Bozuk bir mızıkayla kötü bir şarkı çalıyorum
Ayıplasınlar beni hayatım kadar saçmalıyorum
Ben bu ne idüğü belirsiz kalemle susuyorum
Bu ne dediği belirsiz şiiri yazıyorum
Bu yollar beni parçalıyor, ikilere ayırıyor
Şehirde çoğalıyorum her damlayla ıslak
Eski mendiller arıyorum
( mendiller dedemin arka cebinden çıkarlardı
direncin kokusuyla kırışmış
bir ihtiyar gibi bakarlardı )
Yeni yollardan yürüyorum, yeni yüzlere bakıyorum
Tüm sevgililerimi seviyorum kırık bir ayna gibi
Bakıyorlar yüzüme
Ben diyorum ben yani ben
“bütün bunları acı olsun diye yaşadım”
Acı beni varediyor, iliklerime kan akıtırken
Bir çırpıda sevişirdik, kuşlar haber alırlardı
Aklıma güzel bir kalem geliyor, beyaz bir kağıt
( kalem, babamın gömlek cebinden çıkardı
en kötü kağıdı, buruşuk pis bir kağıdı
öğretmen yazısıyla yıkardı )
Turfanda acılar için sıraya giriyorum
Süren bir yaz var dışarda
Birileri kağıtlara isimler yazıyor telaşla
Adım haytalarla anılıyor, küllerini yiyen bir anka mıyım
Beni bekleyenler var ama ben anahtarlarımı kaybettim
( anahtar annemin çantasından çıkardı
bütün gerekli kapıları açardı ilginçtir
sonra gider bulaşıklarını yıkardı )
AĞUSTOS 2001
Gürel Ormancı