El Cedide Portekiz Sarnıcı ve Mazagan Surları

Fas’ın Atlas Okyanusu kıyısında, El Cedide şehrinin eski bölümünde, kalın surların ardında saklı yer altı salonunda, ince bir su tabakası taş sütunları ve tonozlu tavanı ayna gibi yansıtır. Tavandaki tek bir açıklıktan süzülen ışık, bu sessiz salonda büyüleyici bir atmosfer yaratır. Burası, Portekizlilerin 16. yüzyılda inşa ettiği Mazagan kalesinin kalbinde yer alan Portekiz Sarnıcı’dır.

El Cedide’nin eski Portekiz şehri Mazagan, Avrupa’nın Rönesans dönemi askerî mimarisinin Kuzey Afrika’daki en iyi korunmuş örneklerinden biri olarak kabul edilir. 2004 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınan bu yıldız biçimli kale şehri, surları, burçları ve eşsiz sarnıcıyla ziyaretçilerini büyüler. Bu yazıda Mazagan’ın tarihini, surlarını, Portekiz Sarnıcı’nı ve ziyaret bilgilerini sakin ve ayrıntılı bir dille ele alıyoruz.

El Cedide Portekiz Sarnıcı
El Cedide Portekiz Sarnıcı

Genel Bilgiler

  • Adı: Mazagan Portekiz Şehri ve Portekiz Sarnıcı
  • Konum: El Cedide, Fas
  • İlk yapı: 1514 civarı (Portekiz kulesi)
  • Kale şehri: 1541-1548 civarı
  • Türü: Rönesans dönemi yıldız biçimli kale şehri
  • Statüsü: UNESCO Dünya Mirası (2004)

Koordinatlar: 33.2564° K, 8.5025° B
Google Haritalar’da Mazagan

Konum

El Cedide, Fas’ın Atlas Okyanusu kıyısında, Kazablanka’nın yaklaşık yüz kilometre güneybatısında yer alan bir liman şehridir. Şehrin eski bölümü olan Mazagan, okyanusa doğru uzanan küçük bir burnun üzerine kurulmuştur. Bu konum, kaleye hem okyanusa hem de kıyıdaki limana hâkim olma imkânı sağlamıştır.

Bugün El Cedide, Fas’ın önemli sahil şehirlerinden biridir ve özellikle yaz aylarında kumsallarıyla yerli tatilcilerin sevdiği bir yerdir. Şehrin modern bölümünün ortasında, kalın surlarıyla çevrili eski Portekiz şehri, tarihî bir ada gibi durur.

İsmin Anlamı

El Cedide adı, Arapça’da “yeni” anlamına gelir. Bu ad, şehrin 19. yüzyılda yeniden iskân edilmesinden sonra verilmiştir. Daha önce şehir, Portekizliler döneminde Mazagan olarak anılıyordu. Portekizlilerin ayrılmasından sonra bir süre boş kalan şehre, “yıkılmış olan” anlamında bir ad verildiği aktarılır.

Mazagan adının kökeni ise kesin olarak bilinmemektedir. Bazı kaynaklar, adın bölgedeki eski bir Amazigh yerleşiminin adından geldiğini öne sürer. Bugün eski Portekiz şehri için Mazagan adı kullanılmaya devam etmektedir. Türkçe kaynaklarda şehrin adı El Cedide ya da Fransızca yazımıyla El Jadida biçimlerinde geçebilir.

El Cedide’nin modern caddelerinden eski şehrin kapısına yaklaştığınızda, kalın surların yüksekliği ve sağlamlığı sizi hemen etkiler. Kapıdan içeri adım attığınız anda ise farklı bir zamana geçmiş gibi hissedersiniz.

Portekizliler ve Fas Kıyıları

15. ve 16. yüzyıllarda Portekiz, keşifler çağının öncü denizci ülkelerinden biriydi. Portekizli denizciler, Afrika kıyıları boyunca güneye doğru ilerleyerek Hindistan’a ulaşan deniz yolunu keşfetmişti. Bu yolculuklar için Afrika kıyılarında güvenli limanlar ve ikmal noktaları büyük önem taşıyordu.

Bu amaçla Portekizliler, Fas’ın Atlas Okyanusu kıyısında Asilah, Safi, Azemmour, Agadir ve Mazagan gibi yerlerde bir dizi kale inşa etmiştir. Bu kalelerin çoğu, sonraki yüzyıllarda terk edilmiş ya da değişikliğe uğramıştır. Mazagan ise Portekizlilerin Fas’ta en uzun süre kaldığı yer olmuş ve kale şehrinin yapısı büyük ölçüde korunarak günümüze ulaşmıştır.

Mazagan’ın Tarihi

Kaynaklara göre Portekizliler, 1514 yılı civarında Mazagan’da küçük bir kule inşa etmiştir. Bu kule, bölgedeki Portekiz varlığının başlangıcı olmuştur. 1541 yılında ise Portekiz kralı III. João’nun emriyle burada büyük bir kale şehri inşa edilmesine karar verilmiştir. Bu karar, Portekiz’in bölgedeki diğer bazı noktalardan çekilmesinin ardından, Mazagan’ı Fas kıyısındaki ana üs hâline getirme amacı taşıyordu.

Kale şehrinin inşası 1541 ile 1548 yılları arasında gerçekleştirilmiştir. Tasarımda, dönemin önde gelen İtalyan ve Portekizli mimar ve mühendislerinin yer aldığı aktarılır. Bu mühendisler arasında İtalyan mimar Benedetto da Ravenna’nın adı öne çıkar. Ortaya çıkan kale şehri, Rönesans döneminin en gelişmiş askerî mimari anlayışını yansıtan yıldız biçimli bir yapıya sahipti.

Portekiz Sarnıcı iç görünüm
Portekiz Sarnıcı iç görünüm

Portekizlilerin Ayrılışı

Portekizliler, yaklaşık iki buçuk yüzyıl boyunca Mazagan’da kalmıştır. 1769 yılında Mazagan’dan ayrılmışlar ve bu tarihle birlikte Portekiz’in Fas’taki son varlığı sona ermiştir. Bu dönemin ayrıntılarına bu yazıda girmiyoruz. Portekizlilerin ayrılmasının ardından şehir uzun yıllar boyunca boş kalmış ve harabeye dönmüştür.

Şehrin terk edilmiş hâlde kaldığı bu dönemde, surlar ve bazı yapılar zarar görmüştür. Ancak kalın surların ve sağlam yapıların büyük bölümü ayakta kalmayı başarmıştır.

El Cedide Olarak Yeniden Doğuş

19. yüzyılın başlarında, Alevi Sultanı Mevlay Abdurrahman döneminde, terk edilmiş şehir yeniden iskâna açılmıştır. Kaynaklara göre 1820’li yıllarda şehre yeni sakinler yerleşmiş ve şehir El Cedide, yani “yeni” adını almıştır. Bu dönemde eski Portekiz yapılarının bir kısmı onarılmış ve şehir yeniden canlanmaya başlamıştır.

19. yüzyılın ikinci yarısında El Cedide, önemli bir ticaret limanı hâline gelmiş ve farklı topluluklardan tüccarlar şehre yerleşmiştir. Bu dönemde eski Portekiz şehrinin içinde, farklı toplulukların yaşadığı mahalleler oluşmuştur. Bugün eski şehrin içinde Portekiz dönemine ait bir kilise, bir cami ve farklı dönemlere ait yapılar yan yana durur. Bu çok katmanlı yapı, Mazagan’ın farklı kültürlerin buluştuğu bir yer olduğunu gösterir.

Sarnıçtaki sütunlar ve yansıma
Sarnıçtaki sütunlar ve yansıma

Portekiz Sarnıcı

Mazagan’ın en ünlü ve en etkileyici yapısı, Portekiz Sarnıcı’dır. Bu yer altı yapısı, eski şehrin merkezinde, sokak seviyesinin altında yer alır. Kaynaklara göre yapı, başlangıçta 16. yüzyılın başlarında bir silah deposu ya da cephanelik olarak inşa edilmiş, daha sonra 16. yüzyılın ortalarında kale şehrinin inşası sırasında bir sarnıca dönüştürülmüştür.

Sarnıç, yaklaşık otuz dört metreye otuz dört metre boyutlarında, neredeyse kare planlı geniş bir salondan oluşur. Salonun tavanı, yirmi beş civarında taş sütun ve payenin taşıdığı tonozlarla örtülüdür. Tonozların kaburgaları, geç Gotik üslubun Portekiz’e özgü bir yorumu olan Manuel üslubunun özelliklerini taşır. Sütunlar ve tonozlar, salonun içinde düzenli bir orman gibi yükselir.

Sarnıcın en büyüleyici özelliği, tavanın ortasındaki yuvarlak açıklıktır. Bu açıklıktan içeri süzülen gün ışığı, salonun zeminini kaplayan ince su tabakasına yansır. Su yüzeyi, sütunları, tonozları ve ışığı ayna gibi yansıtarak, salonun gerçekte olduğundan çok daha derin ve gizemli görünmesini sağlar. Bu ışık ve yansıma oyunu, ziyaretçilerin en çok etkilendiği manzaradır.

Sarnıcın İşlevi

Sarnıç, kale şehrinin su ihtiyacını karşılamak amacıyla kullanılmıştır. Yağmur suyu, çatılardan ve avlulardan toplanarak sarnıca aktarılır ve burada depolanırdı. Kale şehrinin uzun süre dış dünyadan bağımsız kalabilmesi için temiz su kaynağının bulunması hayati önem taşıyordu.

Sarnıcın kalın duvarları ve yer altındaki konumu, suyun serin ve temiz kalmasını sağlıyordu. Portekizlilerin ayrılmasından sonra sarnıç uzun süre unutulmuş ve kullanılmamıştır. Kaynaklara göre sarnıç, 20. yüzyılın başlarında, 1916 yılı civarında, bir tüccarın evinde yapılan çalışmalar sırasında yeniden keşfedilmiştir. Bu keşfin ardından sarnıç temizlenmiş ve ziyaretçilere açılmıştır.

Sarnıcın Yeniden Keşfi

Portekiz Sarnıcı’nın yeniden keşfedilmesinin hikâyesi, oldukça ilginçtir. Anlatılana göre 20. yüzyılın başlarında, eski şehirde yaşayan bir tüccar, evinin dükkânını genişletmek için bir duvarı yıkmaya çalışırken, duvarın ardında karanlık ve geniş bir boşlukla karşılaşmıştır. Bu boşluk, yüzyıllardır unutulmuş olan sarnıçtı.

Keşfin ardından sarnıç temizlenmiş, içindeki moloz ve toprak çıkarılmış ve yapı ziyaretçilere açılmıştır. Bu keşif, El Cedide’nin tarihî mirasının yeniden tanınmasında önemli bir rol oynamıştır. Hikâyenin ayrıntıları kaynaklara göre farklılık gösterse de, sarnıcın uzun yıllar boyunca unutulmuş ve tesadüfen yeniden bulunmuş olması, ona gizemli bir hava katmaktadır.

Sütunlar ve Tonozlar

Sarnıcın tavanını taşıyan sütunlar, düzenli sıralar hâlinde yerleştirilmiştir. Sütunların bazıları yuvarlak, bazıları ise köşeli payelerdir. Bu sütunların üzerinden yükselen kaburgalı tonozlar, salonun tavanında zarif bir ağ oluşturur. Tonozların kaburgaları, sütunların başlıklarından yayılarak tavanın ortasında birleşir.

Sarnıcın duvarları ve tonozları, yerel taştan yapılmıştır. Taşların arasındaki harç, yüzyıllar boyunca suyun ve nemin etkisine dayanmıştır. Duvarların bazı bölümlerinde, suyun zamanla bıraktığı izler ve yosunlar görülebilir. Bu izler, sarnıca yaşanmışlık hissi veren ayrıntılar arasındadır.

Sinemada Sarnıç

Portekiz Sarnıcı’nın büyüleyici atmosferi, sinemacıların da dikkatini çekmiştir. 1950’li yılların başında, ünlü bir yönetmenin Shakespeare’in bir eserinden uyarladığı filmin bazı sahneleri bu sarnıçta çekilmiştir. Aynı filmin başka sahnelerinin Essaouira’nın surlarında çekildiği de aktarılır.

Sarnıçta çekilen sahneler, ışık ve gölgenin, su yansımalarının ve sütunların oluşturduğu gizemli atmosferden yararlanmıştır. Bu film, sarnıcı dünya çapında tanınır hâle getirmiştir. Sonraki yıllarda da sarnıç, pek çok belgesel ve yapımda çekim mekânı olarak kullanılmıştır.

El Cedide Portekiz şehri
El Cedide Portekiz şehri

Yıldız Biçimli Kale

Mazagan’ın kale şehri, Rönesans döneminin askerî mimari anlayışını yansıtan yıldız biçimli bir plana sahiptir. Bu plan, 15. yüzyılın sonlarında İtalya’da geliştirilmiş ve top teknolojisinin gelişmesine karşı tasarlanmıştır. Yıldız biçimli kalelerin açılı burçları, savunma sırasında her noktanın korunabilmesini sağlıyordu.

Mazagan’ın surları, alçak ve son derece kalındır. Bu kalınlık, surların top atışlarına dayanabilmesi için tasarlanmıştır. Surların üzerinde geniş bir yürüyüş yolu bulunur. Bu yol, bugün ziyaretçilerin eski şehri ve okyanusu yukarıdan izleyebileceği bir gezinti alanına dönüşmüştür. Mazagan, bu tür kale tasarımının Avrupa dışındaki en erken ve en iyi korunmuş örneklerinden biri olarak kabul edilir.

Rönesans Kale Mühendisleri

Mazagan’ın tasarımında görev alan mühendisler, Rönesans döneminde İtalya’da gelişen yeni kale mimarisinin temsilcileriydi. 15. yüzyılın sonlarında, topların yaygınlaşmasıyla birlikte eski yüksek kale duvarları etkisiz hâle gelmeye başlamıştı. İtalyan mühendisler, bu soruna çözüm olarak alçak, kalın ve açılı burçlara sahip yeni bir kale tasarımı geliştirdiler.

Bu yeni tasarımda burçlar, surların köşelerinden dışarıya doğru çıkıntı yapan ok ucu biçimli yapılardı. Bu biçim, savunma sırasında surların her noktasının yan taraftan korunabilmesini sağlıyordu. Bu tasarım, kısa sürede bütün Avrupa’ya yayılmış ve Avrupalı denizcilerin dünyanın farklı yerlerinde kurduğu kalelerde de uygulanmıştır. Mazagan, bu tasarımın Afrika’daki en erken uygulamalarından biri olarak mimarlık tarihinde önemli bir yere sahiptir.

Surlarda Yürüyüş

Mazagan’ı keşfetmenin en güzel yollarından biri, surların üzerinde yürümektir. Surların üzerindeki geniş yürüyüş yolu, kalenin çevresini neredeyse tamamen dolaşır. Bu yürüyüş sırasında bir yanda eski şehrin damları, avluları ve sokakları, diğer yanda ise okyanus, liman ve El Cedide’nin modern bölümü görülür.

Yürüyüş sırasında burçların üzerine çıkmak, köşelerdeki gözetleme kulelerinin içine bakmak ve eski topları incelemek mümkündür. Surların bazı bölümlerinde, aşağıdaki sokaklara inen dar merdivenler bulunur. Bu yürüyüş, özellikle akşamüstü saatlerinde, okyanusun üzerinden esen serin rüzgâr eşliğinde son derece keyiflidir.

Burçlar

Mazagan’ın surlarında, kalenin köşelerinde yer alan büyük burçlar bulunur. Kaynaklara göre kalenin başlangıçta beş burcu vardı; bunlardan dördü bugün ayaktadır. Bu burçlar, Portekizce adlarıyla Melek Burcu, Aziz Sebastian Burcu, Kutsal Ruh Burcu ve Aziz Antonius Burcu olarak bilinir.

Burçların her birinin üzerinden farklı bir manzara izlenebilir. Melek Burcu’ndan limanın ve şehrin modern bölümünün, okyanusa bakan burçlardan ise dalgaların ve uzaktaki ufkun geniş bir görünümü elde edilir. Bazı burçların üzerinde eski toplar sergilenir. Burçların köşelerindeki küçük gözetleme kuleleri, kalenin silüetine zarif bir görünüm kazandırır.

Kapılar ve Deniz Kapısı

Mazagan’ın eski şehrine bugün ana kapıdan girilir. Bu kapı, kalın surların içinden geçen tonozlu bir geçitle şehrin ana caddesine açılır. Kapıdan geçtikten sonra, Portekiz dönemine ait yapıların sıralandığı ana caddede yürünerek şehrin merkezine ulaşılır.

Ana caddenin sonunda, okyanusa açılan Deniz Kapısı bulunur. Bu kapı, Portekizliler döneminde gemilerin doğrudan kale şehrine yanaşabilmesi için kullanılıyordu. Gemiler, kapının önündeki küçük limana yanaşarak yüklerini doğrudan şehrin içine boşaltabiliyordu. Bugün Deniz Kapısı’ndan okyanusa bakmak, kalenin denizle olan sıkı ilişkisini anlamak için güzel bir fırsattır.

Mazagan surları
Mazagan surları

Meryem Ana’nın Göğe Kabulü Kilisesi

Mazagan’ın eski şehrinde, Portekiz döneminden kalma bir kilise bulunur. Meryem Ana’nın Göğe Kabulü Kilisesi olarak bilinen bu yapı, 16. yüzyılda inşa edilmiştir. Kilisenin sade cephesi ve çan kulesi, eski şehrin siluetinin önemli bir parçasıdır. Kilise, bugün dini amaçla kullanılmamakta ve zaman zaman kültürel etkinliklere ev sahipliği yapmaktadır.

Kilisenin yakınında, 19. yüzyılda şehrin yeniden iskânından sonra inşa edilen bir cami bulunur. Bu caminin minaresinin, eski bir Portekiz gözetleme kulesinin üzerine inşa edildiği aktarılır. Minarenin beş köşeli yapısı, Fas’taki minareler arasında oldukça nadir görülen bir özelliktir. Kilise ile caminin yan yana durması, Mazagan’ın çok katmanlı tarihini simgeler.

Eski Şehrin Sokakları

Mazagan’ın eski şehri, surların içinde sakin ve düzenli sokaklardan oluşur. Ana cadde, kapıdan Deniz Kapısı’na kadar uzanır ve iki yanında Portekiz döneminden kalma evler, depolar ve yapılar sıralanır. Bazı evlerin cephelerinde, Portekiz döneminden kalma kapı ve pencere süslemeleri görülebilir.

Eski şehrin içinde bugün de insanlar yaşar. Sokaklarda yürürken, kapı önlerinde sohbet eden komşular, oynayan çocuklar ve küçük dükkânlar görmek mümkündür. Bazı eski binalar ise sanat galerilerine, atölyelere ve küçük konaklama yerlerine dönüştürülmüştür. Eski şehrin sessiz sokakları, El Cedide’nin modern bölümünün hareketli atmosferinden farklı, huzurlu bir ortam sunar.

Kültürlerin Buluşma Noktası

Mazagan’ın tarihi, farklı kültürlerin aynı mekânda iz bıraktığı bir hikâyedir. Portekizlilerin inşa ettiği surlar, sarnıç ve kilise; 19. yüzyılda şehre yerleşen toplulukların inşa ettiği cami, evler ve dükkânlar; ve bugün şehirde yaşayan insanların günlük yaşamı, eski şehrin dar alanında bir arada bulunur.

19. yüzyılda El Cedide’ye Müslüman, Yahudi ve Avrupalı tüccarlar yerleşmiş ve şehir, farklı toplulukların bir arada yaşadığı canlı bir liman şehri hâline gelmiştir. Eski şehrin içinde, bu toplulukların yaşadığı evlerin, ibadet yerlerinin ve dükkânların izleri görülebilir. UNESCO da Mazagan’ı değerlendirirken, bu kültürel etkileşimin önemine vurgu yapmıştır.

Akşam Saatlerinde Mazagan

Akşamüstü saatlerinde Mazagan’ın surları, batan güneşin ışığında altın rengine bürünür. Okyanusa bakan burçlarda oturup güneşin ufukta kayboluşunu izlemek, El Cedide’de yaşanabilecek en huzurlu anlardan biridir. Gün battıktan sonra eski şehrin sokakları sakinleşir ve sokak lambalarının ışığında farklı bir atmosfere bürünür.

Akşam yürüyüşünü El Cedide’nin sahil yolunda tamamlamak ve ardından bir restoranda taze deniz ürünleriyle akşam yemeği yemek, günü güzel bir şekilde sonlandırır.

UNESCO Dünya Mirası

Mazagan’ın Portekiz şehri, 2004 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınmıştır. UNESCO, Mazagan’ı Avrupa ve Fas kültürleri arasındaki etkileşimin olağanüstü bir örneği ve Rönesans dönemi askerî mimarisinin erken bir uygulaması olarak değerlendirmiştir.

UNESCO’ya göre Mazagan, Portekizli denizcilerin Batı Afrika ve Hindistan’a giden yollarındaki önemli duraklardan biri olarak, keşifler çağının Avrupa ile Afrika arasındaki ilişkilerini yansıtan önemli bir tanıktır. Kalenin surları, burçları, sarnıcı ve dini yapıları, bu mirasın en değerli unsurlarıdır.

Portekiz Sarnıcı tonozları
Portekiz Sarnıcı tonozları

Mazagan, UNESCO listesine alındıktan sonra hem yerli hem de yabancı ziyaretçilerin daha fazla ilgisini çekmeye başlamış ve El Cedide’nin turizm hayatında önemli bir yer edinmiştir.

El Cedide Şehri

El Cedide, eski Portekiz şehrinin dışında, modern ve canlı bir sahil şehridir. Şehrin uzun kumsalı, özellikle yaz aylarında Fas’ın dört bir yanından gelen tatilcilerle dolar. Kumsal boyunca uzanan sahil yolu, akşam yürüyüşleri için popüler bir yerdir.

Şehrin merkezinde, 20. yüzyılın başlarına ait yapılar, parklar ve meydanlar bulunur. El Cedide’nin yakınında, büyük bir kumsal ve tatil kompleksi olan Mazagan Plajı da yer alır. Şehrin balıkçı limanı ise eski Portekiz şehrinin hemen yanında bulunur ve taze balık satın almak için güzel bir yerdir.

Azemmour

El Cedide’nin yaklaşık on beş kilometre kuzeydoğusunda, Umm er-Rbia Nehri’nin kıyısında, Azemmour adlı tarihî bir şehir bulunur. Azemmour da 16. yüzyılın başlarında bir süre Portekizlilerin elinde kalmıştır. Şehrin nehre bakan beyaz evleri ve eski surları, son derece güzel bir manzara oluşturur.

Azemmour’un medinesi, sakin sokakları, sanat galerileri ve geleneksel evleriyle tanınır. Şehir, son yıllarda sanatçıların ilgi gösterdiği bir yer hâline gelmiştir. El Cedide ziyaretini Azemmour ile birleştirmek, bölgenin Portekiz mirasını daha geniş bir bakış açısıyla tanımak için güzel bir fırsattır.

Dukkala Ovası

El Cedide, Dukkala adı verilen verimli bir ovanın kıyı kesiminde yer alır. Bu ova, Fas’ın en önemli tarım bölgelerinden biridir. Ovada buğday, arpa, sebze ve çeşitli meyveler yetiştirilir. Dukkala bölgesi, aynı zamanda at yetiştiriciliği ve geleneksel binicilik gösterileriyle de tanınır.

Bölgede, tbourida adı verilen geleneksel bir binicilik gösterisi düzenlenir. Bu gösteride, geleneksel kıyafetler giymiş atlılar, süslü atlarının üzerinde bir arada dörtnala koşar ve belirli bir noktada aynı anda tüfeklerini havaya ateşler. Bu gösteri, 2021 yılında UNESCO’nun Somut Olmayan Kültürel Miras listesine alınmıştır. El Cedide’de her yıl yaz aylarında bu geleneğe adanmış bir festival düzenlendiği aktarılır.

Balıkçı Limanı

Mazagan’ın surlarının hemen yanında, El Cedide’nin balıkçı limanı bulunur. Limanda renkli balıkçı tekneleri demirli durur ve balıkçılar ağlarını onarır. Sabahın erken saatlerinde limanda taze balık satışı yapılır. Melek Burcu’nun üzerinden limana bakıldığında, teknelerin ve balıkçıların oluşturduğu canlı manzara güzel bir görüntü sunar.

Limanın çevresindeki küçük restoranlarda, günün avından hazırlanan ızgara balıkları tatmak mümkündür. Bu deneyim, El Cedide’nin denizle olan yüzyıllık ilişkisini yakından hissetmek için güzel bir fırsattır.

Yerel Lezzetler

El Cedide, okyanus kıyısında olduğu için taze deniz ürünleriyle tanınır. Şehrin restoranlarında ızgara sardalye, karides, kalamar ve balık tajini gibi lezzetler sunulur. Bölge ayrıca Dukkala ovasının verimli topraklarında yetiştirilen sebze ve meyveleriyle de bilinir.

Şehirde Fas’ın geleneksel yemekleri olan kuskus, tajin ve harira da tadılabilir. Cuma günleri Fas’ta geleneksel olarak kuskus yenir ve pek çok restoranda bu günlerde özel kuskus menüleri sunulur. Eski şehrin yakınındaki küçük kafelerde naneli çay eşliğinde dinlenmek de güzel bir seçenektir.

Kalede Bir Gün Hayal Etmek

16. yüzyılda Mazagan’da bir gün nasıl geçerdi? Sabahın erken saatlerinde, Deniz Kapısı’nın önündeki küçük limana Portekiz’den gelen gemiler yanaşır, erzak ve malzeme boşaltılırdı. Askerler burçlarda nöbet tutar, okyanusu ve karayı gözetlerdi. Şehrin içinde ise aileler, zanaatkârlar ve tüccarlar günlük işlerini sürdürürdü.

Sarnıçtan su çekilir, depolardan yiyecek dağıtılır, kilisede ayinler yapılırdı. Akşamları ise surların üzerinde yürüyen insanlar, okyanusun üzerinde batan güneşi izlerdi. Yurtlarından binlerce kilometre uzaktaki bu küçük kale şehrinde yaşayan insanlar için okyanus, hem bir ayrılık hem de bir bağ anlamına geliyordu.

Manuel Üslubu

Portekiz Sarnıcı’nın tonozları, Portekiz’e özgü bir mimari üslup olan Manuel üslubunun izlerini taşır. Bu üslup, 15. yüzyılın sonu ve 16. yüzyılın başında, Portekiz Kralı I. Manuel döneminde gelişmiştir. Manuel üslubu, geç Gotik mimarinin unsurlarını, keşifler çağının denizcilik motifleriyle birleştirir.

Manuel üslubundaki yapılarda halatlar, deniz kabukları, mercanlar, deniz yosunları ve gemi unsurları gibi denizle ilgili süslemeler sıkça görülür. Bu süslemeler, Portekiz’in denizlerdeki başarılarını ve keşif yolculuklarını simgeler. Portekiz Sarnıcı’nda bu süslemeler sade bir biçimde yer alsa da, tonozların kaburgalı yapısı ve sütunların düzeni, bu üslubun etkisini açıkça gösterir. Lizbon’daki ünlü manastır ve kuleler, bu üslubun en görkemli örnekleri arasında yer alır.

Keşifler Çağı

Mazagan’ın hikâyesi, Avrupa tarihinin keşifler çağı olarak bilinen dönemiyle yakından ilişkilidir. 15. yüzyılın sonlarında Portekizli denizci Vasco da Gama’nın Afrika’nın güney ucunu dolaşarak Hindistan’a ulaşması, dünya ticaretinin yönünü değiştirmiştir. Bu yeni deniz yolu, Avrupa ile Asya arasında baharat, ipek ve değerli malların taşınmasında önemli bir rol oynamıştır.

Bu uzun yolculuklarda, Afrika kıyılarındaki güvenli limanlar gemilerin dinlenmesi, onarılması ve erzak alması için büyük önem taşıyordu. Mazagan, bu yolculukların ilk duraklarından biri olarak, Portekiz’in deniz ağının önemli bir halkasıydı. Bugün Mazagan’ın surlarında durup okyanusa bakarken, yüzyıllar önce bu limandan uzak diyarlara yelken açan gemileri hayal etmek mümkündür.

Fas Kıyısındaki Portekiz İzleri

Mazagan, Fas’ın Atlas Okyanusu kıyısındaki Portekiz izlerinin en iyi korunmuş örneğidir; ancak tek örnek değildir. Kuzeydeki Asilah şehrinin surları, Portekizliler döneminde inşa edilmiş ve bugün beyaz evleri ile duvar resimleriyle tanınan sakin bir sahil kasabasını çevreler. Güneydeki Safi şehrinde ise Portekizlilerden kalma bir deniz kalesi ve kale kalıntıları bulunur.

Azemmour’un surları ve eski şehri de bu mirasın bir parçasıdır. Bu yerleri bir rota hâlinde gezmek, Portekizlilerin Fas kıyısındaki varlığını ve bu varlığın bıraktığı mimari izleri daha bütünlüklü bir şekilde anlamaya yardımcı olur. Ancak Mazagan’ın sarnıcı ve yıldız biçimli surları, bu rotanın en etkileyici durağı olmaya devam eder.

Sarnıcın Sessizliği

Portekiz Sarnıcı’nı ziyaret edenlerin en çok bahsettiği şeylerden biri, salonun içindeki derin sessizliktir. Dışarıdaki sokakların sesleri, kalın duvarların ardında kaybolur. Salonda yalnızca su damlalarının sesi ve ziyaretçilerin fısıltıları duyulur. Bu sessizlik, sarnıcı adeta bir tapınak gibi huzurlu bir mekâna dönüştürür.

Pek çok ziyaretçi, sarnıçta birkaç dakika sessizce durup ışığın su üzerindeki hareketini izlemenin, ziyaretin en unutulmaz anı olduğunu anlatır.

Işık ve Yansıma

Portekiz Sarnıcı’nı ziyaret etmenin en güzel zamanı, güneşin tavandaki açıklıktan doğrudan içeri girdiği öğle saatleridir. Bu saatlerde, açıklıktan süzülen ışık huzmesi salonun ortasına düşer ve su yüzeyinde parlak bir ışık halkası oluşturur. Bu ışık, sütunlara ve tonozlara yansıyarak salonun her köşesini yumuşak bir aydınlıkla doldurur.

Su yüzeyinin sakin olduğu anlarda, sütunların ve tonozların yansıması o kadar net görünür ki, salon iki katına çıkmış gibi görünür. Ziyaretçiler, su kenarındaki yürüyüş yolundan bu büyüleyici manzarayı izleyebilir. Sarnıcın içindeki sessizlik ve serinlik, dışarıdaki sıcak ve gürültülü dünyadan tamamen farklı bir atmosfer sunar.

Okyanusla Yaşamak

Mazagan’ın tarihi boyunca okyanus, kale şehrinin hem en büyük gücü hem de en büyük sınavı olmuştur. Okyanus, şehre ticaret, balık ve dünyanın farklı köşeleriyle bağlantı getirmiştir. Ancak aynı okyanusun dalgaları, fırtınaları ve tuzlu rüzgârları, surları sürekli aşındırmıştır.

Bugün de El Cedide’nin yaşamı okyanusla iç içedir. Balıkçılar, sörfçüler, kumsalda yürüyenler ve surlarda gün batımını izleyenler, okyanusun şehre kattığı ritmin bir parçasıdır. Mazagan’ın surlarında durup dalgaları izlemek, bu yüzyıllık ilişkiyi hissetmenin en güzel yoludur.

Fotoğraf Noktaları

Portekiz Sarnıcı, fotoğrafçılar için son derece ilham verici bir mekândır. Tavandaki açıklığın altında, su yüzeyindeki yansımayla birlikte sütunları ve tonozları yakalamak, sarnıcın en ikonik görüntüsünü oluşturur. Işığın az olduğu bu mekânda, sabit bir el ya da destek kullanmak daha net fotoğraflar çekmeye yardımcı olur.

Surların üzerinden ise eski şehrin damlarını, kilisenin çan kulesini, minareyi ve okyanusu bir arada fotoğraflamak mümkündür. Melek Burcu’ndan limanın ve balıkçı teknelerinin görüntüsü de güzel kareler sunar. Gün batımında okyanusa bakan burçlar, sıcak renklerle dolu fotoğraflar için idealdir.

Ne Zaman Gidilmeli

El Cedide, Atlas Okyanusu kıyısında olduğu için yıl boyunca ılıman bir iklime sahiptir. Yaz ayları okyanustan esen serin rüzgârlar sayesinde iç kesimlere göre daha ılık geçer; ancak bu dönemde şehir yerli tatilcilerle oldukça kalabalık olabilir. İlkbahar ve sonbahar, hem ılıman hava hem de daha sakin bir atmosfer nedeniyle şehri gezmek için en uygun dönemler olarak kabul edilir.

Mazagan Portekiz şehri
Mazagan Portekiz şehri

Ziyaret Rehberi

Portekiz Sarnıcı, yıl boyunca ziyaretçilere açıktır. Sarnıca girişin küçük bir ücret karşılığında yapıldığı aktarılır. Sarnıcın genellikle sabah saatlerinden akşamüstüne kadar açık olduğu belirtilir. Surların üzerinde yürümek ve eski şehrin sokaklarını gezmek ise genellikle ücretsizdir. Ziyaret saatleri değişebileceği için güncel bilgileri kontrol etmeniz önerilir.

Sarnıcı ve eski şehri gezmek için iki ila üç saat ayırmanız yeterli olabilir. Ancak surlarda yürüyüş yapmak, burçlardan manzarayı izlemek ve bir kafede dinlenmek isterseniz yarım gün ayırmanız önerilir. Sarnıcın içi oldukça loş olduğu için gözlerinizin karanlığa alışması için birkaç dakika beklemeniz faydalı olur.

Önerilen Gezi Rotası

Mazagan’ı gezmek için önerilebilecek bir rota, ana kapıdan girip doğrudan Portekiz Sarnıcı’na gitmekle başlayabilir. Sarnıcı gezdikten sonra ana cadde boyunca Deniz Kapısı’na kadar yürüyebilir, kilise ve caminin önünden geçebilirsiniz. Ardından surların üzerine çıkarak kalenin çevresini dolaşabilir, burçlardan okyanusu ve limanı izleyebilirsiniz.

Surlardan indikten sonra eski şehrin ara sokaklarında dolaşmak, sanat galerilerini ve küçük dükkânları ziyaret etmek mümkündür. Rotayı balıkçı limanında ya da sahil yolunda tamamlamak, günü güzel bir şekilde sonlandırır. Bu rota, acele etmeden yaklaşık üç ila dört saat sürer.

Gezi İpuçları

  • Sarnıcı, ışığın tavandaki açıklıktan girdiği öğle saatlerinde ziyaret edin.
  • Sarnıçta suya dokunmayın ve yürüyüş yolundan ayrılmayın.
  • Surların üzerinde yürüyüş yaparak burçlardan okyanusu izleyin.
  • Deniz Kapısı’ndan okyanusa bakmayı unutmayın.
  • Gezinizi Azemmour ziyaretiyle birleştirmeyi düşünün.
  • Yaz aylarında şehrin kalabalık olabileceğini göz önünde bulundurun.

Ulaşım

El Cedide’ye Kazablanka’dan trenle ya da otobüsle yaklaşık bir buçuk saatte ulaşılabildiği aktarılır. Kazablanka’nın uluslararası havalimanı, El Cedide’ye ulaşmak için en uygun havalimanıdır. Marakeş’ten de otobüsle El Cedide’ye gitmek mümkündür.

El Cedide şehir merkezinden eski Portekiz şehrine yürüyerek kolayca ulaşılabilir. Eski şehrin içi küçük olduğu için yürüyerek rahatça gezilebilir.

Diğer Kalelerle Karşılaştırma

Mazagan, Fas’ın Atlas Okyanusu kıyısındaki diğer tarihî tahkimatlarla karşılaştırıldığında, Avrupa’nın Rönesans dönemi askerî mimarisini en saf hâliyle yansıtan yapı olarak öne çıkar. Rabat’taki Udaya Kasbahı Muvahhidler döneminin İslam mimarisini, Essaouira ise 18. yüzyılda Avrupa ve Fas geleneklerinin birleşimini yansıtırken, Mazagan doğrudan Portekiz mühendislerinin eseridir.

Güneydeki Ait Bin Haddu‘nun toprak mimarisiyle karşılaştırıldığında ise Mazagan’ın taş surları ve tonozlu sarnıcı, Fas’ın mimari mirasının ne kadar çeşitli olduğunu gösterir. Bu çeşitlilik, Fas’ın farklı kültürlerin buluştuğu bir ülke olduğunun en güzel kanıtıdır.

Koruma Çalışmaları

Mazagan’ın Portekiz şehri, UNESCO Dünya Mirası statüsü kapsamında koruma altındadır. Surların ve burçların okyanusun etkisiyle aşınmaması için düzenli onarım çalışmaları yapılmaktadır. Portekiz Sarnıcı’nın yapısal sağlamlığının korunması için de özel çalışmalar yürütülmektedir.

Eski şehrin içinde yaşayan sakinlerin evlerinin geleneksel dokuya uygun şekilde onarılması, şehrin özgün atmosferinin korunması için büyük önem taşır. Fas ve Portekiz arasındaki kültürel iş birliği kapsamında da çeşitli koruma projeleri yürütüldüğü aktarılır.

El Cedide surları
El Cedide surları

Seyahat Bilgisi

Seyahat planı yapmadan önce Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın güncel seyahat bilgilerini kontrol etmeniz ve giriş koşullarını resmi kaynaklardan teyit etmeniz önerilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Portekiz Sarnıcı ne zaman inşa edilmiştir?

Yapının 16. yüzyılın başlarında bir depo olarak inşa edildiği ve 16. yüzyılın ortalarında sarnıca dönüştürüldüğü aktarılır.

Sarnıçtaki yansıma nasıl oluşur?

Tavandaki açıklıktan süzülen ışık, zemini kaplayan ince su tabakasında sütunları ve tonozları ayna gibi yansıtır.

Mazagan neden UNESCO listesinde?

Rönesans dönemi askerî mimarisinin erken ve iyi korunmuş bir örneği olduğu ve Avrupa ile Fas kültürlerinin etkileşimini yansıttığı için listeye alınmıştır.

El Cedide’ye nasıl gidilir?

Kazablanka’dan trenle ya da otobüsle yaklaşık bir buçuk saatte ulaşılabilir.

Video

Aşağıdaki videoda Mazagan’ın Portekiz şehrini ve sarnıcını görebilirsiniz.

Neden Görülmeli

Mazagan’ın Portekiz şehri ve sarnıcı, keşifler çağının Avrupa ile Afrika arasındaki ilişkilerini yansıtan eşsiz bir mirastır. Yıldız biçimli surları, okyanusa bakan burçları, Deniz Kapısı ve ışığın su yüzeyinde dans ettiği büyüleyici sarnıcıyla Mazagan, Fas’ın en ilgi çekici tarihî yerlerinden biridir.

Sarnıcın sessizliğinde, su yüzeyine düşen ışığı izlerken, zamanın durduğunu hissedebilirsiniz. Sevgiyle kalın.

Kazablanka ya da Rabat yolculuğunuzda El Cedide’ye bir gün ayırmanızı ve bu sessiz yer altı salonunun büyüsünü kendiniz deneyimlemenizi öneririz.

Aynı Yolda

El Cedide genel görünüm
El Cedide genel görünüm

Bir İyilik

Dünyayı daha iyi yapmayan insan insan değildir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir