üye ol Üye Girişi Söyle Sözünü Anasayfa Yukari Çik
Bilgi Paylaştıkça Büyür

Tekirdağ Kültürel Özellikleri

Geleneksel Tekirdağ yemekleri arasında bulama, çeneçarpan çorbası, cıllık, elbesan tava, gülbarak böreği, höşmelim, hakuk, kalle, kodrul, mangır, papaz mancası, pireşe, şaraşura, yoğurtlu borani, zennik belli başlılarıdır. Her yıl “Turizm Haftası”nda, ilin geleneksel mutfağını yaşatmak amacıyla İl Turizm Tanıtma Derneği’nce yemek yarışması düzenlenmektedir. Şarköy-Mürfte’de üretilen üzümlerden şarap yapılmaktadır.

El Sanatları ve Hediyelik Eşya

İldeki en yaygın el sanatlarıydı arasında, dokumacılık, sepet örücülüğü, saraçlık ve çarık yapımcılığı sayılabilir. Evliya Çelebi seyahatnamesinde ildeki dokumacılığın XIV. yüzyılda gelen Yörüklerle başlandığından bahseder. Kilim dokumacılığı günümüzde Karacakılavuz ve Ferhadanlı köylerinde sürdürülmektedir.

Dil

Tekirdağ yerel ağzı,Doğu Trakya ağızları grubundandır. Batı Trakya göçlerinin yerel ağız üzerine belirgin etkileri olmuştur.
Yerel ağzın temel özelliklerinin başlıcaları şunlardır:

Tekirdağ ağzında bilinen ünlüler yanında “ a” ile “e” arası bir “â” ünlüsü,türemiştir. Kullanımı kurallaşmamış olan bu ünlünün daha çok seslenme ünlemlerinde ya da ” ken” zarf fiili,ünlü uyumuna girme eğilimi gösterdiğinde kullanıldığı görülür. Gene yerel ağızda “o” ile “u” arası bir sese rastlanır. Belirli olarak bonla (bunlar),borda( burada),borya (buraya) sözcüklerinin söylenişinde görülür. Arapça kökenli sözcüklerde “ a” ve “ayın” sesinin kaynaşmasıyla uzun a sesinin türediği görülür. Sat (saat),sa’det (saadet) vb. Bundan başka “Ğ” ünsüzünün kaynaşması ya da düşmesi sonucu,öndeki ünlü uzar. Da(dağ),Ya(yağ) vb.

“H” sesi genellikle düşerek önündeki ünlünün uzamasına neden olur. Alla (Allah), kave (kahve) gibi. Son sesteki y sesi,kaynaşmayla önündeki ünlüyü uzatır. Şe(şey),sirek (seyrek) gibi. Y sesinin iki ünlü arasına da kaynaşmaya uğrayarak kendinden önceki ünlüyü uzatması
görülür. Bura( buraya),ara (araya),hava (havaya) gibi.

Doğu Trakya ağzında ünlü uyumu genellikle düzenlidir. “Ki” eki uyuma girmez; “İken” ekiyse uyuma girme eğilimi göstermektedir. Öte yandan yazı dilinde genellikle uyum dışı kalan “ yor” eki bu ağızda kaynaşarak çeşitli biçimler almaktadır. Trakya ağzında ğ,h,r,v,y ünsüzlerinin zayıf olarak söylendiği saptanmıştır. Bu ünsüzlerin zayıf söylenmesine, sözcükler yanında çokluk ve geniş zaman eklerinde de sıkça rastlanır.

Yöreden derlenmiş birkaç yerel sözcük : Aksıvata (alış-veriş),aklık (pudra),Balkan (dağlık),cunga ( bardak),yarka (piliç),ziykir (yüzük).

Edebiyat (Aşık Tekke Edebiyatı, Halk Şairleri)

Tekirdağ en eski Yörük yerleşim alanlarındandır. Türklerin Rumeli’ye çıkışlarından sonra yöreye Batı ve İç Anadolu’dan birçok Yörük yerleştirilmiştir. Sınıra yakınlığı ve Balkanlardan Anadolu’ya geçiş yolu üzerinde oluşuyla istilalara uğramış ve yoğun göçlere sahne olmuştur. Yöreye değişik zamanlarda Batı Trakya göçmenleri yerleştirilmiştir. Göçmenlikten gelen ögeler,yöresel halk edebiyatı ürünleri üzerinde de etkili olmuştur.

Kentin devingen yapısı,ulaşım olanaklarının artmasıyla yoğunlaşan etkileşim,kitle iletişim araçlarının yaygınlaşması çeşitli nedenlerle yöresel halk edebiyatı ürünleri giderek özgünlüklerini yitirmektedir. Yöreden yetişmiş halk ozanı hiç yok denecek kadar azdır.

Masallar-Fıkralar

Tekirdağ Halk Masalları ve Fıkraları ile ilgili en detaylı araştırma Erman Artun tarafından yapılmıştır. Erman ARTUN’un Tekirdağ ili içersinde derlemiş olduğu Masalların isimleri şunlardır: Muradına Nail olamayan Dilber, Benderli Avcı Kara Ahmet, Oduncu Baba, Ahmedi Sina Bey, Sefa Beyle Cefa Bey, Zülfi Siyah, Dokuz Okka Nar, Oduncu ve Kızı, Hüsnü Yusuf, Sihirli Yüzük, Sırma Saç ile Demirkıran, Tın tın Kabacığım, Helvacı Güzeli, Torba Dolusu Altın, Tülüce, Çocuk ve Yılan, Yusufçukla Fatmacık, Küçük Kız.

Fıkraların isimleri de şunlardır ; Sanane, Banane ve Terbiye, Dağlı ile Yahudi, Karabaşın Mirası, Papağan, Sıkı Bağlıdır, Pamuktan Pamuğa, Mart Ayı Dert Ayı, Vıy’ana, Sakız, Beşik, Ne Olacak, Arı dedi Vız, Yağmur, dere, deniz, Kelime-i Şaadet, Sayması Kolay, Altı Kağıt, Sıkma.

Şiirler

Yörede yaşanan etkileyici olaylara ağıt düzme geleneği günümüzde de canlıdır. Bir kazada, on yedi kişiden ancak ikisi kurtulur. Bu olay üzerine yakılan ağıttan bir bölüm :

Öğlen üstü tarlayı bitirdik
Başka tarlaya gitmeye çekildik
Kazaya uğrayacağımızı ne bilirdik
Feryadımızı duyan dağlar ağladı

Çeşme bayırını dönmeye kalmadı
Mehmet motoru vitesten salladı
Mustafa yapma diye yalvardı
Yalvarmamızı duyan dağlar ağladı

Yolcular kan içinde yatırıldı
Kırılan kollar,bacaklar sarıldı
Kara haber hemen duyuldu
Yardıma gelen kullar ağladı.

Diğer bir ağıttan örnek;

Er Mektubu Ağıtı

Muratlı’dan bindim trene
Selam söyle dosta,yarene
Al horozu,sen müjde verene
Tezkereyi aldım geliyorum ana
Seni gördüm rüyamda,hayalimde
Seni gördüm nöbette,talimde
Anladım deva imişsin,her derde
Artık kıymetini biliyorum ana.
Selam ilet yetim Veli’ye
İyi bak,benim ak kediye
Ela gözlü bir selviye
Aşık oldum ölüyorum ana
Ayrıntılı mektup yaz sıladan
Haber Sal hısımdan,akrabadan
Huzurundan ayrılırken Tanrı’dan
Sağlığını diliyorum ana.

Türküler

Tekirdağ halk müziği Trakya Bölgesi özellikleri taşır. Çevre illerde çalınıp söylenen türküler burada da bilinir. Karşılama havaları, gelin alma, kına havaları, ağıtlar, maniler, harman-hasat havaları,pastal (tütün yaprağı dizisi) türküleri,horalar,gelin çıkarma,kına vurma,gelin dolaştırma ezgileri, güreş havaları Balkanlarla ortak özellikler taşır.

Yörede en ağırından en hızlısına kadar ezgi söylenir. Garip, Kerem, Kalenderi ayağında ezgilerle koşma ve maniler çoktur. En yaygın usul 9 zamanlıdır.Yörenin ünlü türküleri : Bahçalarda Börülce, Attum Şalım Boynuna, İnce giyerim ince, Duman da bastı dağlara, Yeni odanın camları, Bağa Girdim Bağ Budanmış, Keklik, Gayda, Selanik, Al Duvaklı, Cevriye, Gideriz Biz ikimiz.

Maniler

Yörede kapsamlı bir folklor araştırması yapılmadığından manilerin özgün olanları saptamak oldukça güçtür. Düğünlerde, çeşitli eğlentilerde söyleme günümüzde de yaygındır. Manilerin ana konusu sevdalar ve ayrılıklardır. Köyün doğası ve yöre yaşamından kimi kesitleri manilere yansımıştır.

Tekirdağ’ a ait birkaç mani örnek vermek gerekirse ;

Ak üzüm asmasıyım
Fabrika basmasıyım
Bana doktor ne lazım
Ben sevda hastasıyım

Ak dutlar kara dutlar
O dutları kim toplar
Asker olan yarime
Gölge olsun bulutlar

Arpalar dize kadar
Gel yarim bize kadar
Çorap öreyim sana
Topuktan dize kadar.

Tekerlemeler

Oyun sayışmalarında, masal başlarında, sonlarında söylenen tekerlemeler değişik ve ilginçtir. Yöreden birkaç oyun sayışma tekerlemesi :

Benim adım mahu heykel
Arkam kambur başım kel
Ayaklarım yampuriki
Ben giderim kamburiki
Haydi sen çık,bir iki

Horoz öttü
Tavuk tepti
Nuri kıza selam etti
Alçık balçık
Sana derim
Sen çık

Ninniler

Ninnilerden birkaç örnek vermek gerekirse;

Bahçeden su gelir
Tekkelerden hu gelir
Yavrum yattı beşiğe
Şimdi uykusu gelir

Ey kargalar kargalar
Ceviz dalını ırgalar
Irgalamayın kargalar
Oğlum sizi kovalar
E,eee…

Hu dervişler dervişler
Hak yolundan gelmişler
Bir fırın ekmek yemişler
Daha da yok mu? Demişler
Hu,hu,hu…

AtaSözleri

Yöre Atasözleri karmaşık etkenlerle oluşmuş kültürel birikimin izlerini taşır. Kitle iletişim araçlarının yaygınlaşması, değişik öğelerin birbirleriyle etkileşmesi sonucu atasözlerinin de ortak ürünlerin çoğu gibi özgünlüklerini yitirdiği görülmektedir.

Tekirdağ Atasözlerine örnekler :

“ Adamın iyisi iş başında gelir”, “Aksak eşeğin kör nalbantı olur”, “ Arıyı duman, insanı iman yola getirir”, “ Vakitsiz açan gül tez solar”

Deyimler

Çeşitli etkileşimler sonucu deyimlerinde giderek özgünlüklerini yitirdiği görülür. Yöreden Erman Artun’un derlediği deyim örnekleri ;

“Acem kılıcı gibi iki tarafı keser”, “ Arife geçtikten sonra şırlağanı başına çal”, “ Gücünde gücün var” vb.

Bilmeceler

Tekirdağ’da bilmeceler; kızlar, kadınlar ve erkekler arasında kış gecelerinde, akşam sohbetlerinde, çeşitli eğlence toplantılarında, evlenme, sünnet törenlerinde bulgur çekme, yufka açma, salça yapma, hasat zamanı imece ve arkadaş toplantılarında sorulmaktadır. Bilmeceler genellikle boş zamanlarda, neşeli ortamlarda sorulur. Toplantılarda bilmeceleri büyükler sorar küçükler cevaplar. Bilmece sorma için özel bir toplantı yapılmaz. Tekirdağ’da bilmece soranlara özel bir ad verilmez. Şehirlerde bilmece sorma eskiye oranla azalmıştır. Köylerde azalmakla birlikte sürmektedir.

Tekirdağ Bilmecelerinden Örnekler;

Dağ doruğunda
Çilli Fatma
(Badem)

Ağaç üstünde kilitli sandık
( Ceviz)

Üstten ot biçerim
Altından su içerim.
(Koyun)

Dua-Beddualar

Tekirdağ Dualarından Örnekler ;

- Allah kısmetini tepmesin.
- Çıktım baktım göğe,şükürler olsun.
- Gönlün pek olsun.
- Kabrin nurla dolsun.

Beddualardan Örnekler ;

- Ateşte yanasın.
- Allah layığını versin.
- Canının derdine düşesin.
- Dilin ensenden çıksın.
- Yıkık duvar altında kalasın.

Doğum – Çocukluk

Tekirdağ’da doğumla ilgili adet, inanma ve bunlara bağlı pratikler günümüzde de sürmektedir. Yeni kuşak bir yönden adetlere uyarken diğer yönden de tıbbın sağladığı her türlü imkandan yararlanmaktadır. Doğum Öncesinde çocuğu olmayan kadınlar, yatır ve türbelere giderler. Ağaçlara adak bezi bağlarlar. Doğum sırasında, çocuk çabuk doğsun diye bazı yörelerde teneke çalınır. Loğusa kadına bir hastalık gelmemesi için herhangi bir yerine kırmızı kurdele takılır vb.Tekirdağ’da ilk doğan çocuklara dişleri ilk çıktığında diş buğdayı yapılır. Adım attığında ise Adım Peksimeti yapılıp ailenin yakınları ve komşular çağrılır.

Sünnet

Tekirdağ’da sünnet ile ilgili adetler hiç yok denecek kadar azdır. Genelde Cuma günü başlayan törenler Pazar günü Mevlidin okunmasının ardından son bulur. Ülkemizin her yöresinde görülen sünnet alayı yani sünnet olacak çocuğun ve arkadaşlarının şehir etrafında tur atması ilimizde de görülür.

Evlenme

Tekirdağ’da kızlar 17-18,erkekler askerlik dönüşü 22-23 yaşında evlenme çağına gelmiş olarak kabul edilirler. Evlenme yaşına gelen gençler evlenme isteklerini evin büyüklerine söyleyemezler. Çeşitli yollara başvurarak bu dileklerini belli ederler. Bir kaçını şöylece sıralayabiliriz:Ayakkabıları ters çevirme,devamlı of çekme,süpürgenin üstüne oturma vb.

Kız isteme,söz kesme ve Nişan işlemleri tamamlandıktan sonra sıra Düğün’e gelir. Tekirdağ’da Düğünler genelde sünnet törenleri gibi üç gün sürer. Kız kınasına Gelin Salınması adı

verilir. Bunun dışında köylerde Eğer damat dışarıdan ise köyün gençleri tarafından Toprak Bastı parası alınır. Kız alınmaya gidildiği zaman Çömlek kırılır. Düğünün ertesi günü Gelin Paçası adı verilen bir adet vardır. Bu adette kadınlar arasında yapılır,gelinin akrabaları ile erkeğin akrabaları bir araya gelip eğlenirler.

Askerlik-Gurbetlik

Tekirdağ’da askerlikle ilgili adetler hakkında kısaca bilgi vermek gerekirse şunları ifade edebiliriz;Tekirdağ’da askerlik çağına gelmiş kişiler askere gitmelerine bir hafta kala yakın akraba ve dostlarını dolaşarak helallik alırlar,her ev, yakını olan askeri evine çağırarak onun adına yemek verir ve asker adayına iç çamaşırı yada havlu takar. Askere gidilecek son gecede de şehirde arabalarla tur atılır.

Ölüm Adetleri

Bütün Türkiye’de olduğu gibi Tekirdağ’da da ölüm öncesinden başlayıp ölüm sonrasına kadar uzayan aşamalar içerisinde uygulanan dinsel, ritüel ve büyüsel içerikli bir çok işlem ve pratik vardır. Birkaç örnek verelim.
- Ölü olan evde ve komşularında bütün sular dökülür.
- Ölen kişinin ardından yere çivi çakılır.
- Tabut geçtikten sonra yün yıkanır.
- Cenaze geçerken tırnaklar saklanır.
- Ölü evinden dışarı sıcağa kül atılmaz vb.

Bayramlar, Törenler, Kutlamalar

Tekirdağ’da Ramazan ve Kurban Bayramıyla ilgili adet ve inanmalara baktığımızda İslami kültürden pek fazla ayrılmadığını görüyoruz. Bayram namazına gitme namazdan çıkınca bayramlaşma,kurban bayramında kurban kesme,etlerin üç parçaya bölünüp dağıtılması,bayram ziyaretlerine gitme İslamiyet’in gereğindendir. Mevsimlik bayram olarak İlimizde sadece Hıdrellez kutlanır. Hıdrellez günü hazırlıklar tamamlandıktan sonra Hıdrellez yerine gidilir. Yerleşildikten sonra bir kız çocuğu ortaya oturtulur. Niyet çekme “ MARTAFAL” adetine başlanır. Toplu bolluk duası yapıldıktan sonra bereket duası okunur.

İnanışlar

Tekirdağ inanışlarından bazıları şöyledir;

• Evin üzerinde baykuş öterse, o evden ölü çıkacakmış gibi kötüye yorumlanır.

• Akşam ezanından sonra kül dökülmesi, köpeğin uluması, eşik üzerinde oturulması iyi sayılmaz.

• Uzun yola çıkanın, askere gidenin arkasından zaman su gibi aksın gelsin inancıyla , bir kapla su dökülür.

• Yeni doğan çocuk 40 günlük oluncaya kadar yalnız bırakılmaz, dışarıya çıkarılmaz.

• Evin önünde saksağan kuşu öterse misafir geleceğine inanılır.

• Çocuk yürümeye başlasın diye ikiz kardeşler tarafından Cuma günleri koltuk altlarından tutulup, sallanmanın faydasına inanılır.

• Geceleri eski ev yıkıntılarından geçmek günahtır. İnsanın ağzı çarpılırmış inancı vardır.

Halk Oyunları

Tekirdağ halk oyunlarının bazıları şunlardır: Tekirdağ karşılaması, Kampana, Ali Paşa, Debreli Hasan, Kara Yusuf, Karaçalı, Kasap, Yeşillim, Lambada Şişesiz Yanmaz mı, Gülo, Nazife Hanım, Dumanda Bastı Dağları, Fasülye, Bahçelerde Börülce. Tekirdağ halk oyunlarından başka seyirlik oyunları dediğimiz ve kadınların kendi aralarında yöresel toplantı ve nişan törenlerinde oynadıkları oyunlar vardır. Bunlar da; Ahret ana, Oyna Padiş, Osman’ın Naciyesi, İlk Kocam Oyunu, Yüzük Saklamaca, Leylek Oyunu, Elmacı Kadın, Ana Beni Eversene vb.

Yöresel Çocuk Oyunları

Cangul, kukure, bürünce, tatarca, evincik, göz bağı, misket, istop, sütlü dare, kale, taştayım-topraktayım, çizgicik, sürdürme, meşe, köşe kapma, mendil kapma, kiremit yıkma, kamacık, topçuk, bezirgan başı, menekşe, kavgayı kes, es pes, kadifeci dükkanı, çelik oyunu.

Müzik Kültürü

Tekirdağ yöresine ait bir çok türkü vardır. Bunların herkes tarafından bilinen en önemlileri şunlardır: Arda boylarında, bağa girdim bağ budanmış (Nazife Hanım), bahçelerde börülce, ben yemenime, dut fidanı, edalı yar, ince giyerim ince, lambada şişesiz yanmaz mı, mandaları karaman, mendilim dalda, yeşillim, Tekirdağ’ın hanımları.

DUT FİDANI

Dut fidanı boyunca vay vay bahçelerde börülce vay vay
Dut yemedim doyunca vay vay oynar gelin görümce vay vay
Ağzın dilin kurusun vay vay oynasınlar bakalım vay vay
Yar demedim doyunca vay vay Ağbeysini alınca vay vay

Arda Boylarında

Öyküsü: Tekirdağ’ın Kayı köyünden genç bir kız ve bu kızın bir sevgilisi vardır. Fakat kızın ailesi istemeye geldiklerinde kızlarını bu gence vermezler. Aynı köyden başka bir genç ile kızlarını evlendirmeye karar verirler. Düğün günü gelip çatar ve kına gecesi geline kına yakılır. Gelin bu evliliğe karşı olduğu için ertesi gün sabaha karşı herkes uykuda iken kendisini denize atar. Halk arasında genç kızın arkasından sevgilisinin de kendisini öldürdüğü söylenmektedir.

ARDA BOYLARINDA

Arda boylarında kırmızı erik
Halime’nin ardında onyedi belik
Ah anneciğim, ah anneciğim yaktın ya beni
Bu genç yaşta denizlere attın ya beni.

Arda boylarında sarı karınca,
Ah nereye gideyim sabah olunca,
Yakın ingeler yakın kınamı yakın.
Yarın halay boş dönecek seyrine bakın.
Ah anneciğim, ah anneciğim yaktın ya beni,
Bu genç yaşta denizlere attın ya beni.

Arda boylarına ben kendim gittim
Dalgalar vurdukça can teslim ettim.
Ah anneciğim, ah anneciğim yaktın ya beni
Bu genç yaşta denizlere attın ya beni

İNCE GİYERİM İNCE
İnce giyerim ince, pembe yakışır gence
İnsan bir hoş oluyor, sevdiğini görünce
Oooo sen yana ben cama
İkimizin resmini çıkarsınlar yan yana

Derelerin çakılı, nerden aldın akılı
Döne döne oynuyor, ağabeyimin çakırı.
Oooo sen yana ben cama
İkimizin resmini çıkarsınlar yan yana

Giyim

Adet, gelenek ve göreneklerin çoğu muhafaza edilmekle birlikte Tekirdağ ve yöresinde geleneksel giysiler, çevre şartlarına, sosyal ve ekonomik duruma göre farklılıklar göstermekte ve giderek yerini modern giysilere bırakmaktadır. Günümüzde ancak belirli günlerde görülebilecek geleneksel giysiler şöyledir.

Kadın Giyimi

Grep: a) Buna yazma, çember, tülbent, şami, kıvrak, tartma ve vala da denir. b) Kare biçimindedir. Kenarları iğne oyaları, boncuk oyaları, çeşitli motifler, tığ işi oyaları, şakırdaklı kağıttan yapılmış oyalar, mekik oyaları ile  süslenir. c) Genellikle ipek cinsi kumaşlardan yapılır. g) Genellikle beyaz renklidir, bazen renkli ve desenli olur. Günümüzde de kullanılan bir baş örtüsüdür.

Fistan:a) Buna mistan da denir. b) Bugünkü gömlek görevini yapar, şalvarın üstüne giyilir. c) Şile bezinden. Basmadan divitinden yapılır, önü düğmelidir. d) İşlemeli ve işlemesizdir.

Cepken: a) Gömleğin üzerine giyilir, yelek de denir. b) Saten yada ipekten yapılır, alıcı renklerle süslenir, ön kısmı işlemeli olanları da vardır. Bazıları sırmalarla süslenir.

Şalvar: a) Desenli yada düz renkte olup, ayağa giyilir. b) Yünlü dokuma kumaşlardan, desenli basmalardan, satenlerden yapılır. Genellikle büyük çiçekli kumaşlar seçilir. c) Parçaları dar, ağı mümkün olduğu kadar kısadır. d) Belli uçları işlenmiş uçkurlarla sıkılır.

Bindallı: a) Genellikle kadifeden yapılır. b) Hemen hemen ayaklara kadar uzundur, üzeri simle işlidir. Genellikle düğün ve bayramlarda giyilir.

Kuşak: a) Buna uçkur da denir. b) Şalvarın beline geçilir, lastik görevini yapar, iki ucunda çeşitli işlemeler vardır. Bel iyice sıkıldıktan sonra işlemeleri görülecek şekilde yandan sarkıtılır.

Hırka: a) Pamukludan yapılır. b) Mintanın üzerine giyilir, kadifeden de yapılır.

Peşli: a) Beli kuşaklı olup, tüm bedeni örten, ayaklara kadar uzun entari (elbise) dir.

Kırmalı Entari: a) Beli lastikli olup, tüm bedeni örter. b) Pamukludan yapılır.
Çetik: a) Buna terlik de denir. b) Çeşitli motiflerle süslenerek yünden örülür. Bazen yapağından da örülür.

Çorap: a) Çetiğe  benzer, fakat ondan daha uzundur, diz altına kadar çıkar. b) Şasonda denir. c) Genellikle yapaktan yapılır, düz ve sade olanları olduğu gibi süslü ve motifli olanları da vardır.

Ferace: a) Siyah düz kumaştan yapılır. b) Arkalığı bele kadar gelir, bu aralık arkadan başın üzerine atılır.

Şalta: a) Bele kadar sıkı kollu, yakasız, önü iliksiz bir giysidir. Omuzdan kol ağzına kadar uzunlamasına gider. Etekleri kaytanlıdır.

Çarık: a) Genellikle manda derisinden yapılır. Ucu sivri ve iple bağlıdır. b) Urgani denilen ayakkabılarda giyilir. c) Nalın veya takunya  adı verilen, tahtadan yapılan ayakkabılar da giyilir. c) Özel günlerde kalaş  kundura adındaki ayakkabılar giyilir.

Para Kesesi: Tel ile kalıptanla işlenerek yapılan kese.

Ziynet Eşyaları: a) Renkli kurdelaya geçirilmiş altınlar boyna takılır. b) İnci boncuklar, nar taneleri (üçgen boncuklar) boyunlarına ve kollarına mavi boncuklar takılır.
Yağlık: a) Uçları işlidir. B) Şalvarın üzerine takılır.


Fıta:
a) Kadınların iş yaparken giydikleri giysidir. b) Sık dokunmuş bir önlüktür, hota da denir. c) Genellikle düğünlerde iş yaparken bu önlükler bağlanır.

Üç Etek: a) Etekleri üç ayrı pile şeklindedir. Parça parça göründüğü için bu ismi alır.

Mendil: a) Ucu işlemelidir. Beyaz rengi yanında diğer renklerde olanlarda olanları da vardır. b) Boyna bağlanır.

Kalaş Kundura: Çok sert bir ayakkabıdır.

Erkek Giyimi

Başa giyilenler:
a) Sarık:
Şapkanın üstüne sarılır, sarı renkli büyük, kare biçimindedir. Birbuçuk metre uzunluğundadır. Kenarlarına sim geçirilmiş uçları püskülüdür.
b) Fes: Koyu kırmızı renkte, uçları püskülüdür. Silindir biçiminde etrafı biyelidir.
c) Tata: Başa bağlanan her günlük şapkadır. Kıra giderken giyilir.

Boyna Bağlananlar:
a) Mendil:
Dört köşeli telle yahut kılabadanla işlenmiştir ve beyaz renklidir. Ekoseli olanları da vardır.
b) Çevre: Beyaz ve dört ucu işlenmiş, kare şeklindedir. Uçları gergefte işlenir.

Yağlık: a) Tek ucu işlenmiştir. b) Bezden yapılır.

Gömlek:
a)
Beyaz amerikan bezinden yapılır. Geniş kollu uçları, yaka kenarları etekleri oyalanmıştır.
b)
Ceketin içine giyilir mitan da denir.
c) Ketenden ve dokumadan da yapılır.

Cepken: a) Yelek biçiminde basmadan içi astarlı olarak yapılır, içine pamuk doldurulur, şalta adı da verilir.
b)
Ceketin içine giyilir, sırmayla da işlenir.
c) Kolları tek katlı ve işlemelidir. Önü çaprazlıdır.

Potur:
a)
Çuhadan yapılmış, kaytanlı pantolondur.
b)
Yukarı kısmı geniş olup paçalara doğru daralır.
c)
Genellikle siyah ve laciverttir.
d) Genellikle dokuma kumaşlardan yapılarak boyanır.
e) Poturun uçkurluğuna uçkur geçirilir, iki ucu yandan sarkıtılır. Poturun dizden aşağı tarafı düğmelidir.

Uçkur: Patiskadan yada yapağından dokunarak yapılır.

Kuşak: 2-3 metre boyunda genellikle kırmızı renkte olup, bele dolanır. 30-40 cm. genişliğindedir.

Palto:Buna gocuk ismi de verilir. İçi genellikle tüylü olur.

Çorap:Yünden veya yapağıdan elde örülerek yapılar. Sade olanları yanında süslü motifli olanlar daha çok kullanılır.

Ayakkabılar:
a)
Tulumbacı: Hayvan derisinden yapılır. Deri birkaç kat üst üste getirilerek taban kısmı yapılır, üst kısmı ise tek bir kat deriden yapılır. Bu ayakkabılar kış için kullanılır.

b)Çarık: Bir tek kat hayvan derisinden yapılır. İple ayağa sıkıca bağlanır. Genelikle yazın tarlaya giderken giyilir. Bunlardan başka mes ve çizme de giyilir.

Para Kesesi: Meşinden ya da bezden yapılır. Ağzından bir ip geçirilerek büzülür. Meşinden olanların ise ağzına çıt çıt dikilir.

NE ALINIR?

Terkirdağ el sanatları türünden hediyelik eşya olarak Karacakılavuz ve Sağlam Taşta kilim, heybe, eldiven, seccade gibi el dokuma ürünleri, Çerkezköy ilçesindeki fabrikalarda da makine halıları üretilmektedir.

Yazar Hakkında

Hakkında: yüreğinin hissetmediği her yer uzaktır iletişim: sukristali.com{et}gmail.com
Kimlik kartı

Bir Cevap - “Tekirdağ Kültürel Özellikleri”

  1. allah razı olsun çok işime yaradı kesin yüksek alacağım.

Bir Cevap Yaz

kendi isteğimle kurallara uygun yazıyorum. (Lütfen yandaki kutuyu işaretleyin.)

Otomatik robotlara karşı soru.