İasos Antik Kenti Milas Gezi Rehberi
Kent meclisi olarak kullanılan yapı daire biçimli orkestra ve onun arkasında yer alan dört merdivenle üç bölüme ayrılmıştır. Oturma sıralarının altı tonozlarla desteklenmiştir. Agoranın doğu köşesinde 17 x 13 m. boyutlarındaki önü sütunlu dikdörtgen planlı yapı Caesareon olarak tanımlanır. Agora içinde yapılan kazılarda elde edilen buluntular Orta Bronz Çagı’na kadar gitmektedir. Agoranın etrafını saran stoalar bulunan yazıtlara göre M.S. 130 yıllarında yapılmıştır. Agoranın güney batı köşesindeki geniş düzlükte Artemis Astias Tapınaği yer almaktadır. Tiyatro, kentin ortasında yer alan yükseltinin kuzey doğu yamacında kurulmustur. Tiyatronun skene binası cephesi yaklaşık 61 m. dolayındadır.

Hellenistik Çağ orijinli tiyatronun günümüzde Roma Dönemi’nde yapılan tadilat ve eklentileri görülebilir. Orta Çağ kalesi kentin en yüksek kesiminde ve tam ortasında yer alır. Yaklaşık kareye yakın bir plana sahip kalenin, kalınlığı 2 m.’yi bulan duvarları vardır. Oldukça sağlam yapı içinde bir de sarnıç bulunmaktadır. Liman, yarımada ile kara arasında yaklasik 850 m. uzunluğundadır. Liman ağzında yer alan kule mendirek kulesi olup, bir Orta Çağ yapısıdır. Bunun karşısındaki diğer kule yıkılmıştır. Kullanıldıkları çağlarda her iki kule arasına zincir gerilmek suretiyle istenmeyen tekneler limana alınmazdı.
İasos‘ta biri kenti koruyan, diğeri de büyük sur olarak bilinen ve kentin kuzey batısında yer alan ikinci bir sur vardır. İkinci sur, kent savunmasından çok bölge savunması için yapılmıştır. Yaklasik 3.5 km. uzunluğunda ve mahalli blok taşlarla yapılmıştır. Yüksekliği yer yer değişiklik göstermektedir. Ortalama 3.50 m. yükseklikte olan sur muntazam kulelerle desteklenmiştir. Kentte her tür gömme yapılmıştır. Kent içinde agora, Arkaik Çağ mezarlığı olarak kullanılmıştır. Roma Devri mezarlığının batısındaki yamaçlarda kayaya oyulmus kaya mezarları ile bina şeklinde yapılmış mezarlar yer alır.
Kentteki en ünlü mezar ise halk arasında Balık Pazarı olarak bilinen Roma Dönemi’ne ait anıt mezardır. Portiklerle çevrilmiş dörtgen bir avlunun ortasında yüksek bir podyum önünde ön cephesi dört sütunlu bir Korinth tapınak yükselir. Önünde geniş bir pronaosu, dışta üçüz yivlerle süslü duvarları ve plasterli anteleri olan çok az derinlikteki sellaya dogudan bir basamak çıkılarak giriliyordu. Alçak sütunlarla taşınan mezar odası podyumdan kazanılmıştır. Kemiklerin korundugu yer işlevini üstlenmiş olmaları gereken küçük seki ve nişler duvarlara bindirilmiştir.
Uzun portik : plasterler üzerinde taşınan kemerlerden oluşur. Batı bölümündeki özgün tonozlu çatı halen korunmaktadır. Balık Pazarı anıt mezarı Kültür Bakanlığı, Döner Sermaye İşletmeleri Merkez Müdürlüğü’nce saglanan ödenekle 1993 yılı sonunda restore edilmeye başlanmış ve restorasyon çalışmaları sonucunda İtalyan kazı ekibince İasos kazılarında bulunan mimari parçalar ve diğer eserlerle galeriler içeresindeki teşhir tamamlanarak anıt mezar, Balık Pazarı Açıkhava Müzesi olarak 11 Ağustos 1995 tarihinde ziyarete açılmiştır. İasos kazıları 1960 yılında Prof. Dr. Doro LEVI başkanlığındaki İtalyan Arkeoloji Heyeti tarafından başlatılmış olup, halen Dr. Fede BERTI tarafından devam ettirilmektedir.
Agora: Roma çağında inşa edilen agoranın dört tarafı revaklarla çevrilidir.
Balık Pazarı: İlk kazı çalışmaları sırasında kentin biraz dışında yer alan bu yapının, eski dönemde balık ticareti için yapılan bir Pazar olduğu düşünülmüştü. Ancak daha sonra ele geçirilen bulgularla buranın Roma döneminden kalma bir anıt mezar olduğu anlaşıldı. Ancak belki daha romantik geldiğinden dolayı hala bu adla anılmaktadır. Son dönemlere kadar kazı deposu olarak ta kullanılan yapı, burada kazı yapan İtalyan heyetinin desteği ile bir açık hava müzesine dönüştürüldü. Bir bekçi bulunamadığından dolayı çoğu zaman kapalı olan yapı köyün girişinde, kalıntılardan uzak olmasına rağmen önemli ilgi alanlarından birisi.
Bouleterion: Agoranın güneyinde dikdörtgen biçiminde bir yapıdır. Yapımı, İasos‘un Miletlilerin kontrolü olduğu dönem olan MS 1. yüzyıla dayanmaktadır. Birisi binanın kuzey tarafında, diğeri de binanın ön duvarında bulunan iki girişle toplantı odasına ulaşılabilmektedir. Bu bölümden dar bir geçit kullanılarak Agora stoasının doğusunda bulunan arşive ulaşılmaktadır. Binanın Roma döneminden kalan son hali Milet Bouleuterionu’na benzemektedir. Günümüzde bina duvarının kalıntıları, oturma bölümünün bazı parçaları ve kapalı koridor görülebilmektedir.
Dış Surlar: İlk çağ kentinin biraz dışından başlayan ve yaklaşık 1,5 kilometre devam eden surlar, tamamlanamamış bir ön savunma düzenine aittir.
