Şeker Çocukları Hiperaktif Yapmaz: Bilimsel Kanıtlar Ne Diyor?
Doğum günü partilerinde pasta ve şeker yiyen çocukların zıvanadan çıktığını, bağırıp koşturduğunu görür ve hemen “işte şekerin etkisi” deriz. Şekerin çocukları hiperaktif yaptığı, ebeveynler arasında neredeyse tartışmasız bir gerçek gibi kabul edilir. Oysa kontrollü bilimsel çalışmalar, şeker tüketimi ile çocuklardaki hareketlilik ya da hiperaktivite arasında nedensel bir bağ bulamamıştır. Bu yaygın inanç, büyük ölçüde bir yanılgıdan ibarettir.

Bilimsel Çalışmalar Ne Buldu?
Çocuklara bir grupta şekerli, diğer grupta şekersiz (ama tatlandırılmış) içecek ve yiyecekler verilen çift kör çalışmalarda, ne çocukların ne de araştırmacıların hangi grubun gerçekten şeker aldığını bilmediği koşullarda davranışlar karşılaştırılmıştır. Sonuç tutarlı biçimde aynıdır: şeker alan ve almayan çocukların hareketliliği arasında anlamlı bir fark görülmemiştir. Yani şeker, sanılanın aksine bir “hareketlilik yakıtı” gibi davranmamaktadır.
O Halde Bu İnanç Neden Bu Kadar Güçlü?
Bu konu şöyle yanlış bilinir: çocukların coşkulu davranışı şekere bağlanır, çünkü iki şey çoğu zaman aynı anda gerçekleşir. İlginç bir çalışmada, çocuklarının şeker aldığını sanan annelere bu çocukların daha hareketli göründüğü, oysa aslında çocuklara şeker verilmediği gösterilmiştir. Yani burada işleyen şey beklenti etkisidir: şeker yediğini düşündüğümüz çocuğu daha hareketli görürüz. Üstelik şeker genellikle doğum günü, bayram, parti gibi zaten heyecan dolu ortamlarda tüketilir; çocukları coşturan şey şekerden çok bu ortamların kendisidir.

Şeker Tamamen Masum mu?
Şekerin hiperaktivite yapmaması, sınırsız tüketilebileceği anlamına gelmez. Aşırı şeker; diş çürükleri, sağlıksız kilo alımı ve uzun vadede çeşitli sağlık sorunları açısından gerçek bir risktir. Yani şekeri sınırlamak için sağlam nedenler vardır; sadece “çocuğu hiperaktif yapıyor” bunlardan biri değildir. Doğru gerekçeyle hareket etmek, hem daha bilimsel hem de daha işe yarar bir yaklaşımdır.
Özetle, şekerli bir ikramdan sonra coşan çocuğun enerjisini şekere bağlamak kolaydır; ama gerçek tablo daha çok ortamın heyecanı ve bizim beklentilerimizle ilgilidir. Çocuklarda sürekli ve belirgin bir hareketlilik söz konusuysa, bunu şekere yormak yerine bir uzmana danışmak daha doğru bir adımdır.
