Edebiyat Kulübü

Yazı Yazanlar

Etiket: ,

  • Bu konu 6 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son 4 ay önce Bir İyilik tarafından güncellenmiştir.
7 yazı görüntüleniyor - 1 ile 7 arası (toplam 7)
  • Yazar
    Yazılar
  • #1593 Yanıtla
    Bir İyilik
    Anahtar yönetici

    Yazı yazanlar, kısa yazılar, şiirler, kısa hikayeler…

    #1595 Yanıtla
    Bir İyilik
    Anahtar yönetici

    Kaç! Bu nehirler yıkayamaz suratındaki çizgileri, güneğ düşmüş bir kere kararmıyor gökyüzü geceleri, gitmiyor kimi adımlarım geriye korkudan değil devrildim ben bir mezarın çöküntüsüne sıcak bir kucakta uyur gibi. Uzattım kafamı dışarı beyaz taşlardan tanımadık isimler yükselirken bir kayıp daha çıkardım cebimden taktım dört yapraktan birer birer saçlarımdan akan terlere, önce ter sandıklarım saçlarımdan, sonra akan görüntülerin renksizliği düştü parmaklarımdan acıtırcasına. Çivilerin pasları pul pul sonra toz toz nefes alıp verirken genzim yandı ekşi yalnızlık kokusundan. Biraz sihirle almak istedim soluğu sırtına dayadığım kafama yaklaşan dehşete tutunarak çıkmak istedim delişin hayalleri kör gözlerimden saçılıyor muydu soracak birileri varsa onlar da uçmuştu çoktan kavuşmuştu gözlerimin kapakları senden uzak her yeri istememiştim ben. Girdişim her bakışta aşır cevaplarla ıslandığım kadar vaz geçtim her acıdan kan aktı, çanların sesi saçlarımı dalgalandırdı ve bir küçük kapta sakladım ruhumun rahatsız halini büyüterek yoğunlaştırdım patlayacakken açtığım kapaktan fışkıran benlik kapladı hak etmeyenlerin her yerindeydim, zamanda beni unuttukları yerde oturdum en bilinçsizliğime kızarca yerdim duruğumdan çıkan anlamsızlığı. Sonra susadı birkaç şiirden sonra dönen çarklarım. Çığlığın güçlü yankısını duydum uzaklardan koparılmış gibi ama koparılmıştı anlıyor musun? Ben duydum, duyuğumun gerçeklişi kadar unutmaya çalıştım bırakılması gereken kozmik deneyimleri ve öyle bir bıraktım ki kaybettim anahtarları gizli bahçeye giden kap?dan geçemedim asla. Çevirdim suratsızlığımın köstekli kelebeğini ve gülümsemeye başladı görüntüm kendi kendine. Herıey daha kolay artık, kur saati dinle her saniye atıyor olduğunu sandığın her neyse didiklenmişti ve artık öldü bende.

    Umuyorum bir gün af dileyecek mavi gökyüzüne açılan ellerini dans ederken izleyen her yabancı. Çizilmişlişin belirli yaklaşımına teslim olacak görmeye çalışanlar, görmeyi bırakıp hissetmeye aç kaldıkları zaman da ayaklarımın dibine serilerek tükenmişliklerine birkaç damla eğlik ediyormuşcasına düİlere dalacaklar. Ben bir avuç topraşı eğilerek yerden yükseltirken toprakla yükselecek bilinçsizliğinin her anında direnişe devam eden duyarsızlığın, bitsin artık ahh dursun hala yalancı görsellişine tutkunum ben unutmaya yüz tutmuş suratının soğukkenki yumuşaklığıyla yapmalıyım bu dansı, sarıl bana ama kollarınla değil. Bekliyorum tekerrürü belki bir deli gibi ya da erdemli bir var oluşun farkındalığıyla birleğen ben her uzaklaşışıma bir ayrılık Doğuruyorum tıpkı senin gibi.

    Sonra birler ve ikiler çarp?larak toplanarak elde ediliyor tüm sayılar da ben içlerinde bulamıyorum sana sevgimin ifadesini. Senden aldığım sabahların kokusu aklıma geldikçe uyku bastırıyor uyanış anlamsızlığına ağlar gibi hıçkırıyor o ağladıkça ben geceye koşup topluyorum yıldızları ama söndüremiyorum yetersizliklerini yeniliyorum uykuya. Uyuyorum…

    Hepsini ben öldürdüm. inanmıyorum andan öte hiçbir şeye. Tik tak tik tak…

    #1596 Yanıtla
    Bir İyilik
    Anahtar yönetici

    Çizgiler

    Gözlerimde ağlayan çocuklar, güneşin son gelişini izliyorlar aşkım. Benim için bekleme, ben gölgemle karartıcam güneşi, düşlerimin yanışını izliycem kuru gözlerimle.

    Sen uyurken yıldızın gökleri kararmaya başladı, bekleme beni, korkum bana hükmetmeye başladı, karşı koyamıyorum yoketmeye, durduramıyorum nefretin suratımdan esen rüzgarını, kapanıyor pencereye perdelerin en kara en acımasız soğukluğu, şeytan sıyrılıyor ismine düşürülmüş her yalandan, saf kötülüğün içimde uyandırdığı tohumlar filizlenene kadar kesiyorum başlarımı gerçeşin ta kendisinden, inançlarımın hiçlişin kudretinden boyun eydişi bu saniyeler bitsin. Susturmak istiyorum konuşan her sesin anlamını, beyaz kanatlar yanarak düşüyor ve karanlığın güne Doğuşu gibi aydınlatıyor korkutucu yolları, ağaçlardan büyük çanlara koca demirlerle vuruyorum, yetmiyor sıkıştığım çatlak kırılmıyor daha fazla yorgunum sonsuza, hareketsizliğimin tek nedeni yenik düştüğüm her mücadeleden sonra durmaksızın koşmaktan sadece koşmak sanki seçilmek için çabalayan bir evrim günahkarının arınışa koşuşu gibi. Kork ondan, göremedişine hep emin ol ama asla dokunmayı deneme.

    Bir yaz boyu sulayıp duyarsızlığa kuruttuğum isimler gördüm defterimde. Tekrar okudukça koca göz anlıyormuş gibi izledi duvardan, kozmik serinlişin sabaha doğru getirdişi huzura doydum birden izledişim film tersinden oynamaya başladı Şu andan geriye doğru tam olması gereken yere kadar hızla aktı sahneler. Kovaladım aslında bana gelenin anlayamadığım her hamlesini görünce, sadece emin olmak içindi ama asla olamadım, tatmin edemedi kaçan gözlerin koşuşuydu bu ve ben yorgun başlamıştım.

    Oysa tüm pencerelerim güneğe açıktı, uzatıp gökyüzünü işaret ettiğim parmaklarım yandı tıpkı çocuklar gibi üzülüyordum. Güneşin çizgileri onun da suratına düşmüştü, uzaması gereken saçların kokusunu uzaktan çekiyordum içime, susamıştım ben yalnızlığımı yaşadığım bu yabancıya ölesiye yakın hissediyordum. Derken söndü baştan sona yanması gereken mumlar, birden karanlığın tensiz belirsizliğine götürdü zaman bu kez aldırmadan öldürüyordu tüm keğiflerimdeki gizemi çalıyordu benden engel olmasını beklerken kendimi odada yalnız buldum.

    Yanıyor işte ışıktan kaçan gece bu sefer kovalamaya bağlıyor, sükun, parçalanmış zihnime merhem gibi sürülüyor, saçlarımı koyduğum yastıkla beni boğuyorlar, ıslaklığı suratımı üşütüyor.

    Son günDoğuşu, son kuşların ilk sesleri. Terkedişimin pişmanlığı da silindi, beklemeyin beni siliyorum bu akıam çizgilerimi ve geri dönmeyeceğim bıraktığım izlerden.

    #1598 Yanıtla
    Bir İyilik
    Anahtar yönetici

    Ben kimim

    man sat in the desert observes the mask supported inside her own shade surreal acrylic illustration symbolic artwork

    Mutluyum, trabzonsporluyum ama ofsayt nedir bilmem,
    Ramazanı da severim ama sofradan Şarabıı eksik etmem,
    Bir konuşur bin susarım, bazen dayanamam ağlarım,
    Evet erkek adamım ama iki yumruktan daha net iz bırakır damlalarım.

    Ben iyi bir adamım ama mükemmel hata yaparım.
    Gitar çalarken salak gibi olur suratım.
    Yürürken ellerimi cebime sokarım, kaybolmasınlar isterim.
    Yazı yazarken silmekten kaşıdı yırtarım, sonra temize çeker tekrar yırtarım.
    Zar atarım tavladan kaçar, mandalin kabuğu soyarken gözüme sİçrar
    Bozulur sistemler, uyuşmaz protokoller,
    Yanlış varsayımlar, değişen tasarımlar, karabasanlar…

    Cevaplarınıza itina ile sorular bulurum,
    Hatırladığınız şeyleri sizin yerinize unuturum,
    Görmedişiniz karelere basmamaya çalışır, sek sek sekerim.
    En güzel günümü nasıl berbat edeceğimi hep bilirim, bu sayede etmem.
    En değerli neyim varsa kaybetmeye çalışırım, kaybolmaması gerektişini
    bilirim.

    Çıplak tene bulaşırım ama bulaşıcı değilim.
    Çok duygusalım ama korkmayın belli etmem, antisosyal olmasını bilirim.
    Sonra sigarayı bıraktım ama arada bir içerim.
    En güzel armutu ben seçerim, en çok karpuzu ben sığdırırım,
    ıncir çekirdeğini dolduramayan varsa kursunu veririm.
    Kazara kaza yapmam, bilinçli bir dünyalıyım.

    Şimdi bilin bakalım ben kimimı

    #1599 Yanıtla
    Bir İyilik
    Anahtar yönetici

    Tekrarlar

    man sat in the desert observes the mask supported inside her own shade surreal acrylic illustration symbolic artwork

    Biliyorum sevdiğin renkte. Sevdişin sadelikte ve buradayım der gibi dikkat çekici bir nefes verdim az önce. Önce çabuk biter sandım ama sesi duymaya devam ediyordum. Hani olur ya, bazen hapşuracağını düşünürsün, fakat yanıldığını anlarsın. Öyle bir an gelir ki, evet hapŞuracaksındır. Emin olduğun şey az sonra seni devasa bir refleksle başbaşa bırakacaktır. O an zaman dursa.

    Dursa…, dursa…, durdu! Ellerim tonlarca aşırlığında ve kalbim bir mineral gibi katı ve yoğun. Hareket yok oldu. Gözlerim görmüyor, hareketsiz bir anı hissedemiyorlar. Doku yok oldu, hissedemiyorum parmaklarımla. Sesler silindi cisimlerin hanelerinden. Kulaklarım sanki fazlalık gibi aşır. Ama bir şey sayesinde hissediyorum ben. Bu an dişerlerinden çok farklı. Nasıl biliyorum bunu aklım almıyo ama herşeyin, zamanın bile durduşunu fark edebiliyorum. Geri dönsem.

    Dönsem…,dönsem…, döndüm! Aynı yüksek endişelerle bir hafta daha yaşamam gerekiyordu. Bir karar almak bazen çok zor geliyor, alinan karar çoğu zaman yeni kararlar almak zorunda bıraor.

    #1600 Yanıtla
    Bir İyilik
    Anahtar yönetici

    Mum

    Anlar var gerçekten de, bizi bir anda geçmişe ya da özlenene, ya da özlediğimiz duygulara götüren. Bir mum yaktım, masamın üzerinde, söndürdüm, sonra bir sigara, özledim… insani bir histi, düşündüm, istedim yine insanca, hepsi insancaydı, ama hiç bir insan yalnız yaşayamazdı. Bazen, bazı anlar var hayatlarımızda, bizi öfkelendiren, senin için çaba hacanılmadığını düşündüren anlar, sana hiç sorulmadığını düşündüren anlar, ne kötü bir şey bu öfke, o da insanca değil mi? Nedir bu silip atma, duygularını, nedir bu yok etme, ama yine var olma çabam. Gerçeğin ne olduğunu sorguluyorum, duygularımı hala korumaya çalışmaktan başka bir şey yapmıyorum, emenetçi emaneti almadan… Kendimi düşünüyorum, duygularımı kaybetme korkumdan olsa gerek, sonra ne kadar korkarak yaşadığımı ve hayata dört elle sarıldığımı görüyorum, her seferinde itilmiş, ezilmişte olsan, yine de… Direniyorum, gerçek duyguların peşindeyim hala, en azından kendimi kandırmıyorum. Değer görmek için değer verirsin ya hani, o değeri görmek istersin, en az senin kadar feda etmeli, her yenildiğinde yine de devam etmelisindir… Yalnızlığın taşları, zamanın tozları ile örtülen düşüncelerin, duyguların, belki bir gün yaşanır diyorsun yine insani bir umutla…

    #1703 Yanıtla
    Bir İyilik
    Anahtar yönetici

    Beynimdeki Kara Delik

    Beyinimde bir kara delik olduğunu fark ettim. Beynimizin akıl almaz oyunlarında biri! Aslında bir süredir orada, uzun bir süredir orada. Etrafına yaklaşan tüm düşünce ve fikirleri içine çekip yok eden bir kara delik. Kendinde başka bir şeyin var olmasına uzun süredir izin vermedi. Zamanla gücü azaldı ve bir kaç düşüncenin, fikrin oluşmasına izin verdi. Belki kendi gücü azaldı belki ben düşüncelerimi ondan uzak tutmayı başardım. Ancak o orada, enerjisi azalıyor, yok olmak üzere, hissediyorum.

    Bana o kadar zarar verdiki. Tüm bildiklerimi içine çekti ve yok etti. Tüm duygularımı yok etti. Etkisinin azalması ise çok uzun sürdü ve belkide onunşa yaşamayı öğrendim.

    Her ne ise, beynim de başka kara delik oluşmasına izin vermemeliyim. Hayallerim ve sürdürülebilir amaçlarım olmalı.

    Beynimdeki kara delik… Bezen rüyalarıma yön veriyor ve ben hala buradayım diyor, sadece bu beyinde ben yaşacağım diyor. Beynimizin akıl almaz oyunlarında biri…

7 yazı görüntüleniyor - 1 ile 7 arası (toplam 7)
Yanıtla: Yazı Yazanlar
Bilgileriniz: