Karpuz
Sıcak yaz günlerinde akla ilk gelen en lezzetli serinleme yöntemlerinden birisi şüphesiz karpuzdur. Latince ismi “Citrullus Vulgaris” olan karpuz kabakgillerdendir. Anavatanı Afrika’nın tropikal bölgeleri olan karpuz, buradan ticari gemilerle Akdeniz ülkelerinde, en sonunda tüm dünyaya yayılmıştır. Eski Mısırlılar zamanında karpuzun yetiştirildiği antik kalıntılardaki duvarlara yapılan resimler sayesinde tespit edilmiştir.
Bugün dünyada yaklaşık 500 çeşit karpuz yetişmektedir. Bunlar kabuğunun, çekirdeklerinin biçimine, rengine ve ağırlığına göre farklılık gösterir. Özellikle Temmuz ortasından Ağustos sonuna kadar bol miktarda bulunan karpuz, alaca yeşil, sert kabuklu büyük meyveler veren, bir yıllık otsu bitkidir.
Yaz aylarının vazgeçilmezi karpuz %95 su içermesinden dolayı serinletici olduğu gibi vücudu temizleyici özelliğe de sahiptir, böbreklerdeki üre ve ürat tuzlarını temizlemesinden dolayı kum ve taştan şikâyeti olanların sıklıkla tüketmeleri önerilir. Karpuz nikotin ve sigaranın yol açtığı diğer zehirleri temizleyip, C vitamini, Beta karoten sayesinde çeşitli kanser türlerinde antioksidan özellik göstermektedir.
Karpuz sadece sıcak yaz günlerinin harika meyvesi değil astım, aterosklerozis , diyabet, kolon kanseri ve artrit gibi rahatsızlıklara karşı yatıştırıcı özelliği olan sulu bir meyvadır.Tatlı, sulu karpuz doğadaki çok önemli antioksidanların paketlenmiş hali gibidir.Vitamin C ve vitamin A nın inanılmaz iyi bir kaynağıdır.Bu şekilde vücudumuzu serbest radikallere karşı kuvvetli bir koruyucu etki gösterir.Serbest radikaller ise vücudu yıkıcı zararlar veren maddelerdir. Serbest radikaller kolesterolü oksitleyip kan damarı duvarlarına yapıştırarak kalp krizi veya inmeye neden olabilirler. Ayrıca solunum yollarını tıkayarak şiddetli astıma neden olabilirler. Ayrıca osteoartrit ve romatoid artritlerde olan inflamasyonu arttırabilir, kolondaki hücreleri yıkarak kanser hücrelerine dönüşmelerine neden olabilirler. Fakat karpuz içinde bulundurduğu C vitamini ve beta-karoten sayesınde bu zararlı moleküllere karşı vücudu korur. Karpuz enerji üretiminde rol oynayan B vitaminlerinden de zengindir.B6 vitamini ve B1 vitamini ayrıca magnezyum ve potasyum açısından da karpuz zengin bir kaynaktır. İçerdiği yüksek potasyum ve likopen ile kalp fonksiyonlarının, kan basıncının düzenlenmesine ve kalbi enfarktüs tehlikesine karşı koruyucu etkisi bulunmaktadır. Domates, mango vb besınlerde bulunan likopenin çok iyi bir kaynağı olan karpuz likopenin kansere karşı koruyucu olması bakımından önemli bir besindir.( prostat kanseri, meme kanseri, akciğer kanseri, kolorektal kanser vb.) Ayrıca içerdiği antioksidanlar sayesinde gözlerimizi de koruyucudur. Bunların yanında ise diğer meyvelerden çok daha az kalori içermektedir ve su oranı bilindiği gibi çok yüksek bir meyvedir. İyi bir lif kaynağı olduğundan bağırsak hareketlerini düzenler ve bağırsak kanserini bu şekilde de önlemede rol oynar. Karpuz çekirdekleri de içinde bulunan Cucurbocitrin adlı madde ile kan basıncını düşürmeye ve böbrek fonksiyonlarının düzenlenmesine yardımcı olur. Ancak şeker içermesi nedeniyle diğer meyveler gibi karpuz da tüketimde aşırıya kaçılmamasına dikkat edilmelidir.
Karpuz Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler
Tatlı, sulu ve olgun bir karpuz seçmek için birkaç noktaya dikkat edilmesi gerekir. Karpuzun kabuğunun rengi mat olmalı ve tırnağınızla hafifçe kazıdığınızda yeşil kısım kolayca çıkmalıdır. Şekli simetrik olmalıdır. Toprağa oturan kısmının rengi açık sarı olmalı, beyaz veya yeşil olmamalıdır. Olgun karpuz süresi çok uzun olmamak şartıyla oda sıcaklığında tutulmalıdır. Buzdolabında 1 hafta süreyle saklanabilir. Eğer kesmece karpuz alacaksanız, içinin renginin parlak kırmızı, çekirdeklerinin de koyu kahverengi veya siyah renkte olmasına dikkat edin. Çekirdeksiz karpuz alıyorsanız dikkat edilmesi gerekir. Çünkü çok fazla beyaz çekirdek, karpuzun olgunlaşmadan toplandığını gösterir.
