Eskihisar – Gebze – Kocaeli
Eskihisar, Kocaeli ilinin Gebze ilçesine bağlı bir köydür.
Kocaeli’nin Gebze ilçesine bağlı tatil beldesi.
Köy, Bizans ve Osmanlı mimarisini yansıtan eserlerle bezelidir. İlçeye hakim bir tepede kurulu Eskihisar Kalesi, Bizanslılardan kalmadır. Kaleyi Osmanlılar da kullanmıştır. Köy içinde görülmeye değer bir diğer yer, ünlü ressam ve müzeci Osman Hamdi Bey’in müze evidir. Burada yanyana iki ev vardır. Beyaz olanı Osman Hamdi Bey’in evi, diğeri ise, atölyesidir.
Konuksever köy halkının sıcak ilgisi, birbirinden lezzetli balık türlerinin sunulduğu restaurantları, Bizanslılar’dan kalma kalesi ile ünlü ressam ve müzecimiz Osman Hamdi Bey’in müze haline getirilmiş evi, Eskihisar’a damgasını vuruyor. Üstelik isterseniz huzur içinde dinlenebileceğiniz seçkin bir dinlenme tesisi var.
Kış mevsiminden çıkıp ilkbaharı yaşamadan yaza geçiş, aniden bastıran çöl sıcakları, aşırı nemli yapış yapış günler derken, sular seller gibi sağanak geçişleri ve sonbaharın haftasonlarına denk gelen bulutlu günler karşımıza çıkıyor.
İstanbullular’ın haftasonu gidecek birçok yeri var ama biz İstanbuldan yarım saatte ulaşabileceğimiz farklı bir mekana yani Eskihisar’a gidiyoruz.
Eskihisar’a ilk kez gidiyorsanız eğer mutlaka “yahu ben daha önce buraya neden gelmemişim” yada “hah işte, tam bana göre bir yer”, sevdim burasını diyeceksiniz. Yöre halkı da yabancılık çektirmeyip kibar ve misafirperver olunca köy hemen sizi kucaklıyor. Eskihisar’da yerleşim düzeni de dışarıdan gelen misafirlere göre kurulmuş. Bu yüzden gelir düzeyiniz ne olursa olsun kendinize göre bir yer bulup ailece huzurlu ve hoş ortamda dinlenip vaki geçirebiliyorsunuz.
Buyrun dalgakırana
Feribot iskelesine inerken soldan girerseniz ve amacınız kısa bir yürüyüşle köyü tanımaksa, buyrun dalgakırana! Önce deniz fenerine kadar bir uzanın, buradan köyün tamamını bir çırpıda görebiliyorsunuz. Karşınızdaki sahilde “Ah ne güzel!..” dedirten iki ahşap ev var. Beyaz olanı Osman Hamdi Bey’in evi. Burada ünlü ressam ve müzecimizin röprodüksiyon tablolarının kolleksiyonu, dolap, konsol, soba, pirinç aplikler gibi, birkaç parça eşyası sergileniyor. 1884’de yapılmış 1987’de müze olarak açılmış iki katlı müze evin çevresi imrendirici güzellikte balkonlarla çevrili. Kapıda ise, Osman Hamdi Bey’in heykeltraş Gustave Deloye tarafından yapılmış büstü bulunuyor. Müzeye giriş sivillere ücretli iken, emekli ve öğrencilere ücretsiz. Pazartesi günleri ise kapalı. Kahverengi boyalı diğer ahşap atölye-ev ziyarete kapalı. Bahçe dinlenmeye müsait.
Osman Hamdi Bey Tabloları
| “Kaplumbağa terbiyecisi” | “Çiçek düzenleyen kız” | “Mimozalı kadın” |
Yol boyu, deniz manzaralı çay bahçeleri ve restaurantlarla dolu.
Sahile paralel arka yolda da lokanta ve kahveler var. Bütçenize göre birini seçebilirsiniz. Marketler, büfeler ve köfteciler daha ziyade Çamlık mevkiinde. Kuş seslerinin yoğun olduğu bölgede, piknik yapmak isteyenlerin uğrak yeri. Çocuklar oyun bahçesi istiyorlarsa o da var. Sahildeki parkta salıncaklar ve kaydıraklar mevcut.
Kafeler, bahçeler, yürüyüş ve piknik alanları
Eskihisar Feribot iskelesine inerken yol kenarına tek sıra park etmiş araçlar dikkat çekiyor. Eskihisar’ı tepeden gören manzaraya sahip modern kafe yüksek oturma kapasitesine sahip, sıcak soğuk içecekler eşliğinde ailece mola verebileceğiniz bahçelerden biri olabiliyor. Seçeneklerden bir diğeri ise yaşlı çınar, zeytin ağacı ve çiçek havuzlarıyla bezeli, iskele ile Eskihisar sahili manzaralı sahilde bulunuyor. İsteyenler kiralık kayıklarla dalgakıran içinde ve durgun sahilde kürek çekiyor, isteyenler deniz bisikletinde pedal çevirip Eskihisar’ı bir de denizden seyrediyor.
Sahil boyunca yürüyüş yapanlar denize karşı dizili banklarda ve yolun iç tarafında dizili restoran ve çay bahçesinde mola verebiliyorlar.
Eskihisar sahili boyunca simit, mısır satıcıları dolaşırken, sahile dizili balonlara tüylü tüfekle atış yapma imkânı da bulunuyor. Satıcılardan biri de plastik leğen içinde yeni tutulmuş istavrit ve gümüş balıklarını el terazisi ile tartıp satan balıkçı. Dalgakıran boyunca ve sahil boyunca yürüyüş yapanlara gül satan falcılara da rastlanıyor.
Sahil kahvesi gerisinde hem piknik yapabilecek, hem bahçede oturup dinlenirken çay kahve içebilecek bir başka mekân ve yanı başında çocuk parkı yer alıyor.
Piknikçilerin ilk tercihleri Eskihisar Kalesini çevreleyen yeşil alan.
Buraya araçlarıyla gelenler geniş çim alanda kaleyi seyrederek açık alanda piknik yapıyorlar.
İkinci piknik alanı ise Osman Hamdi Bey’in mezarının bulunduğu servi çam ağaçları ile kaplı alan. Feribot iskelesine inişte soldan ayrılan alanı takiben toprak yolu kullananlar, Eskihisar’ı tepeden seyredip ağaç gölgesinde araçlarıyla park yaparak, pikniğe uygun olmasa da bu mıntıkayı kullanıyorlar. Dalgakıran boyunca ellerinde kamış oltalarıyla istavrit yakalayanlar, beraberlerinde getirdikleri mangalları kayalıklar üzerinde yakıp eniz kenarı pikniği yapanlara da rastlanıyor.
Balık bol
Canınız balık tutmak istiyorsa, iki seçeneğiniz var. İskele tarafından girişte yazın şemsiye gibi yapraklanan, Ağustos sıcağında, altı çok serin olan 500 yıllık sakız ağacının yanındaki Sandalcı Mahmut’tan kale eteğindeki diğer sandalcılardan motorlu yada motorsuz tekne kiralayabilirsiniz.
Denize açıldıysanız ve rüzgar varsa 30 kulaca çapa atın ama biliyorsunuz çapa ipi balığı keser. Rüzgar yoksa kürekte durun ve toplayın balıkları. İstavrit, izmarit, mezgit, çinekop bölgenin balık çeşitlerinden. Aslında karşı kıyı Topçular, Hersek, Karamürsel tarafında balık daha bolmuş.
Körfez temizleniyor mu nedir!.. Ha gayret!
Balık tutamazsanız Eskihisar’ı denizden seyredin. Bu arada biraz da kürek çekebilirsiniz. Maksat spor olsun!
İkinci seçenek: Dalgakırandaki kayalardan, sallayın oltanızı!.. Ve rasgele saat 15:00′ den sonra oltacılar tuttukları balıkları sahil boyunca canlı canlı satıyorlar. Çevre gezilerine meraklı olanlar Çamlık mevkiinde yürüyüş yapabilir. Burası çam ağaçlarının rakı ve ızgara kokusuna karıştığı bölge. Kuş sesleri sizi yalnız bırakmıyor.
Daha yukarıda Osman Hamdi Bey’in mezarı bulunuyor. Etrafı demir parmaklıkla çevrili mezarın başında iki Selçuklu taşı var.
Palmiye dizili sahil, şaşırtıcı biçimdeki anıt selvi ağaçları, ahşap evler görülesi güzellikteki diğer gezi yerleri. Koru parkı açık kapalı çay bahçesi ve temiz kahveler yorgunluk atabileceğiniz mekanlar.
Tarihi Kale
Sıra geldi Bizanslılardan kalma tarihi kaleye…
Kaleyi bir ara Osmanlılarda kullanmışlar. Muhteşem kalenin çevresini araçla ya da yürüyerek gezebiliyorsunuz. Önceki yıllarda ziyarete kapalı olan kale restorasyon çalışmaları sonucu bir bölümü ziyarete açılmış.
Girişte sol bölüme özel günlerde açılan seyyar bir tuvalet konmuş.
Sağa dönünce oturma kapasitesi oldukça yüksek anfi tiyatro oturma düzeni kurulmuş. Denize doğru ilerleyenler demir parmaklıklı terastan Eskihisar sahilini, yerleşim alanını ve iskeleyi tepeden seyretme imkânı buluyorlar.
Ziyarete kapalı bölümlere tırmanıp surlar üzerinde dolaşanlara da rastlanıyor.
Eskihisar kalesi geceleri spotlarla aydınlatılıyor. Bilhassa denizden seyri doyumsuz oluyor.
Kale, tarihi kıyafetlerin giyilerek hizmet sunanların olduğu restoran, bar, şarap mahzeni, toplantı salonu gibi ünitelere kavuşması halinde daha da aktivite kazanabilir dedirtiyor.
İstanbul’un fethinden sonra Fatih’in terhis ettiği askerlerin yerleştiği köylerden biri olan Eskihisar’ın şimdiki sakinleri, o askerlerin torunları.
Bizans ve Osmanlı eserleri, Eskihisar’ı, evleri, Gebze’de bulunan, Hannibal’ın mezarı ile adeta açık hava müzesini andıran bölge, İstanbul’a çok yakın ama farklı bir mekânda huzur bulabileceğiniz birçok güzellik taşıyor…
