Ünye Tarihi – Ordu

ünye biriyilik.com

Ordu ilinin en büyük ilçelerinden biri olan Ünye için Ordu’lular, “burası Ünye, burada durmak lazım” diyorlar. Ünye bir kıyı kasabası. Etrafındaki dağlarla bütünleşmiş ama denizi de es geçmemiş. Oldukça eski bir yerleşim birimi. Yerleşim tarihi hemen hemen M.Ö.XV.yy’la kadar uzanıyor. İlk olarak Kaşgar’lar gelmişler. Sonra, Hititler, Kimmerler, İskitler, Khalip’ler, Persler, Pontuslar, Roma, Bizans ve Selçuk’lular geçmiş Ünye’den. 1461 yılıında da Osmanlı topraklarına katılmış. Canik Sancağına bağlı bir kaza iken, 1864 yılında sancağa dönüştürülerek, Fatsa, Niksar, Erbaa, Bolaman ve Karakuş buraya bağlanmış. Sancaklık kısa sürmüş ve Ünye, yeniden kaza sayılarak Canik Sancağına bağlanmış. 4 Aralık 1920 yılında da Ordu ilinin bir ilçesi olmuş.

Ordulular, “Burası Ünye, burda durmak lazım” derler. Büyük bir kısmı fındıklık olan Ünye’ye gidenler de, uzun bir kumsal, tarihi evler, kale, yeşil ile mavi ve sevecen bir halkla karşılaşırlar.

Ünye adının kökeni, Prf. Dr. Bilge Umar tarafından şöyle anlatılıyor; Hellen dilinden gelen Oinoe’den dönüşmüştür. “Şarap yöresi, şarabı bol yöre” anlamına gelir. Prf. Dr. Necati Demir ise, Ünye adının “Hunların tporağı” anlamında söylendiğini yazar.

Ünye, uzunca bir zaman bir Bizans İmparatoruna ev sahipliği de yapmıştı. 1185 – 1187 Yılları arasında imparator olan Andronikos Komnenos, devrin imparatoru olan Manuel Komnenos tarafından Ünye’de o zamanki adıyla Oenaion’da ikamet etmeye mecbur edilmişti. Komnenos ailesine mensup olan Andronikos, imparator Manuel ile yaşıttı. Çılgın bir kişiliğe sahipti. Zeki ve acımasızdı da. İhtiraslı ve azimli olan Andronikos iyi bir savaşçıydı ama onun en büyük özelliği aşka ve kadınlara olan ilgisiydi. Önce amcasının oğlu olan İmparator Manuel Komnenosun kızkardeşi Evdoksia ile aşk yaşadı. İmparator bu cesur adamdan çekindiği için onu başkentten uzak tutuyor ve verdiği bütün görevler kanlı savaş alanları oluyordu. Bu sırada metresi Evdoksia da onunla birlikte gidiyordu. Bu durum imparatorun hoşuna gitmediğinden Andronikos, 1155’ten 1164 yılına kadar Konstantinpolis’te saray mahzenlerinden birisine hapsedildi. 1158 yılında buradan kaçmayı başardı ama yakalandı ve daha güvenli bir şekilde hapis devam etti. Ama o, 1164 yılıında tekrar kaçmayı başardı, bu kez yakalanamadı da. Rusya’ya gitti. İmparator, şeytani bir zekaya sahip bu kuzeninden çekiniyordu. Rusya’da rahat durmayıp kendisi için tehlike olacağını da biliyordu. Bu yüzden onu affetti ve geriye çağırdı. Ermenilere karşı savaşması için onu Kilikya’ya gönderdi. Andronikos burada Antakya Sarayı’nın 20 yaşındaki genç prensesi Phillippa’ya aşık oldu ve onu baştan çıkardı. Phillipa, İmparator Manuel’in karısı İmparatoriçe Maria’nın kızkardeşiydi. Saray bu ilişkiyi hoş karşılamadı. Andronikos da bir müddet sonra Philippa’yı yüz üstü bırakıp Kudüs’e gitti. Burada da 22 yaşındaki Thedora’ya aşık oldu. Bu genç dul, Kudüs Haçlı Devleti Kralı III.Boudin’in dul kalmış karısıydı. İmparator Manuel’in de yeğeniydi. Dolayısıyla Andronikos’un da akrabasıydı. İmparator bu ilişki karşısında çok hiddetlendi. Andronikos’un tutuklanmasını ve gözlerine mil çekilmesini emretti. Sevgililer bunu öğrendiler ve kaçtılar. Bağdat halifesine sığındılar. Bu arada Konstantinpolis haklarında devamlı olarak idam kararları çıkarttırıyor, kiliseden sürekli olarak aforoz ediliyorlardı. Onlar ise, İslam saraylarında geziniyorlar ve debdebeli bir hayat sürüyorlardı. Bu arada bir kız bir erkek çocukları oldu. Andronikos’un önceden de bir oğlu vardı. Şebinkarahisar (Koloneia) beyi tarafından kendisine bir kale ve dirlik verilen Andonikos bir akıncı birliği oluşturdu. Karadeniz kıyısındaki Rum yerleşimleri basıyor, talan edip esir aldığı Rum’ları köle olarak müslümanlara satıyordu. Bir gün yine akında olduğu bir sırada Trabzon Dukası tarafından karısı ve çocukları kaçırılarak esir alndılar. İşte o zaman Andronikos çaresiz kaldı ve İmparatorun önünde diz çökerek affını istedi. Af edildi. Ve bu tarihten sonra ailesi ve çocuklarıyla birlikte Ünye’de (Oenaion) yaşaması kararlaştırıldı. Ünye tımar olarak ona verildi. O da burada yaşamaya başladı. 1180 yılında İmparator ölüp yerine 12 yaşındaki oğlu Aleksios geçince de Ünye’yi bırakıp başkente gitti. Kendisini imparator olarak ilan ettirdi. Henüz çocuk yaştaki İmparator Aleksios’un öldürülmesini emretti. Cesedini ayaklarıyla çiğneyip henüz onbir yaşındaki nişanlısı Fransız Kralı VII.Lois’in kızı Anne de France ile 63 yaşındayken evlendi. İmparatorluğu sadece 2 yıl sürdü. İki torunu Trabzon Rum imparatorluğunun ilk imparatorlarıydılar.



Benzer Yazılar

Yorum Ekle