Çatalca Tarihi
Çatalca İstanbul’a yakınlığından dolayı tarih boyunca önemli bir yere sahip olmuştur. Çatalca’da çok eski tarihi dönemlerden kalıntılara da rastlamak mümkündür. Bununla birlikte yakın tarihi dönemlerden pek çok tarihi eser kalmıştır. Bizans İmparatorluğu zamanında Matrai ismiyle bilinen Çatalca, Osmanlı İmparatorluğu hakimiyetine girinceye kadar bir çok savaşa sahne olmuş ve istilaya uğramış. Türk Hun İmparatorluğu Atilla 447 tarihinde büyük ordusu ileÇatalca’dan geçip Büyükçekmece’ye kadar gelmiş ve Bizans’ı vergiye bağlayarak geri dönmüş. Bundan sonra Avar Türkleri 616 tarihinde, Bulgar Türkleri ise Kurum Han kumandasında 813 tarihinde Çatalca üzerinden İstanbul’a kadar gelmiştir. 1090’da Peçenekler Büyükçekmece’ye ulaşmışlar. İstanbul’u bu istilalardan baskınlardan korumak maksadıyla Bizans İmparatoru Anastasius tarafından 507-511 yılları arasında Karadeniz’in Evcik iskelesinde Silivri’nin batısındaki Karınca Burnu’na kadar uzanan bir sur inşa ettirmiş. Çeşitli tarihlerde tamir edilen sur harap olmuş, buna rağmen kalıntıları günümüze kadar ulaşmış. Bizanslılar zamanında Matrai şehri geniş ormanlarıyla bir av merkezi sayılmış. Çatalca Osmanlı devrinde I. Murat zamanında Bizanslılardan alınmış. 1865 tarihine kadar Havassı Hümayuna bağlı kadılıklardan biri olarak devam etmiş. 1865’te vilayet-i umumiye nizamnamesi İstanbul dolaylarında uygulanınca Çatalca Kazai Erbaa arasında meclis-i idareci Livay-i zaptiyeye bağlanmış. İstanbul valisi durumunda olan zaptiye müşiri bölgenin en büyük yönetim amiri olmuş. 1876’da yönetim şekli değişerek Çatalca merkez Silivri ve Büyükçekmece kazaları ve merkeze bağlı Terkos bucağı ile 82 köyü içine alan bir sancak haline getirilmiş. Sancakların mali ve mülki yönetimi İzmir ve Biga sancakları ile İstanbul Şehremini’ne verilmiş. Bu yönetim bir yıl sonra 1877’de Çatalca bağımsız sancak olmuş. Kurtuluş Savaşı’nda Doğu Trakya’nın Türk Jandarma kuvvetleri tarafından teslim alınması üzerine geçici olarak kurulan Çatalca vilayetinin merkezi olmuş.
