üye ol Üye Girişi Söyle Sözünü Anasayfa Yukari Çik
Bilgi Paylaştıkça Büyür

Bosna Hersek Güzel Yerler

Bosna Hersek Avrupa’nın en eski yerleşim yerlerinden biri. Osman İmparatorluğu döneminde Osmanlı’nın önemli şehirlerinden biri olmuş ayrıca. Avrupa’da önemli tarihi kentlerden biri olan Bosna Hersek gezilecek, görülmesi gereken pek çok tarihi turistik mekana sahip.

http://www.ejc.net/uploads/media_landscapes/bosnia1.jpg

Tarihi ve doğal güzellikleriyle adeta ”keşfedilmeyi bekleyen hazine” durumundaki Bosna Hersek, ziyaretçileri bekliyor.

http://croatia.org/crown/content_images/2007/mostar.jpg
Fatih Sultan Mehmed’in 1463′te Osmanlı topraklarına kattığı, 1878 Berlin Kongresi’yle Avusturya Macaristan İmparatorluğu’na bırakılan Bosna-Hersek, 400 yılı aşkın kaldığı Türk idaresinde Osmanlı’ya ait izleri Balkanlar’da en iyi koruyan ülke konumunda. Osmanlı’ya ait cami, köprü, han, hamam, kütüphane, medrese gibi yüzlerce eserin bulunduğu Bosna-Hersek, bu tarihi zenginliğinin yanı sıra adeta “cennet” gibi doğal güzellikleri de bünyesinde barındırıyor.

Ülkenin Türkiye’ye vize uygulamaması, Boşnaklarla Türkler arasındaki tarihi kader birlikteliği ve akrabalık ilişkileri de bu ülkeyi Türk turizmcileri açısından cazip hale getiriyor. Hafta sonu dahi gelip kısa süreli de olsa gezilebilecek Bosna-Hersek’te, bir hafta veya 10 günlük bir tatille buralardaki tarihi zenginlikler ve doğal güzellikler görülerek unutulmayacak bir tatil geçirilebilir.

-SARAYBOSNA’DA GEZİLECEK YERLER-

Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna hem Avrupa’nın kalbinde oluşu hem de barındırdığı Osmanlı izleriyle ziyaretçilerinin her zaman hoşnut kaldığı bir şehir. Saraybosna adeta bir açık hava müzesi görünümünde yeşile bürünmüş, ortasından geçen Miljacka Nehri’yle iki kısımdan oluşuyor. Orta Çağ’da bir kasaba olan Saraybosna, kentin kurucusu olan Gazi İsa Bey tarafından yapılan kentleşme çalışmalarıyla ”şehir” kimliği kazandı. Kentte 400 yılı aşkın Osmanlı döneminden kalan çok zengin tarih ve kültür mirası bulunuyor.
http://www.gezipgorelim.com/gezipgorelim/ClientFiles/picture/26_BosniaandHerzegovina/Image_234.jpg
Hem Osmanlı hem de Avusturya Macaristan İmparatorluğu mirasıyla adeta Doğu?yla Batı?nın bir sentezi olan Saraybosna, turistler için cazip seyahat noktalarından biri. Saraybosna’nın özellikle Başçarşı kısmında Anadolu’yu aratmayan manzaralarla karşılaşmak mümkün. Her bütçeye uygun seyahat seçenekleri barındıran Saraybosna’da, 5 yıldızlı lüks oteller de var, günlük 10 avroya konaklanabilecek pansiyonlar da bulunuyor.

Bosna’yla ilgili turizm kataloglarının vazgeçilmez fotoğrafı, Sebil ve Başçarşı… Saraybosna gezisine Başçarşı?dan başlanabilir. Çünkü burası hem şehrin kalbi hem de geçmişin izlerinin en iyi korunduğu bölge. Başçarşı, tek katlı dükkanları, sebili ve etrafını saran güvercinleriyle hala buram buram Osmanlı kokuyor. Bakırcıları, kuyumcuları ve taştan sokaklarıyla adeta Kapalı Çarşı’nın üstü açık bir minyatürü gibi olan Başçarşı’da, sağlı sollu dizilen kafelerde ”Boşnak veya Türk” olarak adlandırlan ”kahve” ile günün yorgunluğu atılabilir. Yine burada bulunan ”Cevabçı”larda (Kebapçı) Türkiye’deki ”İnegöl Köftesi”nin bir benzeriyle karnınızı doyurabilirsiniz.

Başçarşı gezilirken 2. Bayezid’in kızı tarafından torunu olan ve bölgede yönetici olan Gazi Hüsrev Bey Külliyesi mutlaka görülmesi gereken yerlerin başında geliyor. Külliye bünyesinde cami, medrese, türbe, kütüphane, bedesten, han, hamam yer alıyor. Ve bu muhteşem külliyenin tamamlayıcısı olan Saat Kulesi ise adeta zamanın tanığı olarak bütün zerafetiyle bir abide gibi duruyor.

Başçarşı’dan Ferhadiye Caddesi’ne tarihe tanıklık ederek yürürken meşhur Moriça Han ve Bursa Bedesteni de görülebilir. Başçarşı’nın bitip Ferhadiye Caddesi’nin başladığı yerde ise adeta farklı bir tarihle karşı karşıya geliyorsunuz. Burası Osmanlı’dan sonra yönetimi devralan Avusturya Macaristan İmparatorluğu döneminde inşa edilen binalardan oluşuyor. Osmanlı’nın gücü ve ihtişamıyla dünyayı titrettiği bir dönemde inşa ettiği Başçarşı’da yer alan binaların ”tevazusuna” karşılık, Avusturya-Macaristan idaresince inşa edilen binaların yüksekliği dikkati çekiyor. İstanbul Taksim’deki ”İstiklal Caddesi”nin küçük bir minyatürü konumundaki Ferhadiye Caddesi’nde sağlı sollu dizilen kafelerin önlerine konulan masa ve sandalyelerde, güleryüzlü Bosnalılar’ın kahkahalarına sıkça tanık olabilirsiniz.

Bir zamanlar ”Avrupa’nın Kudüs”ü olarak da adlandırılan Saraybosna’da her dinin kendi ibadethaneleri ayrı mimari tarzlarıyla bir başka güzellik katıyor kente. Osmanlı’nın aldığı karar doğrultusunda Ortodoks Kilisesi, Katolik Katedrali ve Sinagog’un kulelerinin yüksekliği ile Ferhadiye Camii’nin minaresi eşit konumunda.

Saraybosna’da gezilirken farklı tarihe de tanıklık edilebilir. ”Miljacka Nehri” üzerinde kurulu Osmanlı eseri olan estetik, zarif, küçük sayılabilecek hatta benzerlerine Osmanlı coğrafyasında sıkça rastlanabilecek olan ”Latin Köprüsü”, geçen yüz yılda dünyanın kaderini etkiledi. Bu köprüyü dünyanın en ünlü köprülerinden biri yapan olay 28 Haziran 1914′te meydana geldi; Avusturya-Macaristan veliahdı Ferdinand ve eşi Hohenberg Düşesi Sofia, ayrılıkçı Sırp milliyetçisi Gavrilo Princip tarafından burada öldürüldü. Suikast, 1. Dünya Savaşı’nın başlamasına da neden oldu. Köprüden sonra, hemen karşısında bulunan 1. Dünya Savaşı Müzesi de gezilebilir.

Avusturya-Macaristan İmparatorluğu döneminde ”dünyanın ilk tramvayı” Saraybosna’da faaliyete geçirildi. Modernize edilerek günümüzde de kullanılan bu tramvayla, Saraybosna turu yapılabilir.

Saraybosna’yı ziyarete gelenler, ayrıca, kentin müzelerini, tiyatrosunu, sanat galerilerini ve günümüzde halen işlevini sürdüren, Osmanlı’dan kalan tekkeleri, savaşta yaşamını yitiren şehitlerle, Bosna-Hersek’in ilk cumhurbaşkanı merhum Aliya İzzetbegoviç’in mezarının bulunduğu Kovaçi’deki şehitliği de ziyaret edebilir.
Saraybosna’nın su kaynağı olan ve kente yaklaşık 10 kilometre uzaklıktaki İgman Dağı’nın eteklerinde bulunan mesire alanı ”Vrelo Bosna”da da doğayla başbaşa gezinti yapılabilir.

1992-1995 arasındaki savaşta 43 ay boyunca kuşatma altında kalan Saraybosna’da, savaşın bütün izlerini de görmek mümkün. Hala birçok evin duvarında mermi ve havan topu izleri savaş günlerini hafızalarda saklı tutturuyor.

Bosnalıların 3 yıl boyunca dünyayla tek bağlantıları olan Ilıca’daki “umut tüneli” de Saraybosna’yı ziyaret edenlerin ihmal etmediği bir yer.

Geceyi kentte geçirecek olanlar, akşam da kenin bütün güzeliğinin göründüğü ”Beyaz Tabya” civarındaki kafe ve restoranlarda hem yemek ve kahve içip kentin büyüleyici manzarasını buradan izleyebilir.

-KONYİÇ VE LUBLANİTSA-

Saraybosna’dan sonra ülkenin güneyinde kalan ve ”Hersek” olarak adlandırılan bölge ziyaret edilebilir. Saraybosna’dan Hersek bölgesinin en önemli kenti Mostar’a doğru yola çıkıldıktan yaklaşık 1 saat sonra Konyiç kentinde mola verilip, bir süre burası gezilebilir. Neretva Nehri’nin büyüleyici güzelliğiyle ikiye ayrılan kenti, bir ”gerdanlık” gibi Osmanlı eseri tarihi Konyiç Köprüsü birleştiriyor.

Osmanlı’nın yaptırdığı ve geçen yıl TİKA tarafından restore edildikten sonra açılışı yapılan Konyiç Köprüsü, burada mutlaka ziyaret edilmesi ve görülmesi gereken yerlerin başında geliyor. Hediyelik eşya almak isteyenler de Konyiç’te el yapımı ahşap işlemeli ürünleri tercih edebilir. Konyiç’e gelenler, burada yetkili makamlardan izin almaları halinde kentin yakınlarında bulunan Tito’nun kimyasal silah saldırısına karşı yaptırdığı ”meşhur” sığınağı da gezebilir.

Konyiç kenti ziyaretinin ardından, Mostar’a doğru hareket edilirken yaklaşık 20 dakika sonra rafting yapmak ve teknelerle Neretva Nehri’nde gezinti yapmak isteyenler, Lublanitsa kentinde mola verebilir. Burada Neretva Nehri’nin genişlediği alanda, tekne turu yapma imkanı bulunurken, kentin yakınlarındaki vadilerde ve kanyonlarda ise rafting heyecanı yaşanabilir.
http://www.tru.ca/europe/photos/Bosnia_01_lg.jpg
Bu kentin bir başka özelliği ise Alman Nazi ordularıyla, eski Yugoslavya’nın lideri Tito’nun Partizan birlikleri arasında yaşanan savaşın izlerinin hala korunması. Alman birliklerinin havaya uçurduğu vadi üzerine kurulu tren yolu, hala o haliyle korunuyor. Burası ziyaret edilirken, Neretva Nehri kenarında yeşilin tüm tonlarının bulunduğu manzaraya sahip tesislerde dinlenip, kahve molası verilebilir.

kaynak: tarafsizhaber.com

Yazar Hakkında

Hakkında: sonsuzluğun huzurunda bir an
Kimlik kartı

Bir Cevap - “Bosna Hersek Güzel Yerler”

  1. biraz azda oLsa yinede saolun

Bir Cevap Yaz

kendi isteğimle kurallara uygun yazıyorum. (Lütfen yandaki kutuyu işaretleyin.)

Otomatik robotlara karşı soru.