Mendebur Günlerden Geriye Kalanlar..

Bugün biraz keyifsiz biraz huzursuz dışarı çıktım. Müthiş bir kalabalık var sokakta. Alış veriş çılgınlığı devam etmekte. Birkaç parça eşyaya benim de ihtiyacım var fakat uzun zamandır maaş alamıyorum. Bu uzun zaman yaklaşık on ay gibi bir zaman dilimi. Para yok diyoruz, zor durumdayız diyoruz, ama bu nedir. Etrafta olan bitene bir anlam veremiyorum.

Sokakta insanlar çılgın gibi. Ellerinde poşetler, yürüyemiyoruz.
Mağazalara bakıyorum insanlar deli gibi alış veriş yapıyor.
Kasa önlerinde kuyruklar. Nakit alacakların kasaları ayrı, kredi kartı ile alacakların kasası ayrı.
En ilginç olanı, kredi kartları ile alış veriş. O kadar yoğun ki..
Biraz ileri de yan yana duran bankaların önündeki kuyruklar. İşte en acısı budur.
Bilinçsizce kullanılan kredi kartlarının feci sonu kuyruklar.
Bu insanlara acıdım ben. İnsanı esir ediyorlar.
Acımamak gerekiyor aslında. Asgari ücretli çalışan birinin cebinde üç tane kredi kartı olur mu? Oluyor işte.
Sonra vay haline. Faizlerle birlikte katlanan borçlar.
Nasıl bir ülkede yaşıyoruz ki, nakit para olsun cepte, orası ayrı bir muamma.
Acilen bu duruma bir çözüm gelmeli, ama nasıl. Nasıl olur da bu kredi kartlarını kullanmamalı? Hala bulamıyorum bu sorunun cevabını.
Yılbaşı yaklaşıyor, elbette görünen yine bu durum olacak. Yine cepte beş kuruş olmayacak, yine kredi kartlarına yüklenilecek. Yine kendi kendimizi borç ödemek için ay sonunda heba edeceğiz.

Birilerine muhtaç olacağız düşünen yok. Bizden istenen esir olmak.
Ya sonra.
Sonuç olarak, kredi kartı affı çıksın diye bekleyeceğiz.
Sonuç olarak, kredi kartı nasıl taksitlendirilir diyerek başvurmadığımız kapı kalmayacak.
En sonunda “kredi kartı nasıl kullanılır”, bir el kitabına sahip olacağız.
Sonrasında da Atalarımızın söylediği sözü kaldırıp atmamamız gerektiğine inanacağız. “Ayağını yorganına göre uzat”
İnşallah..

tuna

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir