Diyarbakır
Güneydoğu Anadolu’nun tarihi kenti Diyarbakır, Dicle vadisi üzerinde yer alırken, kenti çevreleyen Dünyaca ünlü Diyarbakır Kalesi, uzunluğu beş km yi geçen görkemli surları, camileri, evleri ile Bizans, Selçuklu, Osmanlı eserlerini bünyesinde barındırıyor.
Diyarbakır’ın doğal arazi yapısını çevreleyen Diyarbakır kalesi, Dış kale ve İç kale olarak anılırken, yer yer 12 metreye varan yükseklik, 3 ila 5 metre kalınlık ve beş km yi aşan uzunluktaki surlar tüm görkemini günümüzde de sürdürüyor. Surlar üzerinde bulunan Evli Beden ve Yedi Kardeş burçlarındaki yazı bordürleri, çift başlı kartal, aslan kabartmaları dikkat çekiyor. Dış kalenin dört yöne açılan Harput Kapısı, Urfa Kapısı, Mardin Kapısı ve Su veya Dicle Kapısı olarak adlandırılan Yeni Kapı önemini koruyor. Günümüzde çeşitli restorasyon çalışmaları ile tahrip olan kısımları onarılıp daha bakımlı hale gelen sur kapılarından girerek, Diyarbakır gezimize Ulu önder Atatürk’ün konakladığı Gazi Köşkü’nden başlıyoruz.
Gazi Köşkü.
16 Şubat 1916 yılında Mustafa Kemal Kolordu Komutanı olarak Diyarbakır Doğu cephesine gönderilmiş. Ön araştırma ekibi Mart ayında M. Kemalin Diyarbakır’da rahatça çalışabileceği ve yatıp kalkabileceği uygun bir yer arıyor ve sur dışında yer alan Semanoğlu Köşkü seçiliyor. Diyarbakır evi özelliklerinin taşıyan, iki katlı, siyah beyaz sur taşından yapılma bu ev, 5 Nisan 1926 yılında Mustafa Kemal’e Diyarbakır Belediyesi tarafından hediye edilmiş.
GENEL BİLGİLER
Yüzölçümü: 15.355 km²
Nüfus: 1.362.708 (2000)
İl Trafik No: 21
Isının 40-50 dereceye vardığı yaz günlerinin bunaltıcı sıcaklığından kurtulmak amacıyla gelişen düz damlı evleri ile tipik yöre mimarisinin günümüzde de yaşatıldığı Diyarbakır, uzun surları, Malabadi Köprüsüyle görülmesi gereken bir ildir.
Diyarbakır yöresinin en eski adı Assur kaynaklarında Amidi olarak geçer. Yunanca ve Latince kaynaklarda bu ad, Amido ya da Amida olarak yazılır. Arap akınları sırasında bölgeye yerleşen Bekr adındaki bir aşiret nedeniyle yörenin adı Bekr diyarı anlamında Diyar-ı Bekr olarak söylenmiştir. Günümüzdeki ismini, Atatürk’ün 1937’de halka yaptığı konuşma esnasında, şehrin adından Diyarbakır olarak bahsetmesiyle 10 Aralık 1937 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile almıştır.
Diyarbakır’ın Ergani ilçesine bağlı Çayönü Tepesi’nde yapılan kazılar, bölgede ilk yerleşimin M.Ö. 9. bine dek uzandığını göstermektedir. Yörede M.Ö. 2000’lere ilişkin ilk bilgiler Hurri- Mitanni halkına ve Hurri–Hitit ilişkilerine dayanmaktadır. Anadolu’nun en eski halklarından olan Hurrilerin yaşadıkları bölge Subartu denilen, yani bugünkü Diyarbakır’ı da içine alan yöredir. M.Ö. 1200’lerde Hitit Devleti’nin Anadolu’ya göç eden deniz kavimlerinin istilaları ile yıkılmasından sonra, Hititlerin Subartu ülkelerindeki üstünlüğünü kabul eden ve yönetim boşluğuna düşen Hurri ve Aram toplulukları, küçük kent devletleri oluşturdular. Daha sonra yöre, Mezopotamya’da güçlü bir krallık olan Assur, daha sonra kısa bir dönem için Urartu egemenliğine girmiştir. M.Ö. 7. yüzyıl ortalarında İskitlerin yerleştiği Amidi kenti, M.Ö. 625’te Medlerin, M.Ö. 550’de de Perslerin egemenliği altına girmiştir. M.Ö. 4. yüzyılda Pers İmparatoru III. Darius’un İskender orduları önünde yenik düşmesiyle yörede Helenistik dönem başlamıştır. Daha sonraları yöre Partlar ve Romalılar arasında cereyan eden savaşlara sahne olmuştur. M.S. 3. yüzyılda, İran’da başa geçen Sasani sülalesi ve Romalılar arasında el değiştiren kent, M.S. 4. yüzyılda Roma’ya bağlanmıştır. Daha sonraki dönemlerde Bizans Devleti ile Sasaniler arasında geçen savaşlar, bölgede güçlenmeye başlayan İslam ordularının üstünlük sağlamalarına neden olmuş, Hz. Ömer zamanında Diyarbakır Arap egemenliğine girmiştir. Uzun bir zaman Arap egemenliğinde kalan kent, 1085’te Selçuklu Devleti sınırlarına dahil olmuştur. Diyarbakır’ın Osmanlı Devleti’ne katılması 15 Eylül 1515’te Yavuz Sultan Selim döneminde gerçekleşmiştir.
Tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan Diyarbakır, yüzyıllar boyunca Güneydoğu Anadolu’nun fikir, sanat, kültür ve bilim merkezi olmuştur. Önemli bir ticaret merkezi olan şehir günümüzde de bu özelliğini korumaktadır.
Coğrafi Konumu
Diyarbakır’ın kuzeyinde Bingöl ve Elazığ, doğusunda Batman, güneyinde Mardin, güneybatısında Şanlıurfa, batısında Adıyaman ve Malatya bulunmaktadır.
İklimi
Diyarbakır’da sert ve kurak bir yayla iklimi hâkimdir.
İLÇELER:
Diyarbakır ilinin ilçeleri; Bismil, Çermik, Çınar, Çüngüş, Dicle, Eğil, Ergani, Hani, Hazro, Kocaköy, Kulp, Lice ve Silvan’dır.
Eğil: Zengin bir geçmişe sahip olan Eğil ilçesi tarih içinde de önemli bir yer işgal etmiştir. Asur Kalesi’nin adından da anlaşılabileceği gibi Asurluların da ötesine ulaşan bir geçmişi vardır.
Çermik: Diyarbakır’ın kuzeybatısında olan Çermik, kaplıcalarıyla tanınmış ünü tüm yurda yayılmış güzel ve yemyeşil bir ilçemizdir. Dünyanın her yanından insanlar şifa bulmak amacıyla bu kaplıcalara gelirler. İlçenin eski kalesi, Alaaddin Camii, Abdullah Paşa Medresesi Haburman Köprüsü efsanevi Gelin Dağı, Seyfullah Bey Hamamı ve Ali Dede Çeşmesi ilk anda görülmesi gereken ünlü yerlerindendir.
Hani: Diyarbakır’ın 90 km. kuzeydoğusunda Bingöl-Diyarbakır karayolu üzerinde dağlık bir yerleşim yeridir. Hani İlçesinde 13. yy.da yapıldığı sanılan Hatuniye Medresesi ve 15. yy.da yapılan Ulu Cami bir Selçuklu eseridir.
Kulp: Kulp, Diyarbakır’ın en uzak ilçesidir. Ürettiği nefis ballarıyla tanınan Kulp, Kâfurum Kalesi, Kanikan Mağaraları, Kale-i Ulya, Ciksi Kalesi, Büyük Kaya, İmamı Gazali Türbesi ve çok eski olduğu sanılan Bahemdan köyü gibi eski eserleriyle de geniş bir tarihi zenginliğe sahiptir.
Kocaköy: Kocaköy’ün ne zaman kurulduğu bilinmemektedir. İlçede birçok höyük ve mağara bulunmaktadır.
Lice: Diyarbakır’ın 95 km. kuzeyinde tarihi bir yerleşim merkezidir. Efsanesi dünyaca bilinen, çeşitli ülke ve şehirlerin sahip çıktığı Eshab-ül Kehf mağarasının asıl efsanede geçen Dakyonus şehri tüm özellikleriyle Diyarbakır’ın Lice ilçesi yakınındadır.
Silvan: Kuruluş tarihinin Diyarbakır kadar eski olan Meyyafarikin uygarlığının beşiği olan bir ilçedir. Dünyanın önemli eserlerinden Malabadi Köprüsü, Silvan Kalesi, Kulfa Kapısı ve çeşitli tarihi camilerin yer aldığı tepeden tırnağa tarihle doludur
