Afyon Kocatepe Üniversitesi Üniversite Rehberi

Tanıtım videosu

GENEL TANITIM >

Tarihçe

Yirmi bir yeni üniversite ile birlikte 3 Temmuz 1992 tarih ve 3837 sayılı kanunla kurulan Afyon Kocatepe Üniversitesinde 10 Kasım 1992 tarihinde eğitim-öğretim faaliyetlerine başlanmıştır. Ancak üniversitenin tarihi o dönemde Eskişehir İktisadi ve Ticari İlimler Akademisine bağlı olarak kurulan Afyonkarahisar Maliye Muhasebe Yüksekokulunun açıldığı 1974 yılına dayanmaktadır. Afyonkarahisar Maliye Muhasebe Yüksekokulu, 1987 yılında Anadolu Üniversitesine bağlı Afyonkarahisar İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi haline dönüştürülmüştür. Bu fakülte, kuruluşu sırasında üniversitemize bağlanmıştır.

Ege Üniversitesine bağlı Uşak Meslek Yüksekokulu, Anadolu Üniversitesine bağlı Afyonkarahisar Meslek Yüksekokulu ile Bolvadin Meslek Yüksekokulu kuruluşu sırasında üniversitemize bağlanmıştır. Ayrıca 1992 yılında Afyonkarahisar il merkezinde Afyonkarahisar Atatürk Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu açılmıştır. Üniversitemize bağlanan bu birimler dışında Afyonkarahisar’da Fen-Edebiyat Fakültesi, Teknik Eğitim Fakültesi ve Sosyal Bilimler Enstitüsü ile Fen Bilimleri Enstitüsü kurulmuştur.

1993-1994 öğretim yılı başlamadan Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının izniyle Afyonkarahisar ilinin Dinar, Emirdağ, Sandıklı, Şuhut ilçelerinde meslek yüksekokulu açılmıştır. 1994-1995 öğretim yılında Afyonkarahisar’ın Çay ve İscehisar ilçelerinde meslek yüksekokulu kurulmuştur. 1995-1996 öğretim yılında Sultandağı Meslek Yüksekokulu açılmıştır. 1996-1997 öğretim yılında Afyonkarahisar’da Veteriner Fakültesinin yanı sıra Afyonkarahisar Sağlık Yüksekokulu açılmıştır. 1998 yılında Afyonkarahisar’da Tıp Fakültesi açılmıştır. 1999 yılında Afyonkarahisar’da Devlet Konservatuvarı , 2004 yılında Yabancı Diller Yüksekokulu kurulmuştur.

Afyon Kocatepe Üniversitesine bağlı yeni fakülte, enstitü ve yüksekokullar kurulmasına ilişkin kanun 16 Ocak 2001 tarih ve 24289 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu kanunla Afyonkarahisar’da Eğitim Fakültesi, Mühendislik Fakültesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu ve Sağlık Bilimleri Enstitüsü açılmıştır. 2004 yılında üniversitemizin talebi üzerine Bakanlar Kurulunun onayı ile Yabancı Diller Yüksekokulu kurulmuştur. Bakanlar Kurulunun kararı 30 Nisan 2004 tarihli 25448 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.

Afyon Kocatepe Üniversitesinin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi bünyesindeki İktisat, İşletme, Maliye Bölümlerinin Örgün Öğretim Programlarında 2005-2006 eğitim-öğretim yılından itibaren Zorunlu Yabancı Dil (İngilizce) Hazırlık Sınıfı açılması konusundaki teklifi 14/01/2005 tarihli Yükseköğretim Genel Kurul toplantısında incelenmiş ve 2547 sayılı Kanun’un 2880 sayılı Kanun’la değişik 7/d-2 ve 7/h maddesi ile Yükseköğretim Kurumlarında Yabancı Dil Eğitim-Öğretimi ve Yabancı Dille Eğitim-Öğretim Yapılmasında Uyulacak Esaslara İlişkin Yönetmeliğin 7. maddesi uyarınca, söz konusu teklif uygun görülmüştür.

Afyon Kocatepe Üniversitesi Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu kurulması Milli Eğitim Bakanlığının 8/11/2005 tarihli ve 25022 sayılı yazısı üzerine 28/3/1983 tarihli ve 2809 sayılı Kanunun ek 30 uncu maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 11/11/2005 tarihinde kararlaştırılmıştır. 8 Aralık 2005 Tarih ve 26017 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2005/9635 sayılı kararın ardından Afyon Kocatepe Üniversitesi Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu kurulmuştur.

Afyon Kocatepe Üniversitesinin Uşak’ta bulunan 4 fakülte, 1 yüksekokul ve 6 meslek yüksekokulu 17 Mart 2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5467 Sayılı Kanun uyarınca kurulan Uşak Üniversitesine devredilerek Afyon Kocatepe Üniversitesinden ayrılmıştır.

Misyonumuz

Çağdaş eğitim-öğretim ilkeleri çerçevesinde, paydaşların gereksinmelerini gözeterek eğitim-öğretim hizmeti sunmak, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık yapmak, topluma ve insanlığa hizmet etmektir.

Vizyonumuz

Evrensel bilim ilkeleri ışığında, Dünya standartlarında bilgi ve teknoloji üreterek ulusal ve bölgesel sorunlara odaklı proje merkezi özelliği taşıyan, küresel rekabet koşullarına hazır nesiller yetiştiren, uluslararası tanınırlığa ve saygınlığa sahip bir üniversite olmaktır.

Afyonkarahisar

İlin Adı

Afyonkarahisar adında geçen “afyon”, Latince’de tıpta ilaç yapımında kullanılan haşhaş bitkisinin özsuyu için kullanılan “opium” kelimesinin zamanla yazılış ve söylenişte değişikliğe uğramış halidir. “Opium” kelimesi, “afium”, “afiom”, “afion”dan sonra “afyon” haline gelmiştir.

Yaklaşık 3 bin 350 yıllık tarihe sahip olan “Karahisar Kalesi” de şehrin güneyinde, yerden 226 metre yükseklikteki trakit bir kaya kütlesi üzerinde bulunmaktadır. Kaleyi Hitit Kralı 2. Murşil MÖ 1344’teki Arzava Seferi sırasında askerlerine sığınak olarak yaptırmıştır ve kale Hapanova Kalesi (Yüksek Tepe Şehri) adıyla anılmıştır. Frigler döneminde Hapanova Kalesinin eteklerine bir köy olarak kurulan şehrin bilinen klasik çağlardaki en eski adı Akronio’dur. Romalılar döneminde bu adın gerek paralar üstünde gerekse Latince kitabelerde ve diğer kaynaklarda Akronium şeklinde yazıldığı anlaşılmaktadır. Akrones, Akroenos, Latince şeklinin halk arasında ve daha sonra Bizanslılar döneminde değişmiş şeklidir.

Malazgirt Savaşından sonra Sultan I. Mesut’un emri ile Akronium Kalesi’nin eteklerine Karaşar Türkleri yerleşmiş ve daha sonra kaleye Karahisar adı verilmiştir. Karahisar ve yöresi, Selçuklu Veziri Sahib Ata Fahreddin Ali’nin “Sahip” unvanı nedeniyle “Karahisar-ı Sahip” olarak anılmıştır. Karahisar-ı Sahip “Vezirin Karahisarı” anlamına gelmektedir.

İlin adı Osmanlı arşivlerinde de “Karahisar-ı Sahip” olarak geçmekte, bu dönemde Afyonkarahisar adının yöresel olarak kullanıldığı tahmin edilmektedir. Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren ise “Afyonkarahisar” olarak anılmış, Atatürk Nutuk’ta da 34 ayrı yerde Afyonkarahisar adını kullanmıştır.

Tarihi

Afyonkarahisar, coğrafi konumu itibariyle bir geçiş ve kavşak noktasındadır. Böyle bir coğrafi konum nedeniyle Hititler’in Arzava seferine giderken buradan geçmesi gerekmiş, Frigler bu bölgeye yerleşmiş, Persler için “Apemeia” merkez olmuş, Büyük İskender’in ordusu bu bölgede savaşmış ve ardından Anadolu’yu paylaşmış, Roma için büyük önem taşıyan ticaretin can damarı olan yollar Afyonkarahisar’da kesişmiş, Bizanslılar bölgeyi askeri üs olarak kullanmıştır. Araplar ve daha sonra Türkler için Afyonkarahisar, Anadolu’nun alınabilmesi için öncelikle alınması gereken yer olma anlamı taşımıştır.

Türklerin Anadolu’ya yerleşmesi sürecinde önemli bir yeri olan Miryakefalon Savaşı bu topraklar üzerinde yapılmış, Selçuklular için üs olmuş, Osmanlılar Anadolu’yu Osmanlı bayrağı altında birleştirmek için Karamanoğullarına burada saldırmış, Anadolu’yu ele geçirmek isteyen Yunanlılar burada üs oluşturmuştur. Ulu Önder Atatürk, Kurtuluş Savaşında son derece önemli bir nokta olan Büyük Taarruz’u bu topraklarda Kocatepe’de yönetmiştir.

Milli Mücadele’de Yeri

Afyonkarahisar, son büyük zaferin kilidi oldu, esası oldu. Afyonkarahisar, tarihi mücadelemizde unutulmaz parlak bir sayfaya malikdir.” Gazi Mustafa Kemal Atatürk (Afyonkarahisar 21 Ekim 1925)

Afyonkarahisar, Milli Mücadele sürecinin başından sonuna kadar askeri ve lojistik pek çok durumda önemli roller üstlenmiştir. Bulunduğu konum nedeniyle demiryolu ulaşımında önemli bir yeri olan Afyonkarahisar, bu dönemde İngiliz, Fransız ve İtalyan ve daha sonra da Yunan askeri birlikleri tarafından işgal edilmiştir. Afyonkarahisar, Yunanlılar tarafından 2 kere işgal edilmiş, 2. işgal Büyük Taarruz’a kadar devam etmiştir. Afyonkarahisar 20 Ekim 1920’den sonra Batı Cephesi Karargahı olmuştur.

Milli Mücadele sırasında, 2 Ağustos 1920’de Afyonkarahisar Kongresi toplanmıştır. Kongreye Mustafa Kemal başta olmak üzere Konya, Uşak ve Nazilli Müdafaa-i Hukuk Derneği temsilcileri katılmıştır. Afyonkarahisar Kongresi sonunda daha önceki kongrelerde sözü edilen otonomi tezi reddedilmiş ve Türkiye Büyük Millet Meclisi hukukuna girilmiştir. Afyonkarahisar Kongresi Batı Anadolu kongreler sisteminin sonuncusudur.

Afyonkarahisar, Milli Mücadele yıllarında Kuvayi Milliye’nin hasta ve yaralı askerlerinin tedavi edildiği merkezlerden birisiydi. Trenle taşınan hasta ve yaralılar Afyonkarahisar ve diğer merkez olan Denizli’de tedavi edilmiştir. Afyonkarahisar’daki hastanenin bir bölümü daha sonra Alaşehir’deki ihtiyaç nedeni ile buraya taşınarak hizmet vermiştir. Hastanelerin ilaç ihtiyacı da Afyonkarahisar Sıhhiye Deposundan karşılanmıştır. 12. Kolordu’nun merkezi Afyonkarahisar’a alınmış, bu kolordu için savaş koşullarında önemli bir yeri olan hayvan hastanesi de bir süre Bolvadin’de yer almıştır. Daha sonra da Dinar’da böyle bir hastane kurulmuştur.

Başkomutan Mustafa Kemal, 26 Ağustos 1922’de Büyük Taarruz’u, Afyonkarahisar’ın merkez ilçesine bağlı Büyük Kalecik kasabası sınırları içinde yer alan 1.874 rakımlı Kocatepe’den başlatmış ve günümüzde de varlığını sürdüren siperden bizzat sevk ve idare etmiştir. Kocatepe’ye, Milli Savunma Bakanlığı tarafından 1953 yılında Milli Savunma Bakanlığı’nca anıt yapılmış ve üzerine yazıt konulmuştur. Kültür Bakanlığı da 1993 yılında Atatürk Anıtı ve çevre düzenlemesi yapmış ve Kocatepe ziyarete açılmıştır. Bronzdan yapılan Atatürk Anıtı 4 ton ağırlığında ve 7.5 metre yüksekliğindedir.

Mustafa Kemal Atatürk, Milli Mücadele’den sonra 31 kere Afyonkarahisar’a uğramış, 11’inde şehri gezerek incelemelerde bulunmuştur.

Konumu ve Ulaşım

Afyonkarahisar Ege Bölgesinin İçbatı Anadolu Bölümü sınırları içinde kalan ve toplam yüzölçümü 14.570 km2 olan bir ildir. Kuzeyde Eskişehir, doğuda Konya, batıda Uşak, güneyde Burdur, kuzeybatıda Kütahya, güneydoğuda Isparta, güneybatıda Denizli ile komşudur. Denizden yüksekliği 1.034 m. olan Afyonkarahisar’ın merkez ilçe ile birlikte 16 ilçesi vardır. Afyonkarahisar il sınırları Ege, Akdeniz ve İç Anadolu Bölgeleri olmak üzere üç bölge üzerindedir.

Afyonkarahisar kara ve demiryollarının ülkemizi doğudan batıya, kuzeyden güneye bağlayan bölgelerarası bir kapı konumundadır. Önemli kara ve demiryollarının kesişme noktasında yer alan ve coğrafi konum itibariyle birçok bölgeyi birleştiren özelliği nedeniyle Afyonkarahisar’a ulaşım da kolaydır. Afyonkarahisar’ın bazı önemli bazı şehirlerimize olan uzaklığı şöyledir: Afyonkarahisar-İstanbul arası 457 km., otobüsle yaklaşık 6 saat; Afyonkarahisar-Ankara arası 257 km., otobüsle yaklaşık 3 saat; Afyonkarahisar-İzmir arası 325 km., otobüsle yaklaşık 5 saat, Afyonkarahisar-Antalya arası 287 km., otobüsle yaklaşık 3.5 saat, Afyonkarahisar-Konya arası 230 km., otobüsle yaklaşık 3 saat.

Afyonkarahisar, konumu ve geçmişte yapılan yatırımlar sonucunda bugün demiryolu açısından son derece şanslı bir durumdadır. Afyonkarahisar il merkezi 4 ayrı demiryolu hattının birleştiği noktada bulunan tek il merkezidir. Afyonkarahisar’a ülkemizin pek çok ilinden demiryolu ile ulaşım da mümkündür.

İklim

Afyonkarahisar’da karasal iklim görülse de bu iklimi Ege Denizinden gelerek az da olsa yumuşatan hava akımları mevcuttur. Yazlar sıcak ve kurak, baharlar ılık ve yağışlı, kışlar soğuk ve kar yağışlıdır. En sıcak ay ortalaması 22.1 derece, en soğuk ay ortalaması ise 0.3 derecedir. Afyonkarahisar’da bugüne kadar görülen en düşük sıcaklık -27.2 derece (30 Aralık 1948) en yüksek sıcaklık da 39.8 derecedir (29 Temmuz 2000).

Turizm

Afyonkarahisar, tarihi ve doğal güzellikleri ile yüksek bir turizm potansiyeline sahiptir. Binlerce yıllık bir geçmişe sahip bir yerleşim merkezi olan Afyonkarahisar’da Hitit ve Friglere ait tarihi kalıntılar ile Selçuklular ve Osmanlılar’dan kalma eserler bakımından son derece zengindir. Tüm bunlar zengin bir kültürü ve sanatı yansıtmaktadır. Afyonkarahisar Ömer, Gecek, Gazlıgöl, Hüdai ve Heybeli kaplıcaları ve buralardaki çağdaş otel ve moteller ile ülkemizde termal turizmi bakımından başta gelen illerdendir. Romatizma, eklem bozuklukları, kadın hastalıkları, çocuk felci, solunum yolları hastalıkları, şişmanlık, nevrotik bozukluklar ve kalp hastalıklarının tedavisinde etkili olan kaplıca ve içmeler sağlık turizmi için önem taşımaktadır.

Afyonkarahisar’da MÖ 7. yüzyıla tarihlenen Döğer Aslankaya Tapınağı, Döğer Kapıkaya I ve II tapınakları, Maltaş Tapınağı, Demirli Kalesi Tapınakları bulunmaktadır. Bu tapınaklar Friglerde tanrıların anası ve bereket tanrıçası olan Kübele’ye tapınım için yapılmıştır. Karahisar kalesinin de üst bölümündeki kaya kütlecikleri oyularak Kübele için basamaklar, koltuklar ve mihraplar yapılmıştır. Tüm kütle olarak Kübele’nin doğal simgesi olan kalenin üst bölümü de Kübele tapınım yeridir. Yine Göynüş Vadisindeki Aslantaş ve Yılantaş Kaya Mezarları, Ayazini, Selimiye ve Beyköy Yumrutepe Kaya Mezarları da Kübele kültüne aittir. Çevresine bitişik kaya odaları ile manastır yapısında olan Ayazini, Kırkinler, Memeç Kaya Kiliseleri ve Böcü İnleri Kilisesi ile Yedikapılar Manastırı da Afyonkarahisar’dadır.

Selçuklu döneminin eşsiz örneklerinden olan Ulu Camii 1272-1277 yıllarında yapılmıştır. Ahşap olan caminin sırlı tuğlaları, baklava dilimli tuğla minaresi ve dikdörtgene yakın yamuk planı vardır. Osmanlı Dönemine ait olan, hamam ve medrese ile bir külliye şeklindeki Gedik Ahmet Paşa Camii de Fatih Sultan Mehmet’in vezirlerinden Gedik Ahmet Paşa tarafından Anadolu Beylerbeyliği döneminde yaptırılmıştır. Cami, halk arasında İmaret Camii olarak anılmaktadır. Kesme taştan yapılan Abdürrahim Mısri Camii de 1483’te kesme taştan yapılmış bir camidir. Kuyulu Camii, Otpazarı Camii, Sandıklı Ulu Camii, Sultan Alaaddin Camii, Mevlevi (Türbe) Camii, Afyonkarahisar’daki diğer tarihi camilerdir. Afyonkarahisar’da tarihi tekkeler, kümbetler ve türbeler, eğitim yapısı olarak kullanılan medreseler, ticari yaşamda önem taşıyan kervansaraylar ve hanlar da bulunmaktadır. Tarih boyunca önemli bir kaplıca ve ılıca merkezi olan Afyonkarahisar’da çok sayıda da tarihi hamam mevcuttur.

Ekonomi

Afyonkarahisar ekonomisinde termal turizminin; mermer, et ürünleri, un, yem, yağ, tuğla ve lastik imalat sektörünün; geleneksel lezzetler olan sucuk, lokum, kaymak ve haşhaşın önemli bir yeri vardır. Organize Sanayi Bölgesi de Afyonkarahisar’ın kara ve demiryollarının kesişim noktasında bulunan konumu nedeniyle hızlı bir gelişim göstermektedir.

Termal turizmine yönelik yatırımlar son yıllarda büyük artış göstermiş, buna bağlı olarak da ekonomi için önemli bir alan olmuştur. Termal kaplıcaların, modern tıp bilgileri ve teknolojisi ile birleştirilerek kapsamlı tedavi ve konaklama merkezleri haline getirilmesi yolunda önemli adımlar atılmaktadır.

Özellikle İscehisar ilçesi ve çevresinde çıkarılmakta olan mermer mimaride, hediyelik eşya ve el sanatlarında kullanılan doğal bir malzemedir. Mermerin yurtiçine ve yurtdışına satışından elde edilen gelir Afyonkarahisar ekonomisinde büyük önem taşımaktadır.

Başlangıçta tarıma dayalı bir gelişim gösteren sanayi sektörü, bugün çeşitli sektörlere yapılan yatırımla gelişim gösterir niteliktedir. Sanayinin lokomotif sektörleri doğal taş işleme ve gıda sektörleridir. Afyonkarahisar sanayisinde 335 mermer tesisi, 125 gıda tesisi, 30 toprak tesisi, 10 yem ve katkı tesisi, 5 ambalaj tesisi, 4 dokuma tesisi, 8 orman ürünleri tesisi üretim yapmaktadır. Ürünler sadece Afyonkarahisar ve bölgesine değil tüm bölgelere ve hatta yurtdışına pazarlanmaktadır.

Afyonkarahisar Mutfağı

Afyonkarahisar mutfağı geleneksel lezzetleriyle zengin bir çeşitliliğe sahiptir. Özellikle hamur işlerinde haşhaş ve haşhaş yağı yağı kullanımı yaygındır, yemeklerde ise etin özel bir yeri vardır. Nohut ve buğdaydan elde edilen göce ve düğü (ince çekilmiş bulgur) yemeklerde çokça kullanılmaktadır. Afyonkarahisar mutfağında 20’den fazla çeşitte yemeği yapılan patlıcanın özel bir önemi vardır. “Patlıcan böreği” ise Afyonkarahisar’a özgüdür. Afyonkarahisar’da özel günlerde kurulan meydan sofralarında toplu yemek yenir ve bu yemeğe “sıra yemeği” adı verilir. Sıra yemeğinde yemek çeşidi, verilen davetin özelliğine göre 10-15 çeşit yemekten 40 çeşit yemeğe kadar çıkabilmektedir. Sıra yemeğinin sonunda, sindirimi kolaylaştırması için “bamya çorbası” verilmesi de Afyonkarahisar’a özgü bir gelenektir. Afyonkarahisar’ın yerel lezzetleri arasındaki çorbalardan sakala çarpan, toğga, göce tarhanası; et yemeklerinden bütüm et, ramazan kebabı, paçık, duvaklı; sebze yemeklerinden patlıcan böreği, ilibada dolması, patlıcan-pırasa-maydanoz-kabak ve düğülü musakkaları, düğülü yaprak dolması ve ekşili bamya tadılması gereken lezzetlerdir. Hamur işlerinde de arabaşı, ağzı açık, bükme, haşgeşli (haşhaşlı) börek, ocak bükmesi, katmer, cızdırma ve öğmenin ayrı bir yeri vardır. Afyonkarahisar’a özgü kaymak ve kaymaklı ekmek kadayıfı da sofraların vazgeçilmez lezzetidir.

Kaymak

Afyonkarahisar’a özgü bir süt ürünüdür. Manda ve inek sütünden elde edilen kaymağın makbul olanı daha lezzetli ve dayanıklı olması nedeniyle manda sütünden yapılanıdır.

Sucuk

Sucuk, Türklerin pastırma ve kavurma ile birlikte Orta Asya’dan beri tükettiği et ürünlerindendir ve Afyonkarahisar ile özdeşleşmiştir. Yapımı için en uygun dönem ekim ve kasım ayları olan sucuk, çiğ et, tuz ve baharatla “pişirilerek” yapılır.

Haşhaş

Ekimi ve alımı devlet kontrolü ve izni ile yapılan haşhaşın ülkemizdeki üretiminin çok büyük bir bölümü Afyonkarahisar’da yapılmaktadır. Haşhaş, Afyonkarahisar mutfağında özellikle hamur işlerinde çokça kullanılmaktadır.

Lokum

Geleneksel bir Türk tatlısı olan lokum dünyaya Türklerden yayılmıştır. Meyveli, bademli, fındıklı, fıstıklı, cevizli, kaymaklı ve güllü gibi çeşitleri olan lokum Afyonkarahisar’da yıllardır büyük bir ustalıkla üretilmektedir.

Kaymaklı şeker

Kaymaklı şeker 20. yüzyılın başlarında şekerci Salih Usta tarafından yapılmıştır. Kaymaklı şekerin kalitelisi kaliteli kaymaktan, kaliteli kaymak da besili mandalardan elde edilir.

Kiraz

Afyonkarahisar’ın Sultandağı ilçesinde yetiştirilmekte olan kirazı, dünyadaki pek çok ülkeden talep görmektedir.



Benzer Yazılar

Yorum Ekle