Simyacı

Alşimiyen bir şövalye

Druidler töreninde bir çocuk, insanların oluşturduğu halka’ın içine giriyor. Ve kalplerine korku salıp insanları ormana kaçırıyor. Ve ormana girdiğinde cesetleri ağaçlar da asılı duruyor..
Bu çocuk dedesiyle bitkilerdenden özüt çıkarıyorlardı ve otları haşlıyor, iksirler hazırlıyorlardı bir şifacı gibi.. İçine düştüğü ormanı iyice gözetliyor.. Dedesinin verdiği bilgilere göre ormanda hayatta kalmaya çalışıyor.
Dedesiyle yaşadıkları evi arıyor.
Orman’ın içinde bölgelere adlar veriyor. Kimi bölgelerde hayaletler, kendi değimiyle musallatlar var. Çocuk büyüdükçe bunları tanımaya başlıyor.
15 yaşına geldiğinde, kralın askerlerinden kaçarken ormana sağınan bir kız’ı tutuyor ve “Oraya gidersen, yayılmacılar seni öldürür.” Ve şaşkınca bakan kız için ekliyor
“Bu orman son derece büyülü, büyünün ötesinde birşeyler var. Dedemin öldüğü yer bunları bana sevimli hayalet anlattı.
Sekiz yaşımda buraya düştüm ve yemek için köylere inip hırsızlık yaptım kalan zamanımda Orman’ı keşfettim hiçbir kimsenin girmeye cesaret edemediği orman beni kabul etti ve besledi..
Defalarca ölümden döndüm ama artık Orman’ın şarkısını biliyorum. Ve bu Ormana ad verme yetkisi de benim hakkım. Gizli büyülü sözcükler yok.
Konuşan bitkiler hep bir lanetten bahsediyorlar. Burası kovulmuş şeytanın dünyaya düştüğü yer ve diğer boyuttakiler etrafına üşüşmüşlerdi, Azazil onları kandırdı.. Ve geriye burası kaldı.. Şimdi ordusuyla tarikatlar kuruyor ve bu gizli örgüt gücünü büyüyle sağlıyor..
Küçük saf ve temiz olduğumadn toprak bana dokunamadı ve içlerine ateşle girmedim, onları rahatsız etmedim.
Cadılar bile buraya giremez, Onların bildikleri dağın görünen yüzü. Dağın iç yüzü uzayın derinliklerinde
Tanrıları istersen buraya çağır güç yetiremezler. İstediğin kadar yalvar tanrına burası tanrıları korkutan tek yer.. Sadece yaratıcısı korkmaz.. “Kulhu Allah’u ehed”
Dedem’in kitaplarında tayyi mekan ve zamanı yoketme gelenelerine vakıfım.. Benim büyük dedelerim Mısır’a kadar gitmiş ilim için..

Zeus’un buraya attığı şimşekler buradan kendisine döner.. Burada ki duvar o acizlere göre değil.
1954 senesinde yardımımla bir kişi buradan kurtulabildi.. Ve herkes onun seçilmiş kişi olduğunu düşündü. Bende bu labirenti şifreledim.
Burasıyla iyi anlaştığım için bana bir dil verdiler.. SÜRYANİCE.
Peki kovulmuş’un düştüğü yer neden bu kadar önemli diye soruyorsan! Burası umutsuzluğun kabri..
Ve insanları aldatmanın tohumları burada atıldı burada binbir çeşit fikir var.
Kızın şaşkınlığı iyice artmış oluyor ve “Eğer atın olsaydı ve beni babama götürseydin seni altınlarla karşılardı”
“Altında gözüm yok!”

“Peki beni başka bir çıkışa götürebilir misin? Lejyonların göremeyeceği bir yere? Ben kendi yolumu bulurum.. ” “Kabul et bir sürü tehlikeyle karşılacaksın ve büyük ihtimalle de oraya hiç gidemeden tevavüz edilip cesedin yola atılacaktır.. Niçin onlardan kaçıyorsun?”
Kızın korktuğu gözlerinden anlaşılıyordu..
(Diyaloglar hiçbir zaman umrumda olmamıştır o yüzden kurgulamaya devam edelim.)

At hırsızlığıyla iki at çalıyor.. akşam üstü ormana girmek istemeyen atları.. sokuyor ve sabaha kadar güvenli yerde tutuyor, Sabah üzeri şafak söktüğünde bu kızı o kadar çok istiyorlar ki ormana birlikler göndermişler düşman krallık..
Fakat ölecekleri bilinene bir şey buraya kimse giremezler girenler geri dönemezler.. Bu labirenti çözemeyen zekalar ölüme mahkumdur..

“Babam Arthur’un chamalot şövalyelerine karşı savaşan Morgan’ların ellerinden kaçmayı başardım ve
beni esaret altında tutup Merlinden büyüyü istiyorlar.”
“O zaman onlara büyüyü verelim. Beni Merlin’e götür onunla tanışmak istiyorum dünyadan bir haberim, sadece handan duyduklarımla yetiniyorum”
Hanlarda herşeyin söylentisi dolaşır, Bir çok şeyi bu sayede biliyor.. Ama gezip görmüşlüğü yok.
Birlikte yola koyulurlar. Merlin’in yanına geldiğinde
Merlin “ Yanındaki de kim” diye sorar ve aldığı cevap gayet memnun eder.. SİRİADİK ORMANIN BEKÇiSİ..
Merlin etkilenmiş gözlerle bu kelimeyi nereden bildiğini merak eder ama anahtar cümlenin içindedir.. Karanlık ormandan biri..
Dedem Ceymus.. deyince Merlin gözlerini iyice açar.. “Sen büyüden yana değilsin! Zira deden büyüden yana hiç olmadı o bir müslüman bir simyacı..zamanında ben ve hıristiyan arkadaşlarımı iyileştirmişti.. Doğrusu onun bilgisini hiç bilmiyoruz..”
Kız minnettar bir şekilde “Arkadaşımın adı mozz” Merlin’in evinde konuk olan Mozz için artık başka bir dünya var.

kaynak: http://yeraltimedyasi.blogspot.com/2013/11/simyac.html

tuna

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir