Edebiyat Kulübü

vitray

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #19147 Yanıtla
    tuna
    Katılımcı

    Renkli cam parçalarından yapılan yarı saydam pencere süslemesi. Renkli camın mimarîye girişi ve kendine özgü bir sanat oluşturuşuna dair elimizdeki en eski buluntular XII. yy.a aittir. Oysa, renkli camın varlığı ve çeşitli kullanım biçimleri çok eskilere gider. Türklerin Orta Asya’da yerleğtikleri bölgelerde yapılan kazılarda ele geçen cam parçalan, onların bu sanat hakkındaki ileri bilgilerini ve ince kullanım biçimlerini kanıtlayıc? niteliktedir. İran üzerinden Anadolu’ya gelirken Türkler bu sanatı getirdiler ve geliştirdiler. Selçuklu mimarları, Artukoşullarında da görülen ve «Şemsiye» denilen cam süslemeleri kullandılar. Fakat Selçukluların son derece incelmiş ve gelişmiş vitray örnekleri, Beyşehir Gölü kıyısındaki Kubadâbâd Sarayı kazılarında ele geçen cam parçaları ve alç? süslemeler vardı. Osmanlı mimarları ise önce Selçuklu etkisinde çalıştılar, ama sonra kendilerine özgü vitray üslûbunu buldular. Evlerde, cami, medrese, Şifahane, saray gibi anıtsal binalarda vitraylar normal pencere dizisinin üstünde oluyordu. «Kafa penceresi» denen bu nakışlı camlar, bitkisel ve geometrik Şekillerle nefis bir bezeme biçimi oluşturuyordu. Bu camlardan süzülen ???klar yapı içinde değişik yansımalar yapıyordu. Osmanlı vitrayının en güzel örnekleri Süleymaniye, Rüstempaşa, Yeni Cami gibi büyük mabetlerde, Topkap? Sarayı, Hünkâr Kasrı v.b. saray, kasır ve yalılardadır. Hıristiyan sanatında da elde bulunan ilk vitraylar XII. yüzyıldan kalmadır. O zamanlar Roma resim sanatıyla rekabet eden vitray, çok parlak ve gözalıc? renklerde camlarla, perspektifsiz ve kabartısız olarak basit kompozisyonlar halinde yapılıyordu. Chartres, Vitray Ülkesi XIII. yüzyılın başlarında Fransa’da Chartres şehri vitray sanatının en büyük merkezi oldu. Chartres Katedrali’nde XII. yüzyıldan kalma renkli birçok pencere camı varsa da bunların çoğu 1200-1240 yılları arasında yapılmıştır. Yapılara elden geldişince bol ???k sokmak isteyen gotik çağ mimarları pencereleri gittikçe daha büyük yapıyorlardı. Bu yüzden kilise süslemeleri, Roma kiliselerinin iç duvarlarını kaplayan fresklerden değil vitraydan oluşabilirdi. O devirde renkli cam ustaları, renk düşkünü çağdağlarının zevkini okŞamak için renkleri elden geldişince çeşitlendirmeğe çalışıyorlardı; bu yüzden Aziz Bernard, perhiz ve çile amacıyla kendi tarikatına giren keğişlerin bundan uzak durmalarını ve renksiz camları yeğ tutmalarını istemişti. Hıristiyan cam ustalarının bu renk araştırma dü?künlüşü biraz da ıncil hikâyelerinden gelir. Chartreslı ustaların ustalığı sayesinde Beauce, zamanla bir vitray odaşı haline geldi ve vitrayc?hk buradan bütün Fransa’ya (Bourges, Paris, Tours, Le Mans, Rouen) ve komŞu ülkelere, özellikle ıngiltere (Canterbury) ve Almanya’ya yayıldı. I??k Resmi XIV. ve XV. yüzyılda vitray değişiklişe uğradı. Renkli pencereler dana büyüdü, camlar daha aydınlık oldu. Gümüş sarısının ve külrenginin baskın olduğu beyaz camlar üstünlük kazandı. Resim gibi vitray da gerçeşe uygunluŞu göz önünde bulundurmaya yöneldi. XVI. yüzyılda çoğu oymalı çift kat camlar pek çok değişik tona olanak sağladı. Ama vitray tek cam üstünde renkli bir resim olma?a yöneldi. XVII. yüzyıldan itibaren bu sanat desenden çok etkilendi. Basit kompozisyonlardan ve az sayıda canlı renklerden oluşan vitray yapma zevki XIX. yüzyılda doğdu. Büyük ressamlar (ıngres, Delacroix) modeller yarattılar. Geleneğe dayanan ya da yeni tekniklerden yararlanan vitray böylece anıtsal sanat içindeki yerini aldı. Camdan Bir Mozaik Vitray, doğrudan doğruya renkli yapılmış veya sonradan boyanmış yarı saydam camların, kurıun çubuklar, alç? ya da çimento yardımıyla birleğtirilmesiyle meydana gelir. Bu işte kullanılan camlar silis (kum), potas (odun külü) ya da soda (deniz tuzu) yardımıyla elde edilir. Silis erirken maden oksitleri karşıtırılarak renklendirilir. Sonra üflenir, soŞutulur, sonra yapılacak desene göre kesilir. Henüz sıcak olan cam çift kat yapılabilir: ayrı renkte iki cam levha üst üste yapıştırılır, ortaya çıkan cam gravür izlenimi verir. Daha önce pişmiş olan cam, camlaşabilen renklerle boyanabilir ve bu takdirde yeniden fırınlanır. Daha sonra cam parçaları birbirine kaynak yapılmış kurıun çubuklarla birleğtirilir, ondan sonra hepsi birarada madenî çerçevelere yerleğtirilir. Küçük cam parçalarından oluşan bu birleğik bütün, esnek olduğundan vitray hem k?mıldatılabilir, hem de çok dayanıklı olur. (Solda) Saint-Denis Katedrali’nde XII. yy. vitrayı. Fresk ve mozaikler gibi vitraylar da resimli kitaplara benzer: bunlarda sık sık kutsal tarihten evrelere yer verilir. (Ortada) Bir vitrayda anlatılan Şarlman’ın hayat öyküsü. Chartres Katedrali’nin 160 penceresi XIII. yy.da, 2,600 metrekare renkli camla süslenmiştir. Bu bütün, vitray sanatının en başarılı örneklerinden biri sayılır. (Sa?da) Paris’te, Notre-Dame Katedralinin güney yüzündeki gülbezeklere bir örnek. Modern Vitraylar 1920’lerden bu yana daha yalın bir vitray anlayışı ortaya çıktı. Notre-Dame du Raincy Kilisesi’nde Auguste Perret «oyuk duvarlar» yarattı, Maurice Denis buralara Ortaçağ’ınkiler kadar göz kamaştırıcı vitraylar yerleğtirdi. Chagall, Leger ve Bazaine gibi ressamlar da buna benzer vitraylar yaptılar, ister figüratif, ister soyut olsun vitraylar modern mimarîye uydurulmakta ve doğrudan doğruya betonarme içine yerleğtirilmektedir. Boyaların Sırrı Cam hamuruyla oksidin karşımı, istenilen renge göre çeşitlendirilir. Bakır dioksitle yeğil, mangan dioksitle erguvan, çok ince bakır tozlarıyla kırmızı , bakır karbonatla mavi, kobalt oksitle lâcivert cam elde edilir. Ortaçağ’da kırmızı fonlar, mihraba göre güneğe bakan güney tarafa yerleğtirilirdi; kuzey tarafa konan mavi fonlar da en geçirgen yarı saydam camların geçirebildişi kadar aydınlık sağlardı. Bununla birlikte hiç kimse rahip Suger’in yaptırdığı Saint-Denis’deki mavi camlarda Chartres’daki mavi camların sırrını çözememiştir.

1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
Yanıtla: vitray
Bilgileriniz: