Üç Boyut Görüntü Artık Hayatımızda
3D teknolojisi geliştirilirken insan sağlığı yönünden olası etkileri araştırıldı mı?
3D için şu ana dek bildirilmiş bir sorun yok. Öte yandan, araştırdık, bir sorun yokmuş da diyemeyiz. Ama şu söylenebilir; stereopsis normalde insan gözünün de kullandığı bir teknoloji. İki göz, gözbebekleri birbirinden yaklaşık 6,5 cm mesafede, birbirine çok yakınlar fakat iki farklı fotoğraf kaydediyorlar. Bu iki fotoğraf beyinde birleşiyor, 3 boyut algısı oluşuyor. Çok yakınımızda olan cisimlere baktığımız zaman, iki gözümüzün kaydettiği fotoğraflar birbirinden farklı, dolayısıyla cisim daha 3D ve yakında algılanıyor. Ama uzakta bir manzaraya baktığımız zaman, fotoğraflar birbirine daha benzer, dolayısıyla iki boyutlu hale geliyor. 3D görüntüler, Panasonic’in ürettiği çift lensli kameralarla veya iki farklı kamera bir araya getirilerek çekiliyor. Bu kameralar, çift lensli olanlar, insan gözüne benzer biçimde 6,5 cm lens açıklığına sahip. Kayıt, insan gözü taklit edilerek yapılıyor.
İ
nsan gözünde bu nasıl gerçekleşiyor, tam olarak bilmiyoruz, ama açılıp kapanan gözlük sistemine (active shutter) benzer biçimde, görüntüler peşpeşe sıralanıyor. 3D teknolojisinin insan gözünün kullandığı sisteme benzer olması, mevcut uygulamanın insan gözüne uyumlu olduğu yönünde bir algı oluşturuyor. Tabii zaman geçtikçe, teknoloji biraz daha kullanılır hale geldikçe, net bir etki olup olmadığı ortaya çıkacaktır.
Beş kişi diyelim, hep birlikte, farklı açılardan ekrandaki 3 boyutlu görüntüleri izleyebilir mi?
Kalabalık gruplarla yapılan testlerde, farklı açılardan izleme yönünden bir sıkıntı olmadığı görüldü. Plazma TV’ler açı bağımsızdır; dar açıdan bile baksanız görüntüde, ışıkta, renkte kalite kaybı olmaz. LCD’lerde, LED’lerde ise böyle bir sıkıntı var. Active Shutter’ın önemli bir avantajı, yatarak izlemeye imkân vermesi. Diğer örneklerin aksine, görüntüde kararma ve kayıp sözkonusu değil.
Futbol maçlarını ne zaman 3 boyutlu izleyebileceğiz?
Türkiye’deki yayıncılarla görüşüyoruz. Bu konu sohbet gündeminde; fikir alışverişi yapıyoruz. Ortada bir yol haritası yok. Avrupa’da hızlı gelişmeler oluyor. Uydu üzerinden 3D yayınlar yapılmaya başladı. Türkiye’de mevcut uydular üzerinden 3D yayın yapmak mümkün, bu altyapı var. Biraz bütçe meselesi, yatırım yapmak gerekiyor. Spor karşılaşmaları, bu yönden 3D yayına uygun görünüyor. 3D teknolojisinin daha da gelişeceğini düşünebiliriz. 3D televizyon, sadece film için değil, mevcut yayını kaliteli izlemek açısından da avantajlı.
Full HD yayın yokken insanlar gidip bu teknolojiyi satın aldılar. Çünkü teknoloji hızla gelişiyor. Bugün aldığımız televizyonların, örneğin plazmaların 30 yılı aşkın ömrü var. 3D yayın yayılacak, 3D kameralar gündemde, bu nedenle 3D altyapısına uygun bir televizyon makul bir seçenek. Türk halkı yeniliklere çok çabuk uyum sağlıyor. Tüketici, en yeni teknolojiyi takip ediyor, istiyor. 3D’ye yaklaşımın böyle olacağını düşünebiliriz. 3D Viera TV’ye insanlar olumlu tepki verdiler. Şimdi yeni filmler geliyor. 3D’ye yönelik ciddi bir talep var. Avrupa’da, Amerika’da yapılan çalışmalar, insanların sinemaya giderken 3D seçeneğine daha fazla ilgi gösterdiğini söylüyor.
Gözlükten ne zaman kurtulacağız? Gözlüksüz 3D olmaz mı?
Şu an için normal 2D görüntüleri 3D’ye dönüştüren bazı seçenekler var, ama bunlar 3D kamerayla çekilen görüntüler kadar başarılı değil. Bekleyip görmek lazım. Orijinal 3D çekim ayarında olacaklarını düşünmüyorum. Gözlüksüz 3D teknoloji konusunda çalışmalar yapılıyor, önümüzdeki günlerde bu tür uygulamalar görmeyi bekleyebiliriz. Geçmişteki Beta – VHS video formatı meselesiyle kıyaslarsak, şimdiki 3D teknolojileri biraz daha tek standart üzerinden gidiyor. Yakın geçmişte, kısa süre de olsa HD DVD – Bluray ikilemi yaşandı, bluray tuttu. Başka bir örnek, HDMI aynı standartla devam ediyor. 3D televizyonda belli standartlar üzerinde uzlaşıldığı görülüyor, örneğin oynatıcılar birbirleriyle uyumlu. Gözlükler tam uyumlu değil, ama aşağı yukarı benzer nitelikte.
kaynak:ntvmsnbc.com
