Celali ve Mirani Kaleleri: Maskat Koyunun İkiz Bekçileri
Umman’ın başkenti Maskat’ın tarihi kalbi olan Eski Maskat’ta, küçük ve korunaklı bir koyun iki yakasında, kayalık tepelerin üzerinde iki kale yükselir: Celali ve Mirani. Koyun girişini iki yandan kucaklayan bu ikiz kaleler, yüzyıllardır Maskat’ın simgesi olmuştur. Denizden bakıldığında kayalıkların üzerinde yükselen bej rengi duvarları ve kuleleriyle bu kaleler, şehrin en tanınmış manzarasını oluşturur.
Celali ve Mirani kaleleri, 16. yüzyılın sonlarında inşa edilmiş, sonraki yüzyıllarda defalarca onarılarak bugünkü hallerini almıştır. Bu yazıda iki kalenin tarihini, mimarisini, Eski Maskat’ın dokusunu ve ziyaret bilgilerini ayrıntılı olarak ele alıyoruz.

İçindekiler
- Genel Bilgiler
- Eski Maskat Koyu
- Celali ve Mirani Adları
- Liman Kenti Maskat
- Kalelerin İnşası
- Ya’rubi Dönemi
- Bu Saidi Dönemi
- 20. Yüzyıl
- Hint Okyanusu Ticareti
- Umman Denizcilik Geleneği
- Kıyı Kalelerinin Mimarisi
- Celali Kalesi
- Celali’nin Mimarisi
- Celali Müzesi
- Mirani Kalesi
- Mirani’nin Mimarisi
- Kaleler ve Kutlamalar
- Alem Sarayı
- Eski Maskat’ta Yürüyüş
- Eski Maskat’ın Müzeleri
- Maskat Surları ve Kapıları
- Kayalardaki Yazılar
- Tepelerdeki Gözetleme Kuleleri
- Eski Maskat’ın Dokusu
- Hor Camii
- Mutrah ve Çarşısı
- Kalelerde Günlük Yaşam
- Umman Kaleleri Arasında Celali ve Mirani
- Eski Maskat’ı Gezerken
- Mutrah Kalesi
- Çevrede Gezilecek Yerler
- Örnek Bir Gezi Rotası
- Fotoğraf İçin İpuçları
- Ziyaret İçin Pratik İpuçları
- Hangi Mevsimde Gidilmeli?
- Ulaşım
- Seyahat Bilgisi
- Sık Sorulan Sorular
- Video: Celali ve Mirani Kaleleri
- Neden Önemli?
- Yakındaki Kaleler
Genel Bilgiler
- Bulunduğu yer: Eski Maskat, Maskat, Umman
- Yapım dönemi: 1580’ler (sonraki yüzyıllarda büyük onarımlar)
- Konumu: Maskat koyunun iki yakasındaki kayalık tepeler
- Celali: Koyun doğu yakası; bugün müze olarak düzenlenmiş
- Mirani: Koyun batı yakası; Hor Camii’nin yanında
- Ziyaret: İç mekanlara erişim sınırlı olabilir; dışarıdan görmek serbesttir
Koordinatlar: 23.6156° K, 58.5975° D
Google Haritalar’da Celali Kalesi
Eski Maskat Koyu
Celali ve Mirani kaleleri, Maskat’ın tarihi merkezi olan Eski Maskat bölgesinde yer alır. Eski Maskat, bugünkü büyük başkentin modern mahallelerinden farklı olarak, sarp ve çıplak dağlarla çevrili küçük bir koyun içine sıkışmış bir yerleşimdir. Bu koy, doğal bir liman olarak yüzyıllar boyunca gemilere sığınak olmuştur.
Koyun girişi dar ve korunaklıdır. Doğu yakasında Celali, batı yakasında ise Mirani kalesi yükselir. İki kale, koya girip çıkan gemileri kontrol edebilecek şekilde konumlandırılmıştır. Koyun iç kısmında ise Sultan’ın tören sarayı olan Alem Sarayı, eski hükümet binaları ve müzeler bulunur.
Eski Maskat, modern şehrin kalabalığından uzak, sakin ve düzenli bir bölgedir. Geniş caddeler, bakımlı bahçeler ve geleneksel tarzda yapılmış beyaz binalar, bölgeye zarif bir hava katar. Arka planda yükselen kayalık dağlar ve tepelerin üzerindeki gözetleme kuleleri ise bu zarif görünüme tarihi bir derinlik ekler.
Celali ve Mirani Adları
Celali Kalesi, İngilizce kaynaklarda Al Jalali Fort olarak geçer. Mirani Kalesi ise Al Mirani Fort olarak bilinir. Her iki kalenin de inşa edildikleri dönemde farklı adlarla anıldığı bilinir; bugünkü adlarının sonraki dönemlerde yerleştiği düşünülür.
Mirani adının kökeni konusunda farklı görüşler vardır. Bazı kaynaklar ismin bir kişi adından, bazıları ise kalenin bulunduğu yerin eski adından geldiğini ileri sürer. Celali adının kökeni de kesin olarak bilinmemektedir. Bu belirsizlik, Umman’daki birçok tarihi yapı için geçerlidir.
Liman Kenti Maskat
Maskat, binlerce yıllık bir liman geçmişine sahiptir. Arap Yarımadası’nın güneydoğu ucunda, Hint Okyanusu’na açılan konumu, şehri doğu ile batı arasındaki deniz ticaretinin önemli duraklarından biri yapmıştır. Hindistan, Doğu Afrika, İran ve Basra Körfezi’nden gelen gemiler, yüzyıllar boyunca Maskat’a uğramış, burada su ve erzak almış, ticaret yapmıştır.
Maskat’ın doğal limanı, sarp dağlarla çevrili olduğu için hem rüzgarlardan hem de dış tehditlerden korunaklıdır. Ancak bu korunaklı konum, şehrin kara tarafından genişlemesini de sınırlamıştır. Bu yüzden Eski Maskat, tarih boyunca küçük ama yoğun bir yerleşim olarak kalmıştır.
Şehrin önemi arttıkça, limanın ve koyun korunması için savunma yapılarına duyulan ihtiyaç da arttı. Koyun iki yakasındaki kayalık tepeler, bu savunma yapıları için ideal noktalardı. Celali ve Mirani kaleleri, bu ihtiyacın bir sonucu olarak ortaya çıktı.
Kalelerin İnşası
Bugünkü Celali ve Mirani kalelerinin, 16. yüzyılın sonlarında, yaklaşık 1580’li yıllarda inşa edildiği kabul edilir. Bu dönemde Maskat, Hint Okyanusu ticaretinde etkin olan Portekizlilerin denetimindeydi. Kaleler, limanı ve şehri korumak amacıyla yapılmıştır. Kaynaklarda Mirani’nin yerinde daha önce de bir savunma yapısının bulunduğu belirtilir.
Kalelerin yapımında Avrupa askeri mimarisinin bazı özellikleri ile bölgenin geleneksel yapım teknikleri bir araya gelmiştir. Kalın taş duvarlar, top atışına uygun platformlar ve kayalıkların doğal şekline uyan planlar, bu kalelerin karakteristik özellikleridir.
Kalelerin bugünkü görünümü ise büyük ölçüde sonraki yüzyıllarda yapılan onarımların ve eklemelerin ürünüdür. Özellikle 18. ve 19. yüzyıllarda Umman yöneticileri tarafından yapılan çalışmalar, kalelere bugünkü şeklini vermiştir. Bu nedenle Celali ve Mirani, farklı dönemlerin izlerini bir arada taşıyan katmanlı yapılardır.

Ya’rubi Dönemi
17. yüzyılın ortalarında Umman’ın iç bölgesinde güçlenen Ya’rubi hanedanı, kıyı şehirlerini de kendi yönetimi altına aldı. 1650 yılında Maskat’ın yönetimi Ya’rubi imamlarına geçti. Bu tarihten sonra Celali ve Mirani kaleleri, Umman yöneticilerinin denetiminde kullanılmaya başlandı.
Ya’rubi döneminde Maskat, Umman’ın denizcilik gücünün merkezlerinden biri haline geldi. Umman donanması büyüdü ve ülkenin ticaret ağı Doğu Afrika kıyılarına kadar genişledi. Bu dönemde Maskat’ın kaleleri, şehrin ve limanın güvenliğini sağlamaya devam etti.
Bu Saidi Dönemi
18. yüzyılın ortalarında iktidara gelen Bu Saidi hanedanı döneminde Maskat, ülkenin başkenti oldu. Sultanlar, şehrin kalelerini onararak ve güçlendirerek limanın güvenliğini sağlamaya devam etti. Kaynaklarda Celali Kalesi’nin 19. yüzyılın başlarında Seyyid Said bin Sultan döneminde kapsamlı bir şekilde yeniden düzenlendiği belirtilir.
Bu dönemde Maskat, uluslararası ticaretin önemli bir merkeziydi. Limanda farklı ülkelerden gelen tüccarlar bir araya gelir, şehirde farklı kültürler bir arada yaşardı. Kaleler, bu canlı liman şehrinin güvenliğinin simgesiydi.
20. Yüzyıl
20. yüzyılda Celali Kalesi, uzun süre bir hapishane olarak kullanıldı. Bu dönemde kalenin iç bölümleri bu amaca göre düzenlendi. 1970’li yıllarda Umman’da başlayan modernleşme sürecinde kalenin bu işlevi sona erdi ve yapı kapsamlı bir restorasyondan geçirildi.
Restorasyonun ardından Celali Kalesi, Umman’ın geleneksel kültürünü ve tarihini tanıtan bir müzeye dönüştürüldü. Mirani Kalesi ise uzun süre askeri amaçlarla kullanılmaya devam etti. Her iki kale de bugün Maskat’ın en önemli tarihi simgeleri arasında yer alır.
Hint Okyanusu Ticareti
Celali ve Mirani kalelerinin önemini anlamak için, Maskat’ın içinde yer aldığı geniş ticaret ağını bilmek gerekir. Yüzyıllar boyunca Hint Okyanusu, muson rüzgarlarının yönüne göre işleyen bir ticaret sisteminin merkeziydi. Kış aylarında esen kuzeydoğu rüzgarları gemileri Hindistan’dan Arabistan’a ve Doğu Afrika’ya taşır, yaz aylarında esen güneybatı rüzgarları ise onları geri götürürdü.
Bu ticaret sisteminde Maskat, önemli bir uğrak noktasıydı. Hindistan’dan baharat, kumaş ve pirinç; Doğu Afrika’dan fildişi ve kereste; Arabistan’dan ise hurma, buhur ve atlar taşınırdı. Umman’ın kendi ürünleri olan hurma, kurutulmuş balık ve buhur da bu ticaretin önemli kalemleriydi.
Maskat limanının zenginliği, onu farklı güçlerin ilgi odağı haline getirmiştir. Limanı koruyan kalelerin bu kadar güçlü yapılması ve yüzyıllar boyunca bakımlı tutulması, bu zenginliğin korunması ihtiyacının bir yansımasıdır.
Umman Denizcilik Geleneği
Umman, binlerce yıllık bir denizcilik geleneğine sahiptir. Ummanlı denizciler, geleneksel ahşap yelkenli gemiler olan dhow’larla Hint Okyanusu’nun dört bir yanına yolculuk etmiştir. Bu gemiler, hindistan cevizi lifinden yapılan iplerle birbirine dikilen ahşap tahtalardan inşa edilirdi.
Umman’ın denizcilik geleneği, efsanevi denizci Sinbad hikayelerine de ilham verdiği düşünülen pek çok anlatıyla iç içedir. Sur kasabası, bugün hâlâ geleneksel dhow yapımının sürdürüldüğü yerlerden biridir. Maskat’ta ise Ulusal Müze ve çeşitli sergiler, bu denizcilik mirasını tanıtır.
Celali ve Mirani kaleleri, bu denizcilik geleneğinin bekçileridir. Limana giren ve çıkan her gemi, bu kalelerin gölgesinden geçmiştir. Kaleleri ziyaret ederken, yüzyıllar boyunca bu koydan geçen sayısız gemiyi ve denizciyi hayal etmek, deneyime ayrı bir derinlik katar.
Kıyı Kalelerinin Mimarisi
Celali ve Mirani, Umman’ın iç bölgelerindeki kalelerden farklı bir mimari anlayışla yapılmıştır. İç bölge kaleleri genellikle kerpiç ve taşın birlikte kullanıldığı, vahaların ortasında yükselen, yaşam ve yönetim merkezi olarak tasarlanmış yapılardır. Kıyı kaleleri ise öncelikle denizden gelebilecek tehditlere karşı limanı korumak için tasarlanmıştır.
Bu nedenle Celali ve Mirani’de top platformları, kalın taş duvarlar ve denize bakan geniş atış alanları ön plandadır. Kalelerin kayalıkların en yüksek ve en sarp noktalarına kurulması, hem gözetleme alanını genişletmiş hem de karadan yapılacak saldırıları zorlaştırmıştır. Kalelerin içindeki yaşam alanları ise iç bölge kalelerine göre daha sınırlıdır.
Kalelerde kullanılan taşlar, büyük olasılıkla çevredeki kayalıklardan çıkarılmıştır. Bu durum, kalelerin rengini ve dokusunu üzerinde yükseldikleri kayalıklarla uyumlu hale getirmiştir. Uzaktan bakıldığında kaleler, kayalıkların doğal bir uzantısı gibi görünür.
Zaman içinde yapılan onarımlar sırasında, kalelere Umman’ın geleneksel mimari unsurları da eklenmiştir. Sivri uçlu mazgallar, ahşap kapılar ve iç avlular, kalelerin Umman kale geleneğiyle bütünleşmesini sağlamıştır. Bu karışım, Celali ve Mirani’ye kendine özgü bir karakter kazandırır.
Kıyı kalelerinin bir başka önemli özelliği de birbirleriyle görsel iletişim kurabilecek şekilde konumlandırılmalarıdır. Celali, Mirani ve tepelerdeki gözetleme kuleleri, işaretlerle birbirine haber verebilecek mesafededir. Bu sayede koya yaklaşan bir tehdit, kısa sürede bütün savunma hattına duyurulabilirdi.
Celali Kalesi
Celali Kalesi, Maskat koyunun doğu yakasında, denize doğru uzanan kayalık bir tepenin üzerinde yer alır. Kale, koyun girişini ve açık denizi geniş bir açıyla gözetleyebilecek bir konumdadır. Kayalığın sarp yüzeyleri, kaleye doğal bir koruma sağlar; kaleye ulaşmak için kayalığın içine oyulmuş dik merdivenleri tırmanmak gerekir.
Kalenin denize bakan cephesi özellikle etkileyicidir. Dalgaların kayalıklara çarptığı noktadan yükselen duvarlar, denizden yaklaşan gemilere güçlü bir mesaj verirdi. Bugün de Maskat’a denizden yaklaşanların ilk gördüğü yapılardan biri Celali’dir.
Celali’nin adı, uzun yıllar Umman’ın en tanınmış kalelerinden biri olarak anılmıştır. Kalenin silueti, Umman’ın posta pullarında, kartpostallarında ve resmi yayınlarında sıkça kullanılmıştır.
Celali’nin Mimarisi
Celali Kalesi, kayalığın düzensiz şeklini takip eden bir plana sahiptir. Kale, farklı seviyelerde yer alan avlular, kuleler ve top platformlarından oluşur. Kalenin iki büyük yuvarlak kulesi, koyun girişine bakan cephede yer alır. Bu kuleler, top atışı için tasarlanmış geniş platformlara sahiptir.
Kalenin içinde, kalın taş duvarlarla çevrili odalar ve avlular bulunur. Bu odalar, geçmişte muhafızların, silahların ve erzakın barındırıldığı mekanlardı. Restorasyonun ardından bu odalar müze salonlarına dönüştürülmüştür.
Kaleye ulaşan merdivenler, kayalığın içine oyulmuş ve oldukça dik bir şekilde yukarı tırmanır. Bu merdivenler, kalenin en güçlü savunma unsurlarından biriydi; dar ve dik yapısı, saldırganların hızla yukarı çıkmasını neredeyse imkansız kılardı.

Celali Müzesi
Restorasyonun ardından Celali Kalesi, Umman’ın geleneksel yaşamını, el sanatlarını ve tarihini tanıtan bir müzeye dönüştürüldü. Müzede geleneksel silahlar, takılar, giysiler, ev eşyaları, müzik aletleri ve el yazmaları sergilenir. Bazı odalarda, geleneksel Umman evlerinin iç düzeni canlandırılmıştır.
Ancak Celali Kalesi’nin genel ziyaretçilere açık olup olmadığı konusunda dikkatli olmak gerekir. Kalenin uzun süre yalnızca resmi konuklar ve özel izinle ziyaret edilebildiği bilinir. Ziyaret koşulları zaman içinde değişebileceği için, gitmeden önce güncel durumu resmi kaynaklardan kontrol etmeniz önerilir. Kaleyi içeriden göremeseniz bile, Eski Maskat’ın sahil yolundan ve Alem Sarayı’nın önünden görünümü son derece etkileyicidir.
Mirani Kalesi
Mirani Kalesi, Maskat koyunun batı yakasında, Celali’nin karşısında yer alır. Kale, kayalık bir tepenin üzerine kurulmuştur ve hem koyu hem de Eski Maskat’ın içini gözetleyebilecek bir konumdadır. Mirani’nin hemen eteğinde, beyaz minaresiyle dikkat çeken Hor Camii bulunur. Kale ile caminin bir arada görüntüsü, Eski Maskat’ın en güzel manzaralarından birini oluşturur.
Mirani, Celali’ye göre şehre daha yakın bir konumdadır. Bu nedenle kale, tarih boyunca hem dış tehditlere karşı hem de şehrin iç güvenliğini sağlamak için kullanılmıştır. Kalenin kuleleri ve top platformları, hem koya hem de şehre bakacak şekilde düzenlenmiştir.
Mirani Kalesi bugün de genellikle genel ziyaretçilere açık değildir. Ancak kalenin dışarıdan görünümü, özellikle akşam saatlerinde ışıklandırıldığında, son derece etkileyicidir.
Koordinatlar: 23.6146° K, 58.5932° D
Google Haritalar’da Mirani Kalesi
Mirani’nin Mimarisi
Mirani Kalesi’nin planı da, üzerine kurulduğu kayalığın şeklini takip eder. Kale, farklı seviyelerde yer alan bölümlerden oluşur. En dikkat çekici unsuru, kayalığın tepesinde yükselen yuvarlak kulesidir. Bu kule, koyun girişini ve çevresini geniş bir açıyla gözetleyebilecek konumdadır.
Kalenin duvarları kalın taş bloklardan yapılmıştır ve sıva ile kaplanmıştır. Duvarların bej rengi, çevredeki kayalıkların rengine yakındır; bu da kalenin kayalıkla bütünleşmiş gibi görünmesini sağlar. Kalenin içinde avlular, odalar ve top platformları bulunur.

Kaleler ve Kutlamalar
Celali ve Mirani kaleleri, Maskat’ın resmi tören ve kutlamalarında da önemli bir rol oynar. Ulusal bayramlarda ve özel günlerde kaleler ışıklandırılır ve Umman bayrağıyla süslenir. Bu günlerde Eski Maskat, özellikle akşam saatlerinde, ışıklar içinde parlayan kaleleriyle büyüleyici bir görünüme bürünür.
Umman’ın ulusal bayramı olan kasım ayındaki kutlamalar sırasında Eski Maskat’ı ziyaret etmek, kalelerin bu ışıklı halini görmek için güzel bir fırsattır.
Alem Sarayı
Celali ve Mirani kalelerinin arasında, koyun iç kısmında, Umman Sultanı’nın tören sarayı olan Alem Sarayı (Kasr el-Alem) yer alır. Sarayın bugünkü binası 1970’lerde yeniden inşa edilmiştir. Mavi ve altın renkli sütunları, geniş cephesi ve önündeki geniş meydanıyla saray, Eski Maskat’ın en dikkat çekici yapılarından biridir.
Alem Sarayı, resmi törenler ve devlet ziyaretleri için kullanılır ve genel ziyaretçilere açık değildir. Ancak sarayın önündeki meydandan ve kapılarından fotoğraf çekmek mümkündür. Sarayın iki yanında yükselen Celali ve Mirani kaleleri, bu fotoğraflara tarihi bir çerçeve oluşturur.
Sarayın önündeki meydandan bakıldığında, sol tarafta Mirani, sağ tarafta ise Celali kalesi görülür. Bu üçlü manzara, Maskat’ın en çok fotoğraflanan görüntülerinden biridir.
Eski Maskat’ta Yürüyüş
Eski Maskat, yürüyerek gezmek için oldukça uygun bir bölgedir. Alem Sarayı’nın önündeki meydandan başlayarak, sahil boyunca uzanan yolda yürümek ve iki kaleyi farklı açılardan görmek mümkündür. Bölgenin geniş caddeleri, bakımlı bahçeleri ve beyaz binaları, sakin bir yürüyüş için güzel bir ortam sunar.
Yürüyüş sırasında, eski hükümet binalarını, geleneksel tarzda yapılmış konakları ve küçük camileri görebilirsiniz. Bölgenin arka tarafında yükselen kayalık tepelerin üzerinde ise eski gözetleme kuleleri dikkat çeker. Bu kuleler, geçmişte Maskat’ı kara tarafından gelebilecek tehditlere karşı korumak için kullanılmıştır.
Eski Maskat’ın sakin atmosferi, modern Maskat’ın kalabalık ve hareketli caddelerinden çok farklıdır. Burada zaman sanki daha yavaş akar. Akşam saatlerinde, kaleler ve saray ışıklandırıldığında, bölgede yürümek ayrı bir keyif verir.

Eski Maskat’ın Müzeleri
Eski Maskat, Umman’ın en önemli müzelerinden bazılarına ev sahipliği yapar. Bait el-Zubair Müzesi, geleneksel Umman silahlarını, takılarını, giysilerini ve ev eşyalarını sergileyen özel bir müzedir. Müzenin bahçesinde, geleneksel bir Umman köyünün ve falaj sisteminin küçük bir modeli de bulunur.
Alem Sarayı’nın yakınındaki Umman Ulusal Müzesi ise ülkenin tarihini, kültürünü ve sanatını kapsamlı bir şekilde tanıtır. Müzede, Umman’ın denizcilik tarihi, kale mimarisi, el yazmaları ve geleneksel el sanatları hakkında zengin koleksiyonlar sergilenir. Kale meraklıları için bu müze, Umman’ın kale geleneğini daha iyi anlamak için önemli bir duraktır.
Bu müzeleri ziyaret etmek, Celali ve Mirani kalelerinin tarihi bağlamını daha iyi anlamaya yardımcı olur. Müzelerin açılış saatleri ve giriş ücretleri değişebileceği için, gitmeden önce güncel bilgileri kontrol etmeniz önerilir.
Maskat Surları ve Kapıları
Eski Maskat, geçmişte şehir surlarıyla çevriliydi. Bu surların bir kısmı ve şehrin eski kapıları bugün hâlâ ayaktadır. Maskat Kapısı (Bab Maskat), şehrin kara tarafından girişini sağlayan ana kapıydı. Kapının bulunduğu yapı bugün küçük bir müze olarak kullanılmaktadır.
Surlar ve kapılar, Eski Maskat’ın sınırlarını belirler ve şehrin tarih boyunca nasıl korunduğunu gösterir. Kalelerin denizden gelen tehditlere karşı koruma sağladığı düşünüldüğünde, surlar da kara tarafından gelen tehditlere karşı ikinci bir savunma hattı oluşturuyordu.
Kayalardaki Yazılar
Maskat koyunun kayalık yüzeylerinde, geçmişte limana uğrayan gemilerin adlarının ve tarihlerinin boyandığı bilinir. Denizciler, Maskat’a uğradıklarının bir hatırası olarak gemilerinin adını kayalara yazarlardı. Bu gelenek, Maskat’ın uluslararası bir liman olarak ne kadar önemli olduğunu gösterir.
Bu yazıların bir kısmı bugün hâlâ, özellikle denizden bakıldığında görülebilir. Bir tekne turuyla koyu gezmek, hem bu yazıları hem de kaleleri denizden görmek için güzel bir fırsattır.
Tepelerdeki Gözetleme Kuleleri
Eski Maskat’ı çevreleyen kayalık tepelerin üzerinde, çok sayıda küçük gözetleme kulesi bulunur. Bu kuleler, Celali ve Mirani’nin denizden gelen tehditlere karşı sağladığı korumayı, kara tarafından tamamlıyordu. Kulelerden şehre yaklaşan her hareket gözlemlenir, gerektiğinde işaretlerle haber verilirdi.
Bu kulelerin bir kısmı restore edilmiştir ve gece ışıklandırılır. Eski Maskat’ın tepelerine dağılmış bu küçük kuleler, şehrin silüetine karakteristik bir görünüm katar. Bazı kulelere yürüyüş yollarıyla ulaşmak mümkündür; buradan koyun ve kalelerin manzarası çok etkileyicidir.
Eski Maskat’ın Dokusu
Eski Maskat, geçmişte farklı kökenlerden gelen insanların bir arada yaşadığı kozmopolit bir liman şehriydi. Arap, Hint, Baluç, Fars ve Doğu Afrika kökenli topluluklar, şehrin farklı mahallelerinde yaşar ve ticaretle uğraşırdı. Bu çok kültürlü yapı, şehrin mimarisine, mutfağına ve geleneklerine de yansımıştır.
Bugün Eski Maskat’ın büyük bölümü resmi binalar, saray ve müzelerle kaplıdır. Ancak şehrin eski dokusunun izleri, geleneksel tarzda restore edilmiş konaklarda, ahşap oymalı kapılarda ve dar sokaklarda hâlâ görülebilir. Bu yapıların ahşap kapıları ve pencereleri, Umman’ın geleneksel ahşap işçiliğinin güzel örnekleridir.
Hor Camii
Mirani Kalesi’nin hemen eteğinde yer alan Hor Camii, Eski Maskat’ın en tanınmış camilerinden biridir. Beyaz duvarları ve zarif minaresiyle cami, arkasında yükselen kalenin bej rengi duvarlarıyla güzel bir tezat oluşturur. Kale ile caminin bir arada görüntüsü, Eski Maskat’ın en çok fotoğraflanan manzaralarından biridir.
Caminin tarihi konusunda farklı bilgiler bulunsa da, uzun zamandır Eski Maskat halkının ibadet ettiği bir mekan olduğu bilinir. Cami, zaman içinde onarılmış ve bugünkü görünümüne kavuşmuştur. Caminin minaresi, özellikle akşam ezanı okunurken, Eski Maskat’ın sakin atmosferine huzurlu bir ses katar.
Camiyi ziyaret etmek isteyenlerin namaz vakitlerine dikkat etmesi ve uygun kıyafetler giymesi gerekir. Gayrimüslim ziyaretçilerin camiye girişi her zaman mümkün olmayabilir; ancak caminin ve kalenin dışarıdan görünümü, Eski Maskat gezisinin unutulmaz anlarından birini oluşturur.
Mutrah ve Çarşısı
Eski Maskat’ın birkaç kilometre kuzeybatısında, Mutrah liman bölgesi yer alır. Mutrah, geniş sahil yolu (Korniş), tarihi çarşısı ve balık pazarıyla Maskat’ın en canlı bölgelerinden biridir. Mutrah Çarşısı, Arap dünyasının en eski çarşılarından biri olarak kabul edilir.
Çarşının dar ve kapalı sokaklarında, buhur, gümüş takılar, geleneksel hançerler, kumaşlar, baharatlar ve hediyelik eşyalar satılır. Buhur kokusu, çarşının her köşesine yayılır. Burada pazarlık yapmak, alışveriş deneyiminin bir parçasıdır.
Mutrah’ın sahil yolunun ucunda, bir tepenin üzerinde Mutrah Kalesi yükselir. Bu kale de 16. yüzyılın sonlarında inşa edilmiş ve limanı korumak için kullanılmıştır. Akşam saatlerinde Korniş boyunca yürümek, liman ışıklarını ve tepedeki kaleyi izlemek, Maskat ziyaretinin en güzel anlarından biridir.
Kalelerde Günlük Yaşam
Celali ve Mirani kalelerinde yaşam, büyük ölçüde askeri bir düzene göre şekillenirdi. Kalelerde konuşlanan muhafızlar, nöbetleşe kuleleri ve top platformlarını beklerdi. Limana yaklaşan her gemi dikkatle izlenir, gerektiğinde şehre haber verilirdi.
Kalelerin erzak ve su ihtiyacı, şehirden ve limandan karşılanırdı. Kayalık tepelerin üzerinde yer aldıkları için kalelere erzak taşımak zahmetli bir işti. Bu nedenle kalelerde depolar ve sarnıçlar bulunur, uzun süre yetecek erzak saklanırdı.
Limana yeni bir gemi girdiğinde ya da önemli bir konuk geldiğinde, kalelerden top atışlarıyla selam verilirdi. Bu gelenek, liman şehirlerinde yaygındı ve Maskat’ın uluslararası bir liman olarak canlılığının bir yansımasıydı.
Umman Kaleleri Arasında Celali ve Mirani
Umman’ın iç bölgelerindeki kalelerin çoğu, vahaların ortasında ya da dağ eteklerinde yer alır ve kerpiç ile taştan yapılmıştır. Celali ve Mirani ise deniz kıyısındaki kayalıkların üzerinde yükselir ve limanı korumak için tasarlanmıştır. Bu yönüyle iki kale, Umman’ın denizcilik tarihinin en önemli tanıklarıdır.
Nizva, Bahla, Cabrin, Nahal ve Rustak gibi iç bölge kaleleri Umman’ın kara tarihini anlatırken, Celali ve Mirani ülkenin denize açılan yüzünü temsil eder. Umman’ı anlamak için her iki yüzü de görmek gerekir: iç bölgenin vahaları ve kaleleri ile kıyının limanları ve kaleleri.
Celali ve Mirani’nin bir diğer özelliği de, başkentin tam ortasında yer almalarıdır. Umman’a gelen ziyaretçilerin çoğu, ülkedeki ilk kale deneyimini bu iki kaleyle yaşar. Bu nedenle ikiz kaleler, Umman kale kültürüne güzel bir giriş kapısıdır.

Eski Maskat’ı Gezerken
Eski Maskat’a girdiğinizde, sizi önce şehrin eski kapılarından biri karşılar. Kapıdan geçtikten sonra, dağlarla çevrili bu küçük koyun içindeki sakin ve düzenli dünyaya adım atarsınız. Geniş caddeler, palmiye ağaçları ve beyaz binalar arasında yürürken, iki yanınızda yükselen kayalık tepelerin üzerindeki kuleler dikkatinizi çeker.
Alem Sarayı’nın önündeki meydana ulaştığınızda, manzara birden açılır. Sarayın renkli cephesi, iki yanında yükselen Celali ve Mirani kaleleri ve arkadaki deniz, unutulmaz bir tablo oluşturur. Burada bir süre durup manzarayı izlemek, fotoğraf çekmek ve koyun tarihini hayal etmek için acele etmemek gerekir.
Meydandan sonra sahil yoluna inerek koyun kenarında yürüyebilirsiniz. Buradan kaleler farklı açılardan görünür; özellikle Celali’nin denize uzanan kayalığın üzerindeki konumu çok etkileyicidir. Yürüyüşün ardından müzelerden birini ziyaret etmek ya da gölgelik bir kafede dinlenmek, günü güzel bir şekilde tamamlar.
Mutrah Kalesi
Celali ve Mirani’nin yanı sıra, Maskat’ın üçüncü önemli kıyı kalesi Mutrah Kalesi’dir. Kale, Mutrah limanının doğu ucunda, Korniş’e hakim bir kayalığın üzerinde yer alır. Celali ve Mirani ile aynı dönemde, 16. yüzyılın sonlarında inşa edildiği kabul edilir.
Mutrah Kalesi’nin üç yuvarlak kulesi ve kayalığı takip eden duvarları, Korniş’ten bakıldığında çok etkileyici bir görünüm oluşturur. Kalenin ziyaret koşulları da zaman içinde değişebilir; ancak dışarıdan görünümü ve Korniş’ten izlenen gün batımı manzarası, ziyarete değerdir.
Çevrede Gezilecek Yerler
Maskat, kalelerin yanı sıra pek çok farklı gezilecek yer sunar. Sultan Kabus Ulu Camii, Umman’ın en büyük camisidir ve zarif mimarisi, devasa avizesi ve el dokuması halısıyla ünlüdür. Caminin ziyaret saatleri sınırlıdır ve kıyafet kurallarına dikkat edilmesi gerekir.
Kraliyet Opera Binası, modern Umman mimarisinin en güzel örneklerinden biridir. Kalbiyat ve Bandar Hayran koylarına yapılacak tekne turları ise Maskat’ın kayalık sahillerini ve berrak sularını keşfetmek için harika bir fırsattır. Bazı turlarda yunus izlemek de mümkündür.
Maskat’ın birkaç saat uzaklığındaki Nizva, Bahla, Cabrin, Nahal ve Rustak kaleleri ise Umman’ın iç bölgesindeki kale mirasını keşfetmek isteyenler için mükemmel duraklardır.

Örnek Bir Gezi Rotası
Maskat’ta bir günlük bir gezi için şu rota önerilebilir. Sabah erken saatlerde Sultan Kabus Ulu Camii’ni ziyaret edebilir, ardından Eski Maskat’a geçerek Alem Sarayı’nın önündeki meydandan Celali ve Mirani kalelerini görebilirsiniz. Öğleden önce Bait el-Zubair Müzesi ya da Ulusal Müze’yi gezebilirsiniz.
Öğle yemeğinden sonra Mutrah’a geçerek çarşıda dolaşabilir, ardından Korniş boyunca yürüyüş yapabilirsiniz. Akşam saatlerinde ise bir tekne turuyla koyu denizden görmek ya da Eski Maskat’a geri dönerek ışıklandırılmış kaleleri izlemek, günü güzel bir şekilde tamamlar.
Fotoğraf İçin İpuçları
- Celali, Mirani ve Alem Sarayı’nı bir arada çekmek için sarayın önündeki meydan en iyi noktadır.
- Sahil yolundan ve koyun kenarından, kaleleri denizle birlikte kadraja alabilirsiniz.
- Akşam saatlerinde ışıklandırılan kaleler, gece fotoğrafçılığı için harika konular sunar; bir tripod yanınızda olsun.
- Tekne turları, kaleleri denizden fotoğraflamak için eşsiz bir fırsat sunar.
- Saray ve askeri alanların bazı bölümlerinde fotoğraf çekmek kısıtlanmış olabilir; uyarı levhalarına dikkat edin.
- Drone kullanımı, özellikle saray çevresinde, kesinlikle izne tabidir.
Ziyaret İçin Pratik İpuçları
- Celali ve Mirani kalelerinin içine giriş genellikle sınırlıdır; güncel ziyaret koşullarını gitmeden önce resmi kaynaklardan kontrol edin.
- Eski Maskat’ı yürüyerek gezmek için en az iki üç saat ayırın.
- Saray çevresinde güvenlik görevlilerinin uyarılarına uyun.
- Umman’da kamusal alanlarda omuzları ve dizleri örten kıyafetler tercih edilmelidir.
- Yaz aylarında yanınızda bol su bulundurun ve öğle sıcağında yürümekten kaçının.
- Müzelerin açılış saatleri cuma günleri farklı olabilir.
Hangi Mevsimde Gidilmeli?
Maskat’ı ziyaret etmek için en uygun dönem, ekim ile nisan arasındaki serin aylardır. Bu dönemde hava ılıktır ve şehirde yürüyüş yapmak oldukça keyiflidir. Kasım ayındaki ulusal bayram kutlamaları sırasında ise şehir ışıklar ve bayraklarla süslenir.
Yaz aylarında Maskat’ta hava çok sıcak ve nemli olur. Bu dönemde gezilerinizi sabah erken ve akşam saatlerine planlamanız, öğle saatlerinde ise klimalı müzelerde ve kapalı alanlarda vakit geçirmeniz önerilir.
Ulaşım
Eski Maskat’a, Maskat Uluslararası Havalimanı’ndan arabayla yaklaşık 30-40 dakikada ulaşılabilir. Şehir içinde taksi ve araç kiralama en yaygın ulaşım yöntemleridir. Mutrah ile Eski Maskat arasında sahil yolu boyunca kısa bir yolculukla geçiş yapılabilir.
Bazı şehir turu otobüsleri, Eski Maskat ve Mutrah’ı da içeren güzergahlarda sefer yapar. Bu turlar, şehrin önemli noktalarını kısa sürede görmek isteyenler için pratik bir seçenektir.
Seyahat Bilgisi
Seyahat planı yapmadan önce Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın güncel seyahat bilgilerini kontrol etmeniz ve giriş koşullarını resmi kaynaklardan teyit etmeniz önerilir.
Sık Sorulan Sorular
Celali ve Mirani kaleleri ne zaman yapıldı?
Bugünkü kalelerin 1580’li yıllarda inşa edildiği kabul edilir. Sonraki yüzyıllarda, özellikle 18. ve 19. yüzyıllarda, kapsamlı onarımlar ve eklemeler yapılmıştır.
Kalelerin içi gezilebilir mi?
Her iki kalenin de içine erişim genellikle sınırlıdır. Celali, müze olarak düzenlenmiş olsa da uzun süre yalnızca özel izinle ziyaret edilebilmiştir. Güncel durumu gitmeden önce kontrol etmeniz önerilir.
Kaleleri en iyi nereden görebilirim?
Alem Sarayı’nın önündeki meydan, sahil yolu ve koyda yapılacak tekne turları, kaleleri görmek için en iyi noktalardır.
Eski Maskat’ı gezmek ne kadar sürer?
Kaleleri, sarayı ve müzeleri gezmek için yarım gün yeterlidir. Mutrah da eklenirse tam bir gün ayırmak iyi olur.
Celali Kalesi neden hapishane olarak kullanıldı?
Kale, 20. yüzyılda uzun süre hapishane olarak kullanılmış, 1970’lerden sonra restore edilerek müzeye dönüştürülmüştür.
Video: Celali ve Mirani Kaleleri
Aşağıdaki videoda Celali ve Mirani kalelerini ve Eski Maskat’ı izleyebilirsiniz.

Neden Önemli?
Celali ve Mirani kaleleri, Maskat’ın ve Umman’ın denizcilik tarihinin en önemli simgeleridir. Yüzyıllar boyunca Hint Okyanusu ticaretinin önemli duraklarından biri olan Maskat limanını koruyan bu kaleler, şehrin uluslararası bir liman olarak gelişmesine tanıklık etmiştir.
Kaleler, farklı dönemlerin izlerini bir arada taşır. 16. yüzyıldaki inşalarından Ya’rubi ve Bu Saidi dönemlerindeki onarımlara, 20. yüzyıldaki farklı kullanımlarından bugünkü müze ve simge işlevlerine kadar uzanan bu tarih, Maskat’ın değişen yüzünü yansıtır.
Bugün Celali ve Mirani, Alem Sarayı ile birlikte Maskat’ın en tanınmış manzarasını oluşturur. Umman’a gelen her ziyaretçinin, bu ikiz kalelerin koyun iki yakasında yükseldiği bu güzel manzarayı görmesi tavsiye edilir.
Maskat, Umman’a yapılacak bir gezinin hem başlangıç hem de bitiş noktasıdır. Bu yüzden Celali ve Mirani kalelerini görmek için ayrı bir plan yapmaya gerek kalmadan, şehirde geçireceğiniz bir günün bir bölümünü Eski Maskat’a ayırmanız yeterlidir. Bu küçük koyda geçireceğiniz birkaç saat, Umman tarihinin denize açılan yüzünü tanımak için güzel bir başlangıç olacaktır.
Yakındaki Kaleler
- Nahal Kalesi – Kayalık tepe üzerindeki vaha kalesi
- Rustak Kalesi – Umman’ın birleştiği kadim kale
- Nizva Kalesi – Dev yuvarlak kulesiyle ünlü kale
- Bahla Kalesi – Umman’ın UNESCO listesindeki kerpiç devi


One thought on “Celali ve Mirani Kaleleri: Maskat Koyunun İkiz Bekçileri”