En Etkileyici Gezegenler

1) Dünya’ya en çok benzeyen gezegen

Dünya’nın 7 ila 14 katı kütleye sahip olan bu gezegenin katı bir yüzeye sahip olduğu tahmin ediliyor. Güneşe olan uzaklığıyla, yaşanılabilir kuşakta yer alan gezegenin yüzeyinde, sıvı halde suyun ve okyanusların bulunabileceği ve hatta yeryüzü şekillerinin Dünya ile benzer özelliklerde olduğu tahmin ediliyor. Dünya’dan en önemli farkıysa, yüksek yer çekimi oluyor ancak bu durum, gezegende akıllı yaşam formlarının bulunabilme ihtimalini değiştirmiyor.

2) En yakın süper dünya

Bir diğer süper dünya olan GJ 1214 b, COROT-7 b’ye benzer niteliklere sahip ancak 42 ışık yılı olan uzaklığıyla, COROT-7 b’den daha yakın.

Gezegenin yüzey sıcaklığının, yine COROT-7 b’de olduğu gibi yüksek olduğu tahmin ediliyor. Atmosfer tahminleri ise, hiç olmayabileceği veya ince ve yoğun bir atmosferi olabileceğini gösteriyor.

3) Gezegen çarpışması

2009 yılının Ağustos ayında, Nasa’nın Spitzer uzay teleskopu, donmuş lavlarla birlikte büyük miktarda buharlaşmış kaya tespit etti. Normalde göktaşı çarpmalarıyla oluşan bu maddelerin, yıldızın ışığını etkileyecek miktarda olması astronomların dikkatini çekti.

Bu durum, göktaşından çok daha büyük bir çarpışmanın, bir gezegen çarpışmasının işaretiydi. Aynı zamanda, gezegen çarpışmalarının çok da ender vakalar olmadığını gösteren bu olay, Ay’ımızın da, Dünya’nın Mars büyüklüğündeki bir gezegenle çarpışması sonucu oluştuğu teorilerini destekler nitelikteydi. Dahası, hesaplamalar, benzeri bir çarpışmanın 3 milyar yıl içinde güneş sistemimizde yaşanabileceğini gösteriyor.

4) Yıldızından en uzak gezegen

Güneş sistemimiz dışındaki gezegenleri, yıldızlarının ışığından faydalanarak keşfederiz. Zira bir gezegen, yıldızından uzaklaştıkça yansıttığı güneş ışığı da azalır. Aynı nedenle, güneş sistemimizdeki Neptün’ü gözlemlemek bile yeterince zorken, yıldızından aynı derecede uzak olan bir gezegeni 50 ışık yılı uzakta keşfetmek neredeyse imkansız oluyor.

Hubble uzay teleskopu, işte bu imkansızı başardı ve güneş sistemimiz dışında, bilinen en uzak yörüngede dönen gezegeni keşfetti.

5) Fotoğraflanan ilk uzak gezegenler

Güneş sistemimiz dışında keşfedilen gezegenlerin birçoğunu gözlemleme fırsatımız bulunmaz. Yine de bazı gezegenleri, devasa yeryüzü teleskoplarıyla görebilme şansı yakalamışızdır.

Hawaii’deki W.M. Keck ve Gemini gözlemevlerinden, optik dalgaboylarıyla görüntülenebilen ilk gezegenler, Fomalhaut b ve HR 8799 b,c,d gezegenleri oldu.

6) Lav kaplı dünya

2009 yılında keşfedilen bu gezegen, Dünya’nın 1.7 katı olan kütlesiyle, Dünya benzeri gezegenlerin son keşfedilenlerinden birisi oluyor. Gezegenin kütlesinin yanında, yapısal olarak da dünyaya benzediği tahmin ediliyor.

Bu iki özellik bir araya getirildiğinde, COROT-7b, dünyaya en çok benzeyen gezegen oluyor. Tüm bunların yanında, güneş sistemi dışında keşfedilen en küçük gezegen ünvanına da sahip. Dünyaya oldukça benzeyen bu gezegen, ne yazık ki yıldızına yakın bir yörüngede bulunuyor. Bu sebeple, gezegendeki okyanuslarda su yerine lavların aktığı tahmin ediliyor.

7) Sıcak Neptün

İlk süper dünyanın ardından keşfedilen bu gezegenin kütlesi ve büyüklüğünün, Mu Arae c ile aynı seviyelerde olduğu tahmin ediliyor. 31 Ağustos 2004 tarihinde keşfedilen Gliese 436 b’nin yüzeyinde su bulunsa bile, gezegenin çekim gücüyle oluşan basınçla, katı halde bulunacağı öngörülüyor.

8) İlk süper dünya

Dünya benzeri gezegen bulma çabamıza en yaklaştığımız gezegenlerden birisi, Mu Arae c oluyor. Kayalık bir yapıya sahip olduğu tahmin edilen gezegenin büyüklüğü, Dünya’nın 10 ila 14 katı olarak tahmin ediliyor.

Dünya’nın 14 katı büyüklük aynı zamanda, dünya benzeri gezegenler için azami ölçü olarak kabul ediliyor. Bunun yanında sistemdeki hiçbir gezegen şu anki teknolojimizle dünyadan gözlenemiyor ve dikeyhız yöntemiyle keşfedilmiş bulunuyor.

9) Bir gezegenin sonu

Bu gaz devini özel kılan şeyse, yıldızına olan yakınlığı oluyor. Bir beyaz cüce yıldızın yörüngesinde keşfedilen bu gaz devi, yıldızına o kadar yakın ki, yıldızın koronasını sıyırıp geçiyor veya yıldızın içinde sayılacak kadar yakın bir yörüngede bulunuyor.

Bu buluş, güneş sistemlerinin ömrünü tamamlama safhasında neler yaşandığı hakkında önemli bilgiler sağlıyor. Bunun yanında, beş milyar yıl içinde önce kızıl deve, daha sonra beyaz cüceye dönüşmesi beklenen güneşimizin ve yörüngesindeki gezegenlerin kaderi hakkında da bilgiler sunuyor.

10) Yaşanılabilir kuşaktaki ilk gaz devi

Yaşanılabilir kuşak, gezegenlerin yıldızdan uzaklığına göre, suyun sıvı halde bulunabileceği tahmin edilen, varsayımsal kuşağa verilen addır. İşte bu kuşakta keşfedilen ilk gaz devi de, Gliese 876 yıldız sisteminde bulunan Gliese 876 b oluyor.

Yaşanılabilir kuşakta yer alsa da, gaz devlerinde yaşanılamayacağını tahmin edebilirsiniz ancak bu keşfi özel kılan gaz devinin yörüngesinde bulunan, muhtemel yaşanılabilir uydular oluyor.

11) Atmosfer bileşimi bilinen uzak gezegen

Diğer bir özel gaz devi olan HD 209458 b, 1999 yılında keşfedildi. Yörüngesi, bulunduğu sistemin güneşi ile dünyanın tam ortasından geçtiği için özel olan bu gezegenin atmosferi, bu sayede dünyadan gözlenerek, atmosferinin bileşimi hakkında daha doğru bilgiler edinilebiliyor.

Spektroskopi yöntemiyle atmosferi analiz edilmeye çalışılan gaz devinde, ilk olarak sodyum buharı keşfedilmişti. 2009 yılındaysa, su buharı, karbondioksit ve metan gazının, gezegen atmosferinin diğer bileşenleri olduğu keşfedildi. Böylece, güneş sistemimiz dışında bulunan ve atmosferinde organik bileşenler bulunduğu keşfedilen ikinci gezegen HD 209458 b oldu. İlkiyse, 2005 yılında atmosferinde organik bileşen bulunduğu tespit edilen HD 189733 b olmuştu.

12) En çok gezegene sahip güneş sistemi

55 Cancri adlı yıldız sistemi de, önceki gibi çoklu yıldız sistemlerinden bir tanesi. Bu sistemdeki gezegenler, Star Wars filminden hatırlayacağınız Tatooine gezegenindeki gibi iki güneşe sahip.

Sistemde keşfedilen 5 gezegen, sistemin ana yıldızı sayılan 55 Cancri A’nın yörüngesinde dönüyor. 5 gezegen sayısıysa, 55 Cancri sisteminin, güneş sistemimiz haricindeki bir sistemde keşfedilen en çok gezegene sahip yıldız sistemi olmasını sağlıyor.

13) En çok güneşe sahip gezegen

91 Aquarii Ab adı verilen gaz devi, tam 5 güneşe sahip, çoklu yıldız sisteminde bulunuyor. 16 Kasım 2003 tarihinde keşfedilen gezegen, sistemin ana yıldızı olan 91 Aquarii A’nın yörüngesinde bulunuyor ve adını bu yıldızdan alıyor.

Bu gezegenin, 5 güneşe sahip olmasının dışında bir özel yanı daha bulunuyor o da keşfedilmesi. Zira çoklu yıldız sistemlerindeki gezegenlerin keşfedilmesi inanılmaz bir hassasiyet gerektiriyor. Bu sebeple çoklu yıldız sistemlerinde keşfedilmiş gezegen sayısı oldukça az.

14) Güneş sistemimize en yakın gezegen

Epsilon Eridani b, adını, yörüngesinde bulunduğu yıldızdan, yani Epsilon Eridani’den alıyor. Epsilon Eridani’nin yörüngesinde iki gezegen bulunduğu tahmin ediliyor, ancak bunlardan sadece birisinin varlığı doğrulanabilmiş durumda.

7 Ağustos 2000 tarihinde keşfedilmiş olan Epsilon Eridani b, güneş sistemimize olan 10 ışık yılı uzaklığıyla, güneş sistemimiz dışındaki bilinen en yakın gezegen ünvanını taşıyor.

15) En yaşlı gezegen

30 Mayıs 1993 tarihinde keşfedilen ve PSR B1620-26 b resmi adıyla bilinen gezegen, Methuselah veya Genesis takma adıyla da bilinmektedir. Keşfedilen en yaşlı gezegen ünvanını elinde bulunduran PSR B1620-26 b gezegeninin, 13 milyar yaşında olduğu tahmin edilmektedir. Evrenin tahmini yaşının 13,7 milyar yıl olduğu hesaba katıldığında, PSR B1620-26 b, muhtemelen evrenin en yaşlı gezegenlerinden biri.

Bir “küresel yıldız kümesi”nin derinliklerinde keşfedilmiş olan gezegenin, büyük patlamanın ardından oluşan ilk yıldızlardan birinin yörüngesinde bulunduğu tahmin ediliyor. İlk keşfinin ardından ancak 10 yıl sonra varlığı doğrulanabilen gezegen, astronomi bilimi açısından da önemli bir keşif sayılıyor. Zira gezegenlerin, ilk yıldızların oluştuğu dönemde de ortaya çıkabildiğini kanıtlıyor.

 

 

tuna

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir