Düşünürlerden Önemli Sözler
Marcus AURELIUS diyor ki;
(121 – 180)
”Birisinin hatasına öfkelendiğinde derhal kendine bak ve kendinin de nasıl hata yaptığını düşün; örneğin iyinin paraya ya da hazza ya da bir parça şöhrete eşdeğer olduğunu düşünmen gibi… Bunun bilincine vardığında, özellikle de seni öfkelendiren kişinin gergin olduğunu ve yapabileceği pek başka bir şey olmadığını ayrımsadığında öfkeni hemen unutursun. Ve eğer bir yolunu bulabilirsen, karşındaki insanın gerginliğini gidermelisin.”
HERAKLİT (HERACLITUS) diyor ki;
(M.Ö. 535 – 475)
* Çoğunluk kavramaz karşılaştığı şeyleri. Ne de anlar öğretildiği zaman. Yalnızca öyle gözükür..
* Uykudayken yaptıklarını unuttukları gibi, uyanıkken yaptıklarını da bilmiyorlar.
VOLTAIRE diyor ki;
”Hoşgörü nedir? Hoşgörü insanlığın bir parçasıdır. Hepimizin hataları ve eksikleri var; gelin karşılıklı olarak birbirimizin hata ve eksiklerini bağışlayalım, çünkü, hoşgörü doğanın ilk yasasıdır.”
”Öfkeni aklınla yenemiyorsan, kendini insandan sayma.”
LUCIUS ANNAEUS SENECA diyor ki;
”Gençliğinde bilgi ağacını dikmeyen, yaşlılığında rahatlayacağı bir gölge bulamaz.”
Romalı filozof, devlet adamı, oyun yazarı.
Doğumu
M.Ö. 4
Kordoba, İspanya
Ölümü
M.S. 65
Albert SCHWEITZER diyor ki;
”Ahlakliligin en büyük düşmani duygusuzlaşmaktir.”
”Etik, yaşayan herşeye karşi hissettigimiz sonsuz sorumluluktur.”
Albert Schweitzer (d. 14 Ocak 1875 – ö.4 Eylül 1965), 1952 Nobel Barış Ödülü sahibi Alman humaniter doktor, filozof, müzisyen, teolog, hayvansever, anti-nükleer aktivist.
Jerome David SALIGNER diyor ki;
”Olgunlaşmamış insanın özelliği, bir dava uğruna soylu bir biçimde ölmek istemesidir, olgun insanın özelliği ise, bir dava uğrunda gösterişsiz bir biçimde yaşamak istemesidir.”
(1 Ocak 1919, New York – 27 Ocak 2010, New Hampshire), ABD’li yazar. J. D. Salinger olarak tanınır.
John MILTON diyor ki;
”Bana bütün hürriyetlerden evvel, bilmek, düşünmek, inanmak, vicdana göre konuşmak mertebesini veriniz”
(d. 9 Aralık 1608 – ö. 8 Kasım 1674). İngiliz şair. Kayıp Cennet (Paradise Lost) adlı eseriyle tanınır.
Jiddu KRISHNAMURTI diyor ki;
(1895 – 1986)
”İnsan, kendi düşüncelerinin farkında olduğu zaman görecektir ki; düşünen ve düşünce şeklinde bir bölünme vardır. Gözlemleyen ve gözlemlediği, deneyimleyen ve deneyimlediği. Sonunda bunun bir illüzyondan ibaret olduğunu keşfedecektir. Sonra sadece saf bir gözlem kalacaktır, geçmişin ve zamanın gölgesini içermeyen bir kavrayış. Bu zamansız kavrayışı zihine derim, köklü bir mutasyon getirir. Bütünsel, toptan omuzlama asıl en önemli harekettir. Psikolojik açıdan düşüncenin getirdiği her şey toptan omuzlandığında, yalnız ondan sonra orada aşk vardır, aynı zamanda merhamet ve zeka olan…”
Jiddu KRISHNAMURTI diyor ki;
(1895 – 1986)
”Bir kimseyi sevmenin ne demek olduğunu biliyor musunuz? Bir ağacı, bir kuşu ya da bakıp gözettiğiniz bir hayvanı sevebilir misiniz? Size hiçbir karşılık vermese, gölgesinden de yararlanamasanız, arkanızdan da gelmese, size bağımlılık duymasa gene de sevebilir misiniz?”
John Maxwell COETZEE diyor ki;
”Kendilerine ait hiçbir hayali olmayanlar sizinkileri de göremezler”
John Maxwell Coetzee (9 Şubat 1940) şimdilerde Avustralya’da yaşayan Güney Afrikalı yazar ve akademisyen. Daha ziyade J.M. Coetzee olarak bilinir. 2003 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü aldı.
IMMANUEL KANT diyor ki;
(1724 – 1804)
”Aydınlanma; kişinin kendi aklını kullanmaya cüret etmesidir.”
IMMANUEL KANT diyor ki;
(1724 – 1804)
”Bizler sırlarla dolu bir evrende bir rüyanın rüyasını görmekteyiz. Gerçekte bildiğimiz hiçbir şey yoktur. Bildiğimizi sandığımız şey sadece olaylardır. O olaylar ki, bilmediğimiz bir objeyle asla bilemeyeceğimiz bir süjenin birbirlerine olan ilgisinden doğmuştur.”
”Uçarken havayı kesen ve onun direncini hisseden kuş, bunu havasız (vakum) yerde daha iyi yapabileceği kanısına kapılabilir. ”
”İnsanın yaratıldığı böyle yamuk odundan düzgün hiçbir şey yapılamaz.”
Paul Thomas MANN diyor ki;
(1875 – 1955)
”Özgürlük vardır; irade de vardır. Fakat ‘özgür irade’ yoktur, çünkü özgürlüğe yönelik bir irade, boşlukla karşı karşıya kalır.”
Paul Thomas Mann 20. yüzyılın en önemli Alman yazarlarından biridir
Rabindranath TAGORE; diyor ki;
* Eğer güneşi gözden kaçırdım diye gözyaşı dökersen, yıldızları da gözden kaçırırsın.
* Yıldızlar ateş böceği zannedilmekten korkmazlar.
* Boş zaman yoktur boşa geçen zaman vardır.
Doğumu
6 Mayıs 1861
Kalküta, Hindistan
Ölümü
7 Ağustos 1941
Kalküta, Hindistan
Lucius Annaeus SENECA diyor ki;
(M.Ö. 4 – M.S. 65)
”Hayatı komedi sananlar, son espriyi iyi düşünsünler!”
Lucius Annaeus SENECA diyor ki;
(M.Ö. 4 – M.S. 65)
”Bilen birine öğüt vermek gereksizdir, bilmeyen birine ise yetersizdir.”
PETER ABELARD diyor ki;
–Bilgelik için tek anahtar devamlı soru sormaktır. Şüphe ederek bir araştırmaya başlarız. Araştırmakla da doğruya ulaşırız.
— Felsefe inanılanın inanılmaya değer olup olmadığını araştırmaktır.
Doğumu
1079
Nantes, Fransa
Ölümü
21 Nisan 1142
Dino SEGRE gerçek adıyla Pitigrilli diyor ki;
(1893 – 1975) İtalyan yazar.
”Kavramak için görmek, görmek için de dikkatle bakmak gerek.”
AISKHYLOS diyor ki;
(M.Ö.525 – M.Ö.456)
”Yeminine bakıp insana inanma, insana bakıp yeminine inan.”
AISKHYLOS diyor ki;
(M.Ö.525 – M.Ö.456)
”Acının ödülü tecrübedir.”
Johann Wolfgang Von GOETHE diyor ki;
”Her zaman güvensizlik göstermek, her zaman güvenmek kadar büyük bir yanlışlıktır.”
Michael Eeuqem de MONTAIGNE diyor ki;
”Düşüncede saplantı ve azgınlık en açık ahmaklık belirtisidir. Canlılar arasında eşekten daha kendinden emin, daha vurdumduymaz, daha içine kapalı, daha ciddi, daha ağırbaşlı olanı var mıdır!”
Doğumu
28 Şubat 1533
Ölümü
13 Eylül 1592
Alphonse ALLAIS diyor ki;
”Gazeteler sadece gerçekleri yazacak olsalardı sigara kağıdının boyutuna inerlerdi.”
(Alphonse Allais (20 Ekim 1854 – 28 Ekim 1905) Fransız yazar)
André Paul Guillaume GIDE diyor ki;
”Kendi kendinin mutluluğuna engel olmak yolunda insan fevkalade beceriklidir.”
Doğumu
22 Kasım 1869
Paris, Fransa
Ölümü
19 Şubat 1951
Paris, Fransa
Ludwig WITTGENSTEIN diyor ki;
”Önceki başarılarla yetinmek, karlı bir havada uzun bir yürüyüş yaparken oturup dinlenmeye benzer.Uyuyakalırsın ve uyurken ölürsün.”
Ludwig Josef Johann Wittgenstein, (d. 26 Nisan 1889 – ö. 29 Nisan 1951). Avusturya doğumlu filozof, matematikçi.
Ludwig WITTGENSTEIN diyor ki;
”Düşünceler de kimi zaman olgunlaşmadan düşer ağaçtan.”
Ludwig Josef Johann Wittgenstein, (d. 26 Nisan 1889 – ö. 29 Nisan 1951). Avusturya doğumlu filozof, matematikçi.
Ludwig WITTGENSTEIN diyor ki;
”Felsefe yaparken konumumu sürekli değiştirmem, tek ayak üstünde dikelmemek kaslarımın tutulmaması için önemli.
Uzun bir yokuşu tırmanan birinin, kuvvetini tazelemek için, farklı kaslarını çalıştırmak için, bir süre geri geri yürümesi gibi.”
Ludwig Josef Johann Wittgenstein, (d. 26 Nisan 1889 – ö. 29 Nisan 1951). Avusturya doğumlu filozof, matematikçi.
Peyami SAFA diyor ki;
”Hayat böyledir. Çaresizlik ve tehlike anları vardır ki, o zaman çırpınmaya ve haykırmaya gelmez. Batar insan ve boğulur. Marifet o anları geçirmektir. Sonrası gittikçe kolaylaşır. Kadere teslim olmak lazımdır o anlarda. Bu acizlik değildir. Dikkat et sözüme: Bu dünyada ölümden başka hemen her şeyin çaresi vardır”
Doğumu
1899
İstanbul
Ölümü
15 Haziran 1961
Ludwig WITTGENSTEIN diyor ki;
”Filozof sağduyunun nosyonlarına ulaşmak için kendindeki birçok anlayış hastalığını iyileştirmek zorunda olan biridir.”
”Devrimci, kendinde devrim yapabilen olacaktır.”
Ludwig Josef Johann Wittgenstein, (d. 26 Nisan 1889 – ö. 29 Nisan 1951). Avusturya doğumlu filozof, matematikçi.
SOCRATES diyor ki;
(M.Ö. 470 Alopeke, Attika – M.Ö. 399 Atina).
”Sorgulanmamış bir hayat süren insanların hayatı kendi ellerinde ya da kendi kontrollerinde değildir; onların denetimi dışarıdan gelmektedir.”
”İnsanın, nasıl yaşaması gerektiği sorusu üzerinde düşünmemesi, onun değersiz ve dolayısıyla mutsuz bir hayat sürmesiyle eş anlamlıdır.”
André Paul Guillaume GIDE diyor ki;
”Arkadaş,insanların sana sundukları gibi benimseme yaşamı.Yaşamın daha güzel olabileceğine inandır kendini.”
Doğumu
22 Kasım 1869
Paris, Fransa
Ölümü
19 Şubat 1951
Paris, Fransa
Konfüçyüs der ki:
“Egitimli insanların dokuz düşüncesi vardır;
Baktıklarında,berrak görmeyi düşünürler…
Dinlediklerinde,iyi duymayı düşünürler…
Görünüşleri,bakımından sıcak olmayı düşünürler…
Davranışlarında,saygılı olmayı düşünürler…
Konuşmlarında,doğru olmayı düşünürler…
İşlerinde,ciddi olmayı düşünürler…
Kuşkuya düştüklerinde,soruları nasıl soracaklarını düşünürler…
Öfkelendiklerinde,sorunları düşünürler…
Kazancı gördüklerinde,adaleti düşünürler…”
