engelli sporcularda sınıflandırma

ENGELLİ SPORCULARDA SINIFLANDIRMA

Engelli bireylerde spor aktivitelerinin başlamasıyla birlikte ortaya çıkan en önemli sorunlardan biri sporcular arasında denge ve fırsat eğitlişi sağlayacak sınıflandırma sistemlerinin geliştirilmesi olmuştur. Resmi oyunların başlangıcından itibaren değişik kriterleri esas alan çeşitli sınıflandırma alanları geliştirilmiş olmasına karşın, bu konuda ideal bir çözüme henüz ulaşılamamıştır. Sakatlık seviyelerini birkaç kategoride sınıflandırmadaki zorluŞu olmasının yanı sıra anatomik ve fonksiyonel sakatlık seviyeleri arasındaki farklılık fiziksel engelli sporcuların gruplandırmasın? güçlendirmektedir. Özellikle tekerlekli iskemleye başımlı sporcular için sınıflandırma daha da önemli olmaktadır. Engelli spor yarışmalarının ilk başlatıldığı dönemlerde, yarışmaların organizasyonunda görülen en önemli aksaklıkları, sınıflandırmadaki eksikler ya da hiç sınıflandırma yapılmamasından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Bu durumda ileri düzeyde sakatlığı olanların aleyhine bir durum ortaya çıktığı gibi zamanla bu tip sporcuların sportif aktivitelerin dışında kalmasına yol açabilmektedir. Sınıflandırma sistemlerinin gelişmesi ile birlikte en ileri düzeyde sakatlığı olanlar dahi yarışma olanağına kavuşmaktadırlar.
Sınıflandırma amacı ile bugüne kadar değişik sistemler ve tablolar geliştirilmiştir. İlk yıllarda geliştirilen sistemlerin esası anatomik sınıflandırma yöntemidir. Bu sistemin uzun yıllar kullanılmasına rağmen çeşitli aksaklıklar yüzünden yerine konabilecek başka bir sistem arayığı sürekli olarak gündeme gelmiştir. Özellikle Dr.Harst STROHKENDL tarafından geliştirilen ve tüm spor dallarının geçerlilişi savunulan fonksiyonel sınıflandırma sistemi anatomik sınıflandırmanın en ciddi alternatifi olmuş ve ilk kez 1984 yılında uluslar arası bir yarışmada kullanılmıştır. Ancak bu tarihten sonrada anatomik sınıflandırma tablolarının kullanılmasına devam edilmiştir. Fonksiyonel sınıflandırmanın en önemli sakıncası art niyetli sporcuların sınıflandırmacıyı yanıltabilmesidir.
Her iki sistemde de sonucu etkileyebilecek bir takım faktörleri göz önünde bulundurmak gerekmektedir. Bu etkenlerin bağlıcalar spasife, yüzeysel ve derin duyu kayıpları ortez ve protezler, deformiteler ve sporcunun geçirdişi ameliyatlardır. Bu faktörlerin sportif performans? değişik derecelerde etkilemesi mümkündür. Örneğin spasife genellikle sporcuyu olumsuz yönde etkiler ve bazı hareketlerin yapılmasına olanaksız hale getirir. Buna karşın bazı sporcular spastisiteyi bir avantaj olarak kullanmasın? öğrenebilmektedirler. T? basketbolunda ve bazı yüzme branılarına spastik gövde kasları sporcuya avantaj kazandırabilmektedir. Duyu kayıplarının düzeyi ise spastisiteye göre sportif performansa çok daha fazla belirleyici rol oynamaktadır.
Özellikle pozisyon duyusunun sağlan olmasını sporcu için avantajdır. Bu itibarla anatomik sınıflandırma duyu seviyesi klasmanı belirleyici en önemli kriterlerden biri olmaktadır. Duyunun sağlam olduğu sakatlık gruplarında örneğin polio ve kas hastalıklarına bağlı zayıflıklarda sporcular uygun destek ve bireyler sayesinde 7yürümeyi başardıkları halde duyu bozukluşunun olduğu omirilik yaralanmalı paraplejiklerde bu mümkün olamamaktadır.
Duyunun sağlan olması özellikle basketbol ve masa tenisinde önemli avantaj kazandırmakta, yüzme ve teknik atletizm branılarında bu avantaj azalmakta, atıcılık, okçuluk sporlarında ise fazla önemi kalmamaktadır. Sporculardaki deformiteler ve geçirdişi ameliyatlar, anatomik sınıflandırmayı güçleğtirmektedir.
Dişer taraftan anatomik tanımlara tam uymayan sakatlık seviyeleri de zaman zaman büyük karşı?klıklara yol açabilmektedir. Örneğin komple olmayan tetraplejik bir sporcunun değerlendirilmesi ciddi sorunlar yaratabilmektedir. Aynı şekilde çeşitli kasları değişik derecelerde etkilenmiş polio sekelleri kas hastalıkları ve multipi sklerozlu ataksik hastaların sınıflandırılmasında aynı zorluklarla karşılaşılmaktadır.

Dişer taraftan çok aşır derecedeki sakatlar ve bunun tersine anatomik olarak kusur sayılmayacak minimal sakatlığı olanların yarışmalara kabul edilip edilmemesi konularında ciddi görü? ayrılıkları ortaya çıkabilmektedir. Tüm bu sakıncaları gidermek ve sporcular arasında daha objektif bir değerlendirme yapabilmek amacıyla uzun süren tartışmalar sonunda fonksiyonel sınıflandırmanın daha uygun olduğu kanısına varılmış ve T? basketbolundan başlayarak dişer spor branılarında da uygulamaya konmuştur.
Fonksiyonel sınıflandırmanın amacı, oyuncunun o spor branıındaki eğitim ve beceri düzeyi ne olursa olsun, temel fonksiyonlardaki eksikliklere göre sınıfın belirlenmesidir. 1992 Barselona Paralimpik oyunlarından itibaren fonksiyonel sınıflandırma sistemi, tüm branılarda geçerli sistem olarak kabul edilmiştir.
Fonksiyonel sınıflandırmanın amacı, fiziksel kapasite ile yarı?abilirlik arasındaki ilişkiyi ortaya koymak ve yarı?anlar arasında en ideal eğitlişi sağlanacaktır. Çok sayıda sınıfların oluŞu, tüm engelli sporcuları aynı gruba sokmadaki zorluktan kaynaklanmaktadır. 1992 Barselona Paralimpik Oyunları Organizasyon Komitesi (COOB92), bu oyunları yalnızca bir sosyal rehabilitasyon nitelişinden çıkarıp, üst düzeyde sportif bir olay şeklinde değerlendirme kararı almıştır. Buna göre 1992’den itibaren yapılacak sınıflandırmalarda Şu hususlara dikkat edilmesi kararlaştırılmıştır.

1) Fonksiyonel sınıflandırmanın takdimi,
2) Benzer sakatlığı olan ve yarışma performans? birbirine yakın olan farklı sınıflardaki sporcuların gruplandırılması,
3) Fazla katılım olmayan spor branılarının iptal edilmesi,
4) Paralimpik oyunlar olarak kabul edilen 16 spor branı? için ayrı sınıflandırma cetvellerinin yapılması.

Tüm spor branılarında yeterli sayıda sporcunun katılmasın? sağlamak amacıyla, 4
uluslar arası federasyon, 6 yarışmacıdan daha az sporcunun katıldığı spor karşılaşmalarının yapılmaması konusunda görü? birliğine varılmıştır.
Bu sınıflandırmalar yalnızca 4 uluslar arası federasyon tarafından onaylanan yarışma sınıflarını kapsamaktadır. Yeni geliştirilen fonksiyonel sınıflandırma sisteminin asıl amacı ise 21. yüzyıla girerken, engellilerin topluma uyumunu ve kabulünü gerçekleştirebilmektedir .

KAYNAKÇA:CLASSIFİCATION
GUIDELIZES PRINCIPLES OF CLASSIFACATION .

tuna

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir