Fikir Zikir Eylem Üçlemesinin Düz Mantıkla Rastgele Yorumlaması
İnsanın firki neyse zikri de odur. Asıl sözün özü bu, başlığı biraz hava katmak için böyle yazdık. Yazdık çünkü, ben, fikirlerim, sözlerim ve eylemimle birliteyiz şu anda. Ankara studyolarında değiliz, ancak fena değil, oldukça teknolojik bir evim var, benim için, seviyorum.
Basketbolda gösteri yapamayan pon pon kızlar, sansürlenen internet siteleri, abuzittinin ahlak dışı yaptığı eylemler vs. Abuzittin supermenimsiz bir kahraman oluyor.
Bazen bazı şeyleri anlayamıyorum, bana diyorsun ki, ahlakı korumak için burayı yasaklıyoruz, iyi de benim oradaki ahlak dışı şeylerle ilgim yok, tamam benim yokta toplumun 90% sinin yok. Buradaki 10% içinde, bunu bana söyleyen kişi. Abuzittin kendisi.
Bir düşünün, bizim dışımızda o kadar çok şey gelişiyor ki, bizi yönlendiyorlar ve toplumu yönlendiriyorlar, bu toplum 20-500-5000 kişi olabilir, tüm ülke olmaya bilir, iş yerimizede de olabilir. Bizim aklımızdan geçmeyen bir sürü şeyi bize uyarı olarak söylüyorlar, ya benim aklımın ucundan geçmiyor ya da gülüp geçtiğim şeyler bunlar, neden bana telkin ediliyor. Bir şeyin sonuçlarının kötü olacağını ben değil, aslında bana söyleyen düşünüyor ve yetmezmiş gibi bana da korku veriyor.
Ya siz etrafınızdaki örnekleri çoğaltın işte, sizin aklınızdan geçemeyen size söylenen her şeyi bir düşünün, fikirler, sözler, eylemler.
Kendini ortaya koymak, ispatlamak için çabalayan, bir sürü insan, topluluk… sıkıcı.
İnsanlık çok ilkel bir çağda yaşıyor, ve hiç bir inanışta bu ilkellik yok. İnsan hiç bir dönemde bu kadar küçük görülmedi. İnsan düşünceleri, duyguları hiç bu kadar yok sayılmadı. Tüm dünyada böyle bu. Bunun değişmesi için bir duvar etkisi gerekli. 200 le giderken çok sağlam bir duvara çarpmalıyız ve insan olmanın acizliğini yeniden tattıktan sonra, insani duygulara, güven, saygı, hoşgörü vs. gibi değerleri yeniden önemsemeye başlayacağız. Dedim 🙂
Bol şans dünya
