DİRSEK EKLEMİNİN KEMİKSEL VE LİGAMENTÖZ YAPISI

Dirsek eklemi, birbirinden ayrı üç eklem bileşeninden oluşmuştur. Humerus,

ulna ve ve radius kemikleri, tek bir eklem kapsülü içinde eklem yaparlar (Şekil 86). Bu üç eklem, Şekil 87’de gösterilmiştir.

    Humerus ve Ulna Arasındaki (Humeroulnar) Eklem

    Eklem yüzleri, humerusun trokleası (trochlea humeri) ve ulnanın troklear çentiğidir (incisura trochiearis). Ulnadaki bu çentik, bir kıskaç gibi trokleayı tutar. Bu eklem, yalnız tek eksenli menteşe hareketine izin verir.

    Radius ile Humerus Arasındaki (Humeroradial) Eklem

    Anatomik olarak küre ve çukur eklem olmasına karşın, çok güçlü kollateral ligamentler (yan bağlar) yüzünden, yalnızca dönme ve menteşe hareketlerini gerçekleştirebilir. Rotasyon sırasında, radiusun başı annular ligament içinde kendi ekseninde döner.

    Radius ve Ulna Arasındaki (Radiouinar) Eklem

    Bu eklemde radiusun başı, ulnanın radial çentiği (incisura radialis) ile uyumlu olarak döner.

Şekil 86: sol kolda dirsek ekleminin dönme eksenleri gösterilmiştir.Şekil 87: Dirsek ekleminin bağları ve dirsekteki kemiklerin eklem yapmaları 

Dirsek Eleminin Kas Sistemi:

Fleksör ve Ekstansör Kaslar

Elin çeşitli kavrama, dokunma ve ifade etme işlemlerinde, değişik fleksiyon pozisyonları daha çok önem taşıdığı için fleksör kasların, ekstansörlerden daha iyi yapılanmasının nedeni kolaylıkla anlaşılır.

    Fleksörler

    Biceps brachii kası (Şekil 88)

    Başlangıç: Kısa başı processus corachoideustan, uzun başı ise tuberculum supraglenoidale scapulaeden. 

    Sonlanış; Tuberositas radiii

    Siniri: Musculocutaneus sinir.

    işlevi: Biartiküler bir kas olarak omuz ve dirsek eklemlerini etkiler.

    Dirsekte bu kas, önkolu büker (örneğin barfiks çekme) ve prone (avuç içleri aşağı dönük) pozisyondan supine (avuç içleri yukarıya dönük) pozisyona döndürür. Kurbağalama stili yüzmede, suyu ilerek ve kolları yana çekerek ilerlemede olduğu gibi. Kas tam gücünü, 90 derecedeki fleksiyon ve supinasyonda geliştirir (barfiks çekme ya da kol çekme, yani chin-ups hareketi, bükülü dirsekle yapıldığında, kollar düz haldeyken yapıldığından daha kolaydır). Bunun nedeni; bu pozisyondaki kirişin, radius çevresinde hasar görmemesi ve olağan bir şekilde dönen kasın, kendisini optimal çekme pozisyonuna getirmesidir. Jimnastikçiler için bunun anlamı, kavrama (örneğin barı) hareketlerine hazırlanırken, hem yukarıdan hem aşağıdan kavrama çalışmaları yaparak, biceps brachii kaslarını çalıştırmaları gerekir. Çünkü her bir kavrama tipinde, aynı kasın farklı lif grupları kullanılır. Kuvvet kolu kısa olan hareketinden dolayı, tipik bir hızlı kaldırma yapabilen kastır. Bu

liflerin minimal bir kısalması bile, ellerin önemli bir şekilde pozisyon değiştirmesine neden olur (Şekil 91). 

    Brachialis kası 

(Şekil 89 ve 91)

    Başlangıç: Biceps kasının altında uzanır ve distal humerusun ön yüzünden

başlar.

    Sonlanış: Tuberositas ulnac 

    Siniri: Musculocutaneus sinir 

    İşlevi: Bu kas yalnızca önkolun fleksiyonunu yapar. Neredeyse biceps brachii kası kadar güçlüdür. Önkol sabitlendiğinde (vücut gergin durumdayken barfikse asılma), kolu önkola doğru çeker ve böylece kol çekme (chin-ups) hareketinin gerçekleşmesine yardımcı olur. Biceps brachii kası radiusda ve bu kas da ulnada sonlandığı için, brachialis kası, önkolun kemikleri arasında yükün daha iyi bir dağılımını sağlar.

    Brachioradilalis kası (Şekil 90)

    Başlangıç: Humerusun lateral kenarı.

    Sonlanış: Radiusun stiloid çıkıntısı (processus styloideus radii).

    Siniri: Radial sinir.

    İşlevi: Kuvvet kolu uzun olan hareketinden dolayı, tipik bir “ağır yük fleksörü”dür. Başlıca önkolda yer alır. Biceps brachii kasının tersine, en büyük fleksiyon gücünü pronasyonda iken gösterir. Şekil 91’de görüldüğü gibi, fleksör kasların üçü de, önkola büyük ya da küçük kaldıraç kuvveti uygulayabilir. Biceps brachii ve brachialis kasları, kuvvet kolu kısa olan hareketler yaparak, “seri fleksörler” olarak sınıflandırılabilir. Brachioradialis kası ise kuvvet kolu uzun olan hareketleri gerçekleştirir ve bu yüzden, tipik bir “ağır yük fleksörü” olarak bilinir. Kaldıracın kuvvet kolu ile yük kolu arasındaki oran l/5’dir. Her l kg’lık yük için, 5 kg’lık bir fleksiyon kuvveti oluşturulmak zorundadır. Brachioradialis kasında, iki kaldıraç kolu da yaklaşık olarak özdeş uzunluktadır. Böylece aynı yük için, bu kuvvetin yalnız 1/5’i bu kas tarafından oluşturulmalıdır. Bu durum, farklı kassal işlevlere uygun kassal düzenlemeler olduğunu ve kaldıraç harekelinin ayrı zamanlara göre düzenlenişinin, tüm kas sisteminin çok daha geniş bir şekilde kullanılabilmesi ne izin vereceğini gösterir.

    Ekstansörler

    Dirsek ekleminin ekstansiyonu, başlıca triceps brachii kası ile gerçekleştirilir.

    Triceps brachii kası (Şekil 92)

Başlangıç: Uzun başı infragienoid tüberkülden, orta ve lateral başları ise hu

merusun arka yüzünden başlar.

    Sonlanış: Olecranon

    Siniri: Radial sinir.

    İşlevi: Dirsek ekleminin ekstansiyonunu sağlar. Bu kas çeşitli sportif etkinliklerde ileri derecede önemli bir rol oynar. Dirsek ekleminin ekstansiyonu veya sabitlenmesinin istenildiği her durumda, triceps brachii kasının kuvveti, kısıtlayıcı faktördür (örneğin gülle atma, boks, aletli jimnastik ve halter). Bu kasın omuz eklemindeki işlevi daha önce ele alınmıştı.

KAYNAK

  • Spor Anatomisi, J. WEINECK, Çeviri; Semra ELMACI 

Buradan indirebilirsiniz.

Bir İyilik

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir