Hüzün Sanatı
Kırdım kapıyı. Seslenişimin sana satılmış bir yama olmasını oldukça yadırgar Şu halim. Çevremi kaplayan bu pis sızıntının yarası bende miş Gerçekten görebilmiş miydiniz gözlerimden? Yoksa kompleks bir seçim miydi hatamız? gideren o aldatı. Aldatıl, ya da sıyrıl o kamufle derinden. Hiç görmek istememekle, daima görmek istemek arasında atmaya mI çalışıyorsun kalbimı YaŞama. Çek fotografın? Şu Doğuşundan acıyan et parçasın? o zaman. Kimine göre lezzet bu. Sıradanlık belirtisi, ardından saflı?ın yegane biçimsellişi ile süslenen ince düşünülmüş bir senaryo. Ne dedin? Bu gün gömülmesi gereken ben miyimı Toprak istemem, kokuşmak isterim özgürce. Hapsetmeyin görünmeze. Çocuklar gülsün isterim, kabul zamanıyla tanı?sınlar isterim hep hayallerimde. Olsa, ah bir olsa isterim hep, bakarken denize sabah. Derinlere kadar yüzüp, kendi çaresizliğime yenilerek ölmek daha mI adil. Adalet sadece bir isim İstanbul’da tanıdığım, oduncu. Ve o bile adil değil keserken odunları. Kesilmeyi tercih eden odunlar olsaydı, sorar mIydım sence, kesilmemek ister misin diyeğ Yok etmek daha kolay ve ilksel bir karar. Çekinim zor, görüntünü düşününce daha da zor. Bitim ya da başlam değil kasıtlı olarak üzerine titredişim. Sadece bir kaç göz yaşı keğişin gözünden akmasın? hayal ettiğim.
Kollarım taşımak zorunda olduğum bir aşırlık mış Kazandığıma değmeyen kaybettiklerim miş Alçak kelimelerle kandırılamayacak olduğumun bilincine sizde vardınız umarım.
Balkonun karşısındaki parkta kendi kendimi izlerken dalmışım. Bir kaç hafta önce (2 hafta 4 gün 43 dakika 1 saniye önce) uzaktan gördüğüm şeyin hayalini canlandırıyor beynim. Gözlerim görmeye utançla küsmüş, sırtımdan iten sanal elin bile çaresiz ısısına yenildişimi hatırlıyorum. Yabanc?ydın, ve bu kadar uzaktan ben hiç bu kadar istememiştim bir şeyi. Hiç göremedişinde aşk hissetmiş miydimı Ko?arak geliyorum sana, orda dur yalvarıyorum, bir kaç dakikalığına, dur! Ayakkabılarımı bile giyinmeden fırladım evden, merdivenleri inmek yıllar sürdü, yolu kısaltmak için feda ettim acıyı, çalı çırpıdan koşarak, hatta uçarak geliyorum bekle.
Lanet kanı görmek zorunda mIyımı Bir kere olsun ve hiç olmasın başka istemiştim halbuki. Sana dur derken bir yandan ne kadar değerli olduğunu anlayıp dikkatli olman gerektişini de düşünmüştüm. Oysa benden haberdar bile değildin ki. “06 EG 315” hayallerimle beraber benden bir parçayı da öldürdün. Ruhunu tam kalbinden ellerimle söküp, onu bir pislik içine hapsedicem. Ve bunu herkeze göstermek için rüyalarına giricem insanların. Saçlarını yakıp kokusunu uzaya saçabilmek istiyorum. Öyle ki seni kendi annenin ölüsü üzerinde çiftleğtirirken fotoğraflamak ve guinnesse rekorlar kitabında yayınlatmak istiyorum. Seni, lanet olası seni değil aslında kendimi bitmiş hissetmek istiyorum. Bitiyor olduğumu, düştüğümü…
Aycan ARICAN