Arşivin Görüntüsü:8 Şubat, 2010
Görüntülediğiniz arşiv: 2010 Şubat 08.
Görüntülediğiniz arşiv: 2010 Şubat 08.
Avrupa’da XV ve XVI. Yüzyılda yaÅŸanan rönesans hareketiÂnin düşüncesine, bu dönemin felsefe anlayıÂşı.
1712-1778 yılları arasında yaÅŸamış, ve insan doÄŸasına iliÅŸkin çözümlemesiyle, insanın özü itibariyle iyi olÂduÄŸuna iliÅŸkin görüşü ve toplumsal sözleÅŸme öğretisiyle ün kazanmış olan ünlü Fransız düşünür. Temel eserleri: Discours sur les Sciences et les Arts [Bilimler ve Sanatlar Üzerine KonuÅŸma], Discours sur l’Origin et les Pondements de l’Ingalite [İnsanlar Arasındaki EÅŸitsizliÄŸin Temeli ve Kökenleri], Emile au
Avrupa’nın 1790-1850 yılları arasındaki entelektüel yaÅŸamının kimi temel yönlerini tanımlamak için kullanılan terim. 19. yüzyılın ilk yarısında, biraz da AydınÂlanmaya bir tepki olarak geliÅŸen akım ya da hareket olarak romantizm, farklı ülkelerde farklı görünümler almıştır.
Fikirleri, düşünceleri en iyi bir biçimde ifade etme, etkili konuşma dili mahkemede adaleti gerçekleştirmek, politikada yarar sağlamak vb, temelde ikna etmek etkili ve cezbedici bir biçimde kullanma sanatı.
1897-1957 yılları arasında yaÅŸamış olan Avusturyalı hekim ve Freudien Marksizmin kurucusu olan ünlü psikanalist. Temel eserleri: Die Funktion des OrganisÂmus [Bedensel BoÅŸalmanın İşlevi].
Genel olarak olguları, ne kadar aykırı görünürlerse görünsünler oldukları gibi, ÅŸeyleri gerçekte oldukları ÅŸekliyle nesÂnel olarak ve dürüstçe kabul etme tavrı veya belli bir kategoriye giren varlık ya da nesneÂlerin zihinden bağımsız olduklarını öne süren öğreti.
1- GerçekliÄŸin insan zihninden bağımÂsız olduÄŸunu söyleyen genel öğretinin ÅŸu ya da bu versiyonunu benimsemiÅŸ olan kiÅŸi ya da yaklaşım; 2- gerçekçi bir tavır takınan, görünüşlerin kendisini yoldan saptıramadığı, yanılsamalara kapılmayan kendini duygularına kaptırmayan kiÅŸi.
1921 doğumlu çağdaş Amerikan toplum ve siyaset filozofu.
1- Akla ve düşünce yaÂsalarına uygun olan; 2- Akıl içeren, aklın varlığı ya da faaliyetiyle belirlenen ÅŸey; 3- AkılÂlı, akılcı bir biçimde gerçekleÅŸmeye veya fonksiyon göstermeye, rasyonel bir araÅŸtırÂmaya katılmaya yetili olma durumu; 4- AnlaÂşılmaya uygun, elveriÅŸli bir yapıda olma hali; 5- Aklın ilkelerine uygun düşen, anlaşıÂlabilir olan; tutarlılık, basitlik, tamlık, düzen ve mantıksal yapı sergileyen, disiplin için kullanılan
1- Temel, mutlak, topyekün ya olan bir şeyi tanımlamak için kullanılan sıfat. 2- Politik sistemde geniş kapsamlı ve temel bir dönüşümün gerekliliğini savunan kişiyi; siyasi yelpazede aşırı uçlarda, ama özellikle de solda yer alan birini tanımlamak için kullanılan politik niteleme