Castillo de San Marcos: Deniz Kabuğundan Örülmüş Florida Kalesi

Amerika Birleşik Devletleri’nin Florida eyaletinde, Atlantik Okyanusu kıyısındaki tarihî St. Augustine şehrinde, Matanzas Körfezi’ne bakan yıldız biçimli bir taş kale yükselir: Castillo de San Marcos. Kaynaklara göre 1672 ile 1695 yılları arasında İspanyollar tarafından inşa edilen bu kale, Amerika Birleşik Devletleri’nin ana karasındaki en eski taş kale olarak kabul edilir. Kalenin bulunduğu St. Augustine ise kaynaklara göre 1565 yılında kurulmuş ve ülkenin kesintisiz yerleşim gören en eski Avrupa kökenli şehri olarak bilinir.

Bu yazıda Castillo de San Marcos’un tarihini, deniz kabuklarından oluşan eşsiz “coquina” taşını, yıldız biçimli mimarisini, top gösterilerini, St. Augustine’in tarihî sokaklarını, deniz fenerini ve ziyaretle ilgili pratik bilgileri bulacaksınız.

İçindekiler

  1. Genel Bilgiler
  2. Konum ve Coğrafya
  3. Kalenin Tarihi
  4. Coquina: Deniz Kabuğu Taşı
  5. Yıldız Biçimli Mimari
  6. Top Gösterileri
  7. Kalenin Şapeli
  8. Şehir Kapısı
  9. St. George Caddesi ve Tarihî Merkez
  10. Katedral Bazilikası
  11. Flagler Mirası
  12. St. Augustine Deniz Feneri
  13. Fort Matanzas
  14. Ziyaret Bilgileri
  15. Ulaşım
  16. Hangi Mevsimde Gitmeli
  17. Yerel Mutfak
  18. Pratik İpuçları
  19. Seyahat Bilgisi
  20. Sıkça Sorulan Sorular
  21. Video
  22. Neden Görülmeli
  23. Aynı Yolda
  24. Timucua Halkı
  25. Fort Mose
  26. St. Augustine’de Bir Gün
  27. Fotoğraf İçin İpuçları
  28. Çocuklarla Ziyaret
  29. Hazine Filoları ve Gulf Stream
  30. Minorka Yerleşimcileri
  31. Aslanlar Köprüsü
  32. Konaklama
  33. Saygılı Bir Ziyaret İçin
  34. Kalede Gündelik Yaşam
  35. Değişen Yönetimler
  36. İspanyol Sömürge Evleri
  37. Anastasia Adası ve Plajlar
  38. Ne Giymeli
  39. Gece Işıkları ve Festivaller
  40. Kalenin Kapısı ve Köprüsü
  41. Koruma Çalışmaları
  42. Doğa ve Kuşlar
  43. Lightner Müzesi
  44. Korsan Hikâyeleri
  45. Akşam Saatlerinde Kale
  46. Kafeler ve Sokak Yaşamı
  47. Valinin Konutu
  48. Tabby ve Coquina
  49. Kısa Tarihçe
  50. Akılda Kalan Anlar
  51. Gezi Planı Önerisi
  52. Son Söz

Genel Bilgiler

  • Konum: St. Augustine, Florida, Amerika Birleşik Devletleri
  • Koordinatlar: 29.8978, -81.3115
  • Tür: Yıldız biçimli kıyı kalesi
  • Yapım: Kaynaklara göre 1672-1695
  • Statü: Ulusal Anıt, ABD Ulusal Park Servisi tarafından korunur
  • Öne çıkanlar: Coquina taşı duvarlar, burçlar, top gösterileri, St. Augustine’in tarihî merkezi, St. George Caddesi, deniz feneri

Konum ve Coğrafya

Castillo de San Marcos, kaynaklara göre Florida’nın kuzeydoğu kıyısında, St. Augustine şehrinin tarihî merkezinin hemen kuzeyinde yer alır. Kale, Matanzas Körfezi’nin kıyısında, Atlantik Okyanusu’ndan şehre girişi kontrol eden stratejik bir noktaya inşa edilmiştir. Kalenin önünde, Anastasia Adası ile kıyı arasında uzanan körfez ve onun ötesinde okyanus görülür.

St. Augustine’in iklimi, kaynaklara göre subtropikaldir: yazlar sıcak ve nemli, kışlar ise ılıktır. Palmiye ağaçları, yosunlarla kaplı meşe ağaçları ve okyanusun mavisi, şehrin ve kalenin çevresine kendine özgü bir atmosfer kazandırır.

Bölge, kaynaklara göre bataklıklar, tuzlu su kanalları ve kumlu bariyer adalarıyla zengin bir kıyı ekosistemine sahiptir. Bu doğal yapı, yüzyıllar boyunca şehrin savunmasında da önemli bir rol oynamıştır.

Castillo de San Marcos panoraması
Castillo de San Marcos panoraması (Görsel: “Jon Zander (Digon3)”, CC BY-SA 3.0)

Kalenin Tarihi

Kaynaklara göre St. Augustine, 1565 yılında İspanyol kâşif Pedro Menéndez de Avilés tarafından kurulmuştur. Şehir, İspanya’nın Florida’daki en önemli yerleşimi olmuş ve Karayipler’den İspanya’ya giden hazine filolarının rotasını korumak için stratejik bir öneme sahip olmuştur. Bu filolar, Florida kıyıları boyunca akan Gulf Stream akıntısını izleyerek Atlantik’i geçerdi.

Şehrin ilk savunma yapıları, kaynaklara göre ahşaptan inşa edilmiştir. Yaklaşık yüz yıl boyunca dokuz farklı ahşap kale inşa edilmiş, ancak bunlar zamanla çürümüş ya da tahrip olmuştur. Bu nedenle 17. yüzyılın sonlarında daha kalıcı bir taş kale yapılmasına karar verilmiştir.

Castillo de San Marcos’un inşasına, kaynaklara göre 1672 yılında başlanmış ve kale 1695 yılında tamamlanmıştır. İnşaat yaklaşık 23 yıl sürmüştür. Kale, sonraki yüzyıllarda İspanya, İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri arasında el değiştirmiş, ancak kaynaklara göre hiçbir zaman zorla ele geçirilmemiştir. 1924 yılında ulusal anıt ilan edilmiş ve bugün ABD Ulusal Park Servisi tarafından korunmaktadır.

San Pablo Burcu, Castillo de San Marcos
San Pablo Burcu, Castillo de San Marcos (Görsel: Juliancolton, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons)

Coquina: Deniz Kabuğu Taşı

Castillo de San Marcos’u eşsiz kılan en önemli özellik, kaynaklara göre inşasında kullanılan “coquina” adı verilen taştır. Coquina, milyonlarca küçük deniz kabuğunun ve mercan parçalarının zaman içinde sıkışarak taşlaşmasıyla oluşan yumuşak, gözenekli bir kireç taşıdır. İspanyollar bu taşı, yakındaki Anastasia Adası’ndaki ocaklardan çıkarmış ve körfezin karşısına sallarla taşımıştır.

Coquina’nın en ilginç özelliği, kaynaklara göre gözenekli yapısı sayesinde top güllelerini parçalamak yerine adeta “yutmasıdır”. Gülleler taşa çarptığında, duvarlar kırılıp dağılmak yerine gülleleri emer. Bu özellik, kalenin yüzyıllar boyunca ayakta kalmasında önemli bir rol oynamıştır. Kalenin duvarlarında bugün hâlâ, taşın içindeki küçük deniz kabuklarını yakından görmek mümkündür.

Castillo de San Marcos coquina duvarı
Castillo de San Marcos coquina duvarı (Görsel: Jon Zander (Digon3), CC BY-SA 3.0, Wikimedia Commons)

Yıldız Biçimli Mimari

Castillo de San Marcos, kaynaklara göre dört köşesinde ok ucu biçiminde burçlar bulunan, kare planlı bir yıldız kaledir. Bu tasarım, İtalyan ve İspanyol askerî mühendislerin geliştirdiği “bastiyonlu kale” sisteminin klasik bir örneğidir. Burçlar, kalenin her bir cephesinin yandaki burçlardan korunmasını sağlar ve kör nokta bırakmaz.

Kalenin dört burcu, kaynaklara göre İspanyol azizlerinin adlarını taşır: San Pedro, San Pablo, San Agustín ve San Carlos. Kalenin çevresi, geçmişte deniz suyuyla doldurulabilen bir hendekle çevrilidir. Kaleye giriş, hendeğin üzerinden geçen bir köprü ve ardından bir ravelin, yani kapıyı koruyan küçük üçgen bir tabya üzerinden yapılır.

Kalenin içinde, kaynaklara göre geniş bir avlunun çevresinde tonozlu odalar sıralanır. Bu odalar, depo, kışla, şapel ve cephanelik olarak kullanılmıştır. Kalenin üst katı ise topların yerleştirildiği geniş bir terastan oluşur. Bu terastan Matanzas Körfezi’ne, St. Augustine şehrine ve okyanusa uzanan muhteşem manzaralar görülür.

Castillo de San Marcos
Castillo de San Marcos (Görsel: Daniel Schwen, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons)

Top Gösterileri

Castillo de San Marcos’un en sevilen etkinliklerinden biri, kaynaklara göre belirli günlerde kalenin üst terasında yapılan top atışı gösterileridir. Bu gösterilerde, İspanyol askerî kıyafetleri giymiş canlandırıcılar, 18. yüzyıl tekniklerine göre bir topu doldurur ve ateşler. Gösteri sırasında komutlar İspanyolca verilir.

Kaynaklara göre topun gürültüsü körfezin üzerinde yankılanır ve ziyaretçilere İspanyol sömürge döneminin atmosferini yaşatır. Gösteri öncesinde canlandırıcılar, topların nasıl çalıştığını ve askerlerin günlük yaşamını anlatır. Gösteri programını ziyaret öncesinde kontrol etmek önerilir.

Castillo de San Marcos ve körfez
Castillo de San Marcos ve körfez (Görsel: “Jon Zander (Digon3)”, CC BY-SA 3.0, Wikimedia Commons)

Kalenin Şapeli

Kalenin tonozlu odalarından biri, kaynaklara göre askerlerin ibadet ettiği bir şapel olarak kullanılmıştır. Şapelin girişinin üzerinde, dini sembollerin yer aldığı bir oyma bulunur. Şapel, kalenin askerî atmosferi içinde manevi bir köşe oluşturuyordu.

Bugün şapel ve diğer odalar, kaynaklara göre kalenin tarihini anlatan sergilere ev sahipliği yapar. Bu sergilerde İspanyol döneminin silahları, üniformaları, haritaları ve gündelik eşyaları yer alır. Ayrıca kalenin farklı dönemlerinde burada yaşamış insanların hikâyeleri anlatılır.

Şehir Kapısı

Kalenin hemen güneyinde, kaynaklara göre St. Augustine’in tarihî şehir kapısı yer alır. 1808 yılında coquina taşından inşa edilen bu kapı, şehri çevreleyen eski savunma hattının bir parçasıydı. Kapının iki yanındaki taş sütunlar, bugün St. George Caddesi’nin başlangıcını işaret eder.

Kaynaklara göre bu kapı, St. Augustine’in en çok fotoğraflanan simgelerinden biridir. Kapıdan geçerek şehrin tarihî merkezine girmek, ziyaretçilere İspanyol sömürge döneminin dar sokaklarına doğru bir zaman yolculuğu yaptırır.

Castillo de San Marcos hendeği
Castillo de San Marcos hendeği (Görsel: “Jon Zander (Digon3)”, CC BY-SA 3.0, Wikimedia Commons)

St. George Caddesi ve Tarihî Merkez

St. Augustine’in tarihî merkezi, kaynaklara göre İspanyol sömürge dönemine ait dar sokakları, coquina taşından evleri, ahşap balkonları ve gölgeli avlularıyla dikkat çeker. Şehrin ana caddesi olan St. George Caddesi, yayalara açık, dükkânlar, kafeler, restoranlar ve müzelerle dolu canlı bir sokaktır.

Caddede yürürken, kaynaklara göre Amerika Birleşik Devletleri’nin en eski ahşap okul binası olarak bilinen yapıyı, İspanyol sömürge döneminden kalma evleri ve 18. yüzyıl yaşamını canlandıran açık hava müzelerini görebilirsiniz. Şehrin merkezindeki Plaza de la Constitución ise kaynaklara göre İspanyol kraliyet yasalarına göre düzenlenmiş eski bir meydandır.

Katedral Bazilikası

St. Augustine’in merkezindeki Plaza de la Constitución’un kenarında yer alan Katedral Bazilikası, kaynaklara göre 18. yüzyılın sonlarında inşa edilmiştir ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki en eski Katolik cemaatlerinden birine ev sahipliği yapar. Coquina taşından yapılan katedralin sade ama zarif cephesi ve çan kulesi, şehrin silüetinin önemli bir parçasıdır.

Katedralin içinde, kaynaklara göre renkli vitray pencereler, tavan resimleri ve şehrin İspanyol mirasını yansıtan dini sanat eserleri bulunur. Katedrali ziyaret ederken uygun kıyafetler giymek ve ayin saatlerine dikkat etmek önemlidir.

St. Augustine Katedral Bazilikası
St. Augustine Katedral Bazilikası (Görsel: Nheyob, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons)

Flagler Mirası

19. yüzyılın sonlarında St. Augustine, kaynaklara göre demiryolu ve otel girişimcisi Henry Flagler’in yatırımlarıyla lüks bir tatil şehrine dönüşmüştür. Flagler, şehirde İspanyol Rönesansı tarzında görkemli oteller inşa etmiştir. Bu otellerden Ponce de León Oteli, bugün Flagler Koleji’nin ana binası olarak kullanılmaktadır.

Kaynaklara göre bu bina, renkli vitrayları, süslü tavanları, kuleleri ve avlusuyla Amerika’nın en etkileyici 19. yüzyıl yapılarından biri olarak kabul edilir. Flagler’in bir diğer oteli olan Alcazar ise bugün Lightner Müzesi’ne ve şehrin belediye binasına ev sahipliği yapar. Rehberli turlarla bu binaların iç mekânlarını gezmek mümkündür.

St. Augustine Deniz Feneri

Matanzas Körfezi’nin karşısındaki Anastasia Adası’nda yer alan St. Augustine Deniz Feneri, kaynaklara göre 1874 yılında tamamlanmıştır. Siyah-beyaz spiral çizgileri ve kırmızı fener odasıyla bu fener, Florida’nın en tanınmış deniz fenerlerinden biridir.

Fenerin yaklaşık 219 basamaklı merdivenini tırmananlar, kaynaklara göre St. Augustine şehrinin, Castillo de San Marcos’un, Atlantik Okyanusu’nun ve çevredeki bataklıkların muhteşem panoramasıyla ödüllendirilir. Fenerin yanındaki eski bekçi evi ise bölgenin denizcilik tarihini anlatan bir müzeye dönüştürülmüştür.

St. Augustine Deniz Feneri
St. Augustine Deniz Feneri (Görsel: “Jon Zander(digon3)”, CC BY-SA 3.0, Wikimedia Commons)

Fort Matanzas

St. Augustine’in yaklaşık 23 kilometre güneyinde, kaynaklara göre Matanzas Körfezi’nin güney girişini korumak için 1740’larda inşa edilmiş küçük bir taş kale olan Fort Matanzas bulunur. Bu kale de Castillo de San Marcos gibi coquina taşından yapılmıştır ve şehre güneyden gelebilecek tehlikelere karşı bir gözetleme noktası olarak kullanılmıştır.

Fort Matanzas, kaynaklara göre bugün ulusal anıt olarak korunmaktadır ve ziyaretçiler kaleye küçük bir feribotla ücretsiz olarak ulaşabilir. Kalenin çevresindeki doğal alan, kumullar, bataklıklar ve zengin kuş yaşamıyla doğa severler için de ilgi çekicidir.

Ziyaret Bilgileri

Castillo de San Marcos, kaynaklara göre yıl boyunca her gün belirli saatlerde ziyaretçilere açıktır; bazı resmî tatillerde kapalı olabilir. Giriş ücretlidir ve bilet birkaç gün geçerlidir. Kaleyi rahatça gezmek, sergileri incelemek ve top gösterisini izlemek için en az iki saat ayırmak önerilir.

Kalenin üst terası ve bazı odaları, kaynaklara göre merdivenlerle ulaşılan alanlardır. Yaz aylarında kalenin taş avlusu ve terası oldukça sıcak olabileceği için sabah erken saatlerde ziyaret etmek daha rahat bir deneyim sunar. Güncel bilgileri ABD Ulusal Park Servisi’nin resmî kaynaklarından kontrol etmek iyi olur.

Ulaşım

St. Augustine’e ulaşım, kaynaklara göre genellikle Jacksonville Uluslararası Havalimanı üzerinden sağlanır. Havalimanından St. Augustine’e araçla yaklaşık 45 dakika ile bir saat arasında ulaşılır. Orlando’dan ise araçla yaklaşık iki saatlik bir yolculukla gelinebilir.

Şehrin tarihî merkezi ve kale, kaynaklara göre yürüyerek rahatça gezilebilir. Şehirde ayrıca tarihî noktalar arasında dolaşan turist trenleri ve tramvay turları da bulunur. Bu araçlar, şehrin farklı noktalarında inip binme imkânı sunar.

Hangi Mevsimde Gitmeli

St. Augustine’i ziyaret etmek için en uygun dönemler, kaynaklara göre havanın ılık ve nemin daha düşük olduğu ilkbahar (mart-mayıs) ve sonbahar (ekim-kasım) aylarıdır. Kış ayları da ılık geçer ve kalabalık daha azdır. Yaz ayları ise sıcak, nemli ve öğleden sonra sık sık sağanak yağışlıdır.

Kaynaklara göre haziran ile kasım arası Atlantik kasırga mevsimidir; bu dönemde seyahat edenlerin hava durumunu takip etmesi önerilir. Aralık ayında şehir, milyonlarca ışıkla süslenen “Gece Işıkları” etkinliğiyle büyüleyici bir görünüme bürünür.

Yerel Mutfak

St. Augustine mutfağı, kaynaklara göre İspanyol, Akdeniz ve Güney Amerika mutfaklarının etkilerini taşır. Bölgenin özel lezzetlerinden biri, Minorka adasından gelen yerleşimcilerin getirdiği acı biber olan “datil biberi”dir. Bu biber, yerel soslarda, çorbalarda ve deniz ürünü yemeklerinde kullanılır.

Kaynaklara göre St. Augustine’de taze karides, istiridye ve balık, restoranların vazgeçilmezleridir. Minorka usulü deniz ürünleri çorbası ve İspanyol usulü tapaslar da şehrin sevilen lezzetleri arasındadır. Tatlı olarak ise Florida’nın ünlü misket limonlu turtası denenmelidir.

Pratik İpuçları

  • Kaleyi sabah erken saatlerde ziyaret edin.
  • Top gösterisi saatlerini önceden öğrenin.
  • Güneşe karşı şapka, güneş kremi ve su bulundurun.
  • Coquina taşındaki deniz kabuklarına yakından bakın ama duvarlara zarar vermeyin.
  • Fort Matanzas’a ücretsiz feribotla gitmeyi planlayın.
  • Kasırga mevsiminde hava durumunu takip edin.
St. George Caddesi, St. Augustine
St. George Caddesi, St. Augustine (Görsel: Johnston, Frances Benjamin, 1864-1952, photographer, Public domain, Wikimedia Commons)

Seyahat Bilgisi

Seyahat planı yapmadan önce Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın güncel seyahat bilgilerini kontrol etmeniz ve giriş koşullarını resmi kaynaklardan teyit etmeniz önerilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Castillo de San Marcos ne zaman yapıldı?

Kaynaklara göre kale 1672-1695 yılları arasında inşa edilmiştir.

Coquina nedir?

Küçük deniz kabuklarının ve mercan parçalarının taşlaşmasıyla oluşan, gözenekli bir kireç taşıdır.

St. Augustine ne zaman kuruldu?

Kaynaklara göre St. Augustine 1565 yılında kurulmuştur ve ABD’nin kesintisiz yerleşim gören en eski Avrupa kökenli şehri olarak kabul edilir.

Kalede top gösterisi yapılıyor mu?

Kaynaklara göre belirli günlerde kalenin terasında İspanyol dönemi top gösterileri yapılır.

Video

Aşağıdaki videoda Castillo de San Marcos’u görebilirsiniz.

Neden Görülmeli

Castillo de San Marcos, deniz kabuklarından oluşan taş duvarları, yıldız biçimli tasarımı ve üç yüzyılı aşan hikâyesiyle, Amerika Birleşik Devletleri’nin en etkileyici tarihî yapılarından biridir. Hemen yanındaki St. Augustine’in İspanyol sömürge dönemi sokaklarıyla birlikte, kale ziyaretçilerine eşsiz bir zaman yolculuğu sunar.

Kalenin terasından körfeze ve okyanusa bakarken, bu kıyıda yaşanmış yüzyılların hikâyesini hissedeceksiniz. Sevgiyle kalın.

Aynı Yolda

Timucua Halkı

St. Augustine’in bulunduğu bölge, kaynaklara göre Avrupalılar gelmeden önce binlerce yıl boyunca Timucua halkının yurduydu. Timucua toplulukları, Florida’nın kuzeyinde köyler hâlinde yaşamış, balıkçılık, avcılık, toplayıcılık ve tarımla geçinmiştir. İspanyolların gelişiyle birlikte, Timucua halkının yaşamı derinden değişmiştir.

Kaynaklara göre St. Augustine’in kuzeyindeki Fountain of Youth Arkeoloji Parkı, şehrin ilk İspanyol yerleşiminin ve bir Timucua köyünün bulunduğu yerde yer alır. Parkta yapılan kazılar, bu kültürlerin karşılaşmasına dair önemli bilgiler ortaya çıkarmıştır. Bugün Timucua halkının hatırası, bölgedeki müzelerde ve arkeolojik alanlarda saygıyla anlatılmaktadır.

Fort Mose

St. Augustine’in kuzeyinde, kaynaklara göre 1738 yılında kurulan Fort Mose, Kuzey Amerika’da özgür Afrika kökenli insanların kurduğu ilk yasal yerleşim olarak kabul edilir. Bu yerleşim, İngiliz kolonilerinden kaçarak İspanyol Florida’sına sığınan ve özgürlüklerini kazanan insanlar tarafından kurulmuştur.

Bugün Fort Mose, kaynaklara göre bir eyalet parkı ve ulusal tarihî alan olarak korunmaktadır. Parkta, bu topluluğun hikâyesini anlatan bir ziyaretçi merkezi ve bataklıkların üzerinde uzanan bir yürüyüş yolu bulunur. Fort Mose, özgürlük arayışının ve insan onurunun anlamlı bir simgesi olarak kabul edilir.

St. Augustine’de Bir Gün

St. Augustine’de güne sabah erkenden, Castillo de San Marcos’u ziyaret ederek başlayabilirsiniz. Kalenin avlusunu, odalarını ve üst terasını gezdikten sonra top gösterisini izleyebilirsiniz. Ardından şehir kapısından geçerek St. George Caddesi’ne yürüyebilirsiniz.

Öğle yemeğini tarihî merkezdeki bir restoranda datil biberli bir deniz ürünü yemeğiyle yiyip, öğleden sonra Flagler Koleji’ni, Katedral Bazilikası’nı ve Plaza de la Constitución’u gezebilirsiniz. Akşamüstü Anastasia Adası’na geçerek deniz fenerine tırmanabilir, gün batımında şehrin silüetini izleyebilirsiniz.

Fotoğraf İçin İpuçları

Castillo de San Marcos’un en etkileyici fotoğrafları, kaynaklara göre kalenin önündeki yeşil çimenlikten, burçların ve hendeğin birlikte göründüğü açılardan çekilir. Sabahın erken saatlerinde ve gün batımına yakın saatlerde coquina taşının sıcak tonları daha belirgin hâle gelir.

Kalenin üst terasından körfeze ve Bridge of Lions köprüsüne bakan manzaralar da harika fotoğraf konularıdır. St. George Caddesi’nin dar sokakları, ahşap balkonlu evleri ve Flagler Koleji’nin kuleleri ise şehrin İspanyol karakterini yansıtan kareler sunar.

Çocuklarla Ziyaret

Castillo de San Marcos, kaynaklara göre çocuklar için eğlenceli ve eğitici bir yerdir. Top gösterileri, kalın taş duvarlar, hendek ve kalenin gizemli odaları, çocukların ilgisini çeker. Ulusal Park Servisi’nin “Junior Ranger” programı, çocukların kale hakkında eğlenceli etkinliklerle bilgi edinmesini sağlar.

Kaynaklara göre St. Augustine’de çocuklar için korsan müzesi, timsah çiftliği ve plajlar gibi pek çok eğlenceli etkinlik de bulunur. Kale gezisinin ardından Anastasia Adası’nın plajlarında yüzmek, çocuklu aileler için günü keyifle tamamlar.

Hazine Filoları ve Gulf Stream

St. Augustine’in kurulmasının en önemli nedenlerinden biri, kaynaklara göre İspanyol hazine filolarının güvenliğini sağlamaktı. 16. ve 17. yüzyıllarda Amerika kıtasından İspanya’ya gümüş, altın ve diğer değerli malları taşıyan bu filolar, Havana’da toplanır ve oradan Florida Boğazı’ndan geçerek Atlantik’e açılırdı.

Kaynaklara göre filolar, Florida kıyıları boyunca kuzeye akan güçlü Gulf Stream akıntısını kullanarak hızla ilerlerdi. Ancak bu rota, fırtınalar ve sığ kayalıklar nedeniyle tehlikeliydi. Florida kıyıları boyunca bugün hâlâ pek çok tarihî batık bulunur. St. Augustine, bu rotayı korumak ve kazazedelere yardım etmek için stratejik bir üs olarak hizmet vermiştir.

Minorka Yerleşimcileri

18. yüzyılın ikinci yarısında, kaynaklara göre Akdeniz’deki Minorka adasından, İtalya’dan ve Yunanistan’dan gelen yerleşimciler St. Augustine’in güneyindeki bir plantasyona getirilmiştir. Zor koşullar altında yaşayan bu insanlar, daha sonra St. Augustine’e sığınmış ve şehrin toplumsal yapısının önemli bir parçası olmuştur.

Kaynaklara göre Minorka kökenli topluluk, şehrin kültürüne, mutfağına ve geleneklerine kalıcı izler bırakmıştır. Datil biberi, Minorka usulü yemekler ve bazı dini gelenekler, bu mirasın bugün de yaşayan unsurlarıdır. St. Augustine’de bu topluluğun tarihini anlatan küçük bir müze ve anıt da bulunur.

Aslanlar Köprüsü

St. Augustine’in tarihî merkezini Anastasia Adası’na bağlayan Bridge of Lions (Aslanlar Köprüsü), kaynaklara göre 1927 yılında açılmıştır. Köprünün girişindeki iki mermer aslan heykeli, şehrin en tanınmış simgelerinden biridir. Akdeniz tarzı kuleleri ve zarif kemerleriyle köprü, kalenin terasından ve körfez kıyısından muhteşem bir manzara oluşturur.

Kaynaklara göre köprü, gece ışıklandırıldığında özellikle etkileyici görünür. Köprü üzerinde yürüyüş yapmak, körfezin ve şehrin silüetinin tadını çıkarmak için harika bir fırsattır.

Konaklama

St. Augustine’de, kaynaklara göre tarihî merkezde coquina taşından evlerde ve Viktorya dönemi konaklarda açılmış pek çok butik otel ve pansiyon bulunur. Bu yerlerde kalmak, sabah ve akşam saatlerinde şehrin sakin sokaklarında yürüme imkânı sunar. Anastasia Adası ve St. Augustine Beach’te ise okyanus manzaralı oteller ve tatil evleri yer alır.

Kaynaklara göre aralık ayındaki Gece Işıkları etkinliği ve bahar tatili dönemleri, şehrin en yoğun zamanlarıdır; bu dönemlerde rezervasyonu önceden yapmak önerilir.

Saygılı Bir Ziyaret İçin

Castillo de San Marcos, kaynaklara göre farklı halkların, kültürlerin ve dönemlerin hikâyelerini taşıyan bir hafıza mekânıdır. Kalenin coquina taşından duvarları kırılgan olduğu için duvarlara tırmanmamak ve taşlara zarar vermemek önemlidir. Kalede yaşamış ya da burada tutulmuş insanların hikâyelerini saygıyla dinlemek, ziyareti daha anlamlı kılar.

Kalede Gündelik Yaşam

İspanyol döneminde Castillo de San Marcos’ta, kaynaklara göre askerler, topçular, subaylar ve onların aileleri yaşıyordu. Askerler kalenin tonozlu odalarında barınır, nöbet tutar, tatbikat yapar ve kalenin bakımıyla ilgilenirdi. Kalenin içindeki depolarda yiyecek, barut ve silahlar saklanırdı.

Kaynaklara göre kaleye bağlı askerlerin çoğu, aileleriyle birlikte St. Augustine şehrinde yaşıyordu. Şehir ile kale arasında sıkı bir bağ vardı; tehlike anlarında şehir halkı kaleye sığınırdı. Kalenin büyük avlusunun, böyle zamanlarda yüzlerce insanı barındırabilecek şekilde tasarlandığı bildirilmektedir.

Kalenin odalarındaki sergilerde, kaynaklara göre İspanyol askerlerinin üniformaları, kullandıkları silahlar, yemek kapları ve kişisel eşyaları yer alır. Bu sergiler, 17. ve 18. yüzyıllarda Florida’nın uzak bir köşesinde görev yapan askerlerin zorlu ama düzenli yaşamını gözler önüne serer.

Değişen Yönetimler

Castillo de San Marcos, kaynaklara göre tarihi boyunca farklı yönetimlerin elinde bulunmuştur. 1763 yılında bir antlaşmayla Florida İngiltere’ye devredilmiş ve kale bir süre İngiliz yönetiminde kalmıştır. 1784 yılında Florida yeniden İspanya’ya geçmiş, 1821 yılında ise Amerika Birleşik Devletleri’ne devredilmiştir.

Amerikan döneminde kaleye, kaynaklara göre Fort Marion adı verilmiş ve kale farklı amaçlarla kullanılmıştır. 1942 yılında kalenin özgün İspanyolca adı Castillo de San Marcos yeniden verilmiştir. Bu çok katmanlı tarih, kaleyi farklı kültürlerin ve dönemlerin buluştuğu bir mekân hâline getirir.

İspanyol Sömürge Evleri

St. Augustine’in tarihî merkezinde, kaynaklara göre 18. yüzyıldan kalma İspanyol sömürge evleri bulunur. Bu evler, coquina taşından ya da tabby adı verilen, istiridye kabuğu, kum ve kireçten yapılan bir karışımdan inşa edilmiştir. Evlerin sokağa bakan cephelerinde ahşap balkonlar, arka taraflarında ise gölgeli bahçeler ve avlular bulunur.

Kaynaklara göre bu evlerin en tanınmışlarından biri, González-Alvarez Evi’dir ve St. Augustine’in en eski evi olarak kabul edilir. Ev, bugün bir müze olarak ziyaretçilere açıktır ve şehrin farklı dönemlerinde burada yaşamış ailelerin hikâyelerini anlatır. Şehrin İspanyol Kraliyet Mahallesi’nde ise 18. yüzyıl yaşamını canlandıran açık hava müzesi bulunur.

Anastasia Adası ve Plajlar

Matanzas Körfezi’nin karşısındaki Anastasia Adası, kaynaklara göre St. Augustine’in en güzel doğal alanlarına ev sahipliği yapar. Adanın büyük bir bölümü Anastasia Eyalet Parkı olarak korunmaktadır. Parkta uzun kumlu plajlar, kumullar, tuzlu su bataklıkları ve kuş gözlem alanları bulunur.

Kaynaklara göre parkın içinde, Castillo de San Marcos’un yapımında kullanılan coquina taşının çıkarıldığı eski taş ocakları da görülebilir. Bu ocakları görmek, kalenin hikâyesini tamamlayan ilginç bir deneyimdir. Adanın plajları ise yüzme, sörf ve gün batımı yürüyüşleri için idealdir.

Ne Giymeli

St. Augustine’in sıcak ve nemli iklimi nedeniyle, kaynaklara göre hafif, açık renkli ve nefes alan kıyafetler tercih edilmelidir. Şapka, güneş gözlüğü ve güneş kremi her mevsimde gereklidir. Yaz aylarında öğleden sonraki sağanaklara karşı küçük bir şemsiye bulundurmak da faydalı olur. Kalenin merdivenleri ve şehrin taş sokakları için rahat ayakkabılar giymek önemlidir.

Gece Işıkları ve Festivaller

St. Augustine, kaynaklara göre her yıl kasım sonundan ocak sonuna kadar süren “Gece Işıkları” etkinliğiyle ünlüdür. Bu dönemde şehrin tarihî merkezi, milyonlarca beyaz ışıkla süslenir. Bu gelenek, rivayete göre İspanyol döneminde Noel’de pencerelere mum koyma geleneğine dayanır.

Kaynaklara göre bu dönemde şehirde ışıklı tramvay turları, tekne turları ve yürüyüş turları düzenlenir. Castillo de San Marcos’un çevresi ve Aslanlar Köprüsü de ışıklarla süslenir. Yıl boyunca şehirde ayrıca İspanyol mirasını kutlayan festivaller, tarihî canlandırma günleri ve müzik etkinlikleri düzenlenir.

Kalenin Kapısı ve Köprüsü

Castillo de San Marcos’a giriş, kaynaklara göre hendeğin üzerinden geçen bir köprü ve ardından bir kaldırma köprüsü üzerinden yapılır. Geçmişte bu kaldırma köprüsü, tehlike anlarında yukarı kaldırılarak kalenin girişi kapatılırdı. Kapının üzerinde, İspanyol kraliyet arması yer alır.

Kapıdan geçtikten sonra ziyaretçiler, kalenin geniş avlusuna ulaşır. Kaynaklara göre avlunun ortasında bir kuyu bulunur ve çevresindeki odaların kapıları avluya açılır. Bu düzen, kalenin içindeki yaşamın nasıl organize edildiğini gösterir.

Koruma Çalışmaları

Castillo de San Marcos, kaynaklara göre ABD Ulusal Park Servisi tarafından titizlikle korunmaktadır. Coquina taşı, gözenekli yapısı nedeniyle nem, tuzlu hava ve sıcaklık değişimlerinden etkilenir. Bu yüzden kalenin duvarları düzenli olarak incelenir ve gerektiğinde geleneksel yöntemlerle onarılır.

Kaynaklara göre İspanyol döneminde kalenin duvarları, coquina’yı korumak için beyaz kireç sıvasıyla kaplanmıştı ve bazı köşeler kırmızı renkle süslenmişti. Bugün duvarlarda bu sıvanın küçük izleri hâlâ görülebilir. Koruma uzmanları, kalenin bu tarihî görünümünü belgelemek ve korumak için çalışmaktadır.

Doğa ve Kuşlar

St. Augustine çevresindeki bataklıklar, kumullar ve kıyılar, kaynaklara göre zengin bir kuş yaşamına ev sahipliği yapar. Balıkçıllar, ak balıkçıllar, pelikanlar ve pembe kaşıkçılar, bölgede sıkça görülen kuşlar arasındadır. Kalenin önündeki körfezde zaman zaman yunuslar da görülebilir.

Kaynaklara göre St. Augustine Timsah Çiftliği’nde, dünyanın farklı yerlerinden timsah türleri ve bataklık kuşlarının yuva yaptığı bir alan bulunur. Bu alan, özellikle ilkbaharda kuş gözlemcileri için çok ilgi çekicidir.

Lightner Müzesi

Henry Flagler’in eski Alcazar Oteli’nde yer alan Lightner Müzesi, kaynaklara göre 19. yüzyıl sanatını, dekoratif eşyalarını ve ilginç koleksiyonlarını sergiler. Müzede Viktorya dönemi cam eserler, mekanik müzik aletleri, mineraller ve antika eşyalar bulunur. Otelin eski kapalı yüzme havuzunun bulunduğu bölüm ise bugün bir kafe ve antika pazarı olarak kullanılmaktadır.

Kaynaklara göre müzenin binası, İspanyol Rönesansı tarzındaki görkemli mimarisiyle başlı başına görülmeye değerdir. Müzenin avlusundaki bahçe ve havuz, şehir gezisinde mola vermek için huzurlu bir ortam sunar.

Korsan Hikâyeleri

St. Augustine’in tarihinde, kaynaklara göre korsanların da önemli bir yeri vardır. 16. ve 17. yüzyıllarda şehir, zengin hazine filolarının rotasında bulunduğu için zaman zaman korsanların ilgisini çekmiştir. Bu tehlikeler, taş kalenin inşa edilmesinin nedenlerinden biri olmuştur.

Bugün şehirde, kaynaklara göre korsanlık tarihini anlatan bir müze bulunur. Müzede gerçek tarihî eserler, haritalar ve etkileşimli sergiler yer alır. Bu müze, özellikle çocuklu aileler için eğlenceli bir duraktır.

Akşam Saatlerinde Kale

Castillo de San Marcos’un kapıları akşam saatlerinde kapansa da, kaynaklara göre kalenin çevresindeki yeşil alanlar ve körfez kıyısındaki yürüyüş yolu ziyaretçilere açık kalır. Gün batımında kalenin coquina duvarları turuncu ve pembe tonlara bürünür, körfezin suları gökyüzünün renklerini yansıtır.

Kaynaklara göre akşam saatlerinde şehirde, St. Augustine’in tarihine ve efsanelerine dair hikâyeler anlatan fener ışığında yürüyüş turları düzenlenir. Bu turlar, şehrin dar sokaklarını ve tarihî binalarını farklı bir atmosferde keşfetmek için keyifli bir fırsattır.

Kafeler ve Sokak Yaşamı

St. George Caddesi ve çevresindeki sokaklar, kaynaklara göre küçük kafeler, dondurmacılar, tatlıcılar ve el sanatları dükkânlarıyla doludur. Bu sokaklarda dolaşırken, sokak müzisyenlerini dinleyebilir, yerel sanatçıların eserlerini inceleyebilir ve bir kafede İspanyol usulü sıcak çikolata içebilirsiniz.

Valinin Konutu

Plaza de la Constitución’un yakınında yer alan Valinin Konutu, kaynaklara göre İspanyol döneminde Florida valilerinin yaşadığı ve çalıştığı binanın bulunduğu yerdedir. Bugünkü bina, farklı dönemlerde yenilenmiş ve bugün Florida Üniversitesi’nin yönetiminde, şehrin tarihini anlatan sergilere ev sahipliği yapmaktadır.

Kaynaklara göre bu bina ve çevresindeki meydan, St. Augustine’in yönetim, ticaret ve sosyal yaşamının yüzyıllar boyunca merkezi olmuştur. Meydanda yürürken, şehrin farklı dönemlerinin izlerini taşıyan anıtları ve binaları görebilirsiniz.

Tabby ve Coquina

St. Augustine’in tarihî yapılarında kullanılan bir diğer ilginç malzeme, kaynaklara göre “tabby” adı verilen bir yapı karışımıdır. Tabby, istiridye kabuklarının yakılmasıyla elde edilen kireç, kum, su ve kırık kabukların karıştırılmasıyla yapılır. Bu karışım, kalıplara dökülerek duvarlar oluşturulur. Coquina ile birlikte tabby, şehrin yapı geleneğinin en karakteristik malzemelerindendir.

Kaynaklara göre tabby yapıların kalıntıları, St. Augustine çevresindeki eski plantasyonlarda ve kıyı yerleşimlerinde hâlâ görülebilir; bu kalıntılar, bölgenin yapı tarihine ışık tutan değerli örneklerdir.

Kısa Tarihçe

  • Avrupa öncesi: Kaynaklara göre bölge, Timucua halkının yurdudur.
  • 1565: St. Augustine kurulur.
  • 1565-1672: Dokuz ahşap kale inşa edilir.
  • 1672-1695: Castillo de San Marcos inşa edilir.
  • 1738: Fort Mose kurulur.
  • 1740’lar: Fort Matanzas inşa edilir.
  • 1874: St. Augustine Deniz Feneri tamamlanır.
  • 1924: Kale ulusal anıt ilan edilir.

Akılda Kalan Anlar

Castillo de San Marcos’u ziyaret edenlerin çoğu, kaynaklara göre top gösterisinde İspanyolca komutların ardından topun gürültüsünün körfezin üzerinde yankılandığı anı unutamadıklarını söyler. Diğerleri ise coquina taşının içindeki küçük deniz kabuklarına dokunmadan yakından baktıkları anı ya da kalenin terasından gün batımını izledikleri manzarayı anlatır.

Gezi Planı Önerisi

St. Augustine’i tanımak için en az iki gün ayırmak önerilir. İlk gün Castillo de San Marcos, St. George Caddesi, katedral ve Flagler Koleji’ni gezebilirsiniz. İkinci gün deniz fenerini, Fort Matanzas’ı ve Anastasia Adası’nın plajlarını ziyaret edebilirsiniz.

Son Söz

Castillo de San Marcos, deniz kabuklarından örülmüş duvarlarıyla üç yüzyılı aşkın süredir Florida kıyısında nöbet tutan eşsiz bir kaledir. Kalenin hikâyesi, St. Augustine’in İspanyol mirasıyla birlikte, Kuzey Amerika’nın çok katmanlı tarihine açılan bir pencere sunar.

Florida’ya yolunuz düşerse, St. Augustine’de bu kalenin taşlarına yakından bakmayı ve terasından körfeze doğru gün batımını izlemeyi unutmayın.

Bir İyilik

Dünyayı daha iyi yapmayan insan insan değildir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir