Samsun

• Verimli Çarşamba ve Bafra Ovaları ile bu ovalara hayat veren Yeşilırmak ve Kızılırmak, Samsun’un belirgin coğrafi karakteristik özellikleridir. Bu ovalarda yetiştirilen tarımsal ürünler, bölgemizin ticari ve sınai varlığının da asıl etkenleridir.

• İlimizin 957.888 ha. toprak büyüklüğünün % 46.87 si tarım alanı olup, bu alanlarda başta tütün, buğday, pirinç, şekerpancarı, mısır, fındık, ayçiçeği, meyve ve sebze olmak üzere, çok çeşitli ürün yetiştirilmektedir. İlin tarımsal durumu nedeniyle, tarıma dayalı sanayinin teşviki ve geliştirilmesi gereklidir.

• Organize Sanayi Bölgesi büyük ölçüde tamamlanmış olup, Kavak ve Bafra Organize Sanayi Bölgelerinin bitirilme çalışmaları devam etmektedir.

• Her geçen yıl çeşitli bölüm ve fakültelerin eklenmesi ile gelişen Ondokuz Mayıs Üniversitesinin şu anki öğrenci sayısı 30,000’dur. Üniversitemiz Samsun’un kültür odağı ve gurur kaynağıdır.

• Coğrafi konumu itibariyle bölgenin merkezi durumunda bulunan ilimizde hemen hemen tüm kuruluşları bölge müdürlükleri yer almaktadır.

• Karadeniz Bölgesinde yer alan Samsun, doğal tarihi ve kültürel zenginlikleri, deniz, kara, hava, demiryolu ulaşım olanakları ile bölgenin turizm potansiyeli en yüksek kentlerinden biridir. Anadolu’nun savunulmasını planlamak amacı ile Atatürk’ün 19 Mayıs, 1919’da gelmesi ile Samsun, Türk İstiklal Savaşı’nın başladığı yer olma özelliği ile önemini her zaman korumuştur

• Samsun’un,

Alaçam,Asarcık,Atakum,Ayvacık,Bafra,Çarşamba,Canik,Havza,Kavak,Ladik, 19 Mayıs,Salıpazarı,Tekkeköy,Terme,İlkadım,Vezirköprü,Yakakent olmak üzere 17 İlçesi vardır

Turistik İşletme Belgeli Tesisler için TIKLAYIN

EVLİYA ÇELEBİ

1645 Yılında Samsunu ziyaret eden Evliya çelebi Samsun hakkında şunları yazmıştır. “Canik toprağında voyvadalıktır. Emanettir 150 Akçalı kazandır. Yeni çeri serdarı, kethüdası, kale dizdarı ve neferleri vardır. Halkı tümüyle gemici ve kendirci olup, avam takımı yoktur. Fakat pekça temiz giyer. Şehir, Sinop tarafına düşer. Kalesi deniz kıyısında sağlam bir taş yapıdır. ııı. Mehmet (eğri fatihi) döneminde ruslar bu kaleyi istila edip bazı yerlerini yıkmış iseler de sonra yine onarılarak müstevhi edilmiş ve neferler konmuştur. Yetmiş kulesi iki bin bedeni vardır. Samsun şehrinin suyuna (kanavkariz) derler, lezzetli bir sudur. Evleri kiremitli, bağlı, bahçelidir. Medrese , imaret darülhadis gibi şeyleri yoktur. 7 tane sübyan mektebi vardır. Açık yerdir ama yine demir atılabilir. Dağlarında yaban üzümü, nar rengi armut turşusu meşhurdur. Nice bir fıçılarla istanbula getirilir. Gemi palavaraları için kendir ipleri ise dünyaya yetecek kadar çaktur.”

KATİP ÇELEBİ

“Samsun Karadeniz kıyısında Kefe’nin tam karşısında ünlü ve görkemli bir kasabadır. Amasya suyu kasabanın doğusundan geçerek denize dökülür. Samsun’un güneyindeki dağ bir yay çizerek batıdan ve doğudan denizle birleşir. Samsun bu silsilelerin oluşturdığu yarım çember ile karadeniz arasında alçak bir düzlüktür. Kayada eski yapı olarak bir kale ve kalenin içinde camiler, hamamlar ve çarşı vardır. Yörenin bir özelliği bir kaç ev bir araya getirilerek küçük bir yerleşim oluşturulmasıdır. Böylece 3-4 evi içeren, birbirinden uzağa serpilmiş öbeklere mahalleler adı verilir.”

J . MACDONAL KİNNEİR

1813- 1814 yıllarında Anadoluyu gezen İngiliz seyyah J. Macdanol Kinneir ise; “koy kenarında ağaçlıklar arasında kurulmuş güzel bir samsun manzarasından bahisle; şehrin etrafını Türkler tarafından inşa edilmiş olması lazım gelen bir sur ile çevrili olduğunu, beş hamamı ve büyük bir hanı bulunduğunu, nüfusunun 2000 olduğunu” anlatmaktadır.

MOLTKE

“Samsun pek hoş, eski bir ceneviz kalesi, birçok güzel yapılı Türk konağı, birkaç taş cami ve han uzaktan göze çarpıyor. Bütün kasaba bir zeytin ormanıyla çevrili bu zeytinlikler dağı kaplıyor ve köşkler ve bahçeler, evler görülüyor. Tepenin doruğunda bir köy var. Onun arkasında da 3000 ayak kadar yüksek ormanlık dağlar diziliyor.

Öğleden sonra limanın ve çevrenin planını almak için faydalandım. şehrin çeyrek mil küzeyinde eski bir mendirek harabesiyle kazanılan temeller buldum; bunlar dev gibi iri yontma taşlardan yapılmıştı. Bunların arkasındaki tepe eski sur kalıntılarıyla çevrilmişti. Daha ilk çağlardan beri adı fenaya çıkan karadeniz ne çok fırtınalıdır, ne de bizim Baltık denizi gibi çoğu zaman sisle örtülür. Onun gibi sığlık ve çatak yerleride yoktur. Büyük tehlike en başta muhafazalı iskeleler ve emliyet altına alınmış limanların olmayışıdır.” diye kenti tanıtmaktadır.

İSMAİL HABİB SEVÜK

İsmail Habib Sevük, 1936′ da samsun’un panoramasını şöyle çizer:

“Renkli iki ırmak, biri kızıl, biri yeşil; karadeniz’in mezopotamyası kıyının sıradağları arasında bu iki ırmak, güneyden kuzeye uzanarak, iki koldan denizi fethedede büyük bir yarım daire çizerler. Dairenin dibi Anadolu’nundur. Kabarık yanları, ırmaklarındır. Düzlük, çalışkan iki ırmağın oluşturduğu o iki kara düzlüğü, vapurdan uzanmış görünürler. Samsun bu iki ırmak ağızının tam ortasındadır.

Samsun denize bakarken sağdan sola doğru gittikçe satıhlerı daralıp istifaları azalan dört müselleten (üçgenden) ibaret. Müsellelerin deniz kıyısındaki kaideleri birbirine bitişik ve tepeden doğru uzanan zirveleri birbirinden ayrı : En sağdaki müselles şehrin en dolgu ve büyük kısmı; Orta yerde sarı boyalı bir kilise, belli eskiden orası hıristiyan mahallesi olacak. İkinci musalles; ötekilerinkinden daha basık, büyük gövdeli yapılar ve tütün depoları; anlaşılıyor şehrin ticaret merkezi orası . En solda sonuncu kısım, bu müsellesin sivriliği daha belirsiz. Sahilde kocaman duruşlu hükümet konağı , ortada mektepler, en kıyıda lise; belli resmi Samsun ortada . Bu son iki kısımda hiç minare yok. Demek ki Samsun’un iki sağı daha eski ve iki solu daha yeni.”

TARİHÇE

Samsun M.Ö.750-760 yılları arasında İon şehir devletlerinden Miletoslular (Millet) tarafından Amisos adı ile kurulmuş küçük bir yerleşim merkezi idi. Samsun, daha sonra Pers, Makedonya, Pontus, Roma, Bizans, Danişment, Selçuklu ve Osmanlı  hakimiyetinde  kalmıştır.

Samsun Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da milli mücadeleyi başlatmak üzere ilk adımı attığı yer olarak tarihimizdeki önemli yerini almıştır.

Coğrafya

Samsun İli genelde pek yüksek olmayan plato ve dağlardan oluşan topografik yapı göstermektedir. İlde, Canik, Çangal Akdağ, Kunduz, Bunyan, Sırçalı, Yurt Dağları ile Bafra, Çarşamba, Samsun Ovaları yer almaktadır. İlde bulunan akarsular, Kızılırmak, Yeşilırmak, Ters Akan, Mert Irmağı, Terme Çayı, Karaboğaz Deresi, Kürtün Çayı, Abdal Deresidir. Karaboğaz, Balık, Liman, Dutdibi, Uzun, Hayırlı, İnce, Çernek, Tombul, Simenlik, Ladik ve Akgöl de ilin göllerini oluşturmaktadır.

Samsun İli doğal bitki örtüsü açısından zengindir. Kızılırmak sulak alanı; eko sistemi biyolojik çeşitlilik açısından son derece zengindir. Deltada 312 kuş türü tespit edilmiştir. Kuş varlığı açısından uluslararası ornitolojik öneme sahiptir.

Samsun İli kıyı kesiminde tipik Karadeniz iklimi hakimdir. Ancak iç kesimlere gidildikçe karasal iklimin etkileri görülmeye başlanır. Samsun ‘da yağış Doğu Karadeniz’e göre az, sıcaklık ise yüksektir. Kıyı kesiminde kışlar ılık, ilkbahar sisli ve serin, yaz mevsimi ise kuraktır. Yağışlar genelde yağmur şeklindedir.

tuna

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir