HANGZHOU 2007 EKIM 杭州市
YorumlarYazar BilgisiBenzer Yazılar
Wenzhoudaki boş yorgunluktan sonra Hangzhou`ya uçtuk. Bir saatlik bir uçuştan sonra bu güzel beldeye ulaştık. Uçak inişe geçtiğinde öyle güzel bir manzara çıktı ki karsimiza. Çok yesillik ve sulak bir bölge. Bazı kareleri yakalayabildim. Zaten Hangzhou `da ikamet eden ve bize mini West Lake tur yaptıran Roger da bunu söylemişti. Aldığım diğer duyumlara göre eskiden insanlar ta Shanghai`dan buraya kadar gelir ve piknik yaparlarmış. Araba ile yaklaşık 2,5 saatlik mesafe olmasına karşın bence bu güzel şehre gelmeye değer. Çilem bitti sanıyordum ama bitmemiş. Ayağımın tozu ile uçaktan iner inmez bir iş görüşmesi daha. Neyseki bu görüşme benim lehime oldu da sonra West Lake`i görmüş olduk. Her şehrin bir yada birkaç simgesi vardır ya, işte Hangzhou da West lake ile özdeşleşmiş. Bircok ırmak birlesmiş ve West Lake`i oluşturmuş. Sonra da büyük kanallara dökülüyor ve iç bölgelere akıyor. Göllerin ortasindaki alanlardaki eski evler restore edilmiş ve şuanda restoran olarak kullanılıyor. Piknik yapan birçok yerli halk olduğu gibi yabancı turistlerin de gözde mekanı. Gelinlikleriyle düğün fotoğrafları çektiren mi ararsınız, çocuklariyla gelen mi hepsi var. Gölün etrafında geçerken mis gibi bir koku farkettim ve ne olduğunu sordum. Literatürdeki ismi “Osthmanthus” olan bu çiçek turuncu ve sarı tonlarında, çok da güzel kokuyor. Sonradan Walmart`a girince gördüm şekerlemesi de yapilmiş tıpkı cezerye gibi. Ayrica, biz nasil keklere ve tatlılara portakal kabuğu koyuyorsak onlar da bu çiçekten katıyorlarmış güzel koku versin diye. Bilmem söylememe gerek var mi bu çiçeğin çayı da var.
3. durak Hangzhou
Hangzhou için Çin`in Rizesi demek mümkün. Burada ciddi oranda cay yetiştiriliyor. Ülke çapinda meşhur bir çay koyu bile var. Buraya gelen turistleri genelde buradaki “çay koyu”ne götürüyor ve ilginç bir tur yaptırıyorlar. Zamanımızın olmaması ve Ekim ayında çay mevsimini kaçırmış olmuş olmamız nedeniyle bu ilginç köye ugrayamadım. Ama sonra gittiğimiz Ningbo`dan envai çeşit çaylar aldım. En sevdiğim “Osthmanthus” çiçeğinin çayını bir türlü bulamadım. Belki bir sonraki gezimde!








