Demokrasi-2

Demokrasi ve Temelleri

Demokrasinin aşağıda sayılan temel ilkelerinden herhangi birinin eksik olması halinde gerçek anlamından uzaklaşacağı muhakkaktır. Bu ilkeler;

a) Siyasal Çoğulculuk

Demokrasilerde herkesin düşünce ve inançlarını açıkça ortaya koyabilmesi çoğulculuk olarak ifade edilir. Demokrasilerde siyasal çoğulculuk, ancak karşı çıkar ve düşüncelerin aynı ortamda yer bulmasıyla mümkündür.Böylece bireyler ve toplumun tüm kesimleri öncelikle birbirleri ile ve siyasal iktidarlarla diyaloga, fikir alış verişine girebilir. Dolayısıyla siyasal iktidarın ele geçirilebilmesi için siyasal çoğulculuk yoluyla siyasal iktidar eleştirilebilir, ona karşıt görüşler ileri sürebilir ve seçim yolu ile sonuca ulaşılabilir.

b) Temsil

Milletin egemenliğinin aracılar vasıtasıyla yani temsilciler eliyle kullanılmasıdır. Diğer bir deyişle milletin egemenliğinin kullanma yetkisini tümüyle belirli bir dönem için seçim yoluyla oluşturulan parlamentoya bırakılmasıdır. Halk adına karar alma, seçim yolu ile işbaşına gelen temsilcilere bırakılmıştır.

c) Seçim

Demokrasinin temel ilkelerinden birisi de devlet iradesini oluşturacak siyasal iktidarın kullanılmasına geniş bir halk kitlesinin katılmasını sağlayacak yol olan seçimdir. Bu da ancak, genel, eşit, serbest ve gizli oy prensiplerinin uygulanmasıyla sağlanır.
Seçimler, seçmenlerin yani bireylerin siyasal iktidarı belirleme, yönlendirme ve denetleme aracıdır.

Günümüzde çağdaş,demokratik, hukukun üstünlüğüne inanan, insan haklarına saygılı çoğulcu toplumlarda seçim, halkın siyasi hayata katılmasında esaslı bir unsurdur.

d) Çoğunluğun Yönetme Hakkı

Klasik demokrasilerde çoğunluğun yönetme hakkı, belli bir süre devleti yönetme ve siyasal iktidarı kullanma hakkının seçim ile elde edilmesidir. Bu iş siyasal partiler yolu ile olur. Çoğulculuğu temsil eden, seçmene alternatifler sunan siyasal partiler hem temsilcilerin seçilmesinde aracı olur hem de halka aktif olarak yönetime katılma imkanı sağlar. Ayrıca siyasal partiler, kişilerin belli davranış, tutum ve önderler çerçevesinde toplanmasını sağlar. Dolayısıyla siyasal partiler demokrasinin vazgeçilmez öğesidir.
Ancak her seçim her zaman tek bir partiye çoğunluk sağlama yetkisi vermeyebilir. Bu durumda yani siyasal partilerden birinin çoğunluğu sağlayamaması durumunda koalisyon yoluna (ortak hükümet) başvurulur.
Çoğunluk, gelenekler, kamuoyu ve anayasa ile sınırlandırılmıştır. Çoğunluk aynı zamanda hukuka uygun hareket etmek zorundadır.

e) Muhalefet Etme Özgürlüğü

Klasik demokrasinin önemli özelliklerinden biri kuşkusuz, iktidara muhalefet edebilme, iktidara karşı iktidara aday olmak üzere değişik görüş ve düşünceleri ileri sürebilme özgürlüğüdür. Muhalefetin sesini kısarak, ya da serbest tartışma ortamını oluşturmadan sağlanan çoğunluk klasik demokrasiye uymaz. Diğer bir deyişle muhalefetin korunması, kural olarak görüşlerini açıklaması, çoğunluğu eleştirebilmesi, görüş ve düşüncelerini tam bir açıklık ve serbestlik içinde ortaya koyabilmesi ile siyasal iktidarın sınırlandırılması klasik demokrasinin gerçek anlamını vermektedir. Klasik demokraside muhalefet geleneklerin, kamuoyunun ve anayasanın güvencesi altındadır.

f) Temel Hak ve Özgürlüklerin Korunması
Hak, hukuk düzeninin kişiye tanıdığı yasal yetkidir. Özgürlük ise yasaların izin verdiği şeyi yapabilmek veya izin vermediği şeyi yapmaya zorlanmamaktır. Diğer bir deyişle özgürlük, bireyin hukuk kuralları ve toplum kuralları çerçevesinde bir diğer bireyin özgürlüğünün sınırlarına dikkat ederek serbest hareket edebilme kabiliyetine denir. Bu açıdan Temel hak ve özgürlükleri korumanın en iyi yolu, onu anayasal teminat altına almak yani yazılı hale getirmek, kişiyi iktidarın kuruluşuna, kullanılmasına ve denetlemesine ortak etmektir. Çünkü toplum içinde denetlenmeyen ,sınırlandırılmayan sınırsız özgürlük kaostan, anarşiden başka bir sonuç vermez. Ayrıca siyasal iktidarın sınırlanmaması keyfi idareyi arttırabileceğinden milli birlik ve bütünlüğün koruması yönünden durumu daha da kötüleştirir.
g) Yasa Önünde Eşitlik
Yasaların toplum içindeki yeri, ekonomik gücü, toplumsal kökeni ne olursa olsun herkese herhangi bir ayrım yapılmaksızın uygulanmasıdır.(www.turkstudent.net.)

Corry göre ise demokrasi esasta yönetmek ve yönetilmek olgusuyla ilgilidir. Macpherson’un ifadesiyle nihai anlamda bir otorite sistemidir. Kavram Yunanca demos (halk) ile kratos (otorite-yönetim) kelimelerinden meydana gelir ve yönetim yetkisinin halkın elinde ve yetkisinde olmasını ifade eder. Ancak demokrasi durağan bir model de değil, tarihsel süreçte ortaya çıkan gelişmelerle ilgilidir. Dolayısıyla bu gelişmeler günümüz demokratik yönetiminin anlam ve yapısını da ortaya çıkarmaktadır.b bu anlamda günümüz demokrasisinin temel unsurlarını şu şekilde sıralayabiliriz: (Abraham, Corry, 26 vd).

  1. Bireye ve Kişiliğine saygı,
  2. Bireysel özgürlük,
  3. Rasyonelliğe inanç
  4. Eşitlik
  5. Adalet
  6. Kanuni yönetim ve hukuk devleti
  7. Anayasacılık
  8. Çoğunluk yönetimidir.

Demokrasinin ödünç alınan bir şey ve ani tutum değişkenliğinin sonucu olmadığı uzun bir sürecin ürünü olduğu gözlenmektedir. Buraya kadar ortaya çıkan ve demokrasinin oluşmasına yol açan olguları şu şekilde sıralayabiliriz:

  1. Merkezi gücün karşısında ara sınıfların bulunması, yani siyasal toplum, alanının karşısında bir sivil toplum alanının (ekonomik kültürel), yani merkezi gücü sınırlayabilecek bir alanın oluşması,
  2. Bireye dayalı temsil anlayışın gelişmesi ve meşruluk kaynağı olması
  3. İnsanların eşit olduğuna dair bir inanç olması,
  4. Bir ulusal birlik oydaşmasının bulunması,
  5. Toplumsal alanla ilgili olarak araç değerlerin benimseniyor olması,
  6. Toplumsal sınıflar ve gruplar arasındaki çatışmaların çok yoğun, yaşanması, toplum içinde bu çatışmaların güç kullanımına gerek kalmadan çözülebilir nitelikte olması,
  7. Toplumsal sorunların çok büyük boyutlara ulaşmaması, normal (sistem içi) yollarla çözülebilir olması,
  8. Toplumların oluşturduğu siyasi ve sosyal müesseselerin parlamenter yapıyı destekler nitelikte olması ile,
  9. Kamuoyunun oluşması ile farklı olana ve karşıtlara olumlu bakılması gerekir.

Bugün itibariyle hukuki anlamda baktığımızda demokrasinin olmazsa olmaz temel hak ve özgürlükler ile koşulları da şu şekilde belirtilebilir (Aktan).

*Temel hak ve özgürlükler ile siyasal hak ve özgürlükler ile siyasal hak ve özgürlükler mevcut mudur ve etkin bir şekilde korunmakta mıdır?

*Hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü anlayışı işlerliğe sahip midir?

*Gerçek anlamda kuvvetler ayrılığı mevcut mudur ve uygulanmakta mıdır?

*Siyasal süreçte ve kamu yönetiminde açıklık geçerli midir?

*Toplumsal taleplerin oluşumunda ve bunların siyasal karar alma sürecinde aktarılmasında sivil toplum kuruluşları etkin midir?

*Toplumda hoşgörü, diyalog, uzlaşma gibi değerler mevcut mudur?

*Din ve devlet işleri birbirinden ayrılmış mıdır? Aynı zamanda din ve vicdan özgürlüğü güvencede midir?

*İktidarın güç ve yetkileri sınırlı mıdır? Vb.

Bunlar olmadan da sağlıklı bir demokrasiden bahsedilemeyeceği açıktır.

tuna

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir