Edebiyat Kulübü

durak

  • Bu konu 0 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son 18 yıl önce tuna tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #17802 Yanıtla
    tuna
    Katılımcı

    Mevsimler geçer, yeni ağaçlar doğar bu ormana. Çam kokusu sönerse de, rüzgar sesi kalır boğlu?a. Bende tükendi seni yazan kalemler. Kurudu kanayan çarıafların göz yaşları zamanla, mistik güçlerin günlük yansısı küstü yıllara usulca. Birden bire fışkırsa da kimi zaman, çoşunlukla unutuldu göğe bakan gözlerimdeki parıltılar. Çekim eklerine buladım satırlarda geçmişi birer birer. Çabaladıkça kısaldı adımlar, derken durdu seslerim parmaklarımda. Sakinleğiverdi denizin görüntüde kalan taraf?, ve sonra durdum ben. Durdum, karşısında durdum, tüm değerlerimin denizine doğru.

    Sonra hatırlıyorum da, seni soğukta öpmek güzeldi. Rüzgar değildi soğukta titreten beni. Ü?üyordum evet, çoğu zaman acı çekerdi ellerim. Fakat soğukta yaşamla dans ettiğimi hatırlarım, güneşin tazelişini hissettiren anlardı. Çıplaklı?ından üşüyor gibiydi ruhum, serserilişimin mutlu günleriydi. Kartlı telefonlar vardı, bir de kartım vardı hiç yanımdan ayırmadığım. Cebimde koca bir umut vardı geleceğe, bir de kırmızı kalemim vardı, çocuksu cesaretimden kalan. K??lar soğuk olurdu, soğukta öpmek güzeldi seni. Ufak parmaklarının arasında ?sınırdım kar ya?ınca beyaz her yol koca beyaz her görüntü arasında senin avuçlarında sevgi dolu koca bir boşluk tek satırın son kelimesi belki de son her zaman en iyi soğuk senden kalan bir son ve o son soğukta öpmek güzeldi seni.

    Zaman garipti bir zamanlar. Bir grup gençtik, kaybolanlar kulübü gibi her şeyi ortaya koyabilen ama hiçbir şeyi kaybetmek istemeyen. Bir minibüs hatırlarım, Ankara’nın yükseklerine doğru tırmanırken içimden çıkan yalanların camları buharlara bozduğu mavi minibüs. O çıktıkça ben indişimi hatırlarım, arkamdan “ya?a” diye iten sanal ellerin sahte gölgeleri oyun yapardı zihnimi kaybettiğim anlarda. Aylarca geçen günlerde senin bile kabul edebildişin ama benim hala anlayamadığım içsel boğluşun ne denli cani olabileceğini öğrenecek kadar büyümemiştim ben hala bir çocuk, heyecandan doğan duygusal kararların çarpık yaşantısına dönük suratım kirli çünkü çok ağlattım acımasız kollarım sırf bir hayali kucaklarken bıraktım seni yalnız kendi iyilişimi düşündüm ama çabaladım girme o kırmızı dükkana diye çok yalvardım. Sen uyurdun da ben kısa perdenin kapatamadığı camın altında kalan boşluktan bakardım. Kim bilir nereye bakar, neleri görürdüm. Bir ben değilim, garipti işte o zamanlar eksik sevgimin düşsel varlığını kanıtlamaya az mI uğraştım, kurtulamadı diyorlarmış kulaktan kulaşa, ne acı, ne yazık ki kurtarıc? olmak gerekliydi ve yağmuru başlatacak biri değildin ki sen beni endişelere bo?duşunda bile takabildim cesaretin maskesini titreyen suratıma lanet bir gün baktığını, gerçekten baktığını hissedemedim. Ben sende yenemedim kendimi.

    Şimdi zaman düzensizlişe ağlar gibi. Bana açılmış kucakları bir kenara itme yarısının son haddinde karşılaştığım bir tek güzel var ki o da adadığım yıldız kadar uzak ve uzaklara aldırmayığımın nedeni belki de unuttuğum sevginin canlı hissi başlayan soğuk günler hep beklemenin kıstığı ???k gibi karanlığa kavuşturuyor beni. Ayın gücü var anlatımlarında daha önce hiç görmedişim belki de göremedişim bir dansı var henüz basitlişe susamamış bir yankı var kararlarında. En önemlisi sonuçlarda hep gizem hep bir belirsizlik var eskiden hatırladığım Şu peğinden koşturan hislerin bir miktar kaynaşı gibi aor içime gevrek olgular parça parça saçılıyor derinlerdeki tozları tekrar savuruyor havaya ve açığa çıor güzel anlar tekrar yaşam buluyor sende. Çaşımızın nadiri diyorum ben sana, aslında benim çaşımın tek ender bulunmuşunu buluyorum. Bir türlü zaptedemesem de her defasında yaklaşan yağmur bulutunun altına doğru koşuyorum ?slat beni diye çekinmeden ve samimi bir şekilde. Yalnızlı?ın? kıskanıyorum, benimkini ise fazla buluyorum sana ince kolların taşıyamaz bu yükü diyorum. Sende imkansız bir şeyleri yapabileceğimi mi gördüm ben yoksa gene ben miyim kendimi kandıranı Otele bakalım uçuruma doğru satırları, belki ben düşerim, belki sen, belki de beraber düşeriz.

    Riskler alınmaz oldu gene kesinci ve sağlamc? adımlar iz bırakmıyor yollarda. Halbuki daha savurmalıyım elimde ne varsa daha da hissettirmeliyim belki de yokoluşlarından doğacak rahatsızlığı. Sadece BİR GÜN yaşamak güzel. Ne fazlası ne eksişi bir günü yaşayabiliyorsan ne mutlu derim hep öğütler bir gün için tüm kararlar bir güne ait tüm çıkarımların limiti bir gün yasaklanmış her şeyin tüketilebileceği kadar özgür bir gün hep yetti bana bundan sonra da hep yeter. Ne ardımda bıraktığım izler ne gelecekte adımlarımın yerleğeceği çukurlar, hepsini unutup sadece yeni doğan bu gün tüm detaylarıyla yaşayacaşım tek güzellik bana.

    Aycan ARICAN

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
Yanıtla: durak
Bilgileriniz: