javascript öğrenmek istiyorsanız…

JAVASCRIPT
Önsöz 3
Javascript’le Tanışalım 9
Javascript’in Temel İlkeleri 19
Javascript Yazım Kuralları 19
Javascript Değişkenleri (Variable) 25
Dizi-Değişkenler (Array) 31
Javascript’te İşlemler (Operator) 32
Atama (Assignment) İşlemleri: 33
Aritmetik İşlemleri: 34
Karşılaştırma İşlemleri: 36
Alfanümerik İşlemleri: 38
Şartlı İşlemler: 40
Mantıksal İşlemler: 41
İşlemlerde Sıra: 42
Program Akış Denetimi 42
If (Eğer .. ise) 43
If … Else (Eğer .. Diğer) 46
Program Döngü Denetimi 47
“for” döngüsü 47
Şartlı döngü: while 49
do…while 52
“Break” ve “Continue” 54
“Switch” 54
Javascript’te Fonksiyon 57
Fonksiyona değer gönderme ve değer alma 58
charAt(i) 61
parseInt(i,n) 62
Fonksiyon ile HTML unsarlarının ilişkisi 64
Date(): getYear(), getMonth(), getDate(), getDay(), getTime(), getHours(), getMinutes(), getSeconds() 65
toString(), toLowerCase(), toUpperCase() 66
setTimeout(“fonksiyonun_adı”, milisaniye) 67
Değişkenleri Değerlendirme (Eval) 67
Javascript’in Nesneleri, Olayları ve Özellikleri 69
Nesneler 70
Olaylar 74
onClick 75
onSubmit 77
onReset 79
onChange 79
onFocus, onBlur 81
onMouseOver, onMouseOut 82
onLoad, onUnLoad 84
onError, onAbort 86
Nesneler ve Olayları Birleştirelim 87
Browser Nesneleri 88
Pencere (window) 88
Mesaj Kutuları 91
Çerçeve Nesnesi 91
Belge (Document) Nesneleri 94
Form Nesneleri 99
Formun unsurları 100
Radyo Düğmesi (Radio) 103
Select 104
Password 106
Gizli Nesneler (Hidden) 108
Javascript Nesneleri 108
String Nesnesi 108
Javascript ile Dinamik HTML 111
Düğme Grafiği Animasyonu 112
Katman Tekniği (DIV, LAYER) 114
Sonuç 125

Önsöz
Eskiden, medrese zamanı, o zamanki öğrenciler de bizden farklı olmayıp, dersi kaynatmak istedikleri zaman müderrise, “Hocam; hangi velinin kızını dağda kurt yedi?” diye sorarlarmış. Hoca da başlarmış anlatmaya: “Bir kere veli değil, nebi idi; dağda değil çölde idi; kızı değil, oğlu idi. Kurt demedi, ‘Yedi!’ dediler..” dermiş.
Son bir yıldır en sık karşılaştığım soru: “Web siteme veya filanca sayfama bir Java koydum; ama çalışmıyor! Bir bakar mısınız?” Müderrisin hesabı, bu soruyu baştan yanıtlasak iyi olacak:
Bir kere Java değil, Javascript. Çalışmıyor değil, sayfada bu Script’i çalıştıracak olay ya da komut yok! Ayrıca başka bir Web sayfasında çalışan bir programın zorla yamandığı her sayfada çalışması mümkün olamaz. İşin temizi şu işi baştan öğrenmek! Sonuç itibariyle Web siteniz varsa veya açmayı düşünecek kadar ilerlediyseniz, HTML’i öğrendiniz demektir. Javascript’in, programlama dili sayarsanız, HTML’den zor bir tarafı yok! Bütün mesele, işi yarım bırakmamak; iki satır komut öğrenip, eski usul, başkalarının Javascript metinlerini kesip-kesip yapıştırma yoluna gitmemek.
Bu kitapçığı elinize alıp, bilgisayarın karşısına geçip, çok değil, bir haftanızı verirseniz, “Javascript biliyorum!” diyecek kadar Javascript öğrenebilirsiniz. Gerçi Javascript’in temeli olan ECMAScript ile ilgili kurallar kitabı 1.500 sayfa ama! Varsın olsun. Niyetiniz Javascript ile yeni bir oyun programı yazmak değilse, bu kitapçıktaki bilgiler işinize yarayacak kadar bu dili öğrenmenizi sağlayacaktır.
Konuya girmeden bir iki noktaya açıklık kazandıralım. “Javascript, Java değildir,” dedik. Peki nedir? Javascript, Netscape firması tarafından hep ürküntü ile duya geldiğimiz C dilinden türetilmiştir. Java ise, Sun firması tarafından Pascal ve Delphi dillerinden esinlenerek yazılmıştır. Javascript, HTML gibi, Visual Basic Scripting Edition (VBScript) gibi, kodları (komutları) düz yazı dosyası olarak kaydedilen ve işleyebilmesi için bir yorumlayıcıya ihtiyacı olan bir dildir. Java ile yazdığınız program ise (en azından teoride) işletme sisteminden bile bağımsız olarak, kendi başına çalışabilir.
Netscape, HTML’in dil olarak yetersizliğini Web Browser programının ikinci sürümüne hazırlanırken gördü. Bir kere bir Web sayfasına bir “iş yaptırmak” istediğiniz zaman bunu HTML ile yaptıramıyordunuz. Ayrıca HTML yeteri kadar dinamik değildi. Mesela, Web ziyaretçisi radyonuzun program listesinin yer aldığı sitenize bağlandığında kendisine programları güne göre sunmak istediğinizde, bir CGI programı yazmanız veya yazdırmanız gerekiyordu. CGI (Common Gateway Interface) Web ziyaretçinin Browser’ı ile sizin sitenizin bulunduğu Web Server’ın buluştuğu nokta. Bu noktada yapılacak işler, çalıştırılacak programlar Web Server’da çalışıyor demektir. Her yeni ziyaretçi, her yeni CGI programı Web Server’ınıza ek yük yüklenmesi, yani Web Server’ın giderek yavaşlaması demek. Siteleri dinamik hale getirmeyi amaçlayan ve Web sayfasının “eğer.. ise..” sorusunu sormasını gerektiren böyle küçük programları Server’da değil de, ziyaretçinin bilgisayarında çalıştırabilmek, Server’ın yükünü azaltabilirdi. Bu düşünceden yola çıkan Netscape, LiveScript adıyla bir “Düz yazı dili” geliştirdi. O sırada Sun firmasının geliştirdiği, PC veya Mac farkı gözetmeden, Windows, Unix veya başka bir işletim sistemine tabi olmadan çalışacak bir dil üzerinde çalışıyor, ve böyle bir dilin geliştirildiği haberleri bile bilgisayar programcıları arasında heyecan fırtınalarına sebep oluyordu. Ortalığı bir “Java” fırtınası kaplamıştı. Netscape, akıllıca bir davranışla 1995 Aralık’ında bu dili piyasaya Javascript adıyla sürdü. Netscape 2.0, “Javascript uyumlu” olarak çıktı. O sırada Microsoft da Internet Explorer adlı Browser’ına bu imkanı kazandırmak istiyordu, ama Netscape bir yıla yakın Javascript’i paylaşmaya yanaşmadı. Microsoft, Netscape’in Javascript yorumlama kodunu almadan, IE’i Javascript’i anlar hale getirdi; fakat ortaya çıkan dile JScript adını verdi. Jscript 1.0 ile Javascript 1.0 tümüyle aynı idi ve her iki program da hem Javascript, hem de JScript anlayabiliyordu. Fakat bu durum çok uzun sürmedi; her iki firma da kendi Script diline diğer programın tanımadığı özellikler kazandırdılar. Bu arada Microsoft, IE’ye, JScript’te de, Javascript’te de olmayan becerilerle donattığı VBScript’i tanıma özelliği kazandırdı.
Şu anda Netscape firmasının Netscape Navigator’ı üçüncü sürümüne varan JScript’i ve VBScript’i tanımıyor, yorumlayamıyor. Buna karşılık IE, her üç Script dilini (Javascript’in bazı komutları hariç) tanıyabilir, yorumlayabilir. VBSCript, günümüzde daha çok Microsoft’un Web Server programı olan Internet Information Server (IIS) ile çalışan Web Server’larda, Server için yazılan programlarda kullanılıyor. Bu tür programlarda, mesela Active Server Pages teknolojisi ile yazılacak Server uygulamalarında da Javascript kullanılabilmesi, Javascript dilini bir Web tasarımcısının öncelikle öğrenmesini gerekli kılıyor.
Bunu gerekli kılan başka gelişme daha var. Avrupa Birliği standart kurumu, daha sonra kavgayı bir kenara bırakıp, Script dilinde ortaklığa gitmenin daha doğru olduğunu gören Microsoft ve Netscape firmalarının ortaklaşa sunduğu öneriye dayanarak. Javascript ve JScript’i ECMAScript adıyla birleştirecek bir standart yayınladı. Kısa bir süre sonra, Javascript’e yüzde 99 benzeyen ortak bir Script diline kavuşacağız. Bu dili çıktığı gün bilir olabilmek için bugünden Javascript öğrenmek gerekir.
Özetlersek:
1. Javascript, HTML’in içine gömülür; gerçek Java programları veya programcıkları ise yani Java Applet’ler HTML içinde sadece zikredilir, HTML’in parçası olmazlar.
2. Javascript Browser’a bağımlı olarak yorumlanır, yani Javascript’in bazı komutları Netscape’te başka, IE’de başka sonuç verebilir veya hiç sonuç vermeyebilir.
3. Javascript ile, ortaya uzatması .EXE olan bir dosya çıkartmazsınız; Javascript kodları HTML’in içine, kendisini HTML’den ayırteden etiketlerinin arasına gömülür (isterseniz, içinde Javascript kodları bulunan bölümü ayrı bir düzyazı dosyası ve adının uzatmasını da “.js” yaparak HTML sayfasına LINK edebilirsiniz). Javascript, bir Script dili olduğu için illa şu ya da bu kurala uygun yazılmaz; son derece esnek bir dildir. Javascript yorumlanan bir dildir: kendisi bir takım nesneler oluşturmaz; kendisini yorumlayacak çerçeveye programa (yani Netscape Navigator’ın veya Internet Explorer’ın nesnelerini kullanır. Bu, Javascript öğrenmenin asıl büyük bölümünün Browser programının ne gibi unsurları, bu unsurların ne gibi özellikleri olduğunu ve bu özelliklere hangi olay sırasında nasıl hitap edileceğini bilmek anlamına gelir.
4. Ve son nokta, Javascript, ancak bir olay halinde işler: bu olay ziyaretçinin Browser programının bir iş yapması, bir işi bitirmesi veya ziyaretçinin bir yeri tıklaması ya da klavyesinde bir tuşa basması demektir.
Peki, Javascript’i tanıdığımıza göre, biraz da onunla neler yapabileceğinizden söz edelim. Gerçi su kitapçığa ilgi gösterdiğinize göre, Javascript’in kullanım alanlarına o kadar da yabancı olmadığınız anlaşılıyor; fakat kısaca “client-side application” (istemci-tarafındaki uygulama) programlarına değinmemiz gerekir. Yukarıda dedik ki, Javascript bir Web sayfasında oluşturulmak istenen bazı etkileri yerine getirecek işlerin Web Server’da değil, ziyaretçinin bilgisayarında yapılması maksadıyla geliştirildi. O halde Javascript programları Web ziyaretçisinin bilgisayarında çalışacaktır. HTML kodlarınızın arasına gömdüğünüz Javascript kodları, kendilerini harekete geçirecek işareti görünce, ne yapmaları gerekiyorsa, o işi yaparlar. Bu işler neler olabilir? Çok çerçeveli bir sayfada belirli çerçevelerin içeriğini belirleme işi Javascript ile yapılabilir. Ziyaretçilerinizden sayfalarınızda bazı formlar doldurmalarını istiyorsanız, bu formların kutularına yazılan bilgilerin, arzu ettiğiniz türden olup olmadığı Javascript ile anında denetlenebilir. (Hayır; Javascript, kendiliğinden, sitenizi ziyaret edecek kişilerin kredi kartı numarasını edinemez!)
Javascript öğrendiniz diye her yere Javascript kodları serpiştirmeli misiniz? Hayır. HTML ile yapabileceğiniz bir işi asla Javascript ile yapmamalısınız. Bu iyi tasarım ilkelerine aykırıdır. Bir kere, sayfanıza koyacağınız her Javascript kodu, sizin kendi yükünüzü arttırır; belirttiğimiz gibi Javascript henüz ve muhtemelen epey bir zaman için Browser-bağımlı olarak kalacak, yani kodlarınızın IE ve Netscape’de yorumu daima yüzde 100 aynı olmayacaktır. Bu yüzden yazacağınız her Javascript kodunu her iki Browser’da ve farklı sürümlerinde sınamak zorundasınız. İkincisi, Javascript kodunuz, ne kadar kısa olursa olsun, ziyaretçinin Browser’ının yükünü arttıracaktır. Hiç kimsenin sizin programcılık becerisi gösterinizi izleyecek zamanı yok! Javascript veya başka herhangi bir Script programına, ancak ve sadece HTML’in yetersiz kaldığı durumlarda başvurabilirsiniz.
Sonuç: Javascript, Java değildir, ama ona yakın beceriklilikte bir programlama dilidir. Programlama dilleri arasında öğrenme kolaylığı bakımından en ön sırada yer alır. Ve en önemlisi, Javascript olağanüstü zevklidir. Gerçek hikayeyi anlattıkça, Javascript ile neler yapabileceğini gördükçe, bir daha başkasının Javascript kodunu alıp, “Neden işlemiyor?” diye üzülmektense, kendi Javascript’inizi yazmanın daha kolay olduğunu da göreceksiniz.
Bu kitapçığı, okurun iyi, hem de bayağı iyi düzeyde HTML bildiği varsayımıyla ve programlama konusunda hiç deneyimi olmayan bir Web tasarımcısını dikkate alarak kaleme aldık. Eğer HTML konusunda kendinizi hazır hissetmiyorsanız, söz gelimi, Byte dergisinin Eğitim Dizisi’nde çıkan HTML Rehberi kitapçığını okumanızı öneririm. Bir programlama dili biliyor ve şimdi Javascript‘i öğrenmek için bu kitapçığı okuyorsanız, programlamanın temel ilkeleriyle ilgili cümleleri veya bölümleri okumak zorunda değilsiniz! Yine bu kitapçıkta hemen her fırsatta Javascript’e ilişkin bütün terimlerin İngilizcesini göstermeye ve kullanmaya çalıştık. Bunun amacı, ilerde karşılacağınız kullanılmaya hazır ve kullanma izni verilmiş Javascript kodlarını kendi sayfalarınıza uyumlu hale getirirken, program yazıcısının neyi nasıl ifade ettiğine aşina olmanıza yardımdır. Bu kitapçıkla giriş yaptığınız Javascript’i daha başka kaynaklardan derinlemesine öğrenmek istediğiniz zaman da, İngilizce terimler kaynaklar arasında paralellik kurmanıza yardımcı olacaktır.
Buraya kadar dersi iyi kaynattık. Haydi kolları sıvayalım.

Not: Bu kitapçıktaki örnek kodları PC World-Türkiye’nin Internet sitesinde (http://www.pcworld.com.tr) bulabilirsiniz. Bu kodları istediğiniz gibi kendi sitenizde kullanabilir ve dağıtabilirsiniz. Ancak bu kodların satılması yasaktır.
///////////////NOT İÇİN NOT://///////////////
Eğer bu kodlar Internet’te değil de CD’de yer alacaksa, not şöyle olabilir:
Not: Bu kitapçıktaki örnek kodları, CD-Magazin’in ———– tarihli ——— sayısında bulabilirsiniz. Bu kodları istediğiniz gibi kendi sitenizde kullanabilir ve dağıtabilirsiniz. Ancak bu kodların satılması yasaktır.
////////////////////////////////NOTUN SONU//////////////////

Javascript’le Tanışalım
Javascript programı yazmak için ihtiyacınız olan alet-edavat, bu kitapçığın yanı sıra, iyi bir bilgisayar ve bir düz yazı programıdır. Bilgisayarınız ecza dolabı kılıklı bir PC ise Notepad, bilgisayarınız mandalina, çilek veya şeftali renkli bir iMac ise SimpleText bu iş için biçilmiş kaftan sayılır. Eğer bu amaçla bir kelime-işlem programı kullanacaksanız, oluşturacağınız metnin dosyasını diske veya diskete kaydederken, düz yazı biçiminde kaydetmesini sağlamalısınız. Çalışmaya başlamadan önce örnek kodlarınızı bir arada tutabilmek ve gerektiğinde gerçek sayfalarınızda yararlanabilmek için sabit diskinizde bir dizin açmanız yerinde olur.
Javascript, HTML’in bir parçasıdır ve içinde bulunduğu HTML ile birlikte Web Browser programı tarafından yorumlanır. Dolayısıyla, Javascript programı yazmak demek, bir Web sayfası hazırlamak ve bu sayfadaki HTML kodlarının arasına Javascript kodları gömmek demektir.
O halde, kolları sıvayıp, ilk Javascript programımızı yazalım. Şu kodu yazıp, merhaba1.htm adıyla kaydedin:

Merhaba Dünya!

Merhaba Dünya


Sonra ya bu dosyayı iki kere tıklayın; ya da favori Browser programınızı çalıştırın ve bu dosyayı açın. Karşınıza çıkacak düğmeyi tıklayın. İşte sonuç:

Şimdi kendi kendinizi kutlayın: Birazcık yardımla da olsa, Javascript programcısı olarak dünyaya merhaba demiş bulunuyorsunuz. Yazdığınız koddan tek kelime bile anlamıyorsanız da hiç önemli değil. Önemli olan ilk adımı atmaktı.
Bu adımı attığınıza göre şimdi yazdığınız kodu biraz irdeleyelim. Bütün Web sayfaları gibi, Javascript kodunuzun yer aldığı sayfa da tipik bir HTML kod kümesi:
1. Browser programına kendisinin bir HTML dosyası olduğunu birinci satırda beyan ediyor; ve bittiği yer açıkça gösteriliyor.
2. HTML kodu iki bölüm içeriyor: Başlık (Head) ve gövde (Body) bölümleri. Her bölümün nerede başladığı ve nerede bittiği açıkça belirtiliyor.
3. Gövde bölümünde bir Form unsuruna yer veriliyor; fakat bu formun tek ögesi var: Düğme (Button).
4. Daha önce Web sayfalarınıza düğme koyduysanız, bu düğmenin onlardan farklı bir tarafı var: Türü, değeri, vs. belirtilmiyor; sadece “onclick=”alert(‘Merhaba Dünya!’)” şeklinde bir ifadeye yer veriliyor.
5. Ve ilk Javascript programınızda ne Javascript’in adı geçiyor; ne de HTML ile Javascript bölümlerini birbirinden ayırteden, etiketine yer veriliyor!
Özellikle bu son husus, size şunu gösteriyor: Günümüzde Netscape ve IE Javascript ile o kadar içiçe geçmiş ve Javascript özellikle 1.2’nci sürümü ile o kadar Browserların Belge Nesnesi Modeli (Document Object Model) ile kaynaşmıştır ki, kimi zaman HTML’in işlevi nerede bitiyor, Javascript’in işlevi nerede başlıyor, kolaylıkla ayırt edilemez.
Javascript’ten söz ederken, bu dilin imla kuralları olmakla birlikte bu kurallara yüzde 100 uymanın zorunlu olmadığını ifade ettik. Kural olarak, Javascript bölümü, HTML’in içine etiketlerinin arasına gömülür. İşte size bütün kuralları yerine getirilmiş bir Javascript bölümü yazma örneği:

Merhaba Dünya!

Merhaba Dünya


Ve merhaba3.htm’i açtığınızda yine aynı görüntü ve aynı işlevle karşılaştığınızı göreceksiniz. Bu üçüncü yöntemde sadece Javascript kodlarını içeren ve dosya adının uzatması “.js” olan bir düzyazı dosyasını HTML’e dışardan da eklemiş olduk.
Bu esnekliğe bakarak, Javascript diline, “Ne yapsam olur! Nasıl yazsam işler!” anlayışıyla yaklaşamazsınız. Javascript, bütün bilgisayar dilleri gibi yorumlanabilmesi (çalışabilmesi) için kendi imla ve dilbilgisi kurallarına son derece bağlı kalınmasını ister. Bunu sınamak isterseniz, şu ana kadar oluşturduğunuz herhangi bir HTML dosyasında Javascript bölümündeki bir parantezi veya süslü parantezi kaldırın; dosyayı başka bir isimle kaydedin ve Browser’ınıza açtırmaya çalışın! Merhaba3.htm dosyasında “onclick=”merhaba()” komutunun bir parantezini kaldırdığımızda, Netscape ve IE’nin şu hata mesajlarını verdiğini görüyoruz:

HTML sayfalarınının Web Browser programlarında yapabileceği bir başka hata ise, kodu icra etmek yerine içerik gibi görüntülemektir. Web ziyaretçilerinin halâ kullandığı eski sürüm Browser programları, Javascript programlarını ya hiç anlamazlar, ya da eski sürümlerini anlarlar. Netscape 2.0 öncesi ile IE 3.0 öncesi Browser programlarının, Javascript kodlarını icra etmek yerine sayfanın içeriği imiş gibi görüntülemesini önlemek için Script bölümlerini eski sürüm Browser’lardan, merhaba2.htm sayfasında yaptığınız gibi gizlemeniz gerekir. Merhaba2.htm’e bakarsanız:

şeklinde bir bölüm göreceksiniz. Bu bölümün başında ve sonunda yer alan “” işaretlerinin arasındaki herşey, eski sürüm Browserlar tarafından HTML dili kurallarına göre “yorum” sayılacak ve görmezden gelinecektir. Javascript dilinin yorumları ise “//” işaretiyle başlar ve satır sonunda sona erer. Merhaba2.htm’de Javascript kodlarının bütün satırlarında böyle yorumlar koydunuz. Eğer yorumlarınız bir satırdan uzun olacaksa, bunu şöyle belirtebilirsiniz:
/* yorumun birinci satırı
yorumun ikinci satırı
yorumun üçüncü satırı */
Javascript veya başka bir dille program yazarken, iyi programcılar, programlarını kendilerinden başkası denetlemeyecek ve yeniden kullanmayacak da olsa, önemli işleri yaptıkları satırlara mutlaka yorum koyarlar. Bunun yararını, kendi yazdığınız bir programı bile bir yıl sonra yeniden açtığınızda görürsünüz!
Ziyaretçinin Web Browser programı Javascript anlıyor ise sayfanızdaki Javascript kodları, ya ilk yazdığınız programda olduğu gibi, ziyaretçinin sayfanızda bir yeri tıklaması veya klavyede bir tuşa basmasıyla harekete geçer; ya da HTML sayfası ziyaretçinin Browser’ında görüntülendiği anda otomatik olarak çalışmaya başlar. Otomatik çalışan Javascript kodu ise iki ayrı yöntemle çalıştırılabilir: HTML kodları icra edilmeden önce (yani sayfanız ziyaretçinin Web Browser’ında görüntülenmeden önce, veya sayfa görüntülendikten sonra.
Davranın düz yazı programınıza ve şu kodları girin:

Merhaba Dünya!

Merhaba Dünya

Bu dosyayı da merhaba4.htm adıyla kaydedin ve Browser’ınızda açın. Sayfanızın içeriğini oluşturan “Merhaba Dünya” yazısı ile Javascript programınızın icra ettirdiği uyarı kutusunun görüntülenmelerindeki sıraya dikkat edin.
Bu dosyada, küçük bir değişiklik yapalım ve kodlarımıza şu şekli verelim:

Merhaba Dünya!

Merhaba Dünya

merhaba5.htm adıyla kaydedeceğiniz bu dosyayı Browser’ınızda açtığınızda, sayfa metni ile uyarı kutusunun görüntülenme sırasına dikkat edin. Merhaba4’de önce uyarı kutusunun görüntülenmesinin sebebi, Browser’ın HTML kodundaki komutları yukarıdan aşağı sırayla yerine getirmesi ve bu arada karşısına çıkan Javascript komutunu da icra etmesidir. Oysa merhaba5’te, Javascript komutunu bir fonksiyon olarak tanımladınız ve bu fonksiyonun icrasını HTML’in BODY etiketinin içeriğinin Browser’ın penceresine yüklenmesine bağladınız. Bunu Javascript’in “onLoad” komutuyla yaptık. (onLoad’ın nasıl kullanıldığını ve nerelerde kullanıldığını daha sonra ayrıntılı ele alacağız. Şimdiden telaşa kapılmaya gerek yok!)
Buraya kadar gördüğümüz bir kaç örneği, Javascript kodlarının ne zaman ve nasıl işlediğini göstermek amacıyla verdik. Fakat bu örneklerden çıkartacağımız başka bir sonuç daha var: Dikkat etti iseniz Javascript komutları, daima HTML sayfasının bir unsuruna bağlı olarak veriliyor. Yani Javascript’in konusu veya hedefi, Web Browser programının (Netscape veya IE’nin) bilgisayarın ekranında oluşturduğu pencerenin içindeki belgenin bir ögesi. Bu öge, şimdilik ya bu belgenin içindeki FORM unsurunun bir bölümü (örneğin, düğmesi), ya da sayfanın BODY bölümünün bizzat kendisi oldu.
Bu ögeler, unsurlar, unsurların bölümlerine programcılık dilinde “Nesne” (Object) denir. Ya kendisi bir nesne oluşturabilen veya içinde çalıştığı programın ya da işletim sisteminin nesnelerini konu alan ve bu nesnenin unsurlarını, ögelerini, parçalarını hedef olarak alan dillere Object-oriented (nesne-yönelimli) diller denir. Bu dillerle yazılan programlara (isterse bir Script dilinin düz yazı şeklindeki komutları olsun) Object-oriented Program (OOP) adı verilir.
Javascript programları da OPP sınıfına girdiği için, Javascript programcısı olacaksanız, programlarınızın mutlaka Web Browser’ın bir nesnesinin bir özelliğini belirlemeye veya değiştirmeye ve Web Browser’ı bir nesne oluşturmaya ve nesnenin şu özelliğini şöyle veya böyle yapmaya yönelik olması gerektiğini akıldan hiç çıkartmamalısınız. Bu nesne, Browser’ın penceresinin menü çubuğunun olması ya da olmaması, pencerenin bilgisayar ekranında ne büyüklükte olması, pencerenin alt çerçevesindeki statü mesajının içeriğinin değiştirilmesi bile olabilir. Javascript programı açısından HTML etiketleri ile oluşturacağınız hemen herşey nesnedir. Bu nesnelerin nasıl etkileneceği ise Javascript programının içeriğini oluşturur.
Özetlersek, Javascript ile Web Browser programını penceresini ve Browser programının yorumladığı HTML etiketlerinin oluşturacağı sayfa ögelerini, bu ögelerin biçimini, değerini belirler, sorgulayabilir ve değiştirebilirsiniz.
Şimdi kısaca bu işlevselliğin temeli olan ve adına Document Object Model (DOM, Belge Nesne Modeli) denen kurallar demetinden söz edelim. Javascript kodu, DOM’u hedef alır: bu bağlamda DOM, bir Browser’ın penceresi ve penceresinin içindeki herşey demektir. Ama henüz herşey için bir olay ve metod standardı geliştirilmiş değil.
“Olay” (Event) ve “Metod” (Method) burada dikkat etmeniz gereken iki kelime. Olay, Web Browser’ın veya kullanıcının yaptığı bir iş, eylem, hareket demektir; “Metod” ise programcı olarak sizin bu “Olay”ı veya nesnenin bir özelliğini (Property) kullanarak, Belge’nin bir unsuruna yaptırtabileceğiniz iş, eylem, hareket veya değişikliktir. Bu “teori” ilk bakışta sanıldığı kadar kavranması zor değil. Bir örnekle açıklayalım:
Diyelim ki, HTML sayfanızda şöyle bir bölüm var:

WEB KİTAPÇISI
Roman
Hikaye
Biyografi

Şimdi bu HTML kodu sayfanızda şu Nesne’leri oluşturur:
1. Bir adet Form
2. Dört adet “checkbox” türü INPUT alanı
3. Bir adet metin alanı
Şimdi dikkat: Sizin açınızdan “form01” isimli bu formu oluşturan FORM ögesi, Javascript açısından “document.form01” adlı nesnedir. Ziyaretçinin içine işaret koyduğu kutu, Javascript tarafından “document.checkboxSelected” diye tanınır. Sizin “sonuc” isimli metin alanınızın içinde yazılı olacak metin ise Javascript bakımından “document.form01.sonuc.value” (value=değer) diye bilinir.
HTML dilini geliştirenler, türü “checkbox” olan INPUT nesnesinin başına gelebilecek “olay” türlerinin neler olabileceğini düşünürken, “Mesela,” demişler, “Kullanıcı bu kutuyu tıklayabilir!” Yani, bu nesnenin Browser açısından yol açabileceği “olay”lardan biri tıklanması halinde olan olaydır. Tıklamanın İngilizcesi ne? “click!” O halde bu olayın adı “Click,” bu olayı yönlenrdiren metodun adı ise “onClick”tir (on, İngilizce -de, -da eki veya üzerinde, halinde kelimesinin karşılığıdır). Bu durumda “onClick,” olayı, bu kutu açısından bir olaydır ve Javascript prnogramcısı olarak bu olayı yakalayabilir, kullanabiliriz. Başka bir deyişle, Browser’a, Javascript yoluyla “Ey Browser; kullanıcı benim INPUT nesnelerimden “roman” adlı olanı tıkladığı zaman şu, şu işi yap!” emrini verebiliriz. Bu noktada bilgisayar programının, hangi dille yazılırsa yazılsın, alt alta gelmiş komutlar listesi olduğunu hatırlatalım.
Peki, yine aynı örnekte, Browser’a Javascript yoluyla ne gibi bir iş yaptırtabiliriz? Mesela, “Ey Browser, kullanıcı benim INPUT nesnelerimden ‘roman’ adlı olanı tıkladığı zaman benim ’sonuc’ adlı TEXTAREA nesnemin değerini ‘Roman’ yap!” diyebiliriz. Biliyorsunuz ki, TEXTAREA nesnelerinin değeri, ekranda çizdikleri kutunun içine koydukları içerik demektir. Tabiî aynı mantıkla, “hikaye” kutusu işaretlenince Sonuç kutusuna “Hikaye,” “biyografi” kutusu işaretlenince de Sonuç kutusuna “Biyografi” yazdırtmak elimizde.
Kısaca, Javascript herşeyi, bir HTML ögesine göre tanımlar, adlandırır ve bilir. Unutmayacağınız kural: “Javascript, sayfanın bir şeyini alır, sayfanın bir şeyine hitabeder!”
Bu gayet anlamlı şekilde ifade ettiğimiz kuralı yerine getirmekte sorun, sadece Javascript’in on-onbeş kelimesini, yedi-sekiz işlemini öğrenmek değil, aslında HTML belgesinin nesnelerinin olaylarını ve metodlarını öğrenmektir.
Dolayısıyla, önce Javascript’in on-onbeş kelimesi ve yedi-sekiz işleminden ibaret temel kurallarını ele alacağız; sonra da bunlarla Belge Nesneleri’ne hangi olay halinde ne yapabileceğimizi ve bunu nasıl yapabileceğimizi göreceğiz.
Javascript’in Temel İlkeleri
Web Browser programları, Javascript komutlarını yorumlayabilmek için, HTML’in içinde etiketini gördükleri anda bu yoruma son verir; HTML yorumuna dönerler. Bu etikette, kullanacağınız Javascript sürümünü de belirtebilirsiniz. Javascript, şu anda 1.3’ncü sürümünde. Ancak Netscape 2.0 ve 2.2 ile IE 3.0, Javascript’in 1.0 ve 1.1 sürümlerini tanıyabilir. Her iki Browser’ın 4’ncü sürümleri ise Javascript 1.2 ile uyumludur. Script etiketinde sürüm yazmazsanız, her iki Browser da 1.0 sürümünü kullandığınızı varsayar. Netscape ileri sürümlere ait komutları (eğer tanıyorsa) icra eder, tanımıyorsa görmezden gelir. IE ise belirttiğiniz sürümden ileri komutları tanımaz ve hata mesajı verir. Kullanılan Browser türleri ve sürümlerine ilişkin istatistikler dikkate alınırsa, bu satırları kaleme aldığımızda en güvenli sürüm 1.2’dir. Biz de örneklerimizde bunu belirteceğiz.
Hemen bir uyarı Javascript’in birinci sürümünü kastetmek amacıyla

BURAYA ÇEŞİTLİ AMAÇLARLA HTML KODLARI GİREBİLİR!! SONRA TEKRAR SIRA JAVASCRIPT’E GELEBİLİR

Merhaba Dünya


Bu kodu da merhaba6.htm adıyla kaydedebilirsiniz. Daha sonra merhaba fonksiyonunda “alert(metin1)” satırındaki 1 rakamını 2 ve 3 diye değiştirirseniz, merhaba6.htm’in uyarı kutusunun içeriğini değiştirdiğini göreceksiniz. Şimdi, merhaba6’da merhaba() fonksiyonunu şöyle değiştirin ve şu eki yapın:
function merhaba()
{
var metin1 = “Sana da merhaba!”
alert(metin1)
}
function hello()
{
alert(metin1)
}
Sonra, aynı dosyada mevcut düğme oluşturan INPUT satırının altına şu satırı ekleyin; sayfanızda iki düğme görünecektir:

Bu düğmelerden birincisi, merhaba() fonksiyonunu, ikincisi hello() fonksiyonunu çağıracak. Genel olarak tanımladığınız ve değer verdiğiniz metin1 değişkeninin değerini merhaba() fonksiyonunda değiştirdiniz; bu değişkenin yeni değeri “Sana da merhaba!” şeklini aldı. Bu metni, merhaba7.htm adıyla kaydedip, Browser’da açtığınızda ve birinci düğmeyi tıkladığınızda, uyarı kutusunun içeriğinin metin1 değişkeninin genel değerini değil yerel değerini içerdiğini göreceksiniz. Yani metin1’in değeri değişmiş oldu. Peki, ikinci düğmeyi tıklayın! metin1’in değeri değişmemiş gibi, uyarı kutusunun genel tanımlamadaki değeri kullandığını göreceksiniz. Oysa biraz önce, birinci düğmeyi tıkladığımızda yani merhaba() fonksiyonu çalıştığında metin1’in değeri değişmemiş miydi? Şimdi neden eski metin1’in eski değeri karşımıza çıkıyor?
Bu alıştırmanın öğrettiği kural şöyle özetlenebilir: Bir genel değişken, bir fonksiyon içinde yerel olarak değiştirilebilir; ama onun genel değeri diğer fonksiyonlar için geçerli kalır. Javascript programlarınızı yazdığınız zaman genel değişkenleriniz beklediğiniz değeri vermiyorsa bu değeri bir fonksiyonun yerel olarak, sırf kendisi için, değiştirip değiştirmediğine bakmalısınız. Bu tür hatalardan kaçınmanın bir yolu, yerel değişkenlerinizle genel değişkenlerinize farklı isimler vermektir.
Javascript, değişkenlerinizi isimlendirmede rakamla ve işaretle başlamamak dışında kural koymuyor; ama iyi programcılık tekniği, değişkenlere anlaşılır ve kullanıldığı yeni belli eden isimler vermektir. Örneğin, ”adi” şeklindeki bir değişken adı, çok değişkenli bir Javascript programında yanıltıcı olur. “musteri_adi” veya “musteriAdi” çok daha uygun olabilir. Ayrıca değeri “Evet” (=doğru, true) veya “Hayır” (=yanlış, false) olan Boolean değişkenlerin adlandırılmasında, örneğin, “doluMu,” “tamamMi,” “acikMi,” “bittiMi” gibi cevabı çağrıştıran değişken adları kullanabilirsiniz.
Dizi-Değişkenler (Array)
Javascript’in şu ana kadar ele aldığımız bütün değişkenleri, tekildir. Yani bu değişkenlerden Javascript bakımından sadece bir adet vardır; dolayısıyla bir adet de değeri bulunur.
Oysa şimdi şöyle bir durum düşünün: Evcil kuşları tanıttığınız bir site yapıyorsunuz. Ele alacağınız bütün kuşları ve özelliklerini bir tablo olarak düşünebilir misiniz? Kuş-1: Kanarya, Kuş-2: Bülbül, Kuş-3: Muhabbet Kuş-4: Papağan, gibi. Bunların hepsini tek tek tanımlamaya kalkarsak, daha sonra kullanım zorluğu doğabilirdi. Javascript, bize “dizi-değişken” (Array) yoluyla, örneğin bir “kuş” değişkeni oluşturup, bunun içine istediğimiz kadar değer koyma imkanı veriyor. Bir dizi-değişkenin bireylerinin değerlerini dizi-değişkenin endeksi ile çağırabilir veya belirleyebilirsiniz.
Bir dizi-değişken oluşturmanın formülü şudur:
var dizinin_Adı = new Array(unsur1, unsur2, unsur3…unsurN)
Bu formüle göre, kuş dizisini şöyle oluşturabiliriz:
var kusDizi = new Array(bülbül, kanarya, muhabbet, papagan)
Diziler (nedendir, bilinmez) sıfırdan itibaren numaralanır; yani bizim örneğimizde dizinin birinci üyesi kusDizi[0], ikinci üyesi kusDizi[1], üçüncü üyesi kusDizi[2], dördüncü üyesi ise kusDizi[3] diye anılır. Burada örneğin kusDizi[2] değişkeni ”muhabbet” değerini taşır. İlerde bu değeri değiştirmek ve diyelim ki “Saka” yapmak istersek, Javascript kodumuzun uygun yerinde şunu yazarız:
kusDizi[2]=”saka”
Dizi-değişkenleri, özellikle ele almamızın bir nedeni, dizilerin Javascript açısından nesne sayılmasıdır. Bunun önemine ve kullanıldığı yerlere daha sonra değineceğiz; şimdilik şunu belirtelim: dizi-değişkenlerin, nesne oldukları için özellikleri (property) vardır. Örneğin, oluşturduğum dizi-değişkenin kaç üyesi olduğu, “kusDizi.length” özelliğinin içinde yazılıdır. İlerde dizi-değişkenlerimizin üye sayısından çok yararlanacağız.
Javascript’te İşlemler (Operator)
Program yazmanın amacı, bilgisayara işlem yaptırtmaktır. Javascript de bu açıdan farklı değildir: bir değişkenin değerini alırsınız, bir işlemden geçirirsiniz; sonra ortaya çıkacak yeni değeri ya bildirirsiniz, ya da yeni bir işlemde kullanırsınız. Tabiî herşey bu kadar kolay olsa idi, herkes programcı olurdu. Herkes programcı olmadığına göre, söz gelimi “bir değişkeni almak” için önce değişkenin değerinin nereden ve nasıl elde edileceğini bulmanız gerekir. Ayrıca yukarıda öğrendik ki, Javascript programları Browser’ın pencere nesnesine veya penceresinde de görüntülediği belge nesnesinin bir unsuruna hitaebeder. Dolayısıyla hangi nesnenin ne gibi nitelikleri olduğunu öğrenmemiz gerekir ki, işleme tabi tuttuğumuz değerleri bu unsurların işine yarayacak şekle getirelim.
Javascript, eline verdiğiniz değişkenin türüne ve değişkenin değerine göre dört tür işlem yapar. Şimdi bunları sırasıyla ele alalım:
Atama (Assignment) İşlemleri:
Javascript’te en sık yapacağınız işlem, bir değişkene bir değer atama işlemidir: “Adı” adlı değişkenin değeri “Hakkı” olsun! “Soyadı” adlı değişkenin değeri “Öcal” olsun, gibi. Ve tahmin ettiğiniz gibi bunu eşittir (=) işaretiyle yaparız:
var adi = “Ahmet”, soyadi = “Arif”
var siraNo = 123, sigortaNo = “A123-2345-234”
Javascript, bir eşittir işaretiyle karşılaştığında, önce işaretin sağına bakar ve değeri okur; sonra işaretin soluna bakar ve bu adın, meşru bir değişkene ait olup olmadığını ve bu adla bilgisayarın belleğinde bir yer açıp açamayacağını belirler. Eğer işaretin solundaki isim, meşru, yani önceden tanımlanmış veya değeri belirlenmiş bir değişkene ait ise, o değişkenin bilgisayarın belleğindeki adresine işaretin sağındaki değeri yazar. Değişken ismi yeni bir meşru isme aitse, Javascript bu değişkeni “initalize” eder, yani hem yer açar, hem de içine değerini yazar. Değişken ismi kabul edilebilir nitelikte değilse, yani söz gelimi altı çizgi (_) dışında bir işaretle veya rakamla başlıyorsa, içinde boşluk varsa, veya yasaklı kelimelerden biri ise, Javascript hata mesajı verir.
Bu noktada sık yapılan bir hata, başka bir programlama dilinden kalma alışkanlıkla değişkeni sağa, değeri sola yazmaktır: hakki = adi, gibi. Javascript bu durumda da hata mesajı verir; çünkü “hakki” değişkenine “adi” değerini atamak için, sayı olmayan bu alfanümerik değerin ya tek, ya da çift tırnak içine yazılması gerekir.
Javascript’te bir değişkene değer atarken, bu değeri mevcut bir veya daha fazla değişkenden de alabilirsiniz:
var i = j + k
var indexNo = siraNo + kategoriNo
var tutariTL = birimFiyatTL * adet
Aritmetik İşlemleri:
İşte lisede matematik dersinde kaytarmamış olduğunuza şükredeceğiniz noktaya geldik: Javascript (veya başka herhangi bir programlama dili) siz formülünü vermedikçe hiç bir hesabı yapamaz; ama dünyanın en çapraşık, en karmaşık formülünü de verseniz, sonucu (bilgisayarınızın hızı ile orantılı olarak) hesaplar.
Tabiî, Javascript, dört temel işlemi yapabilir. toplama işlemini artı işaretiyle (+), çıkartma işlemini eksi işaretiyle (-), çarpma işlemini yıldız (asterisk, *) işaretiyle, ve bölme işlemini düz bölü işaretiyle (/) yaptırırsınız.
Javascript, artı işaretini gördüğü zaman, işaretin hem sağına, hem de soluna aynı anda bakar ve bulduğu iki değeri, sayı ise toplar, alfanümerik ise sağdakinin soldakinin arkasına ekler:
x = 3 + 4
Javascript, bu işlemin sonucu olarak x adlı değişkene 7 değerini atar. Fakat kimi zaman, bir değişkenin mevcut değerini (sıfır bile olsa) belirli bir miktarda arttırmak isteyebilirsiniz. Yani Javascript’e “x’in mevcut değerine 3 ekle!” demek isteyebilirsiniz. Bunu, “x = x + 3” diye ifade ederiz. Eğer arttırılacak miktar 1 ise, bunu daha kısa yazmak da mümkündür: ++x.
Javascript çıkartma işleminde de aynı kuralları uygular:
x = 3 – 4
x = x – 3
–x
Değişkenleri 1 arttırma veya 1 eksiltmeye yarayan kısaltmanın üzerinde biraz duralım. İlerde bol bol örneklerini göreceğimiz gibi, Javascript programlarınızda bazı değişkenleri sayaç olarak kullanmak isteyebilirsiniz. Bir işin sonuna geldiğimizi bilebilmek için, diyelim ki 12 kişilik bir adres listesini Javascript’e okutup, sayfaya bir tablo çizdiriyorsak, Javascript’e listenin sona geldiğini belirtebilmek için sayaç rakamı 12 veya 0 oldu ise durmasını emretmek zorundasınız. Bu durumda sayaç olarak kullandığınız değişkenin değerini, her adres okunduğunda 1 arttırmak veya 1 eksiltmek, en kestirme yoldur. Diyelim ki, x’in orijinal değeri 12. Javascript x– veya –x işlemini gördüğü anda, 12’den 1 çıkartacak ve x’in yeni değeri olarak 11’i atayacaktır. Aynı şekilde ilk değer sıfır ise, x++ veya ++x işlemini gördüğü anda x’in yeni değerini 1 yapacaktır.
Toplama ve çıkartma işlemlerinde yapabileceğiniz başka bir kısaltma ise şöyle yazılır:
x = x + y işlemini kısaltmak için x += y
x = x – y işlemini kısaltmak için x -= y
Bu bölümü bitirmeden önce, bir sayının değerini negatif yapmaktan da söz edelim. Bir değişkene negatif değer atamak için, sayının önüne eksi işareti koymanız yeter: x = -5 gibi. Bir değişkene başka bir değişkenin değerini negatif olarak atamak istiyorsanız, x = -y gibi yazabilirsiniz. y değişkeninin değeri zaten negatif ise, x’e atanan değer pozitif olur.
Belki belirtmek bile gerekmez ama, Javascript, bölü işaretinin solundaki sayıyı, sağındaki sayıya böler; yıldız (asterisk) işaretinin sağındaki ve solundaki sayıları birbiri ile çarpar.
Javascript, alfanümerik değerlerle çıkartma, çarpma ve bölme işlemleri yapmaz; sonucun yerine “NaN” (Not a Number, Sayı Değil) yazar.
Karşılaştırma İşlemleri:
Javascript dahil, bütün bilgisayar programlarının ortak özelliği, programın bir noktada karar vermesidir: “Filanca değişken şu değerde ise, falanca değişken ile şunu yap; o değerde değil de, bu değerde ise bunu yap!” gibi. Bu tür komutlarda Javascript, sözünü ettiğiniz değişkenin değerini bulup, onu verdiğiniz bir başka ölçütle karşılaştıracak ve varacağı sonuca göre emrettiğiniz işi yapacaktır. Dolayısıyla Javascript’te bir takım karşılaştırma işlemlerine ihtiyacınız var demektir.
Javascript’in karşılaştırma operatörleri genellikle “if” (eğer..ise) ifadesiyle birlikte kullanılır; ve bu soruyu soran satıra “true” (doğru) veya “false” (yanlış) sonucunu verir. Önce, bu işlemleri yaptırtan operatörleri ve işlevlerini sıralayalım:
== Eşit operatörü. İşaretin sağında ve solundaki değerlerin eşit olması halinde true (doğru) sonucunu gönderir.
!= Eşit değil operatörü. İşaretin sağında ve solundaki değerlerin eşit olmaması halinde true (doğru) sonucunu gönderir.
> Büyüktür operatörü. Soldaki değer, dağdaki değerden büyük ise true (doğru) sonucunu gönderir.
< Küçüktür operatörü. Soldaki değer, dağdaki değerden küçük ise true (doğru) sonucunu gönderir.
>= Büyük veya eşit operatörü. Soldaki değer, dağdaki değerden büyük veya bu değere eşit ise true (doğru) sonucunu gönderir.
<= Küçük veya eşit operatörü. Soldaki değer, dağdaki değerden küçük veya eşit ise true (doğru) sonucunu gönderir.
Daha sonra örneklerini göreceğiz; ve karşılaştırma işleminden sonra ne olduğunu, Javascript’in nasıl bir yol izlediğini ele alacağız. Şimdi sadece böyle bir karşılaştırma işleminde nasıl sonuç verdiğini görmekle yönetinelim. Düz yazı programınızda şu HTML kodunu yazın ve karsilastirma1.htm adıyla kaydedin:

Javascript’te Mukayese

Bu kod bir tarafta açıkken, oluşturduğunuz dosyayı Browser’da açın ve sonuca bakın; sonra kodunuzda x, y ve z değişkenlerinin değerini değiştirerek, Browser’a sayfayı yenilettirin; sonucun nasıl değiştiğini inceleyin. Javascript’in sonuç true (doğru) ise nasıl ilerlediğini, sonuç false (yanlış) ise nasıl ilerlediğini daha sonra ayrıntılı olarak göreceğiz. Fakat derhal öğrenmeniz gereken kuralı burada belirtelim: Javascript, karşılaştırma sonucu doğru ise, karşılaştırma komutundan sonraki ilk emri (veya emir grubunu), değilse bir sonraki emri (veya emir grubunu) icra eder. Bunun ayrıntılarını da ele alacağız. Şimdilik sadece bu kuralı bir kenara yazın!
Bu konuyu bitirmeden, bir de ne ile neyi karşılaştırabileceğinizden söz edelim. Javascript 1.0’de elmalarla (sayılarla) armutları (alfanümerik değişkenleri) karşılaştırabilir ve doğru sonucunu verebilirdi. Yani, Javascript 1.0 açısından 7 ile “7” eşitti; Javascript önce karşılaştırılan değişkeni sayıya çevirip çeviremeyeceğine bakar; çevirebiliyorsa, karşılaştırmayı yapardı. Daha sonraki sürümlerinde durum değişti; Javascript’i tasarlayanlar bu çevirme işlemini programcıya bıraktılar; dolayısıyla Javascript elmalarla armutları ayırteder oldu!
Alfanümerik İşlemleri:
Javascript’in alfanümerik değişkenlerin değerleri ile sadece toplama işlemi yaptığını söylemiştik. Bu durumda buna toplama değil birleştirme, ekleme işlemi denir.
Aşağıdaki kodu düz yazı programınızla oluşturup, birlestir.htm adıyla kaydederseniz ve Browser’ınızda incelelerseniz, Javascript’in alfanümerik değerleri nasıl birleştirdiğini görmüş olursunuz:

Javascript’te Ekleme

Bu dosyada, iki tür yazdırma komutu kullandığımıza dikkat ediyor musunuz: “document.writeln()” ve “document.write()”. Bu iki komut arasındaki farkı bulabilir misiniz? (İpucu: “document.write()” yönteminde satırbaşı yaptırtmak için “\n” kullanıyoruz!)
Javascript, alfanümerik değerlere diğer aritmetik işlemleri yapamaz. Buna karşılık, Javascript sayılarla yaptığı bütün karşılaştırma işlemlerini alfanümerik değişkenlerle de yapar ve doğru veya yanlış sonucunu bildirir.
Daha önce kaydettiğiniz karsilastirma1.htm dosyasını düz yazı programında açın ve değişkenleri tanımladığınız bölümünü şöyle değiştirin:
x = “Ali”
y = “Ali”
z = “Veli”
Sonra bu dosyayı, karsilaştirma2.htm adıyla kaydedip, Browser’da inceleyin; değişkenlerin değerini değiştirip, yeniden inceleyin ve ne sonuç aldığınıza bakın.
Şartlı İşlemler:
Javascript’te karşılaştırma yaparken şartlı (..ise ..yap!) işlemler de yaptırabilirsiniz. Şartlı işlemlerde ? (soru işareti) ve : (iki nokta üstüste) işaretlerini kullanırsınız.
Karsilastirma2.htm dosyasının bütün “document.write..” kodlarını silin ve yerine şu iki satırı yazarak, karsilastirma3.htm adıyla kaydedin.
sonucMsg = (y==x)?”y degiskeni x degiskenine esit!” : “y degiskeni x degiskenine esit degil!”
alert(sonucMsg)
Kod dosyası düz yazı programında açıkken, karsilastirma3.htm’i Browser’da açın. Uyarı kutusunda, iki değişkenin eşit olması şarti halinde görüntülenmesini istediğiniz mesajı göreceksiniz. Dosyada değişkenlerin değerini değiştirerek, sonucu inceleyin. Bunu sağlayan şartlı işlem komutu üç bölümden oluşuyor: şartın doğru olup olmadığını sorguladığınız, soru işaretine kadar olan karşılaştırma bölümü; iki nokta üstüste işaretine kadar olan şart doğru ise uygulanacak bölüm, sonra satır sonuna kadar olan şart yanlış ise uygulanacak bölüm. Yukarıda, “Javascript bir karşılaştırma yaptıktan sonra karşılaştırma sonucu doğru ise, karşılaştırma işleminden sonraki ilk komutu icra eder” demiştik. Burada da, x değişkeni ile y değişkeni aynı olduğu zaman, soru işaretiyle biten karşılaştırma işleminden hemen sonraki ilk komut (veya ifade) seçiliyor; değişkenler aynı olmadığı taktirde, iki nokta üstüste işaretinden sonra gelen komut (veya ifade) seçiliyor.
Mantıksal İşlemler:
Javascript, karşılaştırma işlemini Boolean (.. ve .. doğru ise … yap!) mantıksal işlemlerini kullanarak da yapabilir. Burada, Boolean mantığından kısaca söz edelim.
Şimdi, bir baba, kızı Ayşe ile oğlu Ali’ye diyor ki, “İkiniz de sınıfını geçerseniz, bu yıl sizi Antalya’ya deniz kenarında bir ay geçirmek üzere teyzenizin evine göndereceğiz!” Ali sınıfını geçer, Ayşe geçemezse iki çocuk da teyzelerine gidemeyecekler; Ali sınıfını geçer, Ayşe de geçerse, iki çocuk da Antalya’ya gidecek; Ali de, Ayşe de sınıflarını geçemezse, iki çocuk da yaz tatilini oturdukları yerde geçirecekler.
Javascript’in Boolean mantığını sorgulama işaretleri şunlardır:
&& Mantıksal Ve: iki koşul da doğru.
|| Mantıksal Veya: ya birinci, ya da ikinci koşul doğru.
! Mantıksal Değil: Tek koşula uygulanır; koşul doğru ise sonuç false (yanlış), koşul yanlış ise sonuç true (doğru) olur.
Bu mantığı, şimdi Boolean ifadesi haline getirelim:
Ali=geçti && Ayşe=geçti : çocukların ikisi de tatile gidiyor.
Ali=geçti || Ayşe=geçti : çocukların ikisi de tatile gidemiyor.
!(Ali=geçti) : çocukların ikisi de tatile gidemiyor.
!(Ayşe=geçti) : çocukların ikisi de tatile gidemiyor.
İşlemlerde Sıra:
Javascript’te işlemler yukarıdan aşağı ve soldan sağa yapılır, ama aritmetik işlemlerde bu kuralın bazı istisnaları vardır. Javascript kodlarınızda beklediğiniz sonuçları alamıyorsanız, önce işlemlerinizi işlem sırasına uygun yazıp yazmadığınızı kontrol edin.
Javascript’te işlemlerin genel sırası şöyledir: Atama işlemleri, şartlı işlemler, mantıksal ve/veya/değil işlemleri, karşılaştırma işlemleri, aritmetik işlemler, fonksiyonlar.
Javascript’te aritmetik işlemler ilke olarak soldan sağa doğru yapılır. Örneğin
x = a * b + c
denklemi çözülürken, önce a ile b çarpılır, elde edilecek sayıya c eklenir.
Fakat bir denklemde parantez içine alınmış ifade varsa, Javascript önce parantezin içini halleder. Örneğin
x = a * (b + c)
denklemin önce b ile c toplanır, elde edilecek sayı a ile çarpılır.
Eğer bir işlemde Javascript aritmetik işlemleri sıraya sokmak zorunda kalırsa, toplama, çıkartma, çarpma ve bölme sırasıyla yapar. İşlemlerin sırası konusunda kuşkunuz varsa, mümkün olduğu kadar çok parantez kullanın.
Program Akış Denetimi
Javascript veya bir başka programlama dili ile yazacağınız programda, zaman zaman programın akışını, programa bırakmanız gerekir. Programcı olarak siz, programın izleyeceği alternatif yolları belirlersiniz; fakat bu yollardan hangisini izleyeceğine, sizin koyduğunuz şartları değerlendirerek program kendisi karar verir. Programcılığın gerçek anlamda zevki de bu noktada başlar. Şimdi Javascript’in programın akışını kontrolde kullanacağınız unsurlarını tanımaya başlayalım.
Aşağıda yazacağımız iki Javascript kodunda Browser’a, ziyaretçinin ekranındaki bir form unsurunun içini doldurtma tekniğini kullanacağız. Henüz ele almadığımız bu tekniğin ayrıntılarını FORM nesnesinin özelliklerine değinirken ele alacağız.
If (Eğer .. ise)
Javascript programının, bir değişkenin değerine göre yönlenmesini sağlayan ilk aracı, “if” (eğer) ifadesidir. İşte size program akışını “if” yoluyla kontrol eden bir HTML sayfası:

Javascript’te Mukayese

Hangi yemeğin tarifini istiyorsunuz? Lütfen istediğiniz yemeği seçin:

Bu sayfayı denetim1.htm adıyla kaydedin ve Browser’inizde açın. Şimdilik, yemek tariflerini vermediğimize aldırmayın. Daha sonra bunu yapmanın yolunu da göreceğiz. Bu sayfadaki Javascript kodunda “goster()” isimli bir fonksiyon var; bu fonksiyon kendisini harekete geçmeye çağıran nesnenin kendisine “secme” adı altında bir takım bilgiler göndermesini şart koşuyor. Sayfamızda yer alan ve adı “tarifForm” olan FORM nesnesi, kendi unsurlarından SELECT nesnesindeki her değişiklikte, “goster” fonksiyonunu harekete geçiriyor. “yemeklistesi” isimli SELECT etiketinin içindeki onChange (değişiklik halinde) isimli Javascript komutu, bir metod’tur ve burada kendi unsurlarını ve değerlerini topluca “gonder” fonksiyonuna gönderecektir. (Şimdilik bu metod ve metodu kullanırken yazdığımız THIS ifadesi üzerinde durmayın. Sırası gelecek.)
Fonksiyonun başında iki değişken tanımlıyoruz: endeks ve secilenYemek. Endeks değişkeninin değeri, fonksiyona gönderilecek nesnelerden birinden alınıyor. Bu nesne “selectedIndex” adını taşıyor. “selectedIndex” denen şeyin, HTML belgesinin Form nesnesinin bir özelliği (property) olduğunu belirtmekle yetinelim; ayrıntılarını Form nesnesinin özelliklerini incelerken göreceğiz. Bir Form’un içinde SELECT nesnesi varsa, Browser mevcut SELECT ögelerini dizi-değişken yaparak 0’dan itiberen numaralar ve kullanıcının seçtiği SELECT ögesinin numarası “selectedIndex” adıyla bir kenara kaydeder.
Fonksiyonumuzdaki ikinci değişken olan “secilenYemek” değişkeni de değerini, SELECT nesnesinin seçilen ögesinin metninden alıyor. Şimdilik bu tanımlar sizin için anlam ifade etmiyorsa, üzerinde durmayın; iki değişkenimize ziyaretçinin sayfada yapacağı tercihe bağlı olarak değerler kazandırdığımızı düşünün. Şimdi dikkatimizi şu satıra verelim:
if (secilenYemek == “Adana Kebap”)
Yukarıda öğrendiğimize göre, bu satırdaki ifadede Javascript’e ne demiş oluyoruz? “Ey Javascript, ‘secilenYemek’ adlı değişkenin değerine bak; orada gördüğün metin, ‘Adana Kebap’ alfanümerik değeri ile aynı ise, bu satırdan hemen sonraki işi yap! aynı değilse, ber sonraki satıra git, oradaki işi yap!” diyoruz. Buradaki “aynı ise” ifadesini, “==” işaretleriyle sağladığımızı biliyorsunuz; “hemen sonraki iş” ifadesinin de bir karşılaştırma komutu doğru sonuç verirse, Javascript’in bu karşılaştırma komutundan hemen sonra gelen satırdaki işi yapmasından kaynaklandığını hatırlıyorsunuz. Ziyaretçi “Adana Kebap” seçeneğini seçti ise, “Seçim, Adana Kebap ise” sorgulamasının sonucu doğru olacak, ve Javascript
document.tarifForm.tarif.value=secilenYemek + ” seçtiniz! Bravo!”
komutunu icra ederek, ekrana “secilenYemek” değişkeninin değeri yazacak ve buna “seçtiniz! Bravo!” kelimelerini ekleyecektir. Sorgulamanın sonucu doğru değil ise, yani ziyaretçi Adana Kebap’ı seçmemişse, Javascript bir sonraki satırına atlayacaktır. Burada “bir sonraki satır” ile şu anda içinde bulunduğumuz “if” ifadesinin açılan ve kapanan süslü parantezle belirlenen sınırının bittiği yeri kastediyoruz. Yazma kolaylığı bakımından ve açtığımız parantezi kapattığımızdan emin olmak için süslü parantezleri ayrı satırlara yazarız. Ama bu şart değildir. Yani istese idik, burada üç satıra yayılan “sonraki satır” aslında tek satırda yazılabilirdi.
Javascript’in, ziyaretçinin Adana Kebap’ı seçmemesi halinde atlayacağı bir sonraki satırda da bir “if” ifadesi var. Javascript bu kez bu sorgulamanın sonucunu alacak ve bu sorgulama doğru sonuç verirse (yani ziyaretçi Yoğurtlu İskender’i seçmişse), hemen sonraki satırı, seçmemişse, bir sonraki satırı icra edecektir. Böylece dört sorgulamayı da bitiren Javascript, çalışmasına son verecektir. Taa ki, ziyaretçi, yeni bir tercih yapıncaya kadar. SELECT etiketinin içindeki onChange (değişiklik halinde) yönlendiricisi, bu kutuda olacak her değişiklikte, formun SELECT nesnesinin ögelerini topluca “gosder” fonksiyonuna gönderecektir.
Bir “if” sorgusunun içinde bir veya daha fazla “if” bulunabilir. Böyle iç-içe “if” ifadesi yazarsanız, herbirinin icra alanının başladığı ve bittiği yeri gösteren süslü parantezlerine dikkat edin.
If … Else (Eğer .. Diğer)
Kimi zaman bu kadar çok seçeneğe tek tek “if” ifadesi yazmak gerekmeyen durumlar olabilir. Javascript’e “Eğer şu değişkenin değeri şu işe şunu yap, diğer bütün durumlarda ise şunu yap!” demek istiyebilirsiniz. “If… Else” ifadesi ile bunu sağlarız.
denetim1.’in dört “if” ifadesini de silin ve yerine şunları yazın:
if (secilenYemek != “Adana Kebap”)
{
document.tarifForm.tarif.value=secilenYemek + ” tarifini veremiyoruz!”
}
else
{
document.tarifForm.tarif.value=”Adana Kebap Tarifini asağıda sunuyoruz:”
}
Bu sayfayı denetim2.htm adıyla kaydedin ve Browser’inizde açın. Şimdi dikkatimizi şu satıra verelim:
if (secilenYemek != “Adana Kebap”)
Yukarıda öğrendiğimize göre, bu satırdaki ifadede Javascript’e “Ey Javascript, ‘secilenYemek’ adlı değişkenin değerine bak; orada gördüğün metin, ‘Adana Kebap’ alfanümerik değeri ile aynı değil ise, bu satırdan hemen sonraki işi yap!” demiş oluyoruz. Buradaki “aynı değil ise” ifadesini, “!=” işaretleriyle sağlıyoruz; “hemen sonraki iş” ifadesinin de bir karşılaştırma komutu doğru sonuç verirse, Javascript’in bu karşılaştırma komutundan hemen sonra gelen satırdaki işi yapmasından kaynaklandığını hatırlıyorsunuz. Ziyaretçi “Adana Kebap” seçeneğini seçmedi ise, “Seçim, Adana Kebap değil ise” sorgulamasının sonucu doğru olacak, ve Javascript
“document.tarifForm.tarif.value=secilenYemek + ” tarifini veremiyoruz!”
komutunu icra ederek, ekrana “secilenYemek” değişkeninin değeri yazacak ve buna “tarifini veremiyoruz!” kelimelerini ekleyecektir. Sorgulamanın sonucu doğru değil ise, yani ziyaretçi Adana Kebap’ı seçmişse, Javascript sorgulamanın sonucunun “diğer” sınıfına girdiğini anlayacak ve “Else” ifadesini icra edecektir. Yani ekrana “Adana Kebap Tarifini aşağıda sunuyoruz:” yazacaktır. (Tarifi vermediğimizin üzerinde de durmayın. İlerde bu tür uzun ifadeleri Javascript ile sayfaya yazdırmanın yollarını da göreceğiz.)
Özetlersek, “if” ifadesinde ileri sürdüğünüz şart doğru ise ilk komut dizisi, doğru değilse “Else” bölümündeki komut dizisi icra edilir.
Program Döngü Denetimi
Javascript’te bazen işler yukarıdaki örnekte olduğu gibi açık ve belirgin şartlara bağlı ve bir kere icra edilecek türden olmayabilir. Javascript, bir işi belirli (veya kendi belirleyeceği) kere yapmasını isteyebilirsiniz. Bu tür tekrarlanan işleri Javascript’e bir kaç satırlık bir kodla yaptırtmak çoğu kez bizi sayfalar dolusu kod yazmaktan kurtarır.
“for” döngüsü
Diyelim ki, sitenizde santigrad dereceyi fahrenhayt dereceye çeviren tablo sunmak istiyorsunuz. 0’dan 100’e kadar bütün santigrad derecelerin (fahrenhayt = santigrad * 9 / 5 + 32 ) formülüyle karşılığını bulup, bir tabloya yazabilirsiniz. Hesabı yapmanın güçlüğünün yanı sıra, HTML kodunuz tam 100 adet
.. ..

kodu içerecektir. Oysa bunu iki satırlık bir Javascript kodu ile Browser’a yaptırabilirsiniz. Aşağıdaki kodu, dongu1.htm adıyla kaydedin ve Browser’ınızda açın:

Javascript’te döngü

Burada “for” ifadesiyle tekrarlanan bir döngü oluşturuyoruz. “for” döngüsüne geçmeden Javascript’e, sayfaya bir kaç HTML komutu göndermesini bildiriyoruz; bu komutlar sayfada bir tablo başlatıyor; tablonun birinci sırasına iki kutu oluşturarak, içlerine “Santigrad” ve “Fahrenhayt” yazıyor. Şimdi asıl, “for” ifadesi üzerinde duralım:
“for” ile oluşturacağımız döngü, bir sayaca göre ilerler. Burada sayaç olarak “santigrad” adında bir değişken oluşturuyoruz, Javascript’e “Santigrad adında bir değişken yap, içine 0 değerini koy; ve bu değişken 100’den küçük veya 100’e eşit ise bazı işler yap!” demiş oluyoruz. Bu arada Javascript, diğer dillerin benzeri komutuna göre bize bir kolaylık sağlıyor: Javascript’in her döngü yapacağı işten sonra santigrad’ın mevcut değerine 1 eklemesini aynı satırda ve kolayca sağlıyoruz. “for” işleminin başladığını belirten açılan süslü parantezden sonra Javascript’e her döngüde yapacağı iki işi bildiriyoruz:
fahrenhayt = santigrad * 9 / 5 + 32
Bu komutla Javascript, “fahrenhayt” adını verdiği bir değişken oluşturuyor ve ilk değer olarak, santigrad değişkeninin değerini 9 ile çarpıp, 5’e bölüyor, bulduğu sayıya 32 ekliyor. ilk turda, santigrad değişkeninin değeri 0 olduğuna göre, fahrenhayt değişkeninin değeri 32 olarak bulunuyor; ve Javascript ikinci işe geçiyor:
document.writeln(”
” + santigrad + ” ” + fahrenhayt + ”

“)
Bu iş ise, sayfaya bir tablo sırası ile bir tablo kutusu göndermek; bu kutunun içine santigrad değişkeninin değerini yazmak; sonra bu kutuyu kapatıp yeni bir kutu açmak; bu kutunun içine fahrenhayt değişkenini değerini yazarak, kutuyu ve tablo sırasını kapatmaktan ibaret.
Javascript, birinci turu bitirdiğinde, “for” komutunun tayin ettiği ölçüde sayaç değişkeninin arttırıp veya azaltıp, ikinci tura başlayacaktır. Bu ne zamana kadar böyle devam edip gidecektir? Sayaç değişkeninin değeri, tayin ettiğiniz sınına ulaşıncaya kadar. Nedir bu sınır: santigrad değişkeninin değerinin 100’e eşitlenmesi. Bu kadar uzun bir tablo vermek istemiyorsanız, bu değeri istediğiniz bir sayıya indirebilirsiniz ve sayacı birer birer arttırma yerine, mesela beşer beşer attırabilirsiniz. Sayacı beşer-beşer arttırmak için “for” komutunun son argümanını “santigrad +=5” şeklinde yazmalısınız.
Şartlı döngü: while
Javascript kodu yazarken öyle durumlar olabilir ki, programın sayaç değişkeninin her değeri için yapmasını istediğiniz işi yapmasındansa, sadece belirli bir şart karşılanıyorsa yapmasını tercih edebilirsiniz. Bunu “while” (…iken) ifadesiyle sağlarız. Bu yöntemle Javascript’e “filanca işi yap, ama falanca şart varsa (veya yoksa)” demiş oluruz.
“while” ile kuracağınız döngünün şartı rolünü oynayacak değişkenin daha önceden oluşturulması, içeriğinin başka bir yöntemle belirlenmesi ve değiştirilmesi gerekir; “for” döngüsünün aksine “while” şartlı döngüsü bunu sizin için otomatik olarak yapmaz. Ayrıca koyduğunu şarta bağlı olarak, “while” döngüsü sırasında yapılmasını istediğiniz iş hiç yapılmayabilir.
Diyelim ki, bir elektronik ticaret siteniz var; ve müşteri adayı ziyaretçileriniz, bazı malları Web sayfanızda toptan ısmarlayabilirler. Böyle bir siparişi alabilmek için, o maldan stokunuzda yeterli miktarda bulunması gerekir. Aşağıdaki kodu dongu2.htm adıyla kaydederseniz, ısmarlanan bir miktar üzerinden kaç sipariş karşılayabileceğini sayfanız otomatik olarak hesaplayacaktır.

Javascript’te döngü



Alacağınız miktarı lütfen seçiniz:
Bu kodun da bir çok unsuru üzerinde durmayalım; bizi döngü açısından ilgilendiren bölümlerini ele alalım. Gördüğünüz gibi üç değişken tanımlıyoruz; “stok” değişkeninin değerini biz veriyoruz; miktarTalep değişkeni ise sayfamızdaki Form nesnesinin “miktar” adlı SELECT nesnesinden alınıyor. Bu arada, işlemi yapan fonksiyonun içinde “satıs” adlı bir değişken oluşturuyoruz ve değerinin, döngünün içinde birer birer artmasını sağlıyoruz. Bu kodun mantığı, müşterinin sipariş vereceği miktarda, stokumuzdan kaç adet toptan satış yapılacağını bilmek olduğuna göre, Javascript, döngünün içinde çalışırken şöyle düşünecektir: “Benden, stok değişkeninin değerinden talepMiktar değişkeninin değeri kadar çıkartmam; sonra da satıs adlı değişkenin değerini bir adet arttırmam isteniyor. Ama bunu ancak ve sadece talepMiktar değişkeninin değeri stok değişkeninin değerinden az iken yapabilirim!” Nitekim Javascript, talepMiktar değişkeninin değeri stok değişkeninin değerine eşit veya fazla hale geldiği anda, döngüye son verecek ve “while” ifadesinin dışına çıkacaktır. Döngüden çıktığı anda Javascript’in yapacağı iş ise ekrandaki Form’un sonuc adlı kutusuna kendisine bildirilen metni yazmaktan ibaret! do...while “while” döngüsünün, koyduğunuz şarta göre bazen hiç icra edilmeyebileceğini söyledik. Yukarıdaki örnekte müşteri öyle bir rakam verir ki, sipariş miktarı stoktan yüksek olduğu için, hesaplama hiç yapılmaz ve müşteriye kaç parti sevkiyat yapacağımızı değil, sevkiyat yapamayacağımızı bildiririz. Fakat bazı durumlarda döngünün bir kere işlemesi, fakat ikinci ve daha sonraki seferler için bir değişkenin değerine bakması gerekebilir. Akla gelecek ilk örnek, bir elektronik ticaret sitesinde, müşteriye bir malı almak isteyip istemediği sorusudur. Bu soruyu bir kere sormak zorundayız; müşteri bu soruya “Hayır!” yanıtını verirse, alış-veriş sorusunu soran döngüyü durdurmamız gerekir; müşteri alışverişe devam etmek istediğini bildirirse, döngü devam edecek ve müşteriye alış-veriş sorusu yeniden sorulacaktır. Bunu, do...while (Yap ... iken) komut grubuyla yapabiliriz. Do (Yap) komutu bir kere icra edilir ve ondan sonra while (..iken) şartı aranır. Bu şart yerine geliyorsa, Do’daki komut yeniden icra edilir, şartın değişip değişmediğine yeniden bakılır. Düz yazı programında aşağıdaki kodu yazın ve dongu5.htm adıyla kaydedin: Javascript'te Switch Bu programda Browser’ın kullanıcıdan bilgi alma aracı olan Prompt kutusunu kullanıyoruz; müşteri adayına “bir” gömlek almak isteyip istemediğini soruyoruz. Buradaki “bir” kelimesi, geçici değişkenimizden alınıyor; müşteri ikinci alış-verişini yapmaya karar verirse, bu değişkenin değerini “Bir başka” olarak değiştiriyoruz. Bu programda, müşteri-ziyaretçinin ilk “Evet” yanıtı halinde sayfamızda yapılabilecek siparişi alma, fiyatı bildirme, onay isteme ve benzeri işlerin hiç biri yok; Javascript sadece aynı soruyu yeniden soruyor; taa ki ziyaretci Prompt kutusuna “Evet” dışında bir şey yazıncaya kadar. Do komutu, while bölümüne yazdığınız şart değişinceye kadar icra edilecektir. (Tabiî, buradaki örnekte bütün süreç, müşteri-ziyaretçinin Prompt kutusunda Cancel (İptal) düğmesine basmasıyla da sona erecektir; ama bu Prompt kutusunun bir özelliğidir.) “Break” ve “Continue” Şartlı döngüde, tekrar eden iş, şartın yerine geldiği noktada kendiliğinden kesilecektir. Aynı otomasyonu “for” döngüsünde break (kes) ve continue (devam et) komutlarıyla biz de sağlayabiliriz. Javascript, Break ile karşılaştığı anda döngüyü keser ve icraata döngüden sonraki ilk ifadeden devam eder. Continue ise Javascript’in döngünün o andaki adımını durdurup, döngünün başına dönmesini sağlar; döngü baştan devam eder. dongu1.htm adıyla kaydettiğiniz dosyada, fahrenhayt’ı hesaplattırdığınız komutla, bunu HTML belgesine yazdırdığınız komut arasına şu satırı koyarak, dosyayı, dongu3.htm adıyla saklayın. if (santigrad == 13) continue Browser’da incelediğinizde, Fahrenhayt derecenin 13 santigrad derece için hesaplanmadığını göreceksiniz. Eklediğiniz satırdaki “continue” komutu, santigrad 13’e eşitlendiğinde, döngüyü olduğu yerde keserek, bir sonraki adımdan yeniden başlattı. Eklediğiniz bu satırdaki “continue” kelimesini “break” diye değiştirir, dosyayı dongu4.htm adıyla kaydeder ve sayfayı Browser’da açarsanız, bu kez listenin 12’de kesildiğini göreceksiniz; çünkü break komutu döngüyü olduğu yerde durdurup, Javascript’i bir sonraki adımdan devama zorladı. “Switch” Javascript’in switch (değiştir) komutu, programın bir değişkenin değerine göre, belirli bir işi yapmasını sağlar. Sözgelimi, elektronik satış sitenizde, müşteri-ziyaretçiniz, alacağı gömleğin beden ölçüsünü seçecek ve siz de bu ölçüye göre, siparişi kaydedecek ve müşteriye siparişin alındığını bildireceksiniz. Javascript programının mantığı şöyle olacak: “Müşteri büyük beden’i seçti ise Büyük bedenle ilgili işleri yap; küçük bedeni seçti ise küçük bedenle ilgili işleri yap; orta bedeni seçti ise orta bedenle ilgili işleri yap!" Javascript’e switch komutu, bir veri kümesi gösterilerek verilir ve bu veri kümesi içinde hangi değere göre ne yapacağı case (halinde) ifadesiyle bildirilir: “Değerin A olması halinde şu işi yap; değerin B olması halinde şu işi yap!” gibi. Şimdi şu kodu düzyazı programında yazın ve dosyayı dongu6.htm adıyla kaydedin: Javascript'te Switch Bu sayfayı Browser’da açtığınızda, karşınıza bir diyalog kutusu gelecektir. Bu kutuda varsayılan değer olarak Orta Boy ölçü için O harfi bulunuyor. isterseniz, komutta değişiklik yaparak. bu kutuya istediğiniz değeri girebilirsiniz. Javascript, bu kutunun sağlayacağı değeri, “olcu” adı altında, switch komutuna iletiyor; switch komutu da “olcu” bilgisinin üç ayrı halinde üç ayrı yanıt veriyor. Böyle bir programı gerçek hayatta uygularken, yapılacak iş olarak sadece bir Alert kutusuyla yetinmeyerek, söz gelimi bu noktada Javascript’i farklı fonksiyonlara sevkederek, diyelim ki bir sipariş belgesi hazırlatabilirsiniz. Bu örnekte Javascript, olcu bilgisinin farklı hallerinde sadece farklı uyarı kutuları vermekle yetiniyor. Bu programda dikkatinizi çeken bir diğer nokta, her bir hale ilişkin case grubunda yer alan break komutu olmalı. Olcu isimli switch döngüsünün işi gerekli mesajı verdikten sonra bittiğine göre, Javascript’in diğer case’leri değerlendirmesini önlememiz gerekir; bunu break ile sağlıyoruz. Ayrıca bu programda, ziyaretçi ile ilişkilerde gözönünde tutmanız gereken bir ilkenin uygulandığını görüyorsunuz: ziyaretçinin büyük beden için büyük ya da küçük harf B tuşuna basacağını bilmediğimiz için, kendimizi her iki ihtimale karşı da hazırlıyoruz. İyi bir programcılık tekniği, özellikle ziyaretçilerden girdi beklediğiniz hallerde, büyük harf-küçük harf durumlarına karşı hazırlıklı olmaktır. Javascript’te Fonksiyon Javascript, klasik HTML’in yapamadığı şeyler yapabilir; ziyaretçiden veya ziyaretçinin Browser programından alacağı bir bilgiyi değerlendirerek bir dizi işlem yapabilir; ziyaretçiyi sitemizde belli bir sayfaya yönlendirebilir; kısaca sayfalarımıza ziyaretçi ile etkileşme imkanı kazandırır. Yukarıdaki çeşitli örneklerde gördüğünüz işlerin çoğu bir kere başvurulan işlerdi; fakat çoğu zaman sayfanızdaki bir Javascript işleminin defalarca yapılması gerekebilir. Hatta öyle işlemler olur ki, Javascript, başka bir işi yapmadan önce, mutlaka bu işlemi yapmak isteyebilir. Bu tür tekrarlanan işleri, bu işin yapılması için gerekli bilgi kümesi ve komutlarla birlikte bir grup haline getirsek ve bu gruba bir isim versek; sonra bu iş kümesine ihtiyaç olduğu yerde Javascript’e “Filanca isimli grubu al; içinde belirtilen işleri yap, sonra sonucu bu noktaya bildir!” desek; acaba işlerimiz daha kolay hale gelmez mi? İşte bu tür, bir isim altında toplanmış işlem paketlerine Function (işlev) adı verilir; Javascript kendisine “Şu fonksiyonu yap!” dediğiniz noktada yapmakta olduğu durdurur ve fonksiyon paketindeki işleri yapar; bu paket ortaya bir değişken veya sonuç çıkartıyorsa, o bilgiyi edinmiş olarak fonksiyon için yarım bıraktığı işleme geri döner. Fonksiyon yazmanızdaki birinci sebep, büyük bir ihtimalle, Javascript’e, Fonksiyon’un sağlayacağı bilgiyi kazandırmaktır. Genel hatlarıyla fonksiyon, şu formüle göre yazılır: function fonksiyonun_adı (argüman1, argüman2, ... argümanN){ işlemler } Fonksiyonlar mutlaka SCRIPT etiketinin içinde yer alır. Daha sonra kullanılacak (çağrılacak) olsa da bütün fonksiyonlarınını HTML dosyasının HEAD bölümüne koymanız, Browser’ın Javascript yorumlayıcısı bakımından sürat sağlar. İyi bir programlama tekniği, bir sayfada gerekli bütün fonksiyonları, altalta, HTML’in HEAD bölümünde yer alacak bir SCRIPT etiketi içinde beyan etmek; sonra ihtiyaç olduğu yerde yeni bir SCRIPT etiketi koyarak bu fonksiyonu göreve çağırmaktır. Bir fonksiyon, kendisini göreve çağıran komuttan veya fonksiyondan veri kümesi (argument) alabilir. Buna bir değerin fonksiyona geçirilmesi, ulaştırılması, verilmesi denilir. Bir fonksiyon, bir ya da daha fazla argüman alabilir. Fonksiyonun argümanları, bir isim altında toplanır ve bu bilgi kümesinin bölümlerine bu isimle atıfta bulunulur. Fonksiyona değer gönderme ve değer alma Bir fonksiyon ile Javascript programının diğer işlemlerinin ilk ilişkisi fonksiyona bir değer gönderme ve ondan bir değer almaktır. Bir fonksiyon, yaptığı işin sonucu olarak, kendisini göreve çağıran komuta veya fonksiyona kendi adıyla bir değer verebilir. Bir örnek üzerinde düşünmeye başlayalım. Ziyaretçinizden telefon numarasını yazmasını istiyorsunuz. Ziyaretçi de sayfada bir INPUT kutusuna veya PROMPT diyalog kutusuna telefon numarasını yazıyor. Bu numarayı, sayfada başka bir programda veya bölümde kullanmadan önce, gerçekten doğru yazılıp yazılmadığını irdelemek istiyorsunuz. Ziyaretçinin verdiği telefon numarasını bir fonksiyona havale edebilirsiniz; bu fonksiyon telefon numarası arzu ettiğimiz biçimde yazılmışsa olumlu, yazılmamışsa olumsuz yanıt verebilir. Bütün yapacağımız şey, ziyaretçiden alacağımız bilgiyi, bu fonksiyona argüman olarak geçirmekten ibaret; fonksiyonun sonuç olarak verdiği değer doğru ise işleme devam edeceğiz, değilse ziyaretçiyi uyararak, doğru bilgiyi girmesini isteyeceğiz. Şimdi düz yazı programınızda şu kodu yazıp, fonksiyon1.htm adıyla kaydedin: Javascript'te Fonksiyon

Bu sayfada, önce “if(dogruMu(numara))” şeklindeki ifadeye dikkat edelim. Javascript, bu noktada “dogruMu” fonksiyonu çağıracak, bunu yaparken de fonksiyona “numara” adı altında bir değer geçirecektir. (Bu değeri, çeşitli şekillerde elde edebiliriz; bir Form nesnesinde INPUT kutusundan alabileceğimiz gibi, burada olduğu gibi PROMPT diyalog kutusuyla da alabiliriz.) Fonksiyondan bütün beklediğimiz “if” sorgulamasına “true” (doğru) veya “false” (yanlış) şeklinde bir karşılık vermesidir. Yukarıda “if” döngüsünü ele alırken, yanıtın doğru olması halinde ilk bölümdeki, yanlış olması halinde “else” bölümündeki komutların uygulandığını görmüştük. Şimdi burada dogruMu() fonksiyondan “true” sonucu dönerse, sayfaya teşekkür mesajı ve bilgi notu iki satır halinde yazılacak; “false” sonucu dönerse, ziyaretçi numarayı doğru yazması için uyarılacaktır. (Bu örnekte program bu noktada kesiliyor, oysa gerçek hayatta bu noktada ziyaretçiye bilgi girme aracının yeniden sunulması gerekir.)

Şimdi fonksiyona dönebiliriz. dogruMu() fonksiyonu, kendisine görev verecek işlemden veya fonksiyondan mutlaka bir argüman verilmesini istiyor. “numara” adıyla işleme sokulacak olan bu argüman, fonksiyon için bir nesnedir. Bu arada fonksiyonumuz kendi işleri için bir değişken oluşturuyor (karakter), ve içine boş değer koyuyor (null); daha sonra kendisinden beklenen değeri içine koyacağı bir değişken oluşturuyor ve içine varsayılan değer olarak “true” kelimesini koyuyor. Aksi kanıtlanmadığı taktirde, fonksiyonu göreve çağıran “if” döngüsüne bu değer bildirilecektir.

Fakat önce fonksiyonun gerçekten kendisine verilen bilgilerin, arzu edilen biçime uygun olup olmadığını sınaması gerekir. Bu bilgiyi tutan “numara” nesnesi, nesne olduğu için bazı özelliklere sahiptir; bu özelliklerden biri de uzunluğudur. Önce bu uzunluğun 13 karakter olup olmadığına bakıyoruz. Ziyaretçi, telefon numarasını yazdığı halde parantezleri veya kesme çizgisini unuttuysa, verdiği bilgilerin uzunluğu 13 karakterden az olacaktır, yani “numara.length” 13 olmayacak, “durum” değişkenin değeri “false” olarak değiştirilecektir. Yok, numaranın karakter sayısı 13 ise, fonksiyonumuz 13 karakteri, bir “for” döngüsü çerçevesinde tek tek irdelemeye başlayacaktır.

charAt(i)

Fonksiyonlarda ve diğer tür işlemlerde kullanabileceğimiz bir Javascript kısaltması, “filanca yerdeki karakter” diyebileceğimiz “charAt(i)” ifadesidir. Burada i yerine herhangi bir rakamı yazabilirsiniz. Bu kısaltma ancak sayı ya da alfanümerik değer içeren değişkene veya nesneye uygulanabilir.

Buradaki örneğimizde, Javascript, karakter adını verdiği ve içini boş bıraktığı değişkenin değeri olarak, “numara” nesnesinin o anda, o adımda irdelediği karakterini atamaktadır. Şimdi kendimizi Javascript’in yerine koyalım, ve buradaki “for” döngüsünün birinci adımında ne yapacağımızı belirtelim:

“Hımm.. karakter değişkeninin değeri olarak numara nesnesinin i’nci karakterini atamam isteniyor. Peki i nedir? 0. O halde karakter, nesnenin 0 numaralı ögesi olacaktır. Nedir bu: Açılan parantez. Güzel. O halde, karakter eşittir açılan parantez. Sonra, eğer i değişkeni sıfır ve karakter açılan parantez ise devam etmeliymişim! İkisi de doğru; o halde devam. O da ne? Devam etmem gereken yerde “continue” komutu var. Yani, işi burada kes, “for” döngüsünün başına git ve yeniden başla diyorlar. Peki, hadi en başa dönelim. i’yi bir adet arttıralım, 2 yapalım; 2, 12 olmadığı ve 12’den küçük olduğuna göre devam edelim..”

İkinci adımda Javascript, karakter değişkeninin değeri olarak numara nesnesinin ikinci karakterini atayacak ve, i artık sıfır olmadığı için ilk continue’den geri dönmeyecek ve birinci Else’i izleyen işi yapacaktır. Bu işin ilk şartı i’nin dört olmasıdır. i bu anda 2 olduğuna göre, Javascript bu kez hiç bir “continue”dan geri dönmeyecek ve en sondaki parseInt() işlemlerine ulaşacaktır. Ne zaman 1’nin değeri dört olursa, ikinci if’in ikinci şartı olan dördüncü karakterin kapanan parantez olup olmadığı irdelenecektir. Ziyaretçinin verdiği telefon numarasında dördüncü karakter kapanan parantez değil ise, fonksiyon kesilecek ve durum değişkeninin değeri “false” olacak ve bu değer, fonksiyonu göreve çağıran if döngüsüne bildirilecektir. Fonksiyon aynı sorguyu, dokuzuncu karakterin kesme çizgisi olup olmadığını belirlemek için de yapacaktır.

parseInt(i,n)

Fonksiyona dikkat ederseniz, 0, 4 ve 9’ncu karakterlerdeki açılan ve kapanan parantez ve kesme çizgisi irdelemelerinde başa dönmeyen döngülerde, Javascript en sonda if ile başlayan parseInt() şeklinde bir ifadeyi icra ediyor.

Javascript, kendisine alfanümerik olarak verilen bir değişken değerini tamsayı (integer) veya kesirli sayıya (float) çevirebilir. Alfanümerik değerleri tam veya kesirli sayıya çevirmek için, parseInt ve parseFloat ifadelerini kullanırız. (Javascript’in sayı olarak verilen değişkeni alfanümerik değere (string) çevirmesi için kullanılmaya hazır bir metod yoktur; bunun için toplama işlemi içeren bir fonksiyon yazmanız gerekir.) Her iki metotta da, çevirme işleminin 10 tabanlı (decimal), 8 tabanlı (octal) veya 16 tabanlı (hexadecimal) olymasını istediğinizi, çevrilmesini istediğiniz alfanümerik değerden (veya bu değeri temsil eden değişkenin adından) sonra bir virgül koyarak, 10, 8 veya 16 rakamı ile belirtmeniz gerekir.

parseInt() metodu ile bazı çevirme işlemlerine örnek verirsek, parseInt(“123456.3333”), 123456 sonucunu verir. Çünkü bu metod kendisine verdiğiniz alfanümerik değerin içinde rakam ile artı ve eksi işaretlerinden başka bir şey gördüğü noktada durur; o noktaya kadar gördüğü unsurları bir tamsayı değişkeni olarak size geri verir.

parseFloat() metoduna da bir örnek verirsek, parseFloat(“123456.3333”), 123456.3333 sonucunu verir. Çünkü bu metod kendisine verdiğiniz alfanümerik değerin içinde rakam ile artı ve eksi işaretlerinin yanı sıra nokta işaretinden başka bir şey gördüğü noktada durur; o noktaya kadar gördüğü unsurları bir kesirli sayı değişkeni olarak size geri verir.

Her iki metod da, çevirme işlemini başarıyla yaparlarsa, kendilerini görevlendiren işleme (bizim örnekte bunu bir if döngüsü yapıyor) 1, başarıyla yapamazlarsa 0 değeri döndürürler. Yani, if döngüsü, parsInt() metodu başarılı olursa 1, başarılı olamazsa 0 sonucunu alacaktır. Biliyoruz ki, if açısından 1, true-doğru, 0 ise false-yanlış demektir.

Buradaki örnek kodda, 1, 2, 3, 5, 6, 7, 8, 10, 11, 12 ve 13’ncü karakterler, parseInt() metodu ile sayıya çevriliyor ve elde edilen sayının 0 ile 9 arasında olup olmadığına bakılıyor; sonuç doğru ise döngü bir sonraki karakteri almak üzere başa dönüyor; sonuç yanlış ise döngü o naktada break ile kesiliyor, durum değişkenin değeri “false” yapılıyor ve fonksiyon bu sonucu kendisini görevlendiren işleme teslim ederek, kapanıyor.

Fonksiyon ile HTML unsarlarının ilişkisi

Javascript açısından, yukarıdaki gibi uzun fonksiyon ile tek satırlık bir metod’un farkı yoktur: ikisi de kendisinden beklenen bir değeri, bu değeri bekleyen işleme teslim etmek zorundadır. Bunu ister 150 satırlık komut kümesiyle yapsınlar, isterse tek satırlık bir komutla, Javascript, isteyen bütün fonksiyonlara ve metodlara kendi nesnelerini ve onların metodlarını kullanma imkanı verir; hatta bilgisayarın kaynaklarından yararlanmalarını bile sağlar.

Böylece Javascript açısından Browser ve onun görüntülediği HTML belgesinin nesne olarak özelliklerine ve bilgisayarın kaynaklarını kullanmaya biraz daha yaklaşmış oluyoruz.

Şimdi yeni bir fonksiyon yazarak, Browser’ın, bilgisayarın işletim sisteminden saat ve tarih bilgisi edinerek, Javascript’e ulaştırmasını sağlayalım. Bunun için düz yazı programınızda şu kodu yazın ve fonksiyon2.htm adıyla kaydedin.

Javascript'te Fonksiyon

Şu anda saat:

Bu Javascript kodunda tanımladığımız değişkenin, Javascript’in otomatik bir metodundan değişken elde ettiğini görüyorsunuz.

Date(): getYear(), getMonth(), getDate(), getDay(), getTime(), getHours(), getMinutes(), getSeconds()

Bu metod, Javascript’in Browser’dan, Browser’ın işletim sisteminden, işletim sisteminin de bilgisayarın temel girdi/çıktı işlemlerini yapan (BIOS) çipinden, saati ve tarihi içeren bilgiyi almasını sağlar. Gerçi metod Date (günün tarihi) adını taşıyor, ama Date(), Javascript açısından class (sınıf) sayılır ve edinilen bilgi sadece ay, gün ve yıl bilgisini değil, o andaki saati, dakikayı ve saniyeyi de içerir.

“saat” adını verdiğimiz bu değişken, Date() metodunun sağladığı bütün bilgileri içerdiği için, içinden saate ilişkin bilgiyi söküp almamız gerekir. Date() sınıfının sağladığı bilgiyi, get... yoluyla alırız.

Burada önce biraz, hem İngilizce’den hem de Javascript dilinden Türkçe’ye tercüme yapalım:

Year: Yıl (1900’den sonra)

Month: Ay (0=Ocak - 11=Aralık)

Date: Gün (1-31)

Hours: Saat (0-23)

Minutes: Dakika (0-59)

Seconds: Saniye (0-59)

Time: Zaman (Bu bilgilerin tümü: Gün, Ayın Adı, günün tarihi, saat:dakika:saniye, Yaz saati/kış saati ve yıl)

Bu durumda getYear(), size bilgisayarın BIOS’nun ayarlı oluduğu yılı (örneğin 1999) değerini; getHours() ise bu komutun icra edildiği andaki saati (örneğin, 19) kazandıracaktır. Gördüğünüz gibi, getTime() metodu, bize olağanüstü zengin bilgi kazandırabilir.

Bizim örnek kodumuzda, “saat” değişkeninin içinden getTime() yöntemi ile, hemen her türlü tarih ve saatle ilgili bilgi demetini alıyoruz; ve bunu bir başka metod’un işlemine tabi tutuyoruz.

toString(), toLowerCase(), toUpperCase()

Javascript’in kullanılmaya hazır işlevleri (metodları) arasında Date (Tarih) nesnesine uygulanabilecek olanlarından biri toString() metodudur. Kelime anlamı String’e çevir, alfanümerik’e çevir olan bu metodla, saat nesnesinin tamamen kendine özgü biçimi, Javascript tarafından HTML’in anlayabileceği şekle çevrilmiş olur. Buradaki örnek kodda, “saat” değişkeninin içeriğini toString() metoduna tabi tutarak, alfanümerik değere çeviriyoruz ve bunu, HTML sayfasındaki Form nesnesinin “saatkutusu” isimli INPUT ögesinin içeriği haline getiriyoruz.

Javascript’te, çevirme amaçlı iki metod daha vardır. toString() metodu sadece Date nesnesine uygulanabilir, ama toLowerCase() (küçük harfe çevir) ve toUpperCase() (büyük harfe çevir) metodları bütün alfanümerik değerlere uygulanabilir. Nesneleri daha ayrıntılı ele aldığımız bölümde, alfanümerik değerlere uygulanabilecek, kullanılmaya hazır fonksiyonlar diyebileceğimiz başka metodlar bulunduğunu da göreceğiz ve hepsini birarada inceleyeceğiz.

setTimeout(“fonksiyonun_adı”, milisaniye)

Örnek fonksiyonumuza dönersek; çevirme ve bulunan alfanümerik değeri HTML’in Form nesnesinin bir ögesinin içeriği olarak atama işleminden sonra, “kronometre” adını verdiğimiz bir değişken görüyoruz; fakat bu değişkenin değeri oldukça farklı bir ifade içeriyor: setTimeout().

setTimeout(), Javascript’in 1.2 sürümüyle gelen ve kendi kendisinin zamanlamasını belirleyen bir metoddur. Buradaki örnekte, “kronometre” değişkeninin değeri olarak, “tarihsaat” fonksiyonumuzun, her 1000 milisaniyede bir yenilenmesini istiyoruz. Bunun sonucu, Javascript, fonksiyonu her bin milisaniyede bir çalıştıracak, ve bunun sonucu olarak HTML sayfasındaki formda saatkutusu isimli kutunun değeri sürekli yenilenecektir.

Bu metoddan yararlanarak, Javascript’e, sözgelimi her sabah 6:30’da bir iş yaptırabiliriz. Bunun için, söz gelimi setTimeout metodunu içeren değişkeni, şöyle bir döngü içine koyabiliriz:

if ((saat.getHours() == 6) && (saat.getMinutes() == 30))

{

//burada ne gibi işler yapılacaksa o işe ait komutlar olabilir, örneğin:

document.saatForm.saatkutusu.value = saat.toString()

//sonra setTimeout metodunu içeren zamanlama ifadesi gelir:

kronometre = setTimeout("tarihsaat()",10000)

}

Böyle bir döngü içine alındığı zaman kronometre sadece sabah 6:30’da saati ve tarihi gösterecektir.

Değişkenleri Değerlendirme (Eval)

Buradaki örneğimizde yer almamakla birlikte bu bölümü bitirmeden bir metoddran daha söz edelyim. Javascript’in kendi hazır fonksiyonları içinde en az kullanılanı hangisidir diye sorarlarsa Değerlendirme Fonksiyonu olan eval()’dir derseniz, yanılmamış olursunuz. Buna karşılık, Javascript’in hemen hemen en kullanışlı fonksiyonlarından biri de eval() fonksiyonudur.

Bir kere, eval(), programcıyı satırlarca kod yazmaktan kurtarır. Diyelim ki, Javascript programınızın bir yerinde

var toplamTutar = “((siparisMiktarı * fiyatTL) * vergi)”

if (vergiYok) {

toplamTutar = “(siparisMiktarı * fiyatTL)”

}

.......

şeklinde bir kodunuz var. Daha sonra programın herhangi bir yerinde,

document.write(eval(toplamTutar))

demekle, bütün bu üç-dört satırlık kodu yazmış olursunuz. eval() sizin için değişkenlerin değerlerini bulup, sonucu değerlendirip, arzu ettiğiniz yere yazacak veya iletecektir. Bu fonksiyondan ilerde yararlanacağız.

Javascript’in Nesneleri, Olayları ve Özellikleri

Bilgisayar programcılığı da giyim-kuşam dünyası gibidir: modayı takip eder. Günümüzde programcılığın en moda unsuru Nesneye Yönelik programcılıktır dersek, gerçeği ifade etmiş oluruz.

Javascript programcılığında nesne (object), ve nesnenin özellikleri (properties), genellikle HTML belgesinin adı (name) ve değeri (value) olan herşeydir. Bir HTML unsurunun etiketinde NAME ve VALUE bölümleri varsa, bu unsur, Javascript için nesne sayılır.

Bu tanıma göre Form, Javascript için bir nesnedir. Ayrıca Form nesnesinin bir ögesi olan INPUT, kendisi de ad ve değer alabildiğine göre, Javascript için bir nesne sayılır; fakat bu nesneye daima içinde bulunduğu nesne “dolayısıyla” atıfta bulunabilirsiniz. Bu tür atıflarda bulunurken, şu kurala uymanız gerekir:

nesneAdı.özellikAdı

Bir nesnenin durumunu, değerini veya bir özelliğini değiştiren Javascript’in kendi içinde kullanılmaya hazır işlevleri; tarih gibi, Browser’ın masaüstündeki penceresinin bir özelliği gibi değerleri belirleyen otomatik işlevleri; nesnelerin değerlerini belirli bir düzen içinde arttıran veya azaltan süreçleri; ve Javascript’in hazır şablonlarından yeni bir nesne üreten işlemleri, metod adı altında toplarız. Her nesnenin kendine ait bir metodu olabilir; bir metod birden fazla nesne ile birlikte kullanılabilir. Bu gibi ifadeleri şöyle yazarız:

nesneAdı.metodAdı (argüman)

Javascript ve niteliklerini etkilediği HTML, bir işletim sistemi ortamında, Grafik Kullanıcı Arayüzü (GUI) ile çalışan bir Browser programının içinde yer alırlar. Browser programları kendiliklerinden veya GUI sonucu, öyle bazı olaylara (örneğin Mouse işaretçisinin bir nesnenin üzerine gelmesi veya bilgisayar kullanıcısının Mouse’un veya klavyenin bir düğmesini tıklaması gibi) yol açarlar ki, bu olay işletim sistemi-GUI-Browser yoluyla HTML belgesi (ve dolayısıyla Javascript) açısından önem taşıyabilir. Bunlara Event (olay) denir, ve Javascript’e bu olayın olması halinde icra edilmek üzere özel emirler verilebilir. Bu tür komutların yazılmasında şu yöntem izlenir:

event=”fonksiyon_veya_metod (argüman)”

Aslında yukarıda özetlediğimiz üç unsuru, nesne, nesne özelliği ve Browser olaylarını buraya kadar bir çok örnekte gördük ve kullandık. Bu bölümde, bu kitapçığın elverdiği ölçüde her üçünü ayrı ayrı ve ayrıntılı ele alacağız.

Nesneler

Javascript ile yazacağımız programlar, Netscape veya Internet Explorer programlarının belge nesne modeli (Document Object Model) denen kurallar içinde hareket etmek zorundadır. Daha yüksek programlama dillerine, örneğin C++, Delphi veya Java gibi dillerle program yazmışsanız, programcı olarak başka bir programın modeli ile sınırlı olmadığınızı, hatta işletim sisteminin programlar için sağladığı arayüzle (API) kendinizi sınırlı hissetmeyebileceğinizi bilirsiniz. Fakat Javascript dahil tüm Script dilleri, Browser’ın sunduğu hiyerarşik nesne modeli ile sınırlıdır. Aşağıda Netscape’in modelini görüyorsunuz. Gerçi Internet Explorer çok daha fazla nesneyi kontrol etmenize imkan veriyor; fakat IE’nin geniş alanına giren nesnelere yönelik Javascript programı, Netscape kullanan ziyaretçilerin bilgisayarında işleyemeyebilir:

Javascript’te “document” nesnesi kavramını öğrenirken, ilk kavranması gereken unsur, “container” (içinde tutan, kap) meselesidir. Hatırlayacağınız gibi, yukarıdan beri Javascript’e ekrana bir şey yazdıracağımız zaman, şuna benzer bir komut veriyoruz:

document.write(“

Merhaba Dünya!

Burada kullandığımız write()metodu, “document” nesnesine, o da Browser’ın “window” (pencere) nesnesine aittir. “window” nesnesini zikretmiyoruz; çünkü zaten onun içindeyiz. Ama yeni bir Browser penceresi açtırmak istersek, bunu da açıkça belirtmemiz gerekir. Aşağıdaki kodu, düz yazı programınızda yazarak, yenipencere.htm adıyla kaydederseniz ve Browser’ınızda açarsanız, size yeni bir “window” nesnesi oluşturma imkanı verecektir:

Javascript'te Yeni Pencere

Bu düğmeyi tıklarsanız, yeni pencere açılır.

Burada “windowNesnesi” adlı değişkinin değerine dikkat ediyor musunuz: Browser’ın kendi içinde bulunan “window.open()” metodunu kullanarak, araç çubuğu bulunmayan, eni 300 yüksekliği 150 piksel ve ziyaretçi tarafından ölçüleri değiştirilebilen bir yeni Browser penceresi açıyor. Aslında bu noktada windowsNesnesi adlı değişken, bu nesnenin buradaki temsilcisi sayılır; yeni nesneye ne yaptırtmak isterseniz, burada, windowNesnesi değişkinini kullanarak yapabilirsiniz. Bir başka dikkat edilmesi gereken nokta, yeni Window nesnesini oluşturduktan sonra bir daha “window” nesne adını kullanmıyoruz, sadece document adlı container’in (kabın) adına referans yapıyoruz.

Yukarıdaki şemada gördüğümüz nesnelerin HTML karşılıkları şöyledir:

Javascript Nesnesi HTML Karşılığı

Pencere (Window) Yok

Çerçeve (Frame)

Belge (Document)

Form

Düğme

İşaretleme Kutusu

Gizli (Hidden)

Dosya Çıkart (file upload)

Parola (password)

Radyo düğmesi (Radio)

Başa dön (Reset)

Seç (Select)

Metin (Text)

Metin Alanı (Textarea)

tuna

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir