Özgürlük Sanatı
Görünenin kendisini farklı alg?lardan ayıran kavramsal bir karmaşa mIydı, yarattığımız, içiçe bir döngü gibiş Silmeli miyidim tüm bu bilgileri, bir yerlere çekip gidecek gibiş Belkide bilginin kendisi özgürdü fakat bizler değildik yeterince.
Her lanet yönden bir şeyler algılıyor olmayı engellemek oldukça zevki. Bu sınırları koymak değil, aksine kaldırmak. Aslında bir sınır olmadığının farkına varmak sonunda. Tek peğinde olduğum şeyin aslında ne kadar yakında olduğunu farkettiğim anda geride bıraktığım ben’i görebildişinizde önemini oldukça kuvvetli hissedebileceğiniz gibi. Fakat üzgünüm ki bu mümkün değil.
insan! Sen çok garipsin. Tahmin edilebilirlişi sevenler için değilsin. Bence yeterli soru soruldu, yetmeli en azından benim için. Artık cevaplar için akmalı zaman.
Görme Sanatı
Ve o gün uzun bir düşünceden sonra farketmiştim. Ben, yok ediciyi, yaratmıştım. Çan sesi, ?arkısal geliyordu. Dışarı çıktığımda her yönde manyetik alanları ve tekrarlanmaları gördükçe kötümser düşünmeye daha da kaptırıyordum kendimi. Sonra aniden tek ???ktı güneğ, Işın yansımayı reddediyordu. Koca bir delik gibi gökyüzünde. Saf karanlığın kendim olduğunu hissettiren bu şeyi saklamaya çalışmak için her şeyi yapardım. İfadeyi körelten görüntüsüydü. Boyutsuz, ısısız, nedensiz bir şekilde karşımda kocaman bir yansımasız güneğ. Benim güneşim. Tek sen ve ben varız artık diyordum içimden. YaŞamdan o an kopmuş, saf istek olduğum o karmaşık düzlemde ölesiye ko?maya karar verdim hemen. Yaka beni. Kendime özel güneşimle safla?tırıldığımı sanmaya başlarken farkettim. Bitmesin istedim seneler sürsün istedim. Daha çok parlamasın? hayal bile edemeyeceğim, yoruluyorum. Fiziksellişimi unutup karşı?verdim kocamanlı?ına. Ve dahası sadece biri görüyor ve sadece biri yaşıyordum. Yalnızca. Ama sönüşün kaçınılmaz olduğu açıktı, ve sonunda gidiyordu. Şimdi daha yeğildi doğa. Daha parlaktı güneğ, hepimize sunulan. Ve çevremde sevdiklerim beliriverdi. Asıl Şimdi sınırsız?m, sonsuz yansırım gerekirse çünkü yans?mak nedir iyi biliyorum.