bir spor olmanın ötesinde futbol…ERMENİSTAN-TÜRKİYE

Atatürk’ten Yunanlılara müthiş gol, Futbol bir spor olmanın ötesinde stratejik hesabın bir parçası olarak dünyada ilk kez Atatürk tarafından kullanıldı. Hem de savağ ortamının ortasında…

Kaderin cilvesine bakın ki, Sovyetler Birlişinin daşılmasının ardından 23 AŞustos 1991’de başımsızlı?ın? ilan eden Ermenistan’? dünyada tanıyan ilk ülke 16 Aralık 1991’de Türkiye olmasına rağmen, bugün aralarında hiçbir diplomatik bağ bulunmuyor.
Amerika’daki güçlü Ermeni lobisine rağmen ABD ancak Türkiye’nin tanımasından iki sonra adım atabilmişti. Türkiye, Ermenistan’? tanımasının hemen ardından bu ülkeye insani yardımda bulundu, gıda ve elektrik verdi. Aynı zamanda, kendi toprakları üzerinden üçüncü ülkelerin Ermenistan’a insani yardım malzemesi göndermesine imkân tanıdı.
Hatta Türkiye, Rahmetli Özal’ın çabalarıyla Ermenistan’? 25 Haziran 1992’de İstanbul’da kurulan Karadeniz Ekonomik ?İbirlişi’ne kurucu üye olarak davet etti, Ermenistan’ın KE? bünyesinde daimi temsilci bulundurmasına izin verdi.
Ermeniler Türkiye’nin tüm bu iyi niyetli girişimlerine rağmen ‘Tanıma–Tazminat–Toprak talebi’ şeklinde tanımlanan tehditlerden hiçbir zaman geri adım atmadılar. Tüm uluslar arası platformlarda Türkiye’nin aleyhinde çaba gösterdiler. Bunu hala da sürdürüyorlar.
Yine kaderin cilvesine bakın ki, Türkiye – Ermeni ilişkilerinin kaderini bu defa bir kura belirledi. İki ülke, 2010 Dünya Kupası elemeleri kura çekiminde aynı gruba düştüler.
6 Eylül’de Türkiye A Milli Futbol Takımı ile Ermenistan Milli Takımının Erivan Hrazdan Stadı’nda oynayacaşı 2010 Dünya Kupası Grup Eleme Maçı daha oynanmadan ilgi odaşı oldu. Maçla ilgili gelişmeler sadece her iki ülkede değil tüm dünyada merakla takip edilmeye başlandı. Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan’ın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü maçı birlikte izlemeye davet etmesi oynanacak karşılaşmayı bir futbol maçının ötesine taşıdı ve dünyada tüm dikkatler bu maçla ilgili gelişmelere endekslendi.
Bu yazının konusu bu maçla ilgili değerlendirmeler değil. Biz burada, dünya futbol tarihinde ilk defa, bir futbol karşılaşmasının dünya harp tarihi açısından stratejik bir unsur olarak nasıl kullanıldığına yer vereceğiz. Hem de Türk Ulusu tarafından.
?? ba?a düşünce…
Bilindişi gibi 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Mütarekesi ile yedi cephede birden savaştığımız Birinci Dünya Savaşı’ndan çekildik. Ülkenin içinde bulunduğu şartlar aşır olsa da, savağ devam ettişi süre içinde mağlup sayılacak durumda değildik. Fakat kendilerine güvenerek savaşa girdişimiz devletler savaştan çekilince durum aleyhimize döndü. Mütareke sonrası başta İstanbul olmak üzere Osmanlı toprakları süratle işgal edildi. Osmanlı Meclisi işgal güçlerince daşıtılınca, Türk Milleti kendi kaderine el koymak zorunda kaldı.
23 Nisan 1920 de Ankara’da Büyük Millet Meclisi açıldı. Ülkenin içinde bulunduğu aşır koşullara rağmen seçimler yapıldı ve Ankara’ya milletin meğru temsilcileri gönderildi. Çok geçmeden düzenli ordu oluşturuldu ve düşmanı yurttan kovmak için hazırlıklar başladı.
Anadolu’nun büyük bölümü işgal altında olduğundan haberleğme kaynakları işgalcilerin denetimindeydi. İşte yazıya başlık olan tarihi maç tam da bu sırada oynandı.
Büyük Taarruz öncesi cephedeki hazırlıkların ne durumda olduğunu yerinde teftiş etmek üzere Batı Cephesi’ne gitmeye karar veren TBMM Başkanı ve Başkomutan Mustafa Kemal Pa?a, 22 Temmuz’da Hükümete, o sırada Konya’ya gelen ıngiliz General Townshend’le 24 Temmuz’da görü?mek üzere iki günlüşüne Ankara’dan ayrılacağını duyurdu. Mustafa Kemal Pa?a’nın birinci öncelikli işi o sırada Konya’ya gelen ıngiliz General Townshend’le görü?mek değildi. Bu görü?meyi bahane edip cephedeki son durum hakkında en ince ayrıntısına kadar bilgi alma arzusundaydı. 23 Temmuz’da Ankara’dan ayrıldı. ıngiliz General Townshend’le 24 Temmuz’da Konya’da görüntü.
Maçın perdeledişi tarihi toplantı…
Mustafa Kemal Pa?a ıngiliz Generalle yaptığı bu görüşmenin ardından 27 Temmuz 1922 de Akşehir’e döndü. Burada Fevzi Çakmak ve İsmet Pa?a ile 27/28 Temmuz gecesi bir toplantı yaptı. Taarruz işi ayrıntılı olarak konuŞuldu. Bu önemli toplantının daha geniş bir istişare mahiyeti taşıması için bazı kolordu komutanları da Akşehir’e davet edildi.
Komutanların böylesine kritik günlerde Akşehir’de toplanması düşmanın şüphesini çekebilirdi. Onun için 28 Temmuz’da subaylar arasında bir futbol maçı tertiplendi ve bu maçı seyretmek üzere ordu komutanları ile bazı kolordu komutanları Akşehir’e davet edildi. Subaylar arasında bir turnuva organize edildişi kamuoyuna duyuruldu.
Kolordulara mensup subaylarla Batı Cephesi subayları arasında yapılan bu maçı Mustafa Kemal, İsmet, Nurettin ve Yakup ?evki Paralarla birlikte Batı Cephesi Kurmay Başkanı Asım Bey’de izledi. Türk ordusunun kurmay heyetinin bir maç vesilesi bir araya gelmesi düşmanın şüphesini çekmedi. Nitekim komutanların maç vesilesi ile bir araya geldişi bu toplantıda Büyük Taarruz öncesi planlar son kez gözden geçirildi. Kurtulu? Savaşı’nın en kritik kararları bu toplantıda alındı. Alinan kararların cephede uygulanması ise zaferi getirdi.
Böylece dünya futbol tarihinde ilk kez bir karşılaşma, harp stratejisinin bir parçası olarak kullanıldı ve başarılı oldu.
Nitekim Türk ordusu tüm hazırlıklar tamam vaziyette 26 AŞustos sabahın? beklerken, Yunan ordusu böyle bir duruma hiç ihtimal vermiyordu. Çünkü Türk ordusunun taarruz için son hazırlıklarını yaptığı ve dualarını ettişi 25/26 AŞustos gecesini Yunan ordusu, Başkomutanları General Trikopis’le birlikte Afyon’da büyük bir balo vererek eğlence ile geçirdi.
Türk ordusu Büyük Taarruzu başlattı?ında, dünya kamuoyu Yunanlılara destek için ayağa kalkmasın diye önce Anadolu’nun dünya ile iletiğimini kesti. Önemli saldırılar bile sıradan hücum gibi duyuruldu. Hatta Amiral Bristol, “26 AŞustosta Büyük Taarruz başladığı zaman doğru dürüst bilgi alamadıklarını” itiraf etti. 17 Ekim 1922 tarihli ıngiliz gizli raporunda; “Bugüne dek Mustafa Kemal’in stratejik plân? hiç aksaklık olmadan başarılı oldu. 26 AŞustos’taki saldırı büyük bir gizlilik içinde hazırlandı ve iki gün öncesine dek bunu ancak üç kişi biliyordu” denildi.
Büyük zafer işte böyle kazanıldı, düşman yurttan bu tür stratejik hamlelerle kovuldu.
Erivan’da oynanacak maçın her iki ülke halkı açısından hayırlı sonuçlara vesile olmasını temenni ediyoruz. Dileriz bu maç yeni dostluklara kap? aralar.

Prof. Osman ÖZSOY

tuna

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir