Edebiyat Kulübü
Kısa hikayeler, yazılar, cümleler, kehanetler, yazı yazmak isteyenler.
sessizce
- Bu konu 0 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son 18 yıl önce
tuna tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
tunaKatılımcıMerhaba, tanı? benimle. Kimsin sen? Tamam sus. Bilmiyorum ben artık. Az önce gitti boşluk. Güven bana, yalan söylüyorum sana. Mükemmel hata yaparım bu konuda. Öğrendim ama az önce unuttum hepsini. Haykırsana suratıma, herkez duysun benden başka. Sen kaç Şimdi, gidiyorum ben, sessizce.
Çoğu zaman yuttuktan sonra yakar boşaz?mı. Birıeylere açım ben belli ki herkesden farklı bir şeylere açım ve doyamayacaşım belli ki. Avuçlarımdan taşıyor isteklerimdeki kararsızlık, atsan bir türlü atmasan bir türlü adımlar. Eğer uçabiliyor olsaydım, kanatlarım olsaydı mesela, yükselirdim göklere. Dokunmak isterdim yakıcı güneşin çocukluğumdan kalan basitlişine. Sonra o yükseklikten görmek isterdim seni. Kapatırdım kanatlarımı, düşerdim. Düşerdim o yükseklikten ruhunun ulaşamadığım derinlişine izinsizce. Kabul edebilirim işledişim bu suçtan idam edilmeyi. Oradan göklere bakar gözlerim, kimileri anlar nedenini, arka plandaki kimileri.
Devrik binalar arasından sarho? yürüyordu. Kızıl gök yüzü a?lıyordu onunla. Yoruluyor her adımda, kırılıyor kirpikler dökülüyordu gürültüyle. Korunmasız kalan gözler saldırıya açık kaderlerini kabullenmiş gibi çökmüş. Zoraki rahatsızlığın teklifleri çarpıyor kapılarına bir yandan. Nerede olduğunu göremeyen birilerini sevmek zor geliyor bana. Kararsızlıkla alinan kararların gölgesinde huzursuz bir müzişin bitişini tahmin etmeye çalışmak gibi, umut vermez bu sokak ona, bu yürüdüşüm sokak söndürür yanan umutlarını, sessizlişe boşar Bölenleri ay akIşına hapseder beni de onun gibi.
Mutluluk sabır ister. Çaba ister kimi zorluklar. Bitmez bazı müzikler, sonsuza çınlar kulaklarında kalan nameler. Barza müzikler sessiz çalar. Onlar da elbet biter. Paylaşımın tükenir, katı bir ben posası kalır geriye. Derken gözyaşlarım bile ağlar eksilen herşey için, alçalır gözlerimden ağlayan damlalar. Yere düşmeden havada kapsalar, genede iade edemezler, iade edilemez tek şeydir belkide. Değiştir günün kanalın?, yeni bir maskeyle çık sahneye, sabahları yıka geceden kalanları, aç kalkanlarını güneğe, bırak elindekileri ne yararı oldu ki, eğil yeni bir avuç toprağa.
Bilmiyorum, hiç bilmiyorum nasıl girilir sizin bahçenize sevgili bayan. Sadece anlattıklarınızla hayal etmiştim güzellişini. Kandırılabiliyorum ben, oldukça acımasızca yapılıyor kimi zaman bana. Bu yüzden kararsız gözlerim hayallerimde geziye çıkmayı tercih ediyor çoğu zaman. Kirletmek istemiyorum başkalarının bahçesindeki güzel çiçekleri. Anlattığınız kadar varsa girer girmez solan menek?elerin sorumlusu olmak istemiyorum. Suçlanmak istemiyorum ölümlerden artık. Katil değilim ben sevgili bayan, sadece katledildim bir zamanlar. O zamanlar kayboldu anlamlar, yokoldu insanlar, caddelerimde boşaldı sokaklar. Herıeyi vermiştim bu yüzden kalmadı anılarda yaşayanlar. Cesur yeni bir dünya kuramadım, denemeye fırsat bile bulamadan yeni bir darbe aldım. Bilmiyorum, belki de asla bilemeyeceğim sevgili bayan, davet edilmedikçe girmeyeceğim bundan sonra itilmeden hareket etmeyeceğim.
Bu yüzden sihirle başlamalı birıeyler başladığı kabul edilecekse. Tahmini şeyler değil, belirsizlik Doğurmalı varsayımların tükenişini. Aptal olunmalı anlamamak için ama bir aptal olmalıyım o an için, tam bir aptal.
Anlamıyor kimse benim için. Hızlı mI tükettim bu hakk?mış Yoksa duyamayacak kadar uzakta mIyımı Ya da oldukça yakında fakat içten ağlayan bu şansımı kaçırmak üzere miyimı Duymuyor mu yoksa kulaklarım, köreldi mi alg?larımı Anlamıyor kimse benim için. Hızlı mI tükendim bu hakkım için?
Öyleyse sen, uyan, uyur gibi olan. Kalabalıkta tıpkı benim gibi yalnız kalmış olan, öyle olduğunu sanan. Yakınlarıma dü?en adımlar var hissettiğim bir yabancı var yaklaşan. Yaklaştığım biri var, çatlaklar var kabuğumda. Bilinçsizliğimin artan gelişiminde kaybolan yırtık bir dalga görüyorum, yıkanı?ın yaklaştığı ana doğru. Soğuk suda donarak uyanmayı hatırlıyorum da, tıpkı yaz günü yalnız kaldığımda uyandığım kabusların ertesi gibi soğuk olduğu kadar içsel bir deprem gibi Islaklığın bitişinden geriye kalan tam olarak hiçbir şey. Her şeyin tam tersi koca bir boşluk algİsal bir hata insanın bilinç altında olmayan her şeyin korkusu. Pornografik bir çıplaklık gibi hiçlik abidesi oluveriyor karşımda insanlar. Ne yaşayacak bir anlam bırakırlar, ne ölecek bir nedeni anımsatırlar. Boğluk doldurur içimi. Karamsarlı?ın düşümleri hiçlikte çözülür bir okyanusta çözülmeyi beklerken yokluşun sadelişi emer ruhumu içine. Harcadığın yılların gölgesi büyür duvarlarda, sonra gölgelerle bürünür karanlığa beyaz duvarlar. Uykuda mIyım, gene çıkamıyor muyum bu paradoksun yorucu süzülüşünden zekasal hiçlişimeğ Boşaltmaya çalışmıyorum kelimelerin içlerini, anlamsızlaştırmıyorum zaten yükleyemediklerimi. Bilmeye gerek yok, anlamaya lüzum yok, sadece hissetmelisiniz kaybediyorum kontrolü, eriyor yüzümdeki cesur maskem. Uyan lanet olası, tanrı aşkına uyan, uyuyor sonsuza ruhum soğuktan, dalıyor kirli hayallere. Büyüyor delik, dü?ecekmişim gibi dengesiz bu çok derin yükseklik.
Beni lanet bu yere getirenlere lanet olsun. Eziyorum onları yerlerde, suratlarını çiziyorum derin yaralarla, oyuyorum gözlerini yuvalarından, söküyorum yararsız kalplerini yerinden, kırıyorum kemiklerini teker teker, çünkü bitmiyor, gömüp gittiler içime, tükenmiyor bu acı, terkettiler arkalarına bakmadan, hiç bir iz bırakmadan geride. Bir iz bırakmadan geride.
Bitecek her şey sesizce, ?aşıracak doğan her güneğ sabaha. Çözümsüzlerin çözümsüzü, bana dü?en çözmek, bu hayatı temelden düzmek. Yudum yudum içmek değil acıyı dikmek kana kana bitirmek gerek. Aynı onlar gibi bir miras bırakmak gerek, en az bana bırakılan gibi bir acı gerek, adil olmak hatta onlardan daha cömert olmak fazlasıyla iade etmek ve sonsuza kadar silemeyecekleri bir yerlere bırakmak gerek. Son olarak, başka çarem yoktu demek gerek ve olmadığına inandırmak gerek…
Sessizce gitmek gerek…
-
YazarYazılar
