Edebiyat Kulübü
Kısa hikayeler, yazılar, cümleler, kehanetler, yazı yazmak isteyenler.
Küçük iskender-Kerem ile Şule Ayrılık Senfonisi
- Bu konu 0 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son 16 yıl 2 ay önce
tuna tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
tunaKatılımcıAyrılık senfonisi bitmektedir. Orkestra şefi -ki
İstanbuldur,yaşlanmıştır artık. kerem,şuleyi bir gece
zorla Salacak’a götürür. Saatlerce kıpırdamadan otururlar. Martılar vardır. Hepsi de budur…kerem: yalnız bende değil yalnızlık hali;
deniz de karanlık, gökyüzü de
bir acayip, kuşların hali…şule: efendim?
kerem: orhan veli den!..
şule: -susar. büyülü bir rozet takmıştır yakasına
kerem: türkçenin o patlak gözlü aptal bakışlı
sarkık dudaklı sözcükleri
sümüklerini çekiyor olacak bir kenarda
biz ayrılırken…şule: sen bir şairsin, sen bir insansın
biraz inançsın kerem, inançsızlığın orta yerinde!
sonra.. garip bir hırsla saklanansın
edip cansever in elinde kurbağayla katledildiği
meserret otelinde!kerem: konuşma! yeter! şule! vururum! sus! yeter!
tanrım! utkuların sahaflar çarşısındayım
tanrım! bu gerçek üstü bedenimle
ikilemlerin karşısındayım..
tanrım! ne kadar iyimserim ne kadar da budala
şule! yetiş! vuracağım seni! sus! yeter! namusum
yoksul! ağrım sonsuz! sende yoksun artık şule! kimse
yok! yokoluş okullarındayım ”belki”den
beklemelihayat diyor ki: oğlum kerem!
sen önüne dek gidip durmalısın
ölüm, seni, yanına yaklaşamadan
acısından küstahlaşarak
seyretmeli..şule: fakat
bu sakat
ve hadım ve yanlız adamlar
-ki sende onlardansan eğer
bir gün
-örneğin
özgün bir eylül!
karamsar veya
karmakarışıkmışsın varsay
aşıkmışsın ki meğer!..
ölgün bir seher
çarpaçarpa kırıp dağıtırken göğü
soylu, tozlu bir yolun
sonuna getirecektir hepimizi
orada bulacağız boylu boyunca yatan
toprağın bileklerinde yumru yürekler gibi atan
o harikulade kısa öyküyü:fiiller sandılar ki
büyük cümlelerde
yüklemlere girer girmez adam oldular
oysa onlar çoktaaaan anlamlara ihanetten
sözlüklerde idam oldular!kerem: sen tenimdeydin, terimdeydin, terimlerimdeydin
şule!
benimdin, benim olan derinimdir!
elimdeki bu tabanca-
ki beni bir tek o
merhamete boğabilir sanıyorum
kim bilir-
sanki bilnçlenmiş, aşka gelmiş dev bir karınca
gibi
göğsüne eritilmiş kokinalar taşıyacak birazdan
çerçevesiz bir güneş yapıştıracak alnına sahici
coşkulu,uykulu ve çalıntı hasta bir yazdan!
sen! beni terk etmenin mors alfabesi
sen! beni, seslerle aldatmanın canlı hevesi
sen! ağzın kurak bir nisandır
davranışların ” pepino di capri” psikolojisi
sen! hapishane avlusu omuzlarınla
sürekli dinçsin. biz, farkındaysan ,sürekli güçlüyüz..
birincisi beklentiler, bir sen, bir de ben! kıpkırmızıyız…
kımız gözlerimizle hayata gözcü bir üçlüyüz!
sen! hey! kurşunumun kadını!
vuracağım seni şule! ah ulan, vuracağım seni bu gidişle
ve inan olsun -inadına
parmaklarımı parçalaya parçalaya
parmak çocukların kaderlerine yazacağım adını!
otuziki dişiyle birlikte kıracağım esareti
ah şule! bir tanem! bin tanem! gitme! kal!
benimkisi yanlız aslanın çürük cesaretişule: durma! çek tetiği!
ben kendi kendimi gömerim gerekirse..
mezarım! taştan! yüreğim! mermer!
gölgelerin içinden sıyrılıpta gelen
ruhumdur, icarus tur…
vur beni! durma! yoksa küçülürüm!
yaşantım! bakir! onurum! aşkınla seferber!
namluların
uğrunda kaldırılıpta indirildiği insanlar
deyyustur!kerem: konuşma! yeter! şule! sus! vururum! sus! yeter!
bir kuş uçar, bir kuş uçar, bir kuş uçar…uçabilr!
ve bir kuş, isterse, mavinin her tonunda
yine doyasıya sevinçli ve özgür(anla!)
şaşmadan
toyca kanat açabilir!..şule: kerem
ayrılmalıyız!
dön bir an ve hiçbir şey söyleme!..
”biz kahredilen bir neslin malıyız!!”kerem: bu hangi komik neden
bu hangi budanan dudak hangi eflatun yüzden
sanki hep bir acılanmanın yüzünden, ha?
yitirilen eldivenler,atkılar, parkalar,yitirilen anılar
uzak evlerde bırakılan dostlar,gülüşmeler,kitaplar
kirli tabaklar, kirli küllükler, kirli fıkralar
kirli sevgiler, kirli aldatmacalar ve içki şişeleri
ve vestiyerlerde unutulan bir şemsiye, bir nüfus cüzdanı
unutulan bir başkaldırı. biraz kırsal bir sevda
biraz kılcal bir anlam. sorarım
bu hangi iğreti neden, kimden, kahrolasıca!
fallar mı açtın, burçlar mı söyledi, ne?!
muzır bir kahkahaya dönüşecek sonacı
çığ
son
acı
çığ
lık!şule: ayrılık: bir tür isyan -sabırsız
bir tür, ihtilal olma tutkusu
yine, yürümek bir tür ayaksız
bir tür, ayaksız ayağa kalkma arzusu
ayrılık: düşün ki: bir tür, sonbahardır
düşlerin vardır
yağmursuz, çamursuz ıslanmak, kirlenmek
biçiminde!
yine, bir tür, sinirlenmek
sevdaların bitiminde
sıkarken elini uğrunda hayatını verebileceğin kişinin
ve ümit yaşar dan ‘ayrılanlar için”
kıpır kıpırken kulaklarında
dolaşmak! dolaşmak! dolaşmak kendinle
kıllı bir kadın memesini andıran istanbul sokaklarında!kerem:
fntezi takar yakasına kerem
gece yarısıdır. hece yarısı. yas yarısı.
”hoşçakal,beni ara. kendine iyi bak”lar
ortalarında kırılıverir,kanı akar harflerin
imla kuralları infaz yasası olur, bu az çokta galiba
faşizmin aşina yarası. sevinç yarası. haz yarası.
mecazdı bizim beyazımızdaki. damlara damlayakalan
ay ışığı ve yarım ben bırakılmanın alışkanlığı!
kimliksiz!
ayrılık mıdır nedir o cinayetlere atılan suç
ayrılık mıdır nedir, hayırdır, huzursuzluğu utancın
her nasılsa, ayrılık
artık sünnettir, farz değil. kolay değil gözlerin..
ve gözlerin yeşil ve diri bir dil olur içimde birden
üçüncü tekil şahıslıktır beni özleyen yarın
kalkmak için beni bekleyen otobüsler ,trenler, gemiler
velakin yolculuk, şimdilik, pek tekin birşey değil!
bir kuş uçar, bir kuş uçar, bir kuş… düşebilr
yalandır! yalan! yalan ulan, yalandır!
BEN GÖRDÜM. kuşlar acemi ve kör olabilir
ama asla nankör fln değil!şule:
ayrılık bir tür isyan- sabırsız
düşün ki: bir tür, sonbahardır..kerem:
matematiği sevmeyen çocuklar sevdim ben
kimsenin adını bilmediği, kimsenin adını çözemediği
geometri problemlerinde…
gül suyunda yıkanmış, yakasına gül ağacı takmış
kadınlar sevdim ben!silahını kaldırır) şuleeee!
şuleee!
-kendini vurur!…
keremin iç cebinden bir diş fırçası çıkar. aşağıdaki şiir bu diş fırçasına sarılıdır.
DE GÜLÜM
de gülüm! de ki: ela bir günde geleceğim
istanbul darmadağın olacak, saçlarım
darmadağın. hepsi, darmadağın!
üzülme gülüm! toparlanacağız, birlikte,
ayağada kalkacağız, yürüyeceğiz de gülüm
hemde çelikten toprağını dele dele hayatın!de gülüm! de ki: bitmiştir umut, bitmiştir
sevgi, bitmiştir güven!
güven bana gülüm
sana bitmemişliği öğretecek, tattıracaktır
hasretten- hakikatten- ten değiştiren yüzüm!
göreceksin gülün! bekle!
hırslarımız, acılarımız gitgide ihanetlere
hainlere ,ezilmelere alışacak..
göreceksin- sevinçten ağlayacaksın gülüm- ki
işte o vakit bana -doğrudur!
şair olmak, seni sevmek pek çok yakışacak!bak! şiirler var, mektuplar var, çocuklar var
sokaklar var, kediler!
inan bana gülüm, ölüm yok birtek! ölüm yok bize!
ölüm inananlar için sessizce
kara kaplı kitaplardan çıkartılacak..
artık hiçbir insan, hiçbir kavga ve hiçbirimiz
bu dünyada, yapayalnız, umarsız kalmayacak!…son kısımdan alıntı
-
YazarYazılar
