Castello Ursino: Catania’nın Lavlar Arasındaki İmparator Kalesi

Sicilya’nın doğu kıyısında, Etna Yanardağı’nın eteklerine kurulmuş Catania şehrinin tarihi merkezinde, dört köşesinde yuvarlak kuleleri bulunan siyah taşlı, kare planlı bir kale yükselir. Castello Ursino, kaynaklara göre on üçüncü yüzyılda Kutsal Roma İmparatoru II. Friedrich tarafından inşa ettirilmiş ve yüzyıllar boyunca şehrin en önemli yapılarından biri olmuştur.

Kalenin en ilginç hikayesi, doğanın gücüyle ilgilidir. Kaynaklara göre kale başlangıçta deniz kıyısındaki bir kayalığın üzerine kurulmuştu. Ancak on yedinci yüzyılda Etna’nın büyük bir püskürmesi sırasında lav akıntıları kalenin çevresini sarmış ve kıyı şeridini değiştirmiştir. Bugün kale, denizden yaklaşık birkaç yüz metre içeride, şehrin ortasında yer alır.

Bugün Castello Ursino, Catania Şehir Müzesi’ne ev sahipliği yapar. Bu yazıda kalenin tarihini, mimarisini, müzesini ve Catania’yı keşfederken bilmeniz gerekenleri ayrıntılı biçimde anlatıyoruz.

Castello Ursino, Catania
Castello Ursino, Catania (Görsel: Cayambe, CC BY-SA 4.0)

Castello Ursino Hakkında Genel Bilgiler

Castello Ursino, Catania’nın tarihi merkezinin güneybatı kesiminde, Piazza Federico di Svevia adlı meydanın ortasında yer alır. Kale, kare biçimli bir plana sahiptir ve her köşesinde büyük, silindirik bir kule bulunur. Kaynaklara göre kalenin duvarlarının ortasında da başlangıçta yarım daire biçimli kuleler vardı; ancak bunların bir kısmı zamanla kaybolmuştur.

Kalenin duvarları, Etna’nın volkanik taşından, yani koyu renkli bazalttan yapılmıştır. Bu taş, kaleye ağırbaşlı ve sert bir görünüm kazandırır. Kalenin iç avlusu, dört kanattan oluşan iki katlı bir yapıyla çevrilidir.

Bugün kalenin içinde Museo Civico, yani Şehir Müzesi bulunur. Kaynaklara göre müzenin koleksiyonları, Catania’nın soylu ailelerinden ve eski manastırlarından toplanan eserlerden oluşur. Müzede antik heykeller, seramikler, resimler, silahlar ve çeşitli sanat eserleri sergilenir.

Kalenin çevresindeki meydan, son yıllarda düzenlenerek yayalara ayrılmıştır. Meydanın kenarında, kalenin lavların üzerinde nasıl yükseldiğini gösteren eski kayalık bölümleri görmek mümkündür.

Konum ve Çevre

Catania, Sicilya’nın doğu kıyısında, İyon Denizi’nin kenarında yer alır. Şehir, Palermo’dan sonra Sicilya’nın ikinci büyük şehridir ve Avrupa’nın en aktif yanardağlarından biri olan Etna’nın eteklerine kurulmuştur.

Koordinatlar: 37.4991° K, 15.0834° D
Google Haritalar’da Castello Ursino

Castello Ursino’dan Catania’nın kalbi olan Piazza del Duomo’ya yürüyerek yaklaşık on dakikada ulaşılır. Kalenin çevresi, dar sokakları, küçük meydanları ve geleneksel lokantalarıyla şehrin en canlı mahallelerinden biridir.

Catania’nın tarihi merkezi, kaynaklara göre Val di Noto’nun geç barok şehirleri arasında UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alır. Şehrin binalarının büyük bölümü, siyah volkanik taş ve açık renkli kireçtaşının uyumuyla inşa edilmiştir.

Castello Ursino girişi
Castello Ursino girişi (Görsel: Cayambe, CC BY-SA 4.0)

Kalenin Tarihi

Castello Ursino’nun yapımı, kaynaklara göre 1239 ile 1250 yılları arasında II. Friedrich’in emriyle gerçekleştirilmiştir. Projeyi, imparatorun Sicilya’daki önemli yapılarında çalışan mimar Riccardo da Lentini’nin yönettiği aktarılır. Kale, imparatorun Sicilya’nın doğu kıyısında inşa ettirdiği bir dizi kalenin parçasıydı.

On dördüncü yüzyılda kale, Aragon hanedanının yönetimi altında kraliyet konutu olarak kullanılmıştır. Kaynaklara göre bu dönemde Sicilya parlamentosunun toplantılarından bazıları da kalede yapılmıştır.

1669 yılında Etna’nın büyük bir püskürmesi yaşanmıştır. Kaynaklara göre lav akıntıları Catania’ya kadar ulaşmış, kalenin çevresini sarmış ve kıyı şeridini denize doğru ilerletmiştir. Bu olaydan sonra kale, artık deniz kıyısında değil, karanın içinde kalmıştır.

1693 yılında ise büyük bir deprem, Catania’yı ve Sicilya’nın doğusunu derinden etkilemiştir. Kale, bu depremde önemli ölçüde zarar görmemiş olsa da şehir büyük ölçüde yeniden inşa edilmiştir. Yirminci yüzyılın başlarında yapılan restorasyonla kale, Şehir Müzesi olarak düzenlenmiş ve 1934 yılında ziyaretçilere açılmıştır.

Etna ve Lavlar Arasındaki Kale

Castello Ursino’nun hikayesi, Etna Yanardağı ile iç içedir. Kaynaklara göre Etna, Avrupa’nın en yüksek ve en aktif yanardağlarından biridir ve yüksekliği yaklaşık üç bin üç yüz metreyi bulur. Yanardağ, binlerce yıldır Catania ve çevresindeki yaşamı şekillendirmiştir.

1669 püskürmesi, Etna’nın tarihteki en büyük püskürmelerinden biri olarak kabul edilir. Kaynaklara göre lav akıntıları, yanardağın eteklerindeki pek çok köyü etkilemiş ve Catania’nın batı kesimine ulaşmıştır. Lav, kalenin hemen dibine kadar gelmiş ve kalenin önündeki deniz kıyısını doldurarak yeni bir kara parçası oluşturmuştur.

Bugün kalenin çevresinde, bu lavların izlerini görmek mümkündür. Meydanın bazı bölümlerinde, kalenin temellerinin lav kayaları üzerinde yükseldiği açıkça görülür. Bu manzara, insan yapısı ile doğanın gücü arasındaki ilişkiyi çarpıcı biçimde gözler önüne serer.

Piazza Federico di Svevia ve kale
Piazza Federico di Svevia ve kale (Görsel: Cayambe, CC BY-SA 4.0)

Kalenin Mimarisi

Castello Ursino, II. Friedrich döneminin kale mimarisinin tipik özelliklerini taşır. Kare plan, köşelerdeki silindirik kuleler ve kalın duvarlar, imparatorun Sicilya ve Güney İtalya’da inşa ettirdiği diğer kalelerde de görülen unsurlardır. Bu düzen, kaynaklara göre hem koruma hem de simgesel bir anlam taşır.

Kalenin dış duvarlarında, yüksekte yer alan pencereler ve süslemeler dikkat çeker. Kaleye giriş kapısının üzerinde, kaynaklara göre II. Friedrich dönemine ait bir kartal kabartması bulunur. Bu kartal, imparatorluk gücünün simgesi olarak kabul edilir.

Kalenin iç mekanlarında, tonozlu salonlar, geniş merdivenler ve iç avluya açılan kapılar yer alır. Kaynaklara göre kalenin bazı salonlarında, on beşinci ve on altıncı yüzyıllarda yapılan değişikliklerin izleri görülür. Bu değişiklikler, kalenin farklı dönemlerde farklı amaçlarla kullanıldığını gösterir.

Kalenin duvarlarında kullanılan siyah volkanik taş, Catania’nın birçok tarihi yapısında olduğu gibi Etna’dan gelir. Bu taş, kaleye şehrin genel dokusuyla uyumlu ama aynı zamanda daha sert ve ağırbaşlı bir görünüm kazandırır.

Şehir Müzesi Koleksiyonları

Castello Ursino’daki Museo Civico, Catania’nın en önemli müzelerinden biridir. Kaynaklara göre müzenin koleksiyonları, on dokuzuncu yüzyılda Catania’daki soylu ailelerin ve dini kurumların koleksiyonlarının bir araya getirilmesiyle oluşturulmuştur.

Müzenin zemin katında, antik Yunan ve Roma dönemine ait heykeller, mozaikler, yazıtlar ve seramikler sergilenir. Kaynaklara göre bu eserlerin bir kısmı, Catania ve çevresinde yapılan kazılarda bulunmuştur. Catania, antik dönemde Katane adıyla bilinen önemli bir Yunan şehriydi.

Üst katlarda ise ortaçağdan on dokuzuncu yüzyıla kadar uzanan resimler, heykeller, silahlar, mobilyalar ve dekoratif sanat eserleri yer alır. Müzenin bazı salonlarında, Catania’nın tarihine ve kalenin geçmişine dair belgeler ve haritalar da sergilenir.

Müze, zaman zaman geçici sergilere de ev sahipliği yapar. Ziyaretiniz sırasında hangi sergilerin açık olduğunu kontrol etmek, gezinizi daha verimli planlamanızı sağlar.

Castello Ursino, Sicilya
Castello Ursino, Sicilya (Görsel: dom fellowes from UK, CC BY 2.0)

II. Friedrich ve Sicilya’daki Kaleleri

II. Friedrich, kaynaklara göre on üçüncü yüzyılda Sicilya, Güney İtalya ve Kutsal Roma İmparatorluğu’nu yöneten bir hükümdardır. Palermo’da büyüyen Friedrich, Latin, Yunan ve Arap kültürlerinin bir arada yaşadığı Sicilya’da yetişmiş ve bilime, sanata, felsefeye büyük ilgi duymuştur.

Friedrich, Sicilya’nın doğu kıyısında Catania’daki Castello Ursino’nun yanı sıra Siracusa’daki Castello Maniace ve Augusta’daki kale gibi yapılar da inşa ettirmiştir. Puglia’daki ünlü Castel del Monte da onun eseridir. Bu kalelerin çoğunda kare plan ve köşe kuleleri gibi ortak özellikler görülür.

Kaynaklara göre Friedrich, kalelerinin tasarımında geometriye ve simetriye büyük önem vermiştir. Castello Ursino’nun düzenli kare planı, bu anlayışın güzel bir örneğidir.

Catania: Etna’nın Şehri

Catania, kaynaklara göre tarih boyunca Etna’nın püskürmeleri ve depremlerle birkaç kez yıkılmış ve her seferinde yeniden inşa edilmiş bir şehirdir. 1693 depreminden sonra şehir, geç barok tarzda yeniden yapılmıştır. Bu nedenle Catania’nın tarihi merkezi, siyah volkanik taş ve beyaz kireçtaşından yapılmış zarif barok binalarla doludur.

Şehrin kalbi olan Piazza del Duomo’da, Aziz Agata’ya adanmış katedral ve meydanın ortasında yer alan fil heykelli çeşme bulunur. Kaynaklara göre bu fil, halk arasında “Liotru” olarak anılır ve Catania’nın simgesidir. Filin sırtında bir Mısır dikilitaşı yükselir.

Via Etnea, Catania’nın en önemli caddesidir ve Piazza del Duomo’dan başlayarak Etna yönüne doğru uzanır. Açık havalarda caddenin sonunda Etna’nın karlı zirvesi görülür. Caddenin iki yanında kiliseler, saraylar, kafeler ve mağazalar sıralanır.

Catania, aynı zamanda ünlü besteci Vincenzo Bellini’nin doğduğu şehirdir. Kaynaklara göre şehirdeki opera binası ve bir park, onun adını taşır.

Castello Ursino kuleleri
Castello Ursino kuleleri (Görsel: Maurizio Moro5153, CC BY-SA 4.0)

Catania Mutfağı

Catania mutfağı, Sicilya’nın en zengin ve en lezzetli mutfaklarından biridir. Şehrin en ünlü yemeklerinden biri, pasta alla Norma’dır. Kaynaklara göre bu yemek, kızarmış patlıcan, domates sosu, fesleğen ve tuzlu ricotta peyniriyle hazırlanır ve adını Bellini’nin ünlü operası Norma’dan alır.

Arancini, pirinçten yapılan ve içi çeşitli malzemelerle doldurulan kızarmış toplardır. Catania’da bu lezzet genellikle konik biçimde hazırlanır ve kaynaklara göre bu şekil, Etna’ya bir gönderme olarak yorumlanır. Arancini, sokakta yenebilecek en sevilen atıştırmalıklar arasındadır.

Tatlı tarafında granita ve brioche ikilisi öne çıkar. Granita, buzlu ve meyveli ya da bademli bir tatlıdır ve genellikle yumuşak bir brioche ekmeğiyle birlikte kahvaltıda yenir. Cannoli ve cassata ise Sicilya’nın ricotta peyniriyle hazırlanan ünlü tatlılarıdır.

Catania’nın balık pazarı, şehrin en canlı yerlerinden biridir. Kaynaklara göre Piazza del Duomo’nun yakınında yer alan bu pazarda, sabahları balıkçıların taze balıkları satışa sunduğu renkli ve gürültülü bir atmosfer yaşanır.

Castello Ursino duvarları
Castello Ursino duvarları (Görsel: Luca Aless, CC BY-SA 4.0)

Ziyaret Bilgileri

Castello Ursino’daki Şehir Müzesi, genellikle haftanın büyük bölümünde ziyaretçilere açıktır. Açılış saatleri değişebileceğinden, ziyaretten önce güncel bilgileri kontrol etmek önemlidir.

Müzeye giriş ücretlidir. Kalenin dışından ve çevresindeki meydandan kaleyi görmek ise ücretsizdir. Müzeyi gezmek için yaklaşık bir ila bir buçuk saat yeterlidir. Geçici sergiler varsa bu süre uzayabilir.

Kalenin iç mekanlarında merdivenler bulunur. Hareket kısıtlılığı olan ziyaretçilerin önceden bilgi alması faydalıdır. Yaz aylarında Catania oldukça sıcak olabileceğinden, kaleyi sabah erken saatlerde ziyaret etmek önerilir.

Kaleye Nasıl Gidilir

Catania’ya ulaşmanın en kolay yolu uçaktır. Catania Fontanarossa Havalimanı, Sicilya’nın en işlek havalimanıdır ve Türkiye’den aktarmalı uçuşlarla ulaşmak mümkündür. Havalimanından şehir merkezine otobüsle ya da taksiyle yaklaşık yirmi dakikada ulaşılır.

Castello Ursino, şehrin tarihi merkezinde yer aldığından Piazza del Duomo’dan yürüyerek yaklaşık on dakikada ulaşılabilir. Şehir içi otobüsler de kale yakınlarında durur. Catania’nın tarihi merkezinde araç kullanmak zor olabileceğinden, toplu taşıma ve yürüyüş tercih edilmelidir.

Hangi Mevsimde Gitmeli

İlkbahar ve sonbahar, Catania’yı ziyaret etmek için en uygun dönemlerdir. Bu mevsimlerde hava ılıman olur ve şehirde yürüyüş yapmak keyiflidir.

Yaz aylarında Catania oldukça sıcak olabilir. Ancak yaz, aynı zamanda şehrin plajlarının ve Etna gezilerinin en popüler olduğu dönemdir. Şubat ayının başında düzenlenen Aziz Agata Festivali, kaynaklara göre dünyanın en büyük dini festivallerinden biri olarak kabul edilir ve şehri büyük bir kalabalıkla doldurur.

Kış aylarında Catania genellikle ılıman geçer. Bu dönemde Etna’nın zirvesi karla kaplanır ve şehirden bakıldığında etkileyici bir manzara oluşturur. Kaynaklara göre kış aylarında Etna’da kayak yapmak da mümkündür.

İtalya Seyahati İçin Genel Bilgiler

İtalya, Schengen bölgesinde yer alır; Türkiye’den gidecek ziyaretçilerin büyük çoğunluğu için Schengen vizesi gerekir. Başvuruyu seyahat tarihinizden yeterince önce yapmak, randevu yoğunluğu nedeniyle yaşanabilecek gecikmelerin önüne geçer. Para birimi avrodur ve şehirlerde kartla ödeme yaygın olsa da küçük kasabalarda, otoparklarda ve pazar tezgahlarında nakit bulundurmak işinizi kolaylaştırır.

Ülkede tren ağı oldukça gelişmiştir. Büyük şehirler arasında hızlı trenler çalışır, bölgesel trenler ise küçük kasabalara ulaşmayı sağlar. Bölgesel tren biletlerini binmeden önce istasyondaki makinelerde doğrulatmak gerekir; aksi halde ceza ile karşılaşılabileceği belirtilir. Kırsal bölgelerdeki kalelere ulaşmak için ise çoğu zaman araç kiralamak en esnek yoldur.

Pek çok tarihi kent merkezinde ZTL adı verilen sınırlı trafik bölgeleri bulunur. Bu alanlara izinsiz araçla girmek kameralar tarafından tespit edilir ve ceza sonradan adresinize gönderilebilir.

Müzeler ve tarihi yapılar genellikle pazartesi günleri kapalı olabilir. Ziyaret planınızı yaparken resmi sayfalardan güncel saatleri kontrol etmek en sağlıklısıdır.

Fotoğraf İçin En İyi Noktalar

Castello Ursino’nun en güzel fotoğrafları, Piazza Federico di Svevia’nın farklı köşelerinden çekilir. Kalenin köşe kuleleri ve siyah taş duvarları, özellikle sabah ve akşamüstü ışığında etkileyici bir görüntü oluşturur.

Kalenin çevresindeki lav kayalarının bulunduğu bölümler, kalenin doğayla olan ilişkisini anlatan kareler için idealdir. Akşam saatlerinde kalenin ışıklandırılması da güzel fotoğraf fırsatları sunar.

Çocuklarla Ziyaret

Castello Ursino, kuleleri ve masalsı görünümüyle çocukların ilgisini çekebilecek bir kaledir. Müzedeki eski silahlar ve zırhlar, çocuklar için ilgi çekici olabilir.

Kalenin lavlar üzerinde yükselen hikayesini çocuklara anlatmak, onlara yanardağlar ve doğa olayları hakkında bilgi vermek için güzel bir fırsattır. Kalenin çevresindeki meydan, çocukların rahatça dolaşabileceği geniş bir alan sunar.

Castello Ursino genel görünüm
Castello Ursino genel görünüm (Görsel: Cosal, CC BY-SA 4.0)

Çevrede Görülecek Yerler

Etna Yanardağı, Catania’dan yapılabilecek en etkileyici gezilerden biridir. Kaynaklara göre yanardağın güney yamacındaki Rifugio Sapienza’ya araçla ya da otobüsle ulaşılabilir. Buradan teleferikle daha yükseklere çıkmak ve rehberli turlarla kraterlerin yakınına gitmek mümkündür.

Siracusa, Catania’nın yaklaşık bir saat güneyinde yer alan antik bir şehirdir. Kaynaklara göre Ortigia adası, Yunan tiyatrosu ve Neapolis arkeoloji parkı, Siracusa’nın en önemli yerleri arasındadır. Taormina ise Catania’nın kuzeyinde, denize bakan bir tepenin üzerine kurulmuş ve antik tiyatrosuyla ünlü bir kasabadır.

Aci Trezza ve Aci Castello, Catania’nın kuzeyindeki sahil kasabalarıdır. Aci Castello’da, denize uzanan bir lav kayalığının üzerinde yükselen Norman kalesi bulunur. Aci Trezza’nın açıklarındaki Siklop Kayaları, kaynaklara göre Homeros’un Odysseia destanındaki bir efsaneyle ilişkilendirilir.

Nerede Kalınır

Catania’nın tarihi merkezi, konaklamak için en uygun bölgedir. Piazza del Duomo ve Via Etnea çevresinde butik oteller, pansiyonlar ve kiralık daireler bulunur. Merkezde kalmak, Castello Ursino’ya, müzelere ve lokantalara yürüme mesafesinde olmanızı sağlar.

Daha sakin bir konaklama isteyenler için Catania’nın kuzeyindeki sahil kasabaları ya da Etna’nın eteklerindeki köyler tercih edilebilir. Etna eteklerinde agriturismo adı verilen çiftlik evlerinde kalmak, yanardağın manzarasını yakından izlemek için harika bir fırsattır.

Castello Ursino ve meydan
Castello Ursino ve meydan (Görsel: Jeanne Griffin, CC BY-SA 4.0)

Videoda Gezinti

Catania Piazza del Duomo
Catania Piazza del Duomo (Görsel: gnuckx, CC BY 2.0)

Aziz Agata Festivali

Catania’nın en önemli geleneklerinden biri, her yıl şubat ayının başında düzenlenen Aziz Agata Festivali’dir. Kaynaklara göre Aziz Agata, Catania’nın koruyucu azizesidir ve şehir halkı yüzyıllardır ona derin bir bağlılık duyar.

Festival boyunca şehrin sokaklarında büyük geçit törenleri düzenlenir. Aziz Agata’nın gümüş heykeli, beyaz giysili binlerce kişi tarafından şehrin sokaklarında taşınır. Kaynaklara göre bu tören, dünyanın en kalabalık dini törenlerinden biri olarak kabul edilir.

Festival döneminde şehirde özel tatlılar da hazırlanır. Bunların en bilineni, Aziz Agata’ya adanmış küçük ve yuvarlak tatlılardır. Bu dönemde Catania’yı ziyaret etmek, şehrin ruhunu en yoğun biçimde hissetmenizi sağlar; ancak kalabalık ve konaklama zorluğuna hazırlıklı olmak gerekir.

Pratik İpuçları

Castello Ursino’yu sabah erken saatlerde ziyaret edin; yaz aylarında öğle sıcağı yorucu olabilir. Kalenin çevresindeki lav kayalarına dikkat edin; bu kayalar, kalenin hikayesinin önemli bir parçasıdır. Catania’nın balık pazarını sabah saatlerinde ziyaret edin. Etna gezisi için hava durumunu ve yanardağın aktivite durumunu önceden kontrol edin.

Sık Sorulan Sorular

Castello Ursino’yu gezmek ne kadar sürer? Müze için yaklaşık bir ila bir buçuk saat yeterlidir. Kale neden denizden uzakta? Kaynaklara göre 1669 yılındaki Etna püskürmesi sırasında lav akıntıları kıyı şeridini değiştirmiş ve kaleyi karanın içinde bırakmıştır. Catania’dan Etna’ya nasıl gidilir? Araçla ya da organize turlarla Rifugio Sapienza’ya ulaşılabilir.

Antik Katane: Yunan ve Roma Dönemi

Catania’nın tarihi, kaynaklara göre milattan önce sekizinci yüzyılda Yunan kolonistlerin kurduğu Katane şehrine kadar uzanır. Şehir, Etna’nın verimli topraklarına ve denize yakın konumu sayesinde kısa sürede gelişmiş ve Sicilya’nın önemli Yunan şehirlerinden biri haline gelmiştir.

Roma döneminde Catania, büyük bir şehir olarak varlığını sürdürmüştür. Bu dönemden kalma Roma amfitiyatrosu, tiyatro ve odeon kalıntıları, bugün şehrin tarihi merkezinde görülebilir. Kaynaklara göre Roma amfitiyatrosunun bir bölümü, Piazza Stesicoro’da sokak seviyesinin altında görülebilir ve bu yapı, döneminde Sicilya’nın en büyük amfitiyatrolarından biriydi.

Roma tiyatrosu ise Via Vittorio Emanuele’nin yakınında, sonraki dönemlerde üzerine inşa edilen evlerin arasında yer alır. Tiyatronun basamakları ve sahnesi, Etna’nın siyah taşından yapılmıştır. Bu kalıntılar, Catania’nın katman katman yükselen tarihini gözler önüne serer.

Castello Ursino’daki müzede sergilenen antik eserler, bu dönemin zenginliğini yansıtır. Heykeller, yazıtlar ve mozaikler, Katane’nin Akdeniz dünyasındaki yerini anlamaya yardımcı olur.

Benediktin Manastırı

Catania’nın tarihi merkezinde yer alan San Nicolò l’Arena Benediktin Manastırı, kaynaklara göre Avrupa’nın en büyük Benediktin manastırlarından biridir. Manastır, on altıncı yüzyılda kurulmuş ve 1669 püskürmesi ile 1693 depreminden sonra geç barok tarzda yeniden inşa edilmiştir.

Bugün manastır, Catania Üniversitesi’nin bir fakültesine ev sahipliği yapar ve kaynaklara göre UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Val di Noto barok şehirleri kapsamında yer alır. Manastırın avluları, geniş koridorları, kütüphanesi ve bahçeleri rehberli turlarla gezilebilir.

Manastırın en ilginç bölümlerinden biri, 1669 lav akıntılarının izlerini taşıyan bodrum katlarıdır. Kaynaklara göre bu bölümlerde, manastırın temellerinin lavlarla nasıl çevrildiğini görmek mümkündür. Castello Ursino ile Benediktin Manastırı’nı aynı gün ziyaret etmek, Etna’nın şehir üzerindeki etkisini daha iyi anlamanızı sağlar.

Etna’ya Gezi

Catania’ya gelenlerin büyük çoğunluğu, şehrin üzerinde yükselen Etna Yanardağı’nı yakından görmek ister. Kaynaklara göre Etna, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alır ve dünyanın en çok incelenen yanardağlarından biridir.

Etna’ya en kolay ulaşım, yanardağın güney yamacındaki Rifugio Sapienza’dan yapılır. Buraya Catania’dan araçla yaklaşık bir saatte ulaşılır. Rifugio Sapienza’dan teleferikle yaklaşık iki bin beş yüz metre yüksekliğe çıkılabilir. Kaynaklara göre buradan sonra özel araçlarla ve rehber eşliğinde daha yüksek bölgelere, kraterlerin yakınına gitmek mümkündür.

Etna’nın yamaçlarında, eski püskürmelerden kalan siyah lav alanları, sönmüş krater konileri ve volkanik mağaralar bulunur. Bu alanlarda yürüyüş yapmak, ay yüzeyini andıran bir manzarada dolaşmak gibidir. Yanardağın alt yamaçlarında ise bağlar, fıstık bahçeleri ve meyve ağaçları yer alır; Etna’nın volkanik toprağı son derece verimlidir.

Etna gezisi planlarken, yanardağın aktivite durumunu ve hava koşullarını önceden kontrol etmek önemlidir. Yüksek kesimlerde hava, yaz aylarında bile soğuk olabilir; yanınıza sıcak giysiler ve uygun ayakkabılar almanız gerekir.

Vincenzo Bellini ve Catania

Catania, on dokuzuncu yüzyılın en önemli opera bestecilerinden biri olan Vincenzo Bellini’nin doğduğu şehirdir. Kaynaklara göre Bellini, 1801 yılında Catania’da doğmuş ve kısa hayatı boyunca Norma, La Sonnambula ve I Puritani gibi ünlü operalar bestelemiştir.

Bellini’nin doğduğu ev, bugün müze olarak ziyaret edilebilir. Müzede bestecinin el yazmaları, kişisel eşyaları ve hayatına dair belgeler sergilenir. Şehrin ünlü opera binası Teatro Massimo Bellini de onun adını taşır ve zarif iç mekanıyla dikkat çeker.

Catania’nın en büyük parkı olan Villa Bellini de besteciye adanmıştır. Kaynaklara göre bu park, şehrin en sevilen yeşil alanlarından biridir ve açık havalarda parkın tepesinden Etna’nın manzarası izlenebilir. Şehrin ünlü makarna yemeği pasta alla Norma’nın adı da Bellini’nin en bilinen operasından gelir.

Catania’nın Barok Mirası

1693 depreminden sonra Catania, kaynaklara göre neredeyse tamamen yeniden inşa edilmiştir. Bu yeniden yapılanma sürecinde şehir, geniş caddeler, düzenli meydanlar ve görkemli barok binalarla yeniden tasarlanmıştır. Mimar Giovanni Battista Vaccarini, bu dönemin en önemli isimlerinden biridir ve katedralin cephesi ile fil çeşmesi gibi pek çok yapıda imzası bulunur.

Catania’nın barok binaları, Etna’nın siyah volkanik taşı ile açık renkli kireçtaşının birlikte kullanılmasıyla kendine özgü bir görünüme sahiptir. Bu iki renkli doku, şehre diğer barok şehirlerden farklı, daha ağırbaşlı ama zarif bir karakter kazandırır.

Via dei Crociferi, Catania’nın en güzel barok caddelerinden biridir. Kaynaklara göre bu cadde boyunca kısa bir mesafede birkaç barok kilise ve manastır yan yana sıralanır. Akşam saatlerinde ışıklandırılan bu cadde, şehrin en romantik yürüyüş rotalarından biridir.

Castello Ursino, bu barok şehrin içinde, depremden önceki ortaçağ Catania’sından kalan en önemli yapılardan biridir. Bu nedenle kale, şehrin farklı dönemlerini birbirine bağlayan bir köprü gibidir.

Aci Castello ve Siklop Kayaları

Catania’nın yaklaşık on kilometre kuzeyinde yer alan Aci Castello, denize uzanan bir lav kayalığının üzerine kurulmuş Norman kalesiyle bilinir. Kaynaklara göre kale, on birinci yüzyılda inşa edilmiş ve tamamen siyah volkanik taştan yapılmıştır. Kalenin içinde küçük bir müze ve botanik bahçesi bulunur.

Aci Castello’nun hemen kuzeyindeki Aci Trezza köyünün açıklarında, denizden yükselen kayalık adacıklar yer alır. Bunlar, Faraglioni dei Ciclopi, yani Siklop Kayaları olarak bilinir. Kaynaklara göre efsaneye göre bu kayalar, tek gözlü dev Polifemos’un denize fırlattığı taşlardır. Bu hikaye, Homeros’un Odysseia destanıyla ilişkilendirilir.

Bu kıyı şeridi, kaynaklara göre deniz koruma alanı olarak da koruma altındadır. Kayalıkların çevresinde yüzmek, şnorkel yapmak ya da tekneyle gezinti yapmak, yaz aylarında oldukça popülerdir.

Catania’nın Pazarları

Catania’nın pazarları, şehrin gündelik yaşamının en renkli parçalarından biridir. Kaynaklara göre Piazza del Duomo’nun hemen arkasında yer alan balık pazarı, La Pescheria adıyla bilinir ve yüzyıllardır şehrin en canlı noktalarından biridir. Sabah erken saatlerde pazara gelen balıkçılar, taze balıkları, ahtapotları, karidesleri ve deniz ürünlerini satışa sunar.

Pazarın en ilginç yanlarından biri, satıcıların yüksek sesle bağırarak ürünlerini tanıtmasıdır. Bu sesler, pazarı adeta bir tiyatro sahnesine dönüştürür. Pazarın çevresindeki küçük lokantalarda, aynı sabah satın alınan balıklarla hazırlanan yemekleri tatmak mümkündür.

Fera ‘o Luni adlı bir diğer pazar ise Piazza Carlo Alberto’da kurulur ve meyve, sebze, giysi ve çeşitli ev eşyalarının satıldığı geniş bir alandır. Kaynaklara göre bu pazar da Catania’nın en eski ve en canlı pazarlarından biridir. Bu pazarlarda dolaşmak, Sicilya’nın gündelik yaşamını yakından tanımak için harika bir fırsattır.

Kışın Catania

Kış aylarında Catania, genellikle ılıman ve güneşli günlerle geçer. Bu dönemde Etna’nın zirvesi karla kaplanır ve şehrin sokaklarından bakıldığında, palmiye ağaçlarının arkasında yükselen karlı bir yanardağ manzarası görülür. Kaynaklara göre bu manzara, Akdeniz’de nadir görülen bir tablodur.

Kış aylarında Etna’nın yamaçlarında kayak yapmak mümkündür. Aynı gün içinde sabah kayak yapıp öğleden sonra deniz kenarında yürüyüş yapmak, Catania’nın sunduğu ilginç deneyimlerden biridir. Kış, aynı zamanda müzeleri ve kaleleri kalabalıktan uzak bir ortamda gezmek için de uygun bir zamandır.

Gezi Öncesi Hazırlık

Catania’ya gitmeden önce II. Friedrich ve Etna’nın püskürme tarihi üzerine kısa bir okuma yapmak, Castello Ursino’yu daha anlamlı bir deneyime dönüştürür. Etna gezisi planlıyorsanız, yanardağın aktivite durumunu ve tur seçeneklerini önceden araştırmanız önerilir. Şubat ayında Aziz Agata Festivali döneminde gidecekseniz, konaklamayı erkenden ayarlamanız gerekir.

Aragon Döneminde Kraliyet Konutu

On dördüncü yüzyılda Sicilya, Aragon hanedanının yönetimine geçmiştir. Kaynaklara göre bu dönemde Castello Ursino, kraliyet ailesinin Catania’daki konutu olarak kullanılmış ve önemli bir yönetim merkezi haline gelmiştir. Kalenin salonlarında, kraliyet törenleri, kabuller ve resmi toplantılar düzenlenmiştir.

Kaynaklara göre Sicilya parlamentosunun bazı toplantıları da bu dönemde kalede yapılmıştır. Bu durum, kalenin yalnızca bir koruma yapısı değil, aynı zamanda adanın siyasi ve kültürel hayatının önemli bir merkezi olduğunu gösterir.

Bu dönemde kalenin iç mekanlarında çeşitli değişiklikler yapılmış ve kale, kraliyet ailesinin ihtiyaçlarına göre yeniden düzenlenmiştir. Kalenin bazı salonlarında hala bu döneme ait izleri görmek mümkündür. Sonraki yüzyıllarda ise kale, farklı amaçlarla kullanılmış ve zaman zaman cezaevi olarak da hizmet vermiştir.

Siracusa ve Ortigia

Catania’dan yaklaşık bir saatlik mesafede yer alan Siracusa, kaynaklara göre antik dünyanın en önemli şehirlerinden biriydi. Milattan önce sekizinci yüzyılda Korintli kolonistler tarafından kurulan şehir, kısa sürede Akdeniz’in en güçlü Yunan şehirlerinden biri haline gelmiştir. Ünlü matematikçi Arşimet de bu şehirde yaşamıştır.

Siracusa’nın tarihi merkezi, Ortigia adlı küçük bir adanın üzerinde yer alır. Ortigia’nın dar sokakları, barok kiliseleri, Apollon Tapınağı’nın kalıntıları ve deniz kenarındaki Arethusa Çeşmesi, ziyaretçileri büyüler. Adanın ucunda ise II. Friedrich’in yaptırdığı Castello Maniace yükselir. Bu kale, Castello Ursino ile benzer bir kare plana sahiptir.

Siracusa’nın Neapolis arkeoloji parkında, kayaya oyulmuş büyük Yunan tiyatrosu ve Dionysios’un Kulağı adı verilen yapay mağara görülebilir. Kaynaklara göre Siracusa ve Pantalica Kaya Mezarlığı, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alır.

Taormina’ya Günübirlik Gezi

Catania’nın yaklaşık elli kilometre kuzeyinde yer alan Taormina, kaynaklara göre Sicilya’nın en ünlü turistik kasabalarından biridir. Kasaba, denize bakan bir tepenin üzerine kurulmuştur ve hem İyon Denizi’nin hem de Etna’nın muhteşem manzarasına sahiptir.

Taormina’nın en ünlü yapısı, antik Yunan tiyatrosudur. Kaynaklara göre tiyatro, milattan önce üçüncü yüzyılda inşa edilmiş ve Roma döneminde genişletilmiştir. Tiyatronun basamaklarından bakıldığında, sahnenin arkasında Etna ve deniz bir arada görülür. Bu manzara, dünyanın en etkileyici tiyatro manzaralarından biri olarak kabul edilir.

Kasabanın ana caddesi Corso Umberto, zarif dükkanları, kafeleri ve küçük meydanlarıyla canlı bir atmosfere sahiptir. Taormina’nın altında yer alan Isola Bella ise küçük bir adacık ve doğal koruma alanıdır. Catania’dan Taormina’ya trenle ya da otobüsle yaklaşık bir saatte ulaşılabilir.

Piazza Federico di Svevia

Castello Ursino’nun çevresindeki meydan, Piazza Federico di Svevia adını taşır ve kaleyi yaptıran imparatora adanmıştır. Kaynaklara göre meydan, son yıllarda yapılan düzenlemelerle yayalara ayrılmış ve şehrin sakin buluşma noktalarından biri haline gelmiştir. Meydanın çevresinde, geleneksel lokantalar ve kafeler sıralanır.

Akşam saatlerinde meydan, yerel halkın ve ziyaretçilerin buluştuğu canlı bir alana dönüşür. Kalenin ışıklandırılmış kuleleri, meydandaki masalarda oturanlara etkileyici bir manzara sunar. Meydanın çevresindeki sokaklarda, Catania’nın geleneksel et ve sokak yemeklerini sunan küçük mekanlar bulunur.

Castello Ursino’dan ayrılırken, kalenin lavlar üzerinde yükselen temellerine son bir kez bakmayı unutmayın. Bu taşlar, yüzyıllardır Etna’nın ateşine, depremlere ve zamanın akışına direnmeye devam ediyor. Catania’nın ruhunu anlamak isteyen herkes için bu kale, şehrin hem geçmişini hem de dayanıklılığını simgeleyen en anlamlı duraklardan biridir.

Kaleyi gezdikten sonra meydandaki bir kafede oturup bir granita eşliğinde dinlenmek, Catania gününü tamamlamanın en güzel yollarından biridir. Kalenin siyah taş kuleleri, Sicilya’nın sıcak güneşi altında yüzyıllardır aynı yerde durarak şehrin hikayesini anlatmaya devam eder.

Etna’nın gölgesinde, denizin ve lavın arasında yükselen bu kale, Sicilya’nın en ilginç hikayelerinden birini anlatır.

Bu yüzden Catania’ya yolu düşen herkesin, şehrin kalbindeki bu siyah taşlı kaleyi görmek için mutlaka zaman ayırması önerilir.

Bir Günlük Plan Önerisi

Sabah Catania’nın balık pazarını ziyaret ederek güne başlayın. Ardından Piazza del Duomo’da katedrali ve fil çeşmesini görün. Kahvaltıda bir granita ve brioche deneyin.

Öğleye doğru Castello Ursino’yu ziyaret edin ve Şehir Müzesi’ni gezin. Öğle yemeğinde pasta alla Norma ve arancini deneyin. Öğleden sonra Via Etnea boyunca yürüyerek Bellini Bahçesi’ne ulaşın. Akşam ise Catania’nın canlı meydanlarında bir akşam yemeğiyle günü tamamlayın.

Neden Castello Ursino’yu Görmelisiniz

Castello Ursino, II. Friedrich döneminin önemli bir kalesi olmanın ötesinde, Etna’nın gücüne tanıklık eden eşsiz bir yapıdır. Bir zamanlar deniz kıyısında yükselen ve bugün lavlarla çevrili olarak şehrin ortasında duran bu kale, insan ile doğa arasındaki ilişkinin en çarpıcı örneklerinden biridir.

Zengin müze koleksiyonları, Catania’nın barok sokakları ve Sicilya’nın lezzetli mutfağıyla birleştiğinde Castello Ursino ziyareti, Sicilya gezinizin en ilginç duraklarından biri olabilir.

Kısaca Castello Ursino

Konum: Catania, Sicilya, İtalya. Yapım: 1239-1250. Yaptıran: II. Friedrich. Öne çıkanlar: Kare plan, dört köşe kulesi, volkanik taş duvarlar, Şehir Müzesi, lav kayaları. Giriş: Müze ücretli. Ziyaret süresi: Bir ila bir buçuk saat.

Aynı Yolda

Bir İyilik

Dünyayı daha iyi yapmayan insan insan değildir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir