Sicim Teorisi, Parçacık Teorisi ve Bilinmeyen Evren İlişkisi

Fermilab’da bulunduğunu burada belirtmekte fayda görüyorum. Nötrinoların anlamı İtalyanca da küçükten gelmektedir. Aslında Evren’de en garip şeyler de Nötrinolardır. Örneğin Nötrinolar maddeyle hiç etkileşime girmez. Örneğin üzerimize saniyede 60 milyar Nötrino düşüp hiç etkileşmeden geçip gitmektedir. Bir günde ise yaklaşık olarak 50 trilyon Nötrino üzerimize düşmektedir. Nötrinolar genelde Güneşteki füzyon sırasında üretilir ve de daha sonra da Dünyaya ve Uzaya yollanır. Ama Nötrinolar Nükleer Santrallerde de üretilebilinmektedir. Son ölçümler sonucunda da Nötrinoların çok ufak bir kütleye sahip olduğu belirlenmiştir. Nötrinoların hiçbir maddeyle etkileşmeme özelliğini bir örnekle şöyle anlatayım: Örneğin Nötrinolar 1 ışık yılı uzunluğundaki kurşun levhadan neredeyse hiç etkileşmeden geçebilmektedir. Ama bu geçiş sırasında Nötrinoların sadece %50’si elimizde kalır yani %50’si bu kurşun levhadan geçer. Bu da görüldüğü üzere çok muazzam bir rakamdır. Çünkü 1 ışık yılı 10 trilyon km eder ve de kurşun gibi maddelerin içindeki atomların içinde de neredeyse hiçbir boşluk olmadığını düşünürsek bunun gerçekten de bir mucize olduğunu düşünebiliriz. Evren’in bir diğer bilinmeyeni olan Antimadde ise tam bir muammadır. Çünkü bilim adamları Big Bang’in ilk sıralarında Antimadde ve maddenin eşit olarak yaratıldığını belirtiyorlar. Peki, neden daha sonra madde bu savaşı kazanarak Evren’e hakim oldu? İşte bu soru Fizikteki en büyük sorulardan biridir. Bu soruya şu an cevap verilemiyor. Ama Antimadde Uzayda şimdi nerede? Çünkü Uzaya gönderilen Ams uzay aracı da Uzayda Antimadde bulamadı. Yalnızca Samanyolu Galaksisinin ortasından çok az miktarda Antimaddenin Uzaya dağıldığı belirlendi. Ams’nin derin araştırmalarına rağmen Uzayın çok uzak köşelerinde bile Antimadde bulunamadı. Bu soruya cevap vermeden önce de Antimaddeyi bir anlamaya çalışalım. Antimadde bilindiği üzere maddenin ters yüklüsüdür. Ayrıca Antimaddeyi şöyle de düşünebiliriz: Maddenin ters simetriği. Antimadde şu an çok az anlaşılan bir parçacıktır. Çünkü Cern’de bile Antihidrojen atomları ancak 16 dakika saklanabildiler. Nedeni ise de hemen maddeyle etkileşime girerek etrafa enerji püskürtüyorlar. Ama bu enerji %100 oranında bir enerjidir. Bunu Nükleer Enerjiyle kıyaslarsak Nükleer Enerji bunun yanında çok sönük kalır. Çünkü Nükleer Enerjide bile maddenin sadece %1’i enerjiye dönüşmektedir. Ama Antimadde- madde birleşmesinden çıkan enerji ise maddenin %100’üdür. Gözlerinize inanamadınız değil mi, evet %100. Veya bir çay kaşığı Antimadde bizi Güneş Sistemimizden bile çıkartabilirdi. Daha başka örnek verecek olursak; Elimizin birinde bir avuç Antimadde kum ve de öbür elimizde normal maddeden yapılma kum olsun, işte bu avuçlarımızdaki kumları sicim teorisibirleştirdiğimiz zaman bu birleşmeden çıkan enerji, Kaliforniya’nın 1 aylık enerji ihtiyacına eşittir. Bu enerjinin ise ne olduğuna gelecek olursak: Bu enerji saf bir enerji ve de Gama Işınımı şeklindedir. Bu yüzden de Nasa Antimadde motoru denen bir teknoloji üretti. Ama bu bir teoridedir. Çünkü 1 gram Antimaddenin Cern’de üretilebilmesi için bu tesisin milyar yıl aralıksız olarak çalışması gerekiyor. Peki, Antimadde nerede kullanılacak sorusunu sorabilirsiniz bana? Pet Taramasını duymuşsunuzdur. İşte bu Pet taraması kelimesindeki P, Pozitronun kısaltmasıdır. Pozitronu da bilmeyenler için söyleyeyim, Antielektrondur. Kısacası Pet Taramasında vücuda Antielektronlar enjekte edilir. Bu Antielektronlarda elektronlarla birleşerek etrafa Gama Işını ve de foton püskürtür. İşte bu Gama ışınları da incelenerek vücudun çok detaylı haritası bile çıkartılabilinmektedir. Bu görüntünün çözünürlüğü o kadar yüksektir ki, bu görüntüyü bir Röntgen cihazından elde edilen görüntüyle karşılaştıracak olursak, Röntgen cihazından alınan görüntü çok sönük kalır. Hatta Pet Taramasının düşünen bir beynin haritasını da çıkarttığını düşünecek olursak, bunun gayet sağlam bir bilgi olduğu sonucuna ulaşırız. Antimaddeyle ilgili diğer bir sorunda yerçekimine nasıl tepki verdiğidir? Einstein’ın yerçekimi denklemi bilinen tüm maddelerde aynı işlemektedir. Peki, bu denklem Antimadde’de nasıl işlemektedir? İşte bu soru da Cern’de AEGIS deneyinde çözümlenmeye çalışılacak. Standart Model’de Madde ve Antimaddeyi özdeş olarak tanımladığı için bu deneyin sözcüleri eğer bir farklılık bulacak olursak bu bizim için çok büyük bir başarı olacaktır diyorlar. Arkadaşlar, Uzayın diğer bilinmeyenlerini diğer yazımda büyük bir hassasiyetle anlatacağım. Şu anlık bu kadar bilinmeyen sizin için yeterlidir diye düşünüyorum. Yazımı ise şu sözlerimle bitirmek istiyorum: Tam Evrenle ilgili bir soruyu çözdük diyoruz ama ortaya yeni bir sorun çıkıyor. İşte ben de bu tarafı çok seviyorum. Çünkü bilim merak sayesinde ilerliyor ve de macera devam ediyor.

Saygılarımla,,

Sait Saatcigil

İlgi Alanı: Teorik Fizik, Teknoloji

Lakap: Fiziğin Şahı

İletişim: ssaatcigil@mynet.com



Benzer Yazılar

Yorum Ekle