Kimyasal Savaş Gerçeği

1- Giriş

2- Kimyasal Savaşın Tarihçesi

3- Kimyasal Savaşın Önemi

4- Kimyasal Savaşın Tanımı

5- Kimyasal Savaş Konularında Geçen Bazı Sözcüklerin Tanımı

1- G İ R İŞ

Dünyadaki süper devletlerin nükleer silah stoklarının yeter seviyeye ulaşması ile nükleer dengenin oluşu “KİMYASAL Sİ­LAHLARIN” önemini artırmıştır.

Gerek Amerika ve gerekse Rusya kimyasal ve biyolojik silahlar üzerinde hummalı bir şekilde çalışmaktadırlar. Bugün her iki devlette uçucu sinir gazlarından sonra kalıcı sinir gazlarını da yapmış olup henüz etkisinin nasıl olacağını bildiğimiz bir çok gazı da imal edip stoklamışlardır. Bu faaliyetler diğer dev­letlerde de mevcuttur.

Günümüzde yapılan NATO tatbikatlarında NBC taarruzları yapılacağı farz edilerek gereken önlemlerin alınması, yapıldığı anda da olabilecek zayiatın hesaplanması istenmektedir.

Bugün Rusya’da da bütün Rus Birliklerine kimyasal cephanenin dağıtılmış olduğu, bunların kullanılmasında devamlı eğitime tabi tutulduğu bilinmektedir.

Bunlarda bize gösteriyor ki çıkabilecek bir savaşta kim­yasal. savaş maddeleri kullanılacaktır.

0 halde kimyasal savaşa karşı hazırlıklı olalım. Bilgisiz ve hazırlıksız olanlar en çok zarar görecek olanlardır.

2- KİMYASAL SAVAŞIN TARİHÇESİ

Kimyasal savaşın tarihi çok eskidir. Tarihi dokümanları inceleyecek olursak, pek ilkel bir şekilde de olsa kimyasal savaş maddelerinin kullanımları hakkında eski Yunan, İran, Roma, İngi­liz ve Amerikan tarihlerinde bir çok örneklere rastlamak mümkün­dür.

M.E.428 de Peleponez Muharebelerinde “PLATEA” şehrinin kuşatılmasında kükürt, zift ve odunun yanmasından çıkan zehirli gazlar kullanılmıştır.

M.S.453 senesinde bir Rum tarafından bulunan ve “RUM ATEŞİ” adı verilen kükürt, zift, tuz, gazyağı ve zeytinyağı karışımının İstanbul’u kuşatan Fatih Sultan Mehmet Ordularına karşı kullanıldığı bilinmektedir.

Kuzey Amerika’da Kızılderililerin balık yağı ile doyu­rulmuş zehirli sarmaşığı yakarak zehirli gaz elde ettikleri söylenmektedir.

Gizleyici sis temin etmek maksadıyla katranla karıştı­rılmış ıslak saman kullanılmıştır.

Kimyasal savaş maddelerinin bilinçli olarak yapılması ve kullanılması 19 . yüzyılın başlarında, kimya sanayiindeki gelişme ile olmuştur.

İlk defa Bilimsel Kimyasal savaş maddesi 1854 yılında Kırım Muharebesi sırasında İngilizler tarafından hazırlanmış fa­kat kullanılmamıştır.

Kimyasal savaş maddelerindeki bu gelişme bir çok ülke­leri korkutmuş, 1899 LAHEY KONFERANSIN’nda bu gelişme çığırının önü alınmak istenilmişse de başarılı olunamamıştır.

İlk göz yaşartıcı gaz 1914 de Fransızlar tarafından kullanılmıştır.

Kimyasal savaş maddelerinin geliştirilmesi ve başarı ile kullanılması Birinci Dünya Savaşı sırasında olmuştur. 1915 Ağustosun da “YPRES”de Almanların Fransızlara karşı zehirli gazları kullanmaları modern savaş tekniğinde yepyeni bir çığır açmıştır. Bu savaşta boğucu, yakıcı, kusturucu gazlar kullanılmıştır. (150 ton – Beş bin ölü, 0n bin yaralı)

Cenevre protokolünün imzalanmasından 11 yıl sonra 1936 da İtalyanla­rın Habeşistan’a zehirli gaz kullandıklarına bütün dünya şahit olmuştur.

Gaz saldırısına bağlı en büyük kayıp Elli bin kişi ile Rus cephesinde olmuştur. Bunun üzerine Ruslarda bu konu üzerinde çalışmalar başlatmıştır.

Birinci Dünya Savaşı sonrasında bilanço; 113.500 ton Kimyasal madde kullanımı, 91.000 ölü, 1.300.000 yaralı.

Gününüze değin kimyasal silahların üretimi ve stoklanması sürekli artmıştır. Bugün A.B.D.’de dünya nüfusunun 5000 katını yok edecek stok bulunduğu bildiriliyor. Kimyasal silah kullanılmasının yasaklanması ile ilgili olarak 1925 yılında Cenevre protokolü 108 ülke tarafından imzalanmıştır.

Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra ve İkinci Dünya Savaşı sırasında bir çok yeni savaş gazları bulunmuş ve geliştirilmiştir. Bu arada Almanlarca sinir gazları bulunmuştur. Savaş sıra­sında büyük sinir gazları stokları meydana getiren Almanlar, ta­rihi büyük bir blöf sayesinde bunları kullanmaktan çekinmişler ve bu gaz stokları savaş sonunda müttefiklerin eline geçmiştir.

Savaştan sonra Amerikalılar VX, Ruslarda VR-55 ve Goman gazlarını üretmişlerdir.

1963-67 de Yemen’de, 1968 de Vietnam’da, 1970 de Laos, Kamboçya, Vietnam ve Afganistan’da, 1983 de İran-Irak savaşında, 1988 de Halepçe’de Hardal gazı kullanıldığı bilinmektedir.

Tüm bu gelişmeler çalışmaları hızlandırmış Ocak 1989’da Paris konferansı yapılmıştır. Birleşmiş Milletler Silahsızlanma Konferansı Kimyasal Silahlar Çalışma Grubu Kimyasal Silahlar Sözleşmesini 1992 de kabul ederek 3 Ocak 1993 te imzaya açmıştır. Türkiye tarafından 13.01.1993 tarihinde Paris’te imzalanan Kimyasal silahların geliştirilmesinin, üretiminin, stoklanmasının ve kullanılmasının yasaklanmasını öngören “Kimyasal Silahlar Sözleşmesi” (KSS) 29 Nisan 1997 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile onaylanmıştır.

Bu sözleşmeye rağmen Kimyasal silahlara sahip olan veya sahip olma çalışmalarını sürdüren ülkelerin varlığı ülkemiz içinde tehdit oluşturmaktadır.

Kimyasal savaş maddelerinin geliştirilmesi çalışmaları savaştan sonrada aralıksız devam etmiş ve halen büyük, küçük bir çok memlekette bir taraftan standart hale getirilmiş bulunan kimyasal savaş maddelerinin imalatı devam ederken diğer taraftan yeni gelişmeler için aralıksız çalışılmaktadır.

3- KİMYASAL SAVAŞIN ÖNEMİ

Bir İyilik

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.