Sağlık

Sağlık ile ilgili bilgilerin yer aldığı bölüm. Hastalıklar ve tedavileri hakkında bilgiler, doğal besinler, şifalı bitkiler, zayıflama, vücudumuz hakkında önemli bilgilerin bulunduğu yazılar.

Sağlık Kategorisi Yeni Yazıları

Kapari Bitkisi – Gebre Otu FaydalarıKaynak: Kapari Bitkisi – Gebre Otu Faydaları

Kapari Bitkisi – Gebre Otu FaydalarıKaynak: Kapari Bitkisi – Gebre Otu Faydaları
Son günlerde adını sıkça duyduğumuz kapari (diğer adı: gebre otu) bitkisinin faydaları ve kapari bitkisi ile yapılan çayın yararlarından yazımızda…

Kalp Krizini Bir Ay Öncesi Belirtileri

Kalp Krizini Bir Ay Öncesi Belirtileri
Yapılan araştırmalar ve bilinçlendirme çalışmaları sayesinde de milyonlarca vatandaşımız da kalp krizinden korunmayı başarıyor. Ancak yine de bu korkunç rahatsızlık…

Göz Altı Morluk ve Kırışıklar İçin Doğal Krem

Göz Altı Morluk ve Kırışıklar İçin Doğal Krem
Göz Altı Morluk ve Kırışıklar İçin Doğal Krem Sadece yarım çay kaşığı zerdeçal, bir kaç damla limon suyu, 1 çay kaşığı…

Kolanın Zararlı Etkisi

Kolanın Zararlı Etkisi
Kolanın vücutta zararlı etkileri oldukça fazla. En başta içinde bulunan asit ve tatlandırıcılar sindirim sistemi organlarını aşırı zorlar, sindirilmesi mümkün…
Sağlık

"Bilinçli anneler normal doğum yapıyor"

Avrupa Perinatoloji Birliği Başkanı Prof. Dr. Cihat Şen, Türkiye’de sezaryenle doğum oranının çok yüksek olduğunu belirterek, “Sezaryenle doğum birkaç gün erken bile yapılsa bebeğin akciğerinin dış dünyaya uyum sağlamasında birtakım sıkıntılar yaratıyor” dedi. Prof. Dr. Şen, Mustafa Kemal Üniversitesi’nde düzenlenen “2’nci Perinatoloji Günleri” için geldiği Hatay’da, AA muhabirine, Türkiye’de yılda 1,5 milyon doğumun meydana geldiğini, bunun yaklaşık yüzde 30-40’ının sezaryenle yapıldığını söyledi. Türkiye’de kadınların daha kolay olarak düşündükleri sezaryenle doğumu tercih etme oranının çok fazla olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Şen, şöyle devam etti: “Normal doğum doğal ve fizyolojik bir süreç, sezaryen ise gerektiğinde yapılan bir ameliyattır. İyi bir ekip ve doğum için tamamlanan günde işlem gerçekleştirilirse hem sezaryen hem de normal yolla doğum bebek için sağlıklı olur. Maalesef anne adayları sabırsız ve zahmete katlanmama, bir an önce doğumdan kurtulma düşüncesiyle sezaryeni tercih ediyor. Sezaryen ile yapılan çoğu doğum, günü gelmeden, doğuma 15-20 gün kala gerçekleştiriliyor. Oysa sezaryenle doğum birkaç gün erken bile yapılsa bebeğin akciğerinin dış dünyaya uyum sağlamasında birtakım sıkıntılar yaratıyor. Bunun için doğumun planlı şekilde yapılması gerekiyor. Normal doğumda anne adayları günü geldiğinde sancı çekmeye başlıyor. Ancak bu ağrılı sancılı süreç bebeğin dış dünyaya uyumunu hazırlıyor. O yüzden tıbbi açıdan gerekmedikçe sezaryene başvurulmaması lazım.” Annenin normal doğumdan sonra daha kısa sürede iyileştiği, sezaryenden sonra bu sürecin daha fazla zaman aldığını bildiren Prof. Dr. Şen, ayrıca normal doğumda annenin kanama, enfeksiyon, organ ve doku hasarı riskinin sezaryene göre daha düşük olduğunu kaydetti. “Normal doğum daha masraflı” Son yıllarda eğitimli ve bilinçli anne adaylarının normal doğumu tercih etmeye başladığını ifade eden Prof. Dr. Şen, ancak hala istenilen düzeye gelinemediğini söyledi. Prof. Dr. Şen, astım, tansiyon hastalığı bulunan anne adaylarının kesinlikle sezaryenle doğumu tercih etmemesi gerektiğini, ayrıca sezaryenle doğumun ikinci bebeklerde anne için risk oluşturduğunu kaydetti.

Etiketler: , , , , , , , , , , ,
Sağlık

"Yaşlılara D vitamini desteği verilmeli"

Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Romatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Eftal Yücel, yaşlılarda kemik yıkımına bağlı kırık riskinin yüksek olduğunu belirterek, “Bunun için 65 yaşından sonra her yıl güneş ışığının az olduğu kış mevsimine girmeden ekim ayında 1 ampul Devit-3 içilmesi uygun olacaktır” dedi. Romatoloji Araştırma ve Eğitim Derneği (RAED) tarafından 11-15 Ekim 2008’de Antalya’da düzenlenen 9. Ulusal Romatoloji Kongresine de başkanlık eden Yücel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, halk arasında kemik erimesi olarak bilinen osteoporozun, kemiklerin güçsüzleşip kolay kırılmasına neden olan bir hastalık olduğunu söyledi. Son 50 yılda kalp-damar sistemi hastalıkları, kanser ve inme tedavisinde görülen gelişmeler sayesinde dünya genelinde insan ömrünün yaklaşık 20 yıl uzadığı için yaşlı nüfusun arttığını belirten Yücel, “Bu nedenle kronik akciğer, alzheimer, parkinson, yüksek tansiyon, şeker, kemik erimesine bağlı kırıklar, duyu ve görme bozuklukları gibi yaşlılarda görülen hastalıkların görülme sıklığı da yükseldi” dedi. Yücel, Türkiye’de ortalama yaşam süresinin erkeklerde 70, kadınlarda ise 72’ye çıktığını ifade ederek, osteoporozdan korunmak için her yaşta yeterli kalsiyum ve D vitamini alınması, ayrıca egzersiz yapılması gerektiğini söyledi. Menopoz sonrasında kemik yıkımının fazla olduğunu belirten Yücel, “50 yaş üstündeki kadınlarda yaşamlarının bir döneminde kalça kırığı görülme riski ABD’de yüzde 16, İngiltere’de yüzde 15’tir. Türkiye’de ise batı ülkelerine göre osteoporoza bağlı kalça kırığı riski çok daha azdır” diye konuştu. Kortizon riski Yücel, osteoporozun genetik olma özelliği taşıdığını belirterek, anne ya da babasında erken yaşta kalça kırığı olanların, 3 aydan uzun süre ve günde 5 miligramdan fazla kortizon kullananların ya da kullanacakların, bazı hormonal hastalığı olanların, çok sigara içenlerin risk grubunda olduğunu kaydetti. Yücel, osteoporozdan ve osteoporoza bağlı kırıklardan korunmak için şu önerilerde bulundu: -Bebeklikten itibaren yeterli kalsiyum ve D vitamini alınmalı, -Erişkinlerde menopoz öncesinde günde 1200 miligram, menopoz sonrasında 1500 miligram kalsiyum içerecek kadar süt ve süt ürünleri tüketilmeli, -Fiziksel aktivite artırılmalı, -Güneş ışığından yararlanılmalı, -Sigara ve alkolden uzak durulmalı, -Doktor tarafından önerilmedikçe kesinlikle kortizonlu ilaçlar kullanılmamalı, -Özellikle evde kazalardan ve düşmelerden korunmak için önlem alınmalı. Yaşlılara D vitamini Yaşlılarda risk faktörünü azaltarak daha güçlü kemik yapısının sağlanabilmesi için kalsiyum yanında D vitamininin de çok önemli olduğuna dikkati çeken Yücel, “D vitamini eksikliği özellikle yaşlılarda oldukça sıktır. D vitamini, kemikler ve kas kuvveti için önemlidir. Bunun için 65 yaşından sonra her yıl güneş ışığının az olduğu kış mevsimine girmeden ekimde 1 ampul Devit-3 içilmesi uygun olacaktır. Bu sayede hem kemik kırıkları hem de ölüm riski azalabilir” diye konuştu. Devit 3 ampulün kötü bir tadı olmadığını belirten Yücel, ilacın tam olarak emilimin sağlanabilmesi için ekmeğin üstüne dökülerek tüketilmesi gerektiğini söyledi.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,
Sağlık

400 Sigara

Japonya’da 400 sigaranın akciğerlerimizde ne kadar zarar madde bıraktığı çok basit bir deney ile görselleştirilmiş. Sigaranın akciğerlerimize ne yaptığını bu video sayaseyinde daha iyi anlayacağız. Buyrun izleyelim.

Etiketler: , , , , ,