işitme engelliler – ödev
İŞİTME ENGELLİLER
TANIM: İşitme engelli, işitme duyarlığının, kişinin gelişim, uyum özellikle iletiğimdeki görevlerini yeterince yerine getirmeyiş halidir.
İŞİTME KAYBI NEDENLERİ VE TİPLERİ
İletiğimsel, duyusal – sinirsel ve karşı?k tip olmak üzere üç tip işitme kaybı vardır. İletiğimsel kayıpta, iç kulaşa iyi bir şekilde geçirilmez. Düşük volümlü radyoya benzer. Kelimeler zayıf ve belirsizdir. Fakat çarpıtılmamıştır. İletiğimsel tip işitme kaybı sinirlerin zarar görmedişi bir mekanik problem olduğundan tıbbi ya da cerrahi müdahalelerle düzeltilebilmektedir. İletişsel tip işitme kaybının en sık gözlenen nedeni ciddi orta kulak iltihabı ya da orta kulak akıntısıdır. Bu çoşunlukla tedavi edilebilir bir durumdur.
Duyusal – sinir kayıp daha ciddi ve kalıcıdır. Akortsuz ses veren radyoya benzer. Duyusal – sinirsel kayıp ses yükseklişi kadar sesin doğruluşunu da etkiler, böylece kelimeler sesler çarpıtılır.
Karışık tip işitme kaybı, iletimsel ve duyusal – sinirsel işitme kaybının bir arada bulunmasıdır. Yaralanmalar, enfeksiyonlar ve ilaç alerjilerinin hepsi işitme kaybına neden olabilir.
İŞİTME ENGELLİ ÇOCUKLAR VE EĞİTİMLERİ
İşitme engelli, işitmenin işitsel bilgiyi almak için yetersiz olduğu anlamına gelir. Bir öğrencinin işitme engelli sayılabilmesi için işitme kaybının eğitimsel performansınI olumsuz yönde etkileyecek kadar aşır olması gerekir.
İŞİTME KAYBININ BELİRTİLERİ:
– Konuşma örüntüsünde hata
– Ne söyledişini ve kimin konuştuğunu saptamada yetersizlik
– Başı bir yana dönük tutma
– Duygusal dengesizlik
– Okul başarısızlığı
– Dengeyi sürdürmekte zorluk
– Sınıf tartışmasına ve grup oyunlarına katılmada yetersizlik
İşitme aleti kullanarak işitme engeli düzeltilen çocuklar normal beden eğitimi aktivitelerine atılabilmektedirler. Düzeltilemeyecek kadar aşır derecede işitme engeli olan çocuklar özel ilgi ve dikkat gerektirir. Demonstrasyon, yazılı açıklama, kartlar ya da video teyp işitmeyen çocuklar için kullanılan etkili eğitim araçlarıdır.
İşitme kaybının miktarı ve işitme kalıntısı desibel (dB) düzeyine göre tanımlanır. Sesleri 0 – 25 de saptama yeteneği çocuklar için normal olduğu düşünülür. 125 – 140 dB deki sesler son derece rahatsız edicidir. Konuşma 40 – 50 de meydana gelir.
- İşitmeleri 20 – 40 desibel arasında olanlar hafif derecede
- İşitmeleri 40 – 70 desibel arasında olanlar orta derecede
- İşitmeleri 70 – 92 desibel arasında olanlar ileri derecede
- İşitmeleri 92 desibelden yukarı olanlara çok ileri derecede işitme engelli denmektedir.
İŞİTME ENGELLİ ÖĞRENCİLERİN ÖZELLİKLERİ
BİLİŞSEL GELİŞİM ÖZELLİKLERİ:
İşaret dili yazılış şekli olmayan bir dildir. Bu nedenle ilk dili işaret dili olan bireyler için kendi dillerini okumayı öğrenmek, yabancı bir dili okumayı öğrenmek gibidir. Genellikle ana baba öğretmenler ve arkadağlar işitme engelli çocukla direk konuşmaları dişer zamanlar birbirleri ile konuşurken işaretler kullanmalıdırlar. Böylece işitme engelli bir çocuğun dişer insanlar arasındaki iletiğimi izleme fırsatı çok azdır.
DUYUŞSAL GELİŞİM ÖZELLİKLERİ:
Ataklık yoğunluşunun işitme engelli çocuklar arasında işiten çocuklardan daha çok olduğu görülür. Çalışmalar işitme engelli çocukların %20 – 30’nun davranış bozuklukları gösterdişini ortaya koyar. Halbuki bu oran işiten çocuklarda %7 – 10’du. Bu oranın büyüklüğü bu çocukların kendilerinden ne bekledişi neden ve nasıl uygun bulunan şekilde davranışları gerektişi hakkında yeterli bilgiye sahip olmamaları ile açıklanabilir.
MOTOR GELİŞİM ÖZELLİKLERİ:
İç kulaktaki yarım daire kanalları zarar gördüşünde denge problemleri ortaya çıkar.Bu
denge problemleri motor yetenek gecikmesi ve gelişimsel kayıplara neden olabilir. Yapılan bir araştırmada koşu, fırlatma, vurma ve sekmede yağla beklenen gelişim olduğunu topa ayakla vurma, atlama, yakalama ve zıplamada ise gecikme olduğu bulunmuştur. İşitme engelli öğrenciler fiziksel uygunluk açısından işiten çocuklardan pek farklı değildirler. Sadece mekikte işiten öğrenciler işitme engelli çocuklardan daha iyi performans göstermişlerdir. Performansta ya?a ve cinsiyete bağlı farklılıklar görülmüştür. Erkekler esneklik hariç dişer ölçümlerde kızlardan daha uygun bulunmuştur. İşiten ve işitmeyen çocuklar arasında daha büyük çocuklar küçük olanlardan fiziksel uygunluk yönünden daha yüksek düzeyde bulunmuştur. Bu bulgulara dayalı olarak beden eğitimcilere işiten öğrencilere kullanılan aynı fiziksel uygunluk normlarını kullanarak işitme engelli öğrencileri değerlendirmeleri ve işiten yaşıtları ile aynı sağlıkla ilgili uygunluk standartlarına ulaşmalarını beklemeleri önerilmektedir.
İŞİTME ENGELLİ ÇOCUKLARDA BEDEN EĞİTİMİ
Beden eğitimi öğrencilerin benlik kavramı ve benlik saygısının oluşmalarına yardım eder. Ancak bunu başarmak için beden eğitimciler öğrencinin iletiğim gereksinimlerine ve sosyal iletiğim becerilerine dikkat etmeli ve hareket deneyimleri için zengin fırsatlar sağlanmalıdır.
İŞİTME ENGELLİ ÇOCUKLARDA İLETİŞİMİ GELİŞTİRME
Ø ÖĞretirken çevreden gelen sesleri en aza indirgeyerek zor işten öğrencilerin işitsel bilgiyi işleme fırsatını en yüksek düzeye ulaştırmak gerekir.
Ø Dudaktan okumayı kolaylaştırın.
Ø Direktifleri verdikten sonra işitmeyen ve zor işiten öğrencilere zor aktiviteleri anlayıp anlamadıklarını sorun.
Ø İşitmeyen öğrenciler işaret dili kullanıyorsa mümkün olduğu kadar çabuk işaret dilini öğrenin.
Ø Dudaktan okuyan öğrenciye tamamlayıcı geri bildirim ve sözel girdi sağlayın.
İŞİTME ENGELLİ ÇOCUKLARDA SOSYAL ETKİLEŞİMİ ARTTIRMA
- İşitme engelli çocuklara, dişer çocukların mahalle aralarında oynadıkları oyunları öğretin.
- Beden Eğitimi derslerinde sıraya girmeyi, problem çözmeyi gerektiren ve ortak aktiviteleri destekleyen aktiviteler planlayarak etkileşimi kolaylaştırın.
- Motor performans, fiziksel uygunluk ve davranışla ilgili işiten ve işitmeyen öğrenciler için aynı beklentileri oluşturun.
ÖZEL PROGRAM VE ÖĞRETİM TEKNİKLERİ KULLANMA
§ Sosyal becerileri geliştirecek beden eğitimi aktivitelerini seçin.
§ Ritim ve dans aktivitelerine yer verin.
§ Statik ve dinamik denge aktiviteleri ile denge gelişimini destekleyin.
§ Bilgiyi iletmek için çeşitli araç gereçlerden yararlanın.
İŞİTME ENGELLİ ÇOCUKLARLA ÇALIŞAN BEDEN EĞİTİMİ ÖĞRETMENİNE ÖNERİLER
q Göz kontaşı kurarak iletiğimde bulunun.
q Açık – az ve öz konuşun.
q Sık sık görsel yardım kullanın.
q Başırarak konuşmaktan kaçının.
q Tutarlı ve sabırlı olun (Gallahue 1996).
q ?? birliğine dayalı çalışmayı destekleyin.
q Mümkün olduğu kadar işitsel ipuçları ile görsel ipuçlarını birleğtirin.
q Sizi kolayca görebilecekleri bir yerde bulunmalarını sağlayın.
İŞİTME ENGELLİLERİN EĞİTİMİNDE YÖNTEMLER
Bu yöntemler üç kümede toplanabilir:
I – Sözlü (Oral) İletiğim Yöntemi: İşitme engelli bireyi ana dilini konuşabilir ve
konuşanı anlayabilir hale getirmeyi amaçlayan bir yöntemdir.
II – İşaret (Manuel) Yöntemi: Yöntemin temelini, öğrencilerin kendi aralarında kullandığı işaretler oluşturur. Çocuşun kendi gelişimine uyduğu için kolay öğrenilir. Fakat bu yöntemle işitme engellilerin işitenlerle iletiğim sağlaması kolay olmaz. Birlik beraberlik sağlanamaz.
III – Karma Yöntemi: İletiğim ve İşaret yöntemlerinin etki sağlayabilecek yanlarını alarak işitme engelli bireyin bulunduğu toplumlarda geçerli olan her türlü iletiğim yollarından yararlanmayı amaçlayan bir yöntemdir. Çocuk her yoldan yararlanabilir (Jest, mimik, konuşma işitme aracı kullanma gibi).
İşitme kaybı, dil öncesi ve dil sonrası diye ikiye ayrılır. Dil öncesi, bireyin konuşma ve dil gelişiminden önceki bir yaşta ya da Doğumda meydana gelir. Dil sonrası işitme engeli ise konuşma ve dil geliştikten sonraki bir yaşta meydana gelir.
TE?H?S (TANI)
İşitme engelli çocukların bedeni, zihni, sosyal, duygusal ve dişer alanlarda güçlü güçsüz yönleri ile kişilik özellikleri ve yapısın?, ilgilerini belirlemek amacı ile yapılan çalışmaların tümüne Teğhis (Tanı) diyebiliriz.
İşitme engellilerin genel durumu, engel durumu, türü ve derecesi ne kadar erken teğhis edilirse yapılacak eğitim programı da ona göre hazırlanır, eğitim uygulaması ona uygun şekilde yürütülür.
Çocuşun işitmesinde problem olduğu ilk önce aile tarafından fark edilmektedir.Aile doktora veya tıp merkezlerine başvurmakta, ailenin başvurduğu bu kurumlar çocuğa tıbbi muayene ve odiometri testi uygulayarak işitme engelli teğhisi konulmaktadır.Çocuk, Rehberlik Ve Araştırma Merkezinde de incelenmektedir.Bu incelemede zeka testi uygulanmakta, ana baba ile görü?me yapılmakta, kısa süreli gözlemlere dayanarak, işitme engelli çocuk, teğhis konulup etiket verildikten sonra işitme engellilere eğitim veren okullara ya da normal okullar bünyesindeki işitme engelliler özel sınıflara yerleğtirilmektedir.
Ancak, ailenin eğitim seviyesinin yetersizliği, işitme engellinin belirtileri konusunda bilgilerin azlığı, konuya karşı fazla duyarlı olmamaları gibi sebeplerle aile, çocuklarının işitmesinde birtakım sorunları olduğunu geç fark etmektedir.Ekonomik yetersizlikler, ailenin nereye, ne zaman, nasıl başvuracağını bilmemesi teğhisin geç yapılmasına yol açmaktadır.Bunun yanında erken cihazlandırma ve erken eğitime başlamayı önlemekte, bazen de çocuk mecburi yağ sınırını geçtişinden eğitim-öğretim hakkından mahrum kalmaktadır.
Teğhis işitme engelli çocukların bütün yönleri ile incelerek, en ince ayrıntılarına kadar tüm özeliklerinin saptanması ve bireyin her yönünün tanınmasına hizmet eden çok yönlü bir bilimsel çalışmadır.Bu nedenle çocuğa uygun teğhisin yapılabilmesi amacıyla aşağıdaki ilke ve öneriler uygulanması gerekir :
o Teğhis mümkün olduğu kadar erken yapılmalıdır.
o Tarama testleri geliştirilmelidir.
o Taramada işitme engellilerin dişer fonksiyonlarının da belirlenmesi için ekip çalışmaları yapılmalıdır.
o Rehberlik Araştırma Merkezlerindeki uzmanlar, özel eğitimci, sınıf öğretmeni ve ailenin katılımı ile gerçekleştirilir.
EĞİTİM PROGRAMLARININ HAZIRLANMASI
İşitme engelli çocukların eğitimlerinin ruhunda çocukların özelikleri dikkate alınarak yapılmış programlar yatar. Mutlak her çocuğa uygun bir program vardır. İşitme engelli çocukların başlatılması,yürütülmesi için özel şekilde düzenlenmiş programlara olan ihtiyaçları, normal çocuklardan daha fazladır.
Son zamanlarda sözlü iletiğimin bir türlü olan ‘Doğal işitsel-Sözel yöntem’ uygulanmaya çalışılmaktadır.Bu yöntem çocuğa dilin doğal ortamda verilebileceğini ileri sürmektedir.bu yöntemin gerçekleşebilmesi için bazı şartların oluşması gerekmektedir. Bunlar:
§ Erken teğhis,erken ve uygun cihazlandırma ile,erken eğitime hemen başlanılmalıdır
§ Çevrede hiçbir işaret sistemi olmamalıdır.Çünkü çocuklara ilk zamanlarda konuşma zor geleceğinden, konuşma yerine işareti tercih edebilir.
§ İlk dönemlerde, çocuğun konuşma gelişimi yavaş olacağından anne,babaya sürekli destek verilmelidir.
§ Anne-baba,öğretmen ve çevre sürekli çocukla etkileşime girmelidir.
§ Anne-baba,öğretmen ve uzman kişiler, çocuğun kesinlikle konuşacağına inanmalıdır
§ Çocuklar normal dil ortamıyla çevrelenmiş olmalıdırlar.
AİLE EĞİTİMİ
Aile içinde işitme engelli bir bireyin oluŞu yeni bir durum yaratır.Bu yeni durumdaki ilişki yapısı değişik biçimlerde görülür. Aşırı koruma, çocuğa ayrıcalık tanıma, özürü reddetme gibi . İşitme engelli çocuŞu olan aile çoğu kez problemi nasıl çözeceğini bilemez.
Eğitim kurumları, öğretmen ve uzmanlara bu konuda dü?en görevler vardır.Bu görevleri Şu şekilde açıklayabiliriz
Ø Aileleri ilgili konularda bilgi iler donatma ,
Ø Aileyi özel eğitim yöntemlerinde işbirlişi yapabilir hale getirmek, çocuklarına gerekli eğitim programlarında yardımc? olmak ,
Ø Aile rehberlişi çalışmaları psikolojik danışma, uzman ya da rehber öğretmen tarafından yürütülür. Bireysel olarak yapılacaşı gibi grup çalışmaları da yapılabilir.
KAYNAKÇA;
– Yeni Hayat Ansiklopedisi ,Doğan Kardeğler Yayınları , 5.Cilt .Sf: 2857-28.
– Comite Internatıonal Sport Des Sourds
(Uluslar Arası Saşırlar Spor Komitesi )
– Özel Eğitimi Muhtaç Çocuklar, ” Özel Eğitime Giriş” , Prof. Dr. Yahya Özsoy, Prof. Dr. Mehmet Özyürek, Doç. Dr. Süleyman Eripek , Sayfa: 44-72.
