bir bilgisayara sahipsiniz demektir. Ergonomi açısından bağlantı noktalarının yerleri de en az sayıları kadar önemlidir.

Bağlantı noktalarının sayı ve konumlarına dikkat ediniz: Güncel dizüstü bilgisayarlarda, en basit modellerde dahi, kulaklık, usb bellekler, harici sabit diskler veya monitörler için bağlantı noktalarını bulabilirsiniz. Bağlantı noktalarının konumları da dikkat edilmesi gereken unsurlar arasında sayılabilir. Örneğin, bilgisayarınıza bir kulaklık bağlayacaksanız, kulaklık soketinin önde olması işinize yarayacaktır, ancak bir hoparlör bağlayacaksanız, soketin önde olması kablo karmaşası yaratacaktır.

Bir başka örnek vermek gerekirse, bir USB bellek için bilgisayarınızın yanlarında yer alacak USB bağlantı noktaları kullanışlı olacaktır. Tüm USB girişleri bilgisayarın arkasında ise, USB belleği takmak / çıkarmak için bilgisayarın arkasına uzanmanız veya ekranı kapatmanız gerekecektir. Harici görüntü birimleri için (monitör, projeksiyon vs) kullanılan bağlantıların, bilgisayarın arkasında olması tercih edilir. Aynı şekilde ağ kabloları için bağlantı noktasının da arkada olması ergonomiyi artıracaktır. Sabit bir konumda bilgisayarınızı kullanırken, ağ ve görüntü kablolarının yan taraftan sarkması, hoş bir görüntü yaratmayacaktır. Üstelik yan tarafta kullanacağınız bir fare var ise, bu tam bir kaos demek.

Ağ bağlantısı şart: Kablosuz internet her zaman için en konforlu seçenektir. Güncel dizüstü bilgisayarların neredeyse hepsi artık bir kablosuz ağ yongası taşıyorlar. Anteni ekrana monte edilmiş bilgisayarlarda anten, bilgisayarın en uç köşelerine kadar uzandığından, zor koşullarda dahi yeterli sinyal kalitesi yakalamanızı sağlıyor. Birçok dizüstü bilgisayar, 802.11a, b veya g gibi birden fazla kablosuz ağ standardını desteklemekte.

802.11a/b/g Nedir?

Kablo kullanmadan ağ bağlantısı kurmaya yarayan bir teknoloji. 802.11b kurulu bir bina içerisinde, kullanıcılar sistemlerini yanlarında gezdirebilirler ve ağ bağlantıları kesilmeden sürer.

Ağ bağlantı girişinin Gigabit-LAN veya standart LAN bağlantısı (10/100 Mbit) desteklemesi pratikte fazla fark etmez. Gigabit ağ bağlantısı yalnızca çok büyük verileri taşırken işe yarayabilir. Kimi ağ yongaları zaten standart 100 Mbit hızına bile ancak yetişebilmektedir.

Ağ Kartı (Ethernet kartı) Nedir?

Gerçek anlamda ismi ağ ara birim kartıdır. (Network Interface Card – NIC) bilgisayarın bir bilgisayar ağına bağlanabilmesi için bilgisayara takılan bir karttır. Yerel bir ağdaki (Local Area Network – LAN) kişisel bilgisayarlar ve iş istasyonları Ethernet ya da Token Ring gibi LAN veri transfer teknolojileri için dizayn edilmiş bir ağ arabirimi içerir. Ağ arabirim kartları bir ağa atanmış full-time bağlantı sağlarlar. Çoğu PC ve taşınabilir bilgisayar Internet’e bağlanmak için çevirmeli bağlantı kıullanırlar. Modem Internet servis sağlayıcısına bağlantı sağlayan bir arabirimdir. Bir ağ arabirim kartı bilgisayardaki bir genişleme yuvasına takılarak bilgisayarın bir ağa bağlanmasını sağlayabilir. Çoğu ağ arabirim kartları özel bir tip ağ protokol ve ortam için dizayn edilmiştir.

Fax/Modem Nedir?

Faks modemler, PC’ye dahili veya harici olarak takılabilen, elektronik dökümanları faks olarak iletip alabilen bir cihazdır. Faks modem, dökümanları bir faks makinasına veya başka bir faks modeme iletme özellikleri dışında, normal bir modem gibi internete bağlanmakta kullanılır. Bütün internet servis seçeneklerinde (telefon hattı, DSL veya kablo), bir çeşit modeme ihtiyaç duyulur. Bu modemler, üç ana model altında toplanabilir.

Analog modemler: Günümüz ihtiyaçlarına cevap verebilecek bir analog modemin hızı, telefon hatlarını kullanan çevirmeli bağlantıların en hızlısı olan 56K olmalıdır. Çoğu 56K modemler dünya çapında kullanılan V.90 adı verilen bir standardı destekler. Bu da diğer V.90 modemlerle irtibatı sağlar. Çoğu internet servis sağlayıcısı bunu desteklediğinden, V.90 modeme sahip olarak, her zaman modemin maksimum hızında internete bağlanabilirsiniz.

Dijital modemler: DSL (Dijital Abone Hattı), normal telefon hatlarını kullanarak yüksek hızda internet erişimi sağlar. Servis sağlayıcısının merkez ofisindeki bir ekipmanla bağlantılı olan bilgisayardaki özel bir modem, hatlar boyunca çok miktarda bilgiyi sıkıştırmak için veri sinyalini işlemden geçirir.

Kablo modemler: Kablo modem servisi, ev ya da ofislerde kullanılan kablolu televizyon hatlarını kullanır. İlk kurulumdan sonra, kablo internet bağlantısı her zaman kullanıma açık haldedir. İnternette gezinmek bir ikona tıklamak kadar kolaydır.

Port Çoklayıcı Nedir?

Notebook’a bağladığınız özel bir donanımdır. Bu aracı bilgisayara bağladıktan sonra, modem, yazıcı, fare gibi bütün ek donanımlarınızı bu cihazın üzerindeki bağlantı noktalarına bağlarsınız.

Universal Serial Bus (USB) nedir?

Faks, klavye, hub, modem, mouse v.s. gibi harici aygıtların PC’lere bağlantısını kolaylaştıran bir donanım standartıdır. PC’nize sınırsız genişleme imkanı verir. USB, tak çalıştır (plug and play) özelliği sayesinde yeni bir bağdaştırıcı kart eklemeden veya PC’yi kapatıp açmadan yeni bir aygıt eklenebilir.

USB dünyanın önde gelen üretici firmaları tarafından desteklenen bir standarttır. USB, 1.1 (12 Mbps) ve 2.0 (480 Mbps) olmak üzere farklı iki sürüme sahiptir. USB’nin en son sürümü olarak kabul edilen 2.0 diğer USB sürümleriyle uyumlu olmakla birlikte; orijinal USB kablo ve bağlantıları değişmeden 480 Mbps bant genişliğini mümkün kılmaktadır.

PC-Card Yuvası Nedir?

Dizüstü bilgisayarlara özel bağlantılardan biri de, ince PC-Card yuvasıdır. Bu yuvaya dışarıdan WLAN veya TV kartı gibi özel donanımları takmanız mümkündür. PC-Card yuvası, her ne kadar yerini Express-Card yuvasına kaptırıyor olsa da, standart kullanıcılar için bu iki yuva çok da fazla anlam ifade etmemekte.

Card Reader (Kart Okuyucu) Nedir?

Flash Bellek kartlar, dijital fotoğraf makineleri, cep telefonları ve MP3 çalarlarda veri kapasitesini artırmak için kullanılır. Kart okuyucu ise Flash Bellek kartlarda yüklü olan verilerin bilgisayar ortamına kolayca aktarılmasında aracı rol oynar. Kart okuyucuyla birlikte gelen USB kablo ile bilgisayarın USB yuvasına takılarak Flash Bellek kartlardan bilgiler bilgisayara kolayca aktarılır.

Ready Boost Nedir?

Microsoft Windows Vista ile gelen SuperFetch özelliği, Vista’nın program kullanma sıklığını ve alışkanlığını öğrenmesini sağlar. En sık kullanılan programlar, bilgisayar açıldığında da sanal tampon belleğine yükleyerek bu programlara çok daha kısa sürede RAM üzerinden erişebilmektedir. Fakat bu özellikten yararlanmak için makinenizin RAM kapasitesinin yüksek olması gerekmektedir. İşte bu noktada Radyboost özelliği devreye giriyor. Readyboost teknolojisini destekleyen USB bellekler, bilgisayara takıldığında Vista; “Sistemi Hızlandır” (Speed Up My System) şeklinde bir seçenek sunar ve böylece bilgisayarınız, Readyboost özelliği taşıyan USB belleğini sanal tampon bellek olarak kullanmaya başlar. Kullanılan sanal tampon bellek kapasitesini kendiniz belirleyebiliyorsunuz.

BATARYADAN EN İYİ VERİM NASIL ALINIR?

Batarya Kullanıma bağlı olarak bitmektedir. Bataryadan daha fazla yararlanmak için aşağıda belirtilen uygulamaları yapmanız tavsiye edilmektedir. Güç tasarrufu yapan bir güç planı seçin öncelikle. Güç planı, mobil bilgisayarınızın gücü nasıl yönettiğini denetleyen donanım ve sistem ayarları topluluğudur. Bu ayarlar, mobil bilgisayarınızı kullanmadığınızda bir güç koruma durumuna geçiş yapmak gibi güç koruma önlemlerini içerir.

Bilgisayarınızın gücünü yönetmenize yardımcı olmak amacıyla Windows aşağıdaki planları sağlar:

Güç planlardan birinin güç ayarlarını görmek veya değiştirmek için, Denetim Masası /Güç seçenekleri bölümünden seçebilirsiniz.

Dengeli koruma: İhtiyacınız olduğunda tam performans sağlar ve etkinlik dışı kalma süresi boyunca güç tasarrufu yapar.

Güç koruma: Sistem performansını düşürerek güç tasarrufu sağlar. Bu plan, mobil bilgisayar kullanıcılarına tek pil şarjından en fazla verimi almaları konusunda yardımcı olur.

Yüksek performans: Sistem performansını ve yanıt vermeyi en üst düzeye çıkarır. Mobil bilgisayar kullanıcıları bu planı kullanırken, pillerinin diğer güç planlarındaki kadar uzun süre dayanmadığını fark edebilirler.

İşte pilinizin gücünü artırmanıza yardımcı olacak birkaç kolay ipucu:

Ekran parlaklığını azaltın. Ekran, diğer bilgisayar donanımlarından, hatta sabit diskinizden ve CPU’nuzdan bile daha fazla güç kullanabilir. Ekran parlaklığını azaltmak için fn+F7 tuşlarına basın. Parlaklık düzeyini sürekli azaltmak için kısayol tuşlarını basılı tutun.

Kullanmadığınız aygıtları kapatın veya kaldırın. Birçok evrensel seri veri yolu (USB) aygıtı yalnızca bağlıyken bile güç kullanır. USB fare kullanıyorsanız, farenin bağlantısını keserek ve dokunmatik yüzey veya tablet kalemi kullanarak güç tasarrufu sağlayabilirsiniz. USB flash sürücüsü kullanıyorsanız, bu sürücüyü kullanmadığınız zamanlarda çıkarın.

Personal Computer Memory Card International Association (PCMCIA) kartları ve tümleşik kablosuz aygıtlar da güç kullanır. Çalıştığınız sırada bu aygıtlara ihtiyacınız yoksa bunları devre dışı bırakın.

Windows’un ekranı kapatmasından önce geçen süreyi kısaltın. Kısa bir süre için de olsa mobil bilgisayarınızı kullanmadığınız zamanlarda, Windows’un bilgisayar etkinlik dışı kaldıktan kısa bir süre sonra ekranı kapatmasını sağlayarak güç tasarrufu elde edebilirsiniz.

Güç korumaya ilişkin bu ipuçları, pilinizi bir kez şarj ettiğinizde alabileceğiniz en yüksek verimi almanıza ve artık çalışmayan bir pile sahip olmanın vereceği rahatsızlığı – ve olası sıkıntıyı – önlemenize yardımcı olabilir.

Yazar Hakkında

Hakkında: sonsuzluğun huzurunda bir an
Kimlik kartı

Bir Cevap Yaz

kendi isteğimle kurallara uygun yazıyorum. (Lütfen yandaki kutuyu işaretleyin.)

Otomatik robotlara karşı soru.