üye ol Üye Girişi Söyle Sözünü Anasayfa Yukari Çik
Bilgi Paylaştıkça Büyür

DİABETES MELLİTUS – ŞEKER HASTALIĞI

şeker

şeker

Şeker hastalığı için uzun yıllardan beri diyabet olarak isimlendirilmektedir. Bu hastalığa neden diyabet dendiğini araştırdığımızda İsa’dan önceki yıllara gideriz. İsa’dan önce 2. yüzyılda bu hastanın yeyip içtiği su veya sıvıların vücuttan süzülerek bol idrarla dışarı atıldığı belirtilerek bu hastalık için akıp giden anlamına gelen Diabetes terimi kullanılmaya başlanmıştır. 1674 yılında Thomas Willis isimli bir klinisyen bu hastaların idrarının bal tadında olduğu fark etti ve bu dönemden sonra akıp giden idrarın bal tadında olduğunu belirtmek için hastalığa Diabetes Mellitus ismi verildi. Mellitus latincede bal anlamına gelen miel sözcüğünden geliyor.

Mısır’da bulunan ve İsa’dan önce 1500 yılına ait olduğu belirlenen taş yazıtlarda bu hastalığı anlatmak için, o kadar susuzdu ki bütün Nil nehrini yutabilirdi diye tanımlama yapılmaktadır.

Besin olarak aldığımız gıdaların içinde enerjimizi, yani ihtiyacımız olan kaloriyi sağlayan 3 madde vardır. Bunlardan biri karbonhidratlar dediğimiz şekerler, ikincisi yağlar ve üçüncüsü ise proteinlerdir. Her gıdada bu üçü farklı farklı oranlardadır. Gıda ağız yolu ile alınır, ağız mide ve barsaklarda bu gıdalar parçalanır, şekerler,yağlar ve proteinler açığa çıkar.Bu maddeler de en küçük birimlerine ayrılır.Örneğin şekerler monosakkaritlere ayrılır, bunların en önemlisi üzüm şekeri olarak bilinen glikozdur. Yenen yemek sonrası bu şekilde glikoz barsaklardan kana geçip kanda yükselirken mide ile onikiparmak barsağı arasında yaprak şeklinde bir organ olan pankreastan insülin denen hormon kana pompalanmaya başlar.Bu hormon kaslara, yağ dokularına ve karaciğere glikozu sokan kapıları açarak glikozun kanda çok yükselmeden bu organlara geçerek düşmesini sağlar. Bu hormon yoksa yada olmasına rağmen etki gösteremiyorsa kan şekeri yükselir ve diyabet ortaya çıkar. Bu ırsi ve ömür boyu devam eden kronik bir hastalıktır.

Şeker hastalığının belirtilerine bakıldığı zaman büyük kısmının hiçbir şikayet yapmadan sinsi kaldığı görülür. Çok idrara çıkma ile dolayısı ile bunun yaratığı ağız kuruluğu ve çok su içme şikayeti ile ortaya çıkabilir. Çok yemek yeme ve son zamanlarda kilo kaybı ile ortaya çıkabilir. Koma ile yada diyabete bağlı uzun sürede gelişen etkilerle(Örneğin diyabete bağlı göz damarlarında bozukluk veya diyabetik ayak vs.) ortaya çıkabilir.

Üzerimizde diyabet olup olmadığını anlayabilmek için öncelikle 12 saat açlık sonrası sabah aç karına kan şekeri düzeyimizi ölçtürmemiz gerekiyor 2 farklı günde yapılan ölçümde açlık kan şekeri düzeyi 126 mg/dl (7mmol/L) veya üzerinde ise hastaya diyabet diyoruz. Açlık tokluk gözetmeksizin hastanın gün içinde herhangi bir anda yapılan tetkikinde 200mg/dl veya üzerinde kan şeker düzeyi saptanması yine diyabet tanısı koydurur. Hastanın açlık kan şekeri düzeyi ölçümü yüksek fakat 126mg/dl altında ise veya normal limitlerde olmasına rağmen diyabet şüphesi varsa OGTT(Şeker yükleme testi) uygulanır. Bu testte 75 gr glikoz su içinde eritilerek hastaya içirilir. Glikozlu su içirilmeden önce ve içirildikten sonra yarım saatte bir 2. saate kadar kan şekeri ölçümü yapılır.Önemli olan glikoz aldıktan sonraki 2.saat kan şekeridir. Normal insanlarda 140mg/dl altındadır, 200 mg/dl saptanması halinde şahıs diyabetiktir,140-199mg/dl düzeyinde ise şahısta bozulmuş OGTT mevcuttur ve diyabete adaydır.

Pankreasta insülini yapan beta hücreleridir.Bu hücrelerde herhangi bir şekilde tahribat oluşursa insülin yapımı azalır ve böylece kan şekeri yükselir.Bu tip diyabete Tip 1 diyabet denir,hastalar zayıf yapılıdır,çoğu zaman diyabet koması ile ortaya çıkarlar ve daha çok çocuklarda görülür. Tip-2 diyabette birtakım şeker ilaçları kullanılırken bu tip diyabette mutlaka insülin kullanmak zorundayız.

Tip 2 diyabette ise pankreasın beta hücreleri sağlamdır. Ancak pankreasın yaptığı insüline karşı vücutta direnç vardır. Bu şahıslar genellikle kiloludurlar. Yemekten sonra kan şekerini düşürmek için daha çok insülin yapılır. Önceleri fazla yapılan bu insülin sayesinde diyabet ortaya çıkmaz, hatta yemeklerden 4-5 saat sonra kan şekerleri normalin altına dahi düşebilir,o anda ellerde titreme çarpıntı terleme ve açlık hissi oluşur ve şekerli gıdalar almak durumunda kalabilirler, bu ise daha fazla kilo almalarına sebep olur ve alınan kilo insülin direncini daha da artırır.Sonuçta kan şekerini kontrol etmek için pankreas daha fazla insülin yapmak zorunda kalır.Fazla çalışan pankreas belli bir süre sonra yorulur ve insülin salgısını azaltmaya başladığı anda diyabet ortaya çıkar.Bugün en çok gördüğümüz ve obeziteye bağlı olarak sıklığı gittikçe artan diyabettir.

Genel olarak toplumda karşımıza çıkan diabetlerin %90′ından fazlasını Tip-2 diyabet oluşturmaktadır. Diyabette açlık ve tokluk kan şekerlerini normal limitler içinde tutmak oldukça önemlidir. Bugün için açlık kan şekerini 80-110 mg/dl tokluk 2.saat kan şekerini 100-140 mg/dl düzeylerinde ve ortalama geçmiş 3 aylık kan şekeri düzeyini yansıtan HbA1c düzeyini %6.5′in altında tutmak diyabetin vücudumuzda oluşturabileceği yan etkileri önlemek yönünden oldukça önemlidir.

İyi kontrol altında olmayan diyabetik bireylerde diyabete bağlı göz dibi damarlarında bozukluk ve buna bağlı görme kayıpları, böbrek içi damarların bozukluğuna bağlı böbrek yetersizliği, kalp damarları tıkanıklığına bağlı kalp hastalıkları ve kalp krizleri, beyine giden ana damarlarda tıkanıklık sonucu felçler, ayak sinirlerinde bozulma sonucu his kaybı ve bunun neticesinde ayakta yaralar oluşabilir. Bu nedenle diyabette diyet ,egzersiz tedavi ve sonuçta iyi bir kan şekeri kontrolü çok önemli bir hal alır. Bu öğeler yerine getirildiği sürece diyabetik bireyin sağlıklı bireylerden farkı olmayacaktır.

15/12/2006 Dr. Osman Köseoğulları

kaynak: http://www.drbndh.com/arsiv/seker.html

Yazar Hakkında

Hakkında: Neredeyse tüm eğitim kademelerini tamamladı ve değişik eğitim alanlarında faaliyet gösterdi, spor ile yakından ilgili, 1999 yılından bu yana bilgisayar ve bilişim ile ilgileniyor. Bir sürü hobisi de var, sinema, müzik, gezi, bisiklet vs. biriyilik.com projesinde çalışıyor. Email: skywolfyx1[at]live.com ismail mert'in linkedin profilini görüntüle
Kimlik kartı

Bir Cevap Yaz

kendi isteğimle kurallara uygun yazıyorum. (Lütfen yandaki kutuyu işaretleyin.)

Otomatik robotlara karşı soru.