İngiltere’de Değişen Bir Yıl

“Mm, şey, mm, ben… Merhaba, ben Elif.”

‘Merhaba ben Elif’ kısmını biraz hızlı söylemiştim ve sanırım bundan dolayı yine gülüyorlardı. Bazen amaçlarının benimle dalga geçmek olduğunu düşünüyordum ama bir şekilde Esmer çocuğa güveniyordum. Harry de es geçmemek gerek, benim için çabalıyordu.

Aralarından biri kendini tanıttı, elini uzattı ben de elini sıktım. Tokalaşmak için.

“Merhaba, ben de Louis”

Ya, aslında bir yeden tanıyacaktım ama olmuyor çıkaramıyordum. Neyse Sarı çocuk da elini uzattı onun elini de sıktım.

“Ben de Niall”

Aralarında olayı en başından beri sakinlikle karşılayan bir çocuk vardı. Sanki bu tip olaylar başına her gün geliyormuş gibiydi. Onunla da tokalaştım.

“Ben de Liam”

Esmer çocuğu en başından beri merak ediyordum ama en son o kendini tanıttı.

“Ben de Zayn”

Zayn konuşmaya devam etti.

“Nereden geliyorsun?”

“Türkiye.”

“Hm, sanırım eğitim için.”

“Evet ”

“Sohbetine de doyum olmuyor.”

Anlaşılan Louis benden daha fazlasını bekliyordu ama kendimi balta girmemiş ormanda, hiç kendisinden başka insan görmemiş bir medeniyetin içindeymiş gibi hissederken bu pek de mümkün değildi açıkçası. Yine de ona ufak bir gülümseme ile karşılık verdim.

Gözüm Harry’e kaydı. Bana gülümseyerek yaklaşıyordu. İğce sıcakladığımı fark ettim. Tam yanımda durdu.

“5 dakika sonra gelir.”

Beynim durmuş gibiydi aklıma o an hiçbir şey gelmiyordu.

“Ne gelir?”

Harry, kaşlarını çattı ve bana tuhaf bir şekilde bakıyordu.

“Taksi.”

Kafamı salladım ve sesimi kestim. Kendimi utanmış hissediyordum. Sessizliğim uzun sürünce Louis tekrar konuştu.

“Ben Türklerin cana yakın olduğunu sanıyordum.”

“Şey mm öyle ama ben bu gün kendimi biraz kötü hissediyorum. İstediğim tek şey okul kaydı yaptırmaktı ama bunun bu kadar zor olacağını düşünemedim.”

Olgun çocuk Liam Louis’in yerine devam etti.

“Anlıyorum buraya geleli ne kadar oldu?”

“Şey sanırım 2 gün, evet evet 2 gün.”

Sarı saçlı çocuk Niall yine meraklı bir ifadeyle konuşuyordu.

“Oh, daha çok yeni.”

“Alışmaya çalışıyorum.”

Zayn gülümsüyordu, kendimi hem güvende hem de rahat hissetmeye başlamıştım. Zayn bana yardım etmek istiyordu.

“İstediğin zaman bizi arayabilirsin.”

“Bu güzel teklif için teşekkür ederim ama sizi bir daha nerede bulabilirim ki?”

“İstediğin yerde.”

Kaşlarımı çatmış öylece bakıyordum.

“Telefonunu verir misin?”

Telefonumu cebimden çıkardım ve Zayn’e uzattım. Zayn, Harry’nin kulağına bir şey fısıldadı. Yaklaşık 1–2 dk sonra telefonu bana geri uzattı.

“Hepimizin numarası burada var. İstediğin zaman arayabilirsin.”

“Şey, teşekkür ederim.”

Arkadan bir korna sesi geldi. Sarı taksi gelmişti. Harry hemen taksinin yanına gitti ve oturmam için bana arabanın kapısını açtı. Öylece gitmek istemiyordum bu yüzden diğer çocuklara bakarak,

“Çok teşekkür ederim.”

dedim. Arabaya bindim Harry de yanıma oturdu. Yolu şoföre tarif etti. İkimizden de ses çıkmıyordu. Konuşmak istiyordum ama ne diyeceğimi bilmiyordum. Yeni tanıştığım birine ne diyecektim ben bunları düşünürken, Harry konuşmaya başlamıştı.

“Sanırım tanışma faslını atladık, ben Harry.”

“Memnun oldum ben de Elif.”

“Mm, Elif güzel isim.”

“Teşekkür ederim.”

Yine etrafı bir sessizlik kapladı, bu kez ben bozmak istiyordum.

“Ee, ben öğrenciyim sen?”

“Mm, öğrenci diyebiliriz.”

“Diyebiliriz?”

“Hı-hı”

Üzerine gitmek istemiyordum ama ben onu bir yerden tanıyordum. Dayanamadım merakım tavan yaptı ve sordum

“Daha önce hiç Türkiye’ye geldin mi?”

“Mm sanırım hayır.”

Bu cevap bana yetmemişti tabi ki ama bir soru daha soracak cesaretim yoktu.

“Neden sordun?”

“Seni sanki bir yerden tanıyorum.”

Çok sesli bir şekilde kahkaha attı. Tanışalı belki yarım saat falan oldu ama her kelimesinde beni utandırmayı başarıyordu. Neden bunu yapıyordu? Sanırım Harry de utandığımı anladı çok sıcak bir ses tonuyla konuştu.

“Belki birine benziyorum, olamaz mı?”

“Ben… Şey… Mm, yok bir şey”

Yine güldü ama en azından bu kez yüzünü saklama nezaketinde bulundu. Şoför aynasını düzelterek bize baktı, daha fazla utandım, sonra daha fazla, daha, daha ve daha! Bir viraj geçtik ve şoför,

“Geldik”

Şaşkındım çünkü şoför durmadı. Yüzümü aniden Harry’e çevirdim.

“Burada inebiliriz.”

Oh sonunda. Gelmemize sevinmiştim ama yine ortalıkta bir okul gözükmüyordu. O an kendime kızmaya başladım, neden hiç tanımadığım birine güvendim, neden? Ben tam bir aptalım! Arabadan indik. Sesim korkuluydu çünkü korkuyordum. Bunu bastırmak için sesimi biraz yükselttim.

“Neden ortalıkta bir okul yok!”.

Okumaya bir sonraki sayfadan devam edebilirsiniz.



Benzer Yazılar

One thought on “İngiltere’de Değişen Bir Yıl

Yorum Ekle