BEIJING 2007 EKIM 北京

Çin gezimin en son durağı Pekin‘di. Aslında tam olarak gezme fırsatı bulduğum tek yer de diyebilirim. Son iş toplantısı iptal olunca ver elini Pekin gezmeye başladım. Sakın gezmek deyince her karışını gördüğümü sanmayın, en rahat gezebildiğim şehir. Otele gelir gelmez bavullarımı bıraktım ve otelin bulunduğu Wangfujing caddesine attım kendimi. Doğu ülkelerinde gözlediğim bir şey var gece gündüz cıvıl cıvıl. Nereye gitsen çoluk çocuk, bir hayat ibaresi var, batinin bos ve soğuk sokaklarından çok uzak. Hatırlıyorum da dünyanın merkezi kabul edilen New York‘un ortasında bile gece 8’den sonra hayat bitiyordu. Daha iki saat önce akan şehir birden boşalır ve ıssızlaşırdı. Caddeyi baştan başa dolaştım ve biraz alışveriş yaptım:) Kim demiş Çin çok ucuz diye, bizim mahallede kurulan semt pazarında bile çok daha ucuza satın alabildiğim şeyler tam 3-4 katına satılıyor burada. Ama pazarlık payını da unutmamak gerekli!

Pekin çok eski bir medeniyet olduğundan çok çeşitli dinlerin ibadethaneler var. Wangfujing caddesinde büyük bir kilise bulunuyor. Gece olduğundan görüntülerim net çıkmadı bu nedenle burada yayınlayamıyorum. Ertesi gün ise otelimize tam 50km uzakta bulunan Çin Seddi’ne çevirdik yönümüzü. Atalarımızın nelere malik olduğunu o muhteşem eseri görünce anladım. Kocaman bir ülkeyi ikiye bölen bir sınır gibi bu koca duvar.

Çin Seddi’ne merdivenle çıkmak yerine teleferik almayı tercih ettim.
Kuşbakışı Çin!

NIUJIE CAMII 牛街清真寺

Sonra şehrin kültür mirası arasında yer alan ve geçtiğimiz yıllarda 1000. yıldönümünü kutlayan Niujie Camisine gittik. Camii 996 yılında, yani Liao hanedanlığı zamanında inşa edilmistir. Camide Türkçe konuşan yaşlı bir amca selam veriyor. Tanışıyoruz Hacı Yusuf amca ile. O isminin başına illaki “hacı” ekini koymamızı istiyor ve hacca da gittiğini bu şekilde ima ediyor. Caminin bulunduğu bölge Müslüman Mahallesi oluyor ve Beijing`de 10.000 Müslüman nüfusu varmış. Civarda birçok Müslüman restoran bulunuyor. Ama içeri girince isminden uzak olduğunu fark ediyorsunuz. Bizim anlayışımızdan farklı bir restoran anlayışları var. Müslüman Restoran levhasını özellikle asmışlar ama içeride içki servisi var. Açlıktan ölmemek için birkaç restorana uğradık, meğerse restoranlar 12-3 arasında öğlen yemeği, 7-11 arasında aksam yemeği verirlermiş. Maalesef aksam yemeğine 3 saat daha vardı ve mecburen bir markete girdik. Okuyabildiğimiz tek etiket yoğurt ve ekmek olduğu için, bunları alıp otele donduk. Çin`deki birçok eyalette “HELAL” etiketleri olan ürünlerin satışı yaygın.

YASAK ŞEHIR

Diğer şehirlerde yasadığımiz yaz günleri, haritada yukarı bölgelere çıktıkça sona erdi. Buz gibi bir hava sokakta yürüdükçe yüzümüzü kesiyordu. Ne olursa olsun Yasak Şehri görmek istediğimizden aldık haritaları düştük yollara. Hava sıcaklıklarının aniden değişmesi nedeniyle tüm şehri bir sis bulutu kaplamıştı. Bu nedenle Yasak Şehrin içinde gezemedik sadece şehri karşıdaki tepeden izledik. Bir ayağımız orda nasılsa, bir sonraki gezime inşallah.

Yasak Şehri görmek için karşıdaki tepeye çıkmamız gerekti, zira göz gözü görmüyordu. Tepede şehir manzaralı fotoğraf çektirmek isteyenler için birçok seçenek bulunuyor. Henüz tepeye çıkmıştık ki, eski Çin hanedanlığından kalma bir prenses bizi bekliyordu:)) Takunyalar da orijinal, hamam takunyaları.

tuna

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir