Castello Normanno-Svevo: Bari’nin Normanlardan Rönesans’a Uzanan Kalesi

Güney İtalya’nın Puglia bölgesinin başkenti Bari’de, eski şehrin dar sokaklarının hemen kenarında, geniş bir hendekle çevrili, masif kuleli bir kale yükselir. Castello Normanno-Svevo, adını tarihinde önemli rol oynayan iki hanedandan, Normanlardan ve Svevya ya da Hohenstaufen hanedanından alır.

Kaynaklara göre kale, on ikinci yüzyılda Normanlar tarafından kurulmuş ve on üçüncü yüzyılda II. Friedrich döneminde yeniden inşa edilmiştir. On altıncı yüzyılda ise Aragonlu Isabella ve kızı Bona Sforza döneminde zarif bir Rönesans konutuna dönüştürülmüştür.

Bugün kale, Puglia’nın Romanesk heykel sanatına ait alçı kopyalarının sergilendiği ilginç bir galeriye ve geçici sergilere ev sahipliği yapar. Bu yazıda kalenin tarihini, mimarisini, Bari’nin eski şehrini ve ziyaret bilgilerini anlatıyoruz.

Castello Normanno-Svevo, Bari
Castello Normanno-Svevo, Bari (Görsel: GattoCeliaco, CC BY-SA 4.0)

Castello Normanno-Svevo Hakkında Genel Bilgiler

Castello Normanno-Svevo, Bari’nin tarihi merkezi olan Bari Vecchia’nın batı kenarında, katedrale ve San Nicola Bazilikası’na kısa bir yürüme mesafesinde yer alır. Kale, dörtgen bir plana sahiptir ve çevresi geniş bir hendekle çevrilidir.

Kalenin iç kısmında, II. Friedrich dönemine ait yamuk biçimli bir çekirdek yapı bulunur. Bu yapının köşelerinde kuleler yer alır. Kaynaklara göre bu çekirdeğin çevresine, on altıncı yüzyılda köşelerinde mızrak ucu biçimli burçlar bulunan yeni bir sur sistemi eklenmiştir.

Kalenin içinde, Gipsoteca adı verilen bir alçı kopya galerisi yer alır. Kaynaklara göre bu galeride, Puglia’daki Romanesk katedrallerin ve kiliselerin heykel ve süslemelerinin alçı kopyaları sergilenir. Bu kopyalar, bölgenin ortaçağ sanatını tek bir yerde görmek için eşsiz bir fırsat sunar.

Kale, bugün İtalya Kültür Bakanlığı’na bağlı bir müze olarak hizmet verir ve zaman zaman sanat sergilerine ve kültürel etkinliklere ev sahipliği yapar.

Konum ve Çevre

Bari, Adriyatik Denizi kıyısında, Puglia bölgesinin ortasında yer alır. Şehir, kaynaklara göre Güney İtalya’nın en önemli liman şehirlerinden biridir ve tarih boyunca Doğu ile Batı arasında önemli bir köprü olmuştur.

Koordinatlar: 41.129° K, 16.8669° D
Google Haritalar’da Castello Normanno-Svevo

Kaleden birkaç dakikalık yürüyüşle Bari Vecchia’nın labirent gibi dar sokaklarına girilir. Bu sokaklarda, San Sabino Katedrali, San Nicola Bazilikası ve sayısız küçük kilise yer alır. Kalenin kuzeyinde ise Bari’nin sahil yürüyüş yolu ve eski limanı bulunur.

Bari, aynı zamanda Puglia’nın diğer güzelliklerini keşfetmek için ideal bir başlangıç noktasıdır. Polignano a Mare, Monopoli, Alberobello, Trani ve Castel del Monte, Bari’den kolayca ulaşılabilecek yerler arasındadır.

Castello Normanno-Svevo surları
Castello Normanno-Svevo surları (Görsel: GattoCeliaco, CC BY-SA 4.0)

Kalenin Tarihi

Castello Normanno-Svevo’nun ilk yapısı, kaynaklara göre 1132 yılında Norman kralı II. Roger döneminde inşa edilmiştir. Bu ilk kale, sonraki yıllarda yıkılmış ve uzun süre harap halde kalmıştır.

On üçüncü yüzyılda Kutsal Roma İmparatoru II. Friedrich, kaleyi yeniden inşa ettirmiştir. Kaynaklara göre yeniden yapım çalışmaları 1233 ile 1240 yılları arasında gerçekleşmiştir. Friedrich döneminde kale, imparatorun Puglia’daki önemli yapılarından biri haline gelmiştir.

On altıncı yüzyılda kale, Aragonlu Isabella ve onun kızı Bona Sforza’nın mülkü olmuştur. Kaynaklara göre Bona Sforza, daha sonra Polonya Kraliçesi olmuş ve hayatının son yıllarında Bari’ye dönmüştür. Bu dönemde kale, Rönesans zevkine göre yeniden düzenlenmiş ve zarif bir saray konutuna dönüştürülmüştür. Kalenin dış surları da bu dönemde inşa edilmiştir.

Sonraki yüzyıllarda kale, farklı amaçlarla kullanılmış ve zaman zaman cezaevi ve kışla olarak hizmet vermiştir. Yirminci yüzyılda yapılan restorasyonlarla kale, müze olarak düzenlenmiştir.

Kalenin Mimarisi

Castello Normanno-Svevo’nun mimarisi, farklı dönemlerin izlerini bir arada taşır. Kalenin iç çekirdeği, II. Friedrich döneminin sade ve güçlü mimarisini yansıtır. Bu bölümde, yamuk biçimli bir avlu ve onu çevreleyen salonlar yer alır. Kaynaklara göre avlunun bazı kapı ve pencerelerinde, Friedrich döneminin zarif taş süslemeleri görülür.

Kalenin dış surları ise on altıncı yüzyılın kale mühendisliğini yansıtır. Mızrak ucu biçimli köşe burçları, döneminin yeni ihtiyaçlarına göre tasarlanmıştır. Bu burçlar, kaleye dışarıdan bakıldığında masif ve heybetli bir görünüm kazandırır.

Kalenin girişi, hendek üzerindeki bir köprüden geçilerek yapılır. Kaynaklara göre bu köprü, eskiden asma köprü olarak kullanılıyordu. Kalenin avlusunda yer alan Rönesans dönemine ait merdiven ve loggialar, kalenin saray dönemine dair ipuçları verir.

Castello Normanno-Svevo burçları
Castello Normanno-Svevo burçları (Görsel: GattoCeliaco, CC BY-SA 4.0)

Gipsoteca: Alçı Kopya Galerisi

Castello Normanno-Svevo’nun en ilginç bölümlerinden biri, Gipsoteca adı verilen alçı kopya galerisidir. Kaynaklara göre bu galeri, yirminci yüzyılın başlarında kurulmuş ve Puglia’daki Romanesk yapıların heykel ve süslemelerinin alçı kopyalarını bir araya getirmiştir.

Galeride, Trani, Bitonto, Ruvo di Puglia, Altamura ve bölgenin diğer kasabalarındaki katedrallerin kapı süslemeleri, sütun başlıkları, kabartmalar ve heykellerin kopyaları sergilenir. Bu kopyalar, ziyaretçilere Puglia’nın ortaçağ sanatını yakından ve ayrıntılı biçimde inceleme fırsatı sunar.

Gipsoteca, aynı zamanda bu eserlerin belgelenmesi ve korunması açısından da önemlidir. Kaynaklara göre bazı özgün eserler zamanla hasar gördüğü için, bu kopyalar onların özgün hallerine dair değerli bir kayıt niteliği taşır. Galeriyi gezdikten sonra Puglia’nın Romanesk katedrallerini ziyaret etmek, eserleri özgün yerlerinde görmek için harika bir fırsattır.

Bona Sforza: Bari’den Polonya’ya Bir Kraliçe

Castello Normanno-Svevo’nun tarihindeki en ilginç isimlerden biri, Bona Sforza’dır. Kaynaklara göre Bona, 1494 yılında doğmuş ve gençliğinin bir bölümünü Bari’deki bu kalede geçirmiştir. Annesi Aragonlu Isabella, kaleyi bir Rönesans sarayına dönüştürmüş ve burada zarif bir saray yaşamı kurmuştur.

Bona, 1518 yılında Polonya Kralı I. Zygmunt ile evlenerek Polonya Kraliçesi olmuştur. Kaynaklara göre Bona, Polonya’da İtalyan Rönesans kültürünün yayılmasında önemli bir rol oynamış ve İtalyan mutfağının bazı unsurlarını, özellikle sebzeleri Polonya’ya tanıttığı aktarılır.

Hayatının son yıllarında Bona, Bari’ye dönmüş ve burada vefat etmiştir. Kaynaklara göre Bona’nın görkemli mezar anıtı, bugün San Nicola Bazilikası’nda bulunur. Bu hikaye, Bari ile Polonya arasında yüzyıllardır süren özel bir bağı simgeler.

Castello Normanno-Svevo genel görünüm
Castello Normanno-Svevo genel görünüm (Görsel: GattoCeliaco, CC BY-SA 4.0)

San Nicola Bazilikası

Bari’nin en önemli yapısı, eski şehrin kalbinde yer alan San Nicola Bazilikası’dır. Kaynaklara göre bazilika, 1087 yılında Myra’dan, yani bugünkü Antalya’nın Demre ilçesinden Bari’ye getirilen Aziz Nikolaos’un kutsal emanetlerini barındırmak için inşa edilmiştir. Aziz Nikolaos, Noel Baba figürünün ilham kaynağı olarak da bilinir.

Bu bağlantı, Bari ile Türkiye arasında ilginç bir tarihi köprü oluşturur. Aziz Nikolaos, dördüncü yüzyılda Myra’da piskopos olarak yaşamış ve cömertliğiyle tanınmıştır. Demre’deki Aziz Nikolaos Kilisesi ile Bari’deki bazilika, bu ortak hikayenin iki önemli durağıdır.

Bazilika, Puglia Romanesk mimarisinin en önemli örneklerinden biri olarak kabul edilir. Sade beyaz taş cephesi, iki yanındaki kuleler ve zarif iç mekanı, ziyaretçileri etkiler. Kaynaklara göre bazilikanın kriptası, hem Katolik hem de Ortodoks hacılar tarafından ziyaret edilen önemli bir mekandır.

Bari Vecchia: Eski Şehir

Bari Vecchia, şehrin tarihi merkezidir ve kaynaklara göre bir yarımadanın üzerine kurulmuştur. Eski şehrin dar ve kıvrımlı sokakları, beyaz taş evler, küçük avlular ve sayısız kiliseyle doludur. Bu sokaklarda yürürken, bir labirentin içinde kaybolmuş gibi hissedebilirsiniz.

Bari Vecchia’nın en sevimli geleneklerinden biri, Arco Basso adı verilen sokakta kadınların evlerinin önünde el yapımı orecchiette hazırlamasıdır. Kaynaklara göre bu kadınlar, her gün masalarını sokağa kurar ve kulak biçimli küçük makarnaları büyük bir ustalıkla şekillendirir. Bu manzara, Bari’nin en çok fotoğraflanan sahnelerinden biridir.

Eski şehrin bir diğer önemli yapısı, San Sabino Katedrali’dir. Kaynaklara göre bu katedral de Puglia Romanesk mimarisinin güzel örneklerinden biridir ve gül penceresiyle dikkat çeker.

Castello Normanno-Svevo hendeği
Castello Normanno-Svevo hendeği (Görsel: Peppuccietto, CC BY-SA 4.0)

Bari Mutfağı

Bari mutfağı, Puglia’nın sade ve lezzetli mutfak geleneğini yansıtır. Bölgenin en ünlü yemeği, orecchiette’dir. Bu kulak biçimli makarna, genellikle şalgam filizi ya da domates sosuyla servis edilir.

Focaccia barese, Bari’ye özgü kalın ve yumuşak bir ekmektir. Kaynaklara göre bu focaccia, üzerine domates, zeytin ve zeytinyağı konularak pişirilir ve şehrin fırınlarında her gün taze olarak satılır. Panzerotti ise içi domates ve mozzarella ile doldurulmuş kızarmış hamur işleridir ve sokak lezzetlerinin en sevilenlerinden biridir.

Sgagliozze adı verilen kızarmış polenta dilimleri de Bari’nin eski şehrinde satılan geleneksel bir atıştırmalıktır. Deniz ürünleri de Bari mutfağında önemli bir yer tutar; şehrin limanında taze balık ve deniz ürünleri satılır. Tatlı tarafında ise bademli kurabiyeler ve mevsimine göre taze incir öne çıkar.

Castello Normanno-Svevo girişi
Castello Normanno-Svevo girişi (Görsel: Ysogo, CC BY-SA 4.0)

Ziyaret Bilgileri

Castello Normanno-Svevo, genellikle haftanın büyük bölümünde ziyaretçilere açıktır. Kaynaklara göre bazı günlerde kale kapalı olabilir; bu nedenle ziyaretten önce güncel bilgileri kontrol etmek önemlidir.

Kaleye giriş ücretlidir. İtalya’daki devlet müzelerinde olduğu gibi, ayın ilk pazar günü ücretsiz giriş uygulaması olabilir. Kaleyi ve Gipsoteca’yı gezmek için yaklaşık bir ila bir buçuk saat yeterlidir. Geçici sergiler varsa bu süre uzayabilir.

Kalenin bazı bölümleri merdivenli olduğundan, hareket kısıtlılığı olan ziyaretçilerin önceden bilgi alması faydalıdır. Yaz aylarında Bari oldukça sıcak olabileceğinden, kaleyi sabah erken saatlerde ziyaret etmek önerilir.

Kaleye Nasıl Gidilir

Bari’ye ulaşmanın en kolay yolu uçaktır. Bari Karol Wojtyła Havalimanı, kaynaklara göre Puglia’nın en işlek havalimanlarından biridir ve Türkiye’den mevsime göre doğrudan veya aktarmalı uçuşlarla ulaşmak mümkündür. Havalimanından şehir merkezine trenle ya da otobüsle yaklaşık yirmi dakikada ulaşılır.

Bari Centrale tren istasyonundan Castello Normanno-Svevo’ya yürüyerek yaklaşık yirmi dakikada ulaşılabilir. Şehir içi otobüsler de kale yakınlarında durur. Bari’nin tarihi merkezinde araç kullanmak zor olabileceğinden, yürüyüş ve toplu taşıma tercih edilmelidir.

Bari limanı, kaynaklara göre Adriyatik’in önemli yolcu limanlarından biridir ve Yunanistan, Arnavutluk ve Hırvatistan’a feribot seferleri düzenlenir.

Hangi Mevsimde Gitmeli

İlkbahar ve sonbahar, Bari’yi ziyaret etmek için en uygun dönemlerdir. Bu mevsimlerde hava ılıman olur ve eski şehrin sokaklarında yürümek son derece keyiflidir.

Yaz aylarında Bari oldukça sıcak olabilir. Ancak yaz, aynı zamanda Puglia’nın plajlarının en canlı olduğu dönemdir. Kaynaklara göre mayıs ayında düzenlenen Aziz Nikolaos Festivali, şehrin en önemli etkinliklerinden biridir ve bu dönemde şehir, geçit törenleri ve denizdeki tekne alaylarıyla canlanır.

Kış aylarında Bari genellikle ılıman geçer. Aralık ayının başında kutlanan Aziz Nikolaos günü de şehirde özel etkinliklerle anılır.

İtalya Seyahati İçin Genel Bilgiler

İtalya, Schengen bölgesinde yer alır; Türkiye’den gidecek ziyaretçilerin büyük çoğunluğu için Schengen vizesi gerekir. Başvuruyu seyahat tarihinizden yeterince önce yapmak, randevu yoğunluğu nedeniyle yaşanabilecek gecikmelerin önüne geçer. Para birimi avrodur ve şehirlerde kartla ödeme yaygın olsa da küçük kasabalarda, otoparklarda ve pazar tezgahlarında nakit bulundurmak işinizi kolaylaştırır.

Ülkede tren ağı oldukça gelişmiştir. Büyük şehirler arasında hızlı trenler çalışır, bölgesel trenler ise küçük kasabalara ulaşmayı sağlar. Bölgesel tren biletlerini binmeden önce istasyondaki makinelerde doğrulatmak gerekir; aksi halde ceza ile karşılaşılabileceği belirtilir. Kırsal bölgelerdeki kalelere ulaşmak için ise çoğu zaman araç kiralamak en esnek yoldur.

Pek çok tarihi kent merkezinde ZTL adı verilen sınırlı trafik bölgeleri bulunur. Bu alanlara izinsiz araçla girmek kameralar tarafından tespit edilir ve ceza sonradan adresinize gönderilebilir.

Müzeler ve tarihi yapılar genellikle pazartesi günleri kapalı olabilir. Ziyaret planınızı yaparken resmi sayfalardan güncel saatleri kontrol etmek en sağlıklısıdır.

Fotoğraf İçin En İyi Noktalar

Castello Normanno-Svevo’nun en güzel fotoğrafları, kalenin çevresindeki meydanlardan ve hendeğin kenarından çekilir. Bu açılardan kalenin köşe burçları ve masif duvarları, etkileyici bir görüntü oluşturur.

Bari Vecchia’nın dar sokakları, Arco Basso’da orecchiette hazırlayan kadınlar ve San Nicola Bazilikası’nın beyaz cephesi, şehrin en fotojenik noktaları arasındadır. Bari’nin sahil yürüyüş yolundan ise eski şehrin silüeti ve deniz bir arada fotoğraflanabilir.

Çocuklarla Ziyaret

Castello Normanno-Svevo, hendeği, kuleleri ve büyük avlusuyla çocukların ilgisini çekebilecek bir kaledir. Gipsoteca’daki heykel kopyaları arasında hayvan figürlerini ve fantastik yaratıkları aramak, çocuklar için eğlenceli bir oyun olabilir.

Bari Vecchia’nın dar sokaklarında orecchiette yapan kadınları izlemek de çocuklar için keyifli bir deneyimdir. San Nicola Bazilikası’nı ziyaret ederken çocuklara Noel Baba’nın hikayesini anlatmak, gezinize ayrı bir anlam katar.

Castello Normanno-Svevo avlusu
Castello Normanno-Svevo avlusu (Görsel: C.R.A.P APOLLO, CC BY-SA 4.0)

Çevrede Görülecek Yerler

Polignano a Mare, Bari’nin yaklaşık otuz kilometre güneyinde, denize dik inen kayalıkların üzerine kurulmuş beyaz bir kasabadır. Kaynaklara göre kasabanın Lama Monachile adlı küçük koyu, Puglia’nın en çok fotoğraflanan yerlerinden biridir.

Alberobello, Bari’nin yaklaşık bir saat güneyinde yer alan ve konik çatılı trulli evleriyle ünlü bir kasabadır. Kaynaklara göre Alberobello’nun trulli evleri, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alır. Monopoli ise beyaz taş evleri, limanı ve deniz kenarındaki kalesiyle bilinen bir başka sahil kasabasıdır.

Trani, Bari’nin kuzeyinde, denize sıfır konumdaki beyaz taştan katedraliyle ünlüdür. Kaynaklara göre Trani’de de II. Friedrich döneminden kalma bir kale bulunur. Castel del Monte ise Bari’den yaklaşık bir saatlik mesafededir.

Nerede Kalınır

Bari’de konaklamak için en uygun bölgeler, Bari Vecchia ve şehrin modern merkezi olan Murattiano mahallesidir. Bari Vecchia’da kalmak, eski şehrin atmosferini yakından yaşamanızı sağlar. Murattiano ise geniş caddeleri, mağazaları ve lokantalarıyla daha canlı bir ortam sunar.

Bari, Puglia’nın diğer güzelliklerini keşfetmek için ideal bir merkezdir. Şehirde kalarak Polignano a Mare, Alberobello, Monopoli ve Trani gibi yerlere günübirlik geziler yapmak mümkündür.

Castello Normanno-Svevo iç mekan
Castello Normanno-Svevo iç mekan (Görsel: Ysogo, CC BY-SA 4.0)

Videoda Gezinti

Castello Normanno-Svevo ayrıntı
Castello Normanno-Svevo ayrıntı (Görsel: Ysogo, CC BY-SA 4.0)

II. Friedrich ve Puglia

II. Friedrich, kaynaklara göre Puglia’yı imparatorluğunun en sevdiği bölgelerinden biri olarak görmüştür. İmparator, bu bölgede pek çok kale, av köşkü ve saray inşa ettirmiş ya da yeniden düzenletmiştir. Bari, Trani, Barletta, Gioia del Colle ve Castel del Monte, bu yapıların en bilinen örnekleri arasındadır.

Kaynaklara göre Friedrich, Puglia’nın geniş ovalarını ve ormanlarını doğancılık tutkusu için ideal bir alan olarak görmüştür. İmparatorun doğancılık üzerine yazdığı ünlü eser, bu tutkunun en güzel kanıtıdır.

Bari’deki kale, Friedrich’in Puglia’daki kale ağının önemli bir halkasıydı. Kalenin iç çekirdeğinde, imparatorun döneminden kalma zarif taş süslemeleri görmek, onun sanat ve mimariye verdiği önemi anlamaya yardımcı olur.

Pratik İpuçları

Kaleyi sabah erken saatlerde ziyaret edin ve ardından Bari Vecchia’nın sokaklarında dolaşın. Arco Basso’da orecchiette yapan kadınları izlemek için sabah ya da öğleden önce gidin. San Nicola Bazilikası’nın kriptasını ziyaret ederken sessiz ve saygılı olun. Bari’yi Puglia’nın diğer kasabalarına günübirlik geziler için üs olarak kullanın.

Sık Sorulan Sorular

Castello Normanno-Svevo’yu gezmek ne kadar sürer? Yaklaşık bir ila bir buçuk saat yeterlidir. Gipsoteca nedir? Puglia’nın Romanesk heykellerinin alçı kopyalarının sergilendiği bir galeridir. Bari ile Türkiye arasında nasıl bir bağ vardır? Kaynaklara göre Aziz Nikolaos’un kutsal emanetleri, 1087 yılında Myra’dan, bugünkü Demre’den Bari’ye getirilmiştir.

Aziz Nikolaos’un Hikayesi

Aziz Nikolaos, kaynaklara göre dördüncü yüzyılda Likya bölgesindeki Myra şehrinde, yani bugünkü Antalya’nın Demre ilçesinde piskopos olarak görev yapmıştır. Cömertliği, yoksullara yardım etmesi ve çocuklara olan sevgisiyle tanınan Nikolaos, ölümünden sonra Hristiyan dünyasının en sevilen azizlerinden biri haline gelmiştir.

Kaynaklara göre 1087 yılında Bari’den gelen denizciler, Aziz Nikolaos’un kutsal emanetlerini Myra’dan alarak Bari’ye getirmiştir. Bu olay, Bari’nin tarihinde bir dönüm noktası olmuş ve şehir, kısa sürede Avrupa’nın önemli hac merkezlerinden biri haline gelmiştir. San Nicola Bazilikası, bu kutsal emanetleri barındırmak amacıyla inşa edilmiştir.

Aziz Nikolaos’un hikayesi, sonraki yüzyıllarda Avrupa’nın farklı bölgelerinde farklı biçimlerde yaşamıştır. Kaynaklara göre Hollanda’da Sinterklaas adıyla anılan bu figür, daha sonra Amerika’da Santa Claus, yani Noel Baba figürüne dönüşmüştür. Bu nedenle Bari ve Demre, dünya çapında tanınan bu figürün kökenine dair önemli iki şehirdir.

Bari’yi ziyaret eden Türk gezginler için bu bağlantı özel bir anlam taşır. Demre’deki Aziz Nikolaos Kilisesi ile Bari’deki San Nicola Bazilikası, iki ülke arasında yüzyıllardır süren ortak bir mirası simgeler.

Aziz Nikolaos Festivali

Bari’de her yıl mayıs ayının başında düzenlenen Aziz Nikolaos Festivali, kaynaklara göre şehrin en önemli ve en renkli etkinliğidir. Festival, kutsal emanetlerin 1087 yılında Bari’ye gelişinin yıldönümünü anmak amacıyla düzenlenir.

Festival boyunca şehirde büyük geçit törenleri yapılır. Kostümlü katılımcılar, tarihi olayları canlandıran gösteriler sunar ve Aziz Nikolaos’un heykeli, denizde bir tekne alayıyla taşınır. Kaynaklara göre bu tekne alayı, festivalin en etkileyici anlarından biridir ve binlerce kişi sahilden bu manzarayı izler.

Festival döneminde Bari’yi ziyaret etmek, şehrin ruhunu en yoğun biçimde yaşamanızı sağlar. Ancak bu dönemde şehrin çok kalabalık olacağını ve konaklama için önceden plan yapmanız gerektiğini unutmayın.

Puglia’nın Romanesk Katedralleri

Puglia, kaynaklara göre İtalya’nın en zengin Romanesk mimari mirasına sahip bölgelerinden biridir. On birinci ve on üçüncü yüzyıllar arasında bölgede inşa edilen katedraller, kendine özgü bir üslupla Apulya Romanesk’i olarak adlandırılır. Bu üslup, Norman, Bizans, Arap ve Lombard etkilerinin bir araya gelmesiyle oluşmuştur.

Trani Katedrali, denize sıfır konumu ve beyaz taş cephesiyle bu üslubun en çarpıcı örneklerinden biridir. Bitonto Katedrali, zarif süslemeleri ve kabartmalarıyla dikkat çeker. Ruvo di Puglia’daki katedral ise gül penceresi ve cephesindeki figürlerle bilinir. Altamura Katedrali, II. Friedrich döneminde inşa edilmiş ve sonraki yüzyıllarda genişletilmiştir.

Castello Normanno-Svevo’daki Gipsoteca, bu katedrallerin süslemelerinin kopyalarını bir arada sunarak, bölgeyi gezmeden önce bir ön izleme yapma fırsatı verir. Galeriyi gezdikten sonra bu katedralleri birer birer ziyaret etmek, Puglia’nın ortaçağ sanatını yerinde görmek için harika bir rota oluşturur.

Bari’nin Sahil Yolu

Bari’nin sahil yürüyüş yolu, kaynaklara göre İtalya’nın en uzun sahil yollarından biridir. Lungomare adı verilen bu yol, eski şehrin kenarından başlayarak şehrin güney kesimine kadar kilometrelerce uzanır. Yol boyunca on dokuzuncu ve yirminci yüzyıldan kalma zarif binalar, palmiye ağaçları ve deniz manzarası eşlik eder.

Akşam saatlerinde Lungomare, Bari halkının yürüyüş yaptığı, bisiklet sürdüğü ve deniz kenarında oturduğu canlı bir alana dönüşür. Eski limanın yakınında, balıkçıların sabahları taze deniz ürünlerini sattığı küçük bir pazar da kurulur.

Castello Normanno-Svevo’yu ve Bari Vecchia’yı gezdikten sonra Lungomare boyunca yürüyüş yapmak, günü güzel bir biçimde tamamlamanızı sağlar. Gün batımında denizin renk değiştirmesini izlemek, Bari’deki en huzurlu anlardan biridir.

Normanlar ve Güney İtalya

Normanlar, kaynaklara göre on birinci yüzyılda Kuzey Fransa’daki Normandiya’dan gelerek Güney İtalya’ya yerleşmiş ve kısa sürede bölgenin büyük bölümünü kontrol altına almıştır. Robert Guiscard ve kardeşi Roger, bu sürecin en bilinen isimleridir.

Norman döneminde Güney İtalya ve Sicilya, Latin, Yunan ve Arap kültürlerinin bir arada yaşadığı bir bölge olmuştur. Bu kültürel çeşitlilik, bölgenin mimarisine ve sanatına derin izler bırakmıştır. Bari’deki San Nicola Bazilikası ve Puglia’nın Romanesk katedralleri, bu dönemin en önemli eserleri arasındadır.

Bari’deki kalenin ilk yapısı, Norman kralı II. Roger döneminde inşa edilmiştir. Kaynaklara göre II. Roger, Sicilya Krallığı’nın kurucusu olarak bilinir ve Palermo’daki sarayında farklı kültürlerden bilginleri ve sanatçıları ağırlamıştır.

Normanlardan sonra bölge, Hohenstaufen hanedanının yönetimine geçmiştir. Kalenin adındaki Svevo kelimesi, bu hanedanın kökenini oluşturan Svevya bölgesine gönderme yapar.

Kışın Bari

Kış aylarında Bari, ılıman iklimi sayesinde yürüyüş ve gezi için uygun bir şehir olmaya devam eder. Kaynaklara göre Puglia’nın kışları, Kuzey İtalya’ya göre çok daha yumuşak geçer ve güneşli günler sık görülür.

Aralık ayının başında, Aziz Nikolaos günü Bari’de özel etkinliklerle kutlanır. Bu dönemde San Nicola Bazilikası’nda özel törenler düzenlenir ve şehir, Noel süslemeleriyle canlanır. Kış aylarında kalenin ve müzelerin kalabalıktan uzak bir ortamda gezilmesi de mümkündür.

Gezi Öncesi Hazırlık

Bari’ye gitmeden önce II. Friedrich, Normanlar ve Aziz Nikolaos’un hikayesi üzerine kısa bir okuma yapmak, şehirde gördüklerinizi daha anlamlı kılar. Castello Normanno-Svevo’nun açılış günlerini ve geçici sergilerini önceden kontrol etmek önemlidir. Puglia’nın diğer kasabalarını da ziyaret etmeyi planlıyorsanız, tren ve otobüs bağlantılarını önceden incelemeniz önerilir.

Polignano a Mare’ye Günübirlik Gezi

Bari’nin yaklaşık otuz kilometre güneyinde yer alan Polignano a Mare, kaynaklara göre Puglia’nın en etkileyici sahil kasabalarından biridir. Kasaba, denize dik inen kayalıkların üzerine kurulmuştur ve beyaz taş evleri, dar sokakları ve deniz manzaralı teraslarıyla ziyaretçileri büyüler.

Kasabanın en ünlü noktası, Lama Monachile adlı küçük bir koydur. Kaynaklara göre bu koy, iki yanındaki yüksek kayalıklar ve turkuaz suyuyla Puglia’nın en çok fotoğraflanan yerlerinden biridir. Koyun üzerinden geçen eski bir Roma köprüsü de manzaraya ayrı bir güzellik katar.

Polignano a Mare, aynı zamanda ünlü İtalyan şarkıcı Domenico Modugno’nun doğduğu kasabadır. Kasabanın sahil yolunda, kollarını açmış bir duruşla tasvir edilen heykeli bulunur. Bari’den trenle yaklaşık yarım saatte Polignano’ya ulaşmak mümkündür.

Alberobello’nun Trulli Evleri

Bari’nin yaklaşık bir saat güneyinde yer alan Alberobello, kaynaklara göre konik çatılı, beyaz badanalı trulli evleriyle dünya çapında tanınan bir kasabadır. Bu evler, harçsız olarak üst üste konulan kireçtaşı bloklardan inşa edilmiştir ve masalsı bir görünüme sahiptir.

Kaynaklara göre Alberobello’nun trulli evleri, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alır. Kasabanın Rione Monti ve Aia Piccola mahallelerinde, yüzlerce trullo yan yana sıralanır. Bazı trulli evlerinin çatılarında, beyaz boyayla çizilmiş semboller ve işaretler görülür.

Alberobello’yu ziyaret ettikten sonra yakındaki Locorotondo, Cisternino ve Martina Franca gibi beyaz kasabaları da gezmek, Itria Vadisi’nin büyüleyici atmosferini yaşamanızı sağlar.

Aragonlu Isabella ve Rönesans Sarayı

On altıncı yüzyılın başlarında Castello Normanno-Svevo, kaynaklara göre Aragonlu Isabella’nın mülkü olmuştur. Isabella, Napoli Kralı II. Alfonso’nun kızı ve Milano Dükü Gian Galeazzo Sforza’nın eşiydi. Eşinin ölümünden sonra Bari Dükalığı’nı yönetmiş ve kaleyi zarif bir Rönesans sarayına dönüştürmüştür.

Isabella döneminde kalenin iç mekanları yeniden düzenlenmiş, salonlar süslenmiş ve kale, sanatçıların ve aydınların buluştuğu bir kültür merkezi haline gelmiştir. Kaynaklara göre bu dönemde kalede müzik, şiir ve tiyatro etkinlikleri düzenlenmiştir.

Kalenin dış surları da bu dönemde, yeni kale mühendisliği anlayışına uygun olarak inşa edilmiştir. Köşelerdeki mızrak ucu biçimli burçlar, bu dönemin en belirgin izleridir. Isabella’nın kızı Bona Sforza da gençliğini bu sarayda geçirmiş ve burada aldığı Rönesans eğitimi, onun daha sonra Polonya’daki etkisini şekillendirmiştir.

Bari Limanı ve Doğu ile Bağlar

Bari, kaynaklara göre tarih boyunca Doğu Akdeniz ile Batı Avrupa arasında önemli bir köprü olmuştur. Şehrin limanı, ortaçağda Kudüs’e giden hacıların ve Doğu ile ticaret yapan tüccarların uğrak noktasıydı.

Bu konum, Bari’nin kültürüne ve mimarisine derin izler bırakmıştır. Bizans, Arap ve Norman etkileri, şehrin kiliselerinde, sokak düzeninde ve geleneklerinde hala hissedilir. Bugün de Bari limanı, Yunanistan, Arnavutluk ve Balkanlar’a giden feribot seferleriyle bu köprü rolünü sürdürmektedir.

Trani ve Kıyıdaki Katedral

Bari’nin yaklaşık kırk kilometre kuzeyinde yer alan Trani, kaynaklara göre Puglia’nın en zarif sahil kasabalarından biridir. Kasabanın simgesi, denize sıfır konumda yükselen beyaz taştan katedraldir. Bu katedral, Puglia Romanesk mimarisinin en çarpıcı örneklerinden biri olarak kabul edilir ve yüksek çan kulesiyle uzaktan bile dikkat çeker.

Katedralin hemen yanında, II. Friedrich döneminde inşa edilmiş bir kale bulunur. Kaynaklara göre bu kale de Bari’deki gibi imparatorun Puglia’daki kale ağının bir parçasıydı. Kalenin içi bugün müze ve sergi alanı olarak kullanılır.

Trani’nin limanı, balıkçı tekneleri ve deniz kenarındaki lokantalarıyla canlı bir atmosfere sahiptir. Gün batımında limanın kenarında yürüyüş yapmak ve katedralin beyaz cephesinin altın rengine bürünmesini izlemek, Puglia’daki en güzel deneyimlerden biridir. Bari’den trenle yaklaşık yarım saatte Trani’ye ulaşmak mümkündür.

Orecchiette Yapan Kadınlar

Bari Vecchia’nın en sevilen sahnelerinden biri, Arco Basso adı verilen dar sokakta evlerinin önünde orecchiette hazırlayan kadınlardır. Kaynaklara göre bu kadınlar, sabah erken saatlerde masalarını sokağa kurar ve un ile suyu yoğurarak hazırladıkları hamuru, küçük bir bıçak ve başparmaklarıyla hızla kulak biçimli makarnalara dönüştürür.

Bu el ustalığı, nesilden nesile aktarılan bir gelenektir. Ziyaretçiler, kadınların çalışmasını izleyebilir, sohbet edebilir ve taze makarna satın alabilir. Bu sahne, Bari’nin gündelik yaşamının ve mutfak kültürünün en güzel yansımalarından biridir.

Fotoğraf çekmek isterseniz, kadınlara sormak ve onların çalışmasına saygı göstermek önemlidir. Bu küçük nezaket, deneyimi hem sizin hem de onlar için daha keyifli hale getirir.

Hendek ve Kalenin Çevresi

Castello Normanno-Svevo’yu çevreleyen geniş hendek, kalenin en dikkat çekici unsurlarından biridir. Kaynaklara göre hendek, kalenin kara tarafını korumak amacıyla kazılmış ve geçmişte deniz suyuyla doldurulabilecek biçimde tasarlanmıştır. Bugün hendek kurudur ve kalenin çevresinde yürüyüş yaparken masif duvarların yüksekliğini daha iyi algılamanızı sağlar.

Kalenin çevresindeki meydanlar ve yeşil alanlar, Bari halkının ve ziyaretçilerin buluşma noktalarıdır. Akşam saatlerinde kalenin ışıklandırılmış surları, meydanlarda oturanlara etkileyici bir manzara sunar. Kalenin çevresinde yapılacak kısa bir yürüyüş, yapının farklı dönemlerine ait duvarları ve burçları farklı açılardan görmenizi sağlar.

Castello Normanno-Svevo’dan ayrılırken, hendeğin üzerindeki köprüden geçip kaleye son bir kez bakmayı unutmayın. Normanların, II. Friedrich’in ve Rönesans kraliçelerinin izlerini taşıyan bu taş duvarlar, Bari’nin Doğu ile Batı arasındaki köprü rolünü yüzyıllardır sessizce anlatmaya devam ediyor.

Bari’de Bir Akşam

Akşam saatlerinde Bari Vecchia, şehrin en canlı yerlerinden birine dönüşür. Dar sokaklardaki küçük lokantalar masalarını dışarı kurar, meydanlar aileler ve gençlerle dolar ve San Nicola Bazilikası’nın beyaz cephesi akşam ışığında parlar. Bu saatlerde eski şehirde yürümek, sokak lezzetlerini tatmak ve yerel halkın gündelik yaşamına tanıklık etmek, Bari’deki en keyifli deneyimlerden biridir.

Gün batımından sonra Lungomare boyunca yürüyüş yapmak ve denizden esen serin rüzgarı hissetmek de akşamı tamamlamanın güzel bir yoludur.

Bari, Puglia’nın kapısı olmanın ötesinde, kendine özgü ruhu ve zengin tarihiyle her ziyaretçiyi etkileyen bir şehirdir. Castello Normanno-Svevo ise bu şehrin geçmişini en iyi anlatan yapılardan biridir. Kalenin taş duvarları arasında geçirilen birkaç saat, Güney İtalya’nın katmanlı tarihini anlamanıza yardımcı olacaktır.

Bu yüzden Bari’ye yolu düşen herkesin, eski şehrin kenarındaki bu kaleyi görmek için mutlaka zaman ayırması önerilir.

Kalenin avlusunda geçirilen sessiz anlar da bu ziyaretin en güzel hatıraları arasında yer alacaktır.

Bir Günlük Plan Önerisi

Sabah Castello Normanno-Svevo’yu ziyaret edin ve Gipsoteca’yı gezin. Ardından Bari Vecchia’ya geçerek San Sabino Katedrali’ni ve San Nicola Bazilikası’nı görün. Arco Basso’da orecchiette yapan kadınları izleyin.

Öğle yemeğinde orecchiette ve focaccia barese deneyin. Öğleden sonra Bari’nin sahil yürüyüş yolunda yürüyüş yapın ya da trenle Polignano a Mare’ye giderek kayalıkların üzerindeki beyaz kasabayı keşfedin. Akşam ise Bari Vecchia’nın canlı sokaklarında bir akşam yemeğiyle günü tamamlayın.

Neden Castello Normanno-Svevo’yu Görmelisiniz

Castello Normanno-Svevo, Normanlardan II. Friedrich’e, Aragonlu Isabella’dan Polonya Kraliçesi Bona Sforza’ya uzanan zengin bir tarihi barındıran etkileyici bir kaledir. Masif burçları, zarif iç avlusu ve Puglia’nın Romanesk sanatını bir araya getiren Gipsoteca’sıyla kale, Bari ziyaretinin vazgeçilmez duraklarından biridir.

Bari Vecchia’nın labirent gibi sokakları, San Nicola Bazilikası ve Puglia’nın lezzetli mutfağıyla birleştiğinde bu kale ziyareti, Güney İtalya gezinizin en zengin deneyimlerinden biri olabilir.

Kısaca Castello Normanno-Svevo

Konum: Bari, Puglia, İtalya. Yapım: 1132, II. Friedrich döneminde 1233-1240 arasında yeniden inşa. Öne çıkanlar: Hendek ve köşe burçları, II. Friedrich dönemi avlusu, Gipsoteca, geçici sergiler. Giriş: Ücretli. Ziyaret süresi: Bir ila bir buçuk saat.

Aynı Yolda

Bir İyilik

Dünyayı daha iyi yapmayan insan insan değildir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir