5 Dk

5 dakika ölüm ve yaşam arasında geçiş anı olabilir, hatta 1 sn bile olabilir.

Arabanın kilometre göstergesi 140 km’yi gösteriyordu. Öğleden sonra, saat 15:00 civarında otobanda hızla ilerliyordu. Yol kalabalıktı, orta şeritten otobüsler ilerliyordu, sol şeritten ilerliyordu. Aniden önündeki araba yavaşladı, o da frenlere asıldı, bir yandan dikiz aynasından arkadan gelen arabaya bakıyordu, onun yavaşladığını fark edip etmediğini kontrol ediyordu. Eğer arkadan gelen onun yavaşladığını görmezse ona çarpacaktı. Arkadaki, bir arkadaki arabada yavaşlayarak geliyordu. İyice yavaşladılar, iki viteste hiç gaza basmadan ilerliyordu. Önce iki tane polis arabası gidiyordu ve trafiği onlar yavaşlatıyordu, derken tamamen durdurlar ve polis arabadan inip elini havaya kaldırdı ve 5 işreti yaptı. 5 dk bekleyeceklerini anlamıştı. Her kes arabadan inmeye başlamıştı, sigara içme oranı ne kadar yüksekti, her kes sigara içiyordu. O inmedi, müzik açtı, moturu kapatmak istemedi, bir çalıştırıp bir kapatmak motor için iyi olmuyordu, bunu bildiği için çalışsın biraz daha diye düşündü. Trafik birazdan açıldı ve hızla yoluna devam etti. Kazanın olduğu yerden geçiyordu, yolsa cam kırıkları kalmıştı sadece, geniş sayılabilecek bir alanda cam kırıkları vardı. Oradan, cam parçacıklarının içinden hızla ilerledi ve geçti.

Bir süre sonra kalabalık şehir trafiğine daldı. Trafik hızla akıyordu, kısa bir süre sonra yine trafik yavaşladı, bu defa durmamışlardı. Trafik şeridi giderek daralıyordu. Tek şeride kadar düştü ve neden yolun tıkandığı belli oldu. Yolu yerde yatan ölü bir insan tıkamıştı. Belli ki ondan 5 dk önce orada bir kaza olmuştu. 4-5 tane polis arabası etrafta duruyordu, ölü adamın vücudundan akan kanlar yolun eğimine göre akmıştı ve akıyor gibiydi hala. Polisler ölü adamdan uzakta öylece etrafa bakıyorlardı, bakabiliyorlardı. Ölü adamın elini gördü, 40-45 yaşlarında, 185 cm boylarında, eli ile iş yapan kuvvetli bir ele benziyordu, esmerdi 5 dk önce ölen adam. Yola devam etti…

Bir gün kaldı, sonra eve dönüyordu. Yine hızlıydı. Arabalar çok kalabalık görünüyorlar, içlerine girdikçe iyice yavaşladılar, durdular. Otoban durmuştu, güneş siyah asfalta vurdukça arabanın içinde onu kavuruyordu. Etrafı izleyip can sıkıntısını gidermeye çalışıyordu. Bazen diğer arabalardakiler ile göz göze geliyordu, buna kendini yalnız hissettirmiyordu. Çünkü bu duyguyu sevmiyordu, yalnızlık, uzun bir süre yalnız kalmıştı ve hala yalnızdı ve yalnız seyahat etmek zorundaydı. Yolda çok fazla araba vardı. Bir süre sonra yol açıldı, yanlarda bir kaç tane araba vardı ve hasarlıydılar. Yolun ortasında cam parçacıkları doluydu. Belli ki 5 dk önce bir kaza olmuştu. Oradan geçerken artık ürpermeye başlamıştı, bir an evvel eve varmak istiyordu.

Ev geldi, arabayı yolun kenarına park etti. Evinin olduğu sokaktan fazla araba geçmiyordu. Arabasından indi ve uzun bir süre trafiğe çıkmak istemiyordu.

tuna

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir