Umurbey Beldesi
Çanakkale Boğazindan yaklasik 5 km. iceride adi ile anilan ova ile cam ormanlarinin birlestigi yerde kurulu 3.00 nüfuslu bir yerlesim yeridir. Cok eski bir tarihe sahip olan ve bugün Nar köy diye isimlendirilen yerde kuruldugu ve halen mevcut kalintilardan da bilinen denizden gelen akinlardan korunmak üzere bugünkü yerine tasinan Umurbey, Perkü, Bergoz ve nihayet Orhan Gazi zamaninda Osmanli topraklarina katan Umur isimli beyin adi olarak “UMURBEY” ismini almýstir. Halkinin tamami sulu tarimla ugrasan, basta seftali, elma, kiraz, üzüm olmak üzere tüm sebze ve meyvelerin bol olarak yetistirildigi beldemizde son zamanlarda yilda üc kez ürün alinabilen Seracilik’ta gelismistir. Agustos ayinin son haftasinda “seftali kültür ve sanat senlikleri” yapilmaktadir.
Coğrafi Yapı
Kasbamız, Çanakkale Boğazı kenarından başlamak üzere Güneye doğru uzanan Umurbey Ovasının bitim noktası sayılabilecek bir yerde kurulmuştur. Bu yer, boğazdan yaklaşık 6 km uzaklıktaki Samutlar tepesidir. Çanakkale�ye 25 km, Lapseki�ye 15 km mesafededir. Hemen üst sınırında çam ormanları ile kaplı engebeli bir arazi başlamaktadır.
Kuzeyinde, Çanakkale boğazı ve Kemiklialan Köyü, Güneyinde Beybaş Köyü, Doğusunda Sındal Köyü Batısında ise Kangırlı Köyü bulunmaktadır.
Kendi adı ile anılan ovayı sulayan, Umurbey çayı Biga Çanakkale arasındaki sahanın en büyük akarsuyudur. Havzası çok geniştir.
Akdeniz ve Karadeniz iklim özelliklerinin etkisi altında bulunan kasabamızın dağlık ve tepelik Topraklarının üçte biri ormanlarla kaplıdır. Bu ormanlar daha çok çam ormanı şeklindedir. Kıraç ve fundalık alanlara dikim sahası açılarak modern ormancılığa doğru çalışmalar yapılmaktadır. Kasabamızın yerleşim merkezinin kuzeyinde sahile kadar, doğu-batı istikametinde uzanan 8000 dönümlük Umurbey Ovası Tamamı sulanabilir bir arazidir. Başta elma,şeftali,ayva,erik ,armut,ve üzüm olmak üzere tüm meyve ve sebzeler yetiştirilir. Sulu arazinin dışında kasabamızın kendi ihtiyacını karşılayacak kadar hububat ve diğer sanayi ürünleri yetiştirilmektedir.
Tarihçe
M.Ö. 6000 yılında Orta Asya�dan Karadeniz�in kuzeyinden dolaşarak Rumeli�ye ve tuna Boylarına inen Türkler Dardanya�nın etrafında toplandılar. Onun önderliğinde Çanakkale Boğazının Anadolu yakasına geçtiler ve buralara yerleştiler. Dardanyanın torunlarından güzel dardanya kafilesiyle Birlikte bugünkü Umurbey�in çevresine yerleşti. Uzun bir süre ilkel bir yaşam sürdüler. Tarımla uğraştılar, silahlarını ve bazı araç gereçlerini madenden yapmaya başladılar.M.Ö. 4000 yıllarında bugünkü Umurbey kasabasının yarım kilometre güneyindeki Samutlar tepesi denilen kayalık yerde �PERKUT� şehrini kurdular.Şehir devleti durumunda olan PERKUT, İoniya ve Aiol göçlerinin etkisinde kaldı, sırası ile Pers,Roma,Doğu Roma ve Bizans hakimiyetlerine girdi.1346 yılında Karasi Beyliğinin Osmanlı Beyliğine ilhakından sonra Çanakkale Boğazının anadolu kıyısındaki diğer Bizans toprakları ile birlikte Osmanlı topraklarına katıldı. Bu sırada Perkut�a gelen Orhan Bey buranın adını değiştirerek �BERGAZ� yaptı. 1926 yılında Çanakkale�de toplanan bir meclis Bergaz adının �UMURBEY� olarak değişmesi kararını aldı.Bu karar T.B.M.M de �de onaylandı.Kasabanın adı ,Anadolu Beyliklerinden Aydın Beyi, Mehmet Beyin oğlu Umur Beyden gelmektedir. Anadolu Beylikleri zamanında Bizans imparatoru, Kostankuzenos�un başı dertte idi. Bizans Tahtında hak iddia eden Peleologos�lar ve onlara yardım eden Bulgarlara karşı Aydın Beyi Umur Beyden yardım istedi 1345 yılında Saruhanoğulları ve karasioğulları desteğinde imparator Kostantinkuzenos�a yardım için geldiğinde Perkut�lular Umur Bey�e kapılarını açtı. Umur Bey, buradan Trakya�ya geçti.Gelibolu üzerinden yürüyerek Paleologoslar ve Bulgarlara karşı pek çok başarılar kazandı. Bu şavaşta Perkut�lular, Umur Bey�in yanında yer aldılar ve oldukça sarsıldılar. Uzun süre Avrupa siyasi yaşamında oldukça etkili olan Umur Bey�in Perkut�lularca pek çok sevilip sayıldığı anlaşılmaktadır.İlk Perkut�lular , Trovalılarla çaşdaştılar. Onların uygarlıklarından etkilenmişlerdir. Ünlü Truva Savaşında Trova�lılarla birlikte yenildiler. Bir ara hürriyetlerine kavuştularsa da M.Ö. 1000 yıllarında tekrar yunanlıların hakimiyetine girdiler. Yunanlılar buraya birtakım eserler yaptılar. M.VIII asırda Lidyalıların 498 de de Perslerin eline geçti. M.Ö.190 yılında da Romalıların eline geçti.Jül sezar zamanında Perkut şehri en parlak zamanını yaşadı.Hellenislik dönemin özelliklerinden olan tapınak ve sütunlarla süslü olarak caddeler yaptılar.Emevi hükümdarı Muaviye ordusuyla Perkut�u istila etti Ancak; Bizans saldırılarına dayanamıyarak geri çekildi. Böylece Bizans�lıların eline tekrar geçti. Bizans�lıların döneminde Perkut oldukça gelişmiştir.Halkın nufusunun arttığından kuzeye ve ovaya doğru gelişmiştir. Akpınar suyunun başında bir çamaşırlık yapmışlar ve bu suyun çevresine de evler yapmışlardır. Günümüzde kazıldıkça temellerinr rastlamak mümkündür.Aydın Beyi Umur Bey, bir müddet dinlendiği ve misafir edildiği o zamanın en güzel mahallesine �Umurbey Mahallesi� denilmektedir. Umur Beyden sonra buraya gelen orhan bey kiliseyi camii ye çevirip,adını Bergaz yaptıktan sonra kasabanın yerleşim hyeri biraz daha aşağıya kaymıştır. Daha sonra Osmanlı padişahı Murat Hüdavendigar Bizanslılarla yaptığı savaşı buradan yönetmiştir. Kasabanın ortasındaki Murat. Hüdavendigar�ın karargah olarak kullandığı evin bulunduğu bu mahalleye �Hüdavendigar Mahallesi� denilmektedir. Va camii de bu ismi almıştır.Balkan savaşı, 1.Dünya savaşı ve Kurtuluş savaşı nedeni ile kent nufusu oldukça azalmıştır. Kurtuluş Savaşı sırasında Yunan askerleri, Umurbey�in girişine kadar gelmişlerdir. Fakat yapılan çatışmalar sonunda Şehre girememişlerdir. Kurtuluş savaşı esnasında Fransız askerlerinin denetiminde bulunan Akbaş cepaneliği baskınında Kuva-i Milliyeci Köprülü Hamdi Bey�e Umurbey�lilerde yardım etmişlerdir. Çanakkale Boğazından Anadoluya geçirilen çok sayıda silah ve cephane Umurbey � Çan yolu üzerinden yapılmıştır.
UMURBEY
This town has a population of 3000 and is located where the pine forests meet the plain about 5 km inland from the Dardanelles. Umurbey moved to its present location to protect itself from raids from the sea. This is known from remains still existing at a place today called Nar Köy, which has a very long history. The name Umurbey is taken from a prince called Umur who finally added it to Ottoman lands during the time of Orhan Gazi after previously being called Perküt, Bergoz or Bergaz. The people of Umurbey work on the well- irrigated land which produces most importantly, peaches, apples, cherries, grapes and in recent years plentiful vegetables and fruit grown in hothouses, which can produce 3 crops a year. In the last week of August, a Peach Arts and Crafts Fair is held.
