Şanlıurfa Gezi Rehberi
Balıklı Göl
Balıklı Göl, İbrahim Peygamber’in Kral Nemrut tarafından ateşe atıldığı yer olarak bilinir. İbrahim Peygamber ateşe atılınca Allah onu koruyarak atıldığı yeri bir göl, ateşteki odunları balığa çevirdiğine inanılır. Her yıl çok sayıda yerli ve yabancı turist tarafından ziyaret edilir.
Göbeklitepe
Göbeklitepe Höyüğü, Şanlıurfa’da bir tepe üzerine kurulu Cilalı Taş Devri’nden kalma bir mabet. 1963’te fark edilen dokuz hektarlık kazı bölgesinin önemi yaklaşık 10 yıl kadar önce tarlasını karasabanla sürerken bulduğu oymalı taşı müzeye götüren Mahmut Kılıç sayesinde anlaşılabilmiştir. Şanlıurfa’ya 20 km’lik bir mesafede, Örencik Köyü yakınlarındadır. 1995 yılında ilk kez Alman Arkeoloji Enstitüsü ve Şanlıurfa Müze Müdürlüğü’nün işbirliğiyle kazı çalışmalarına başlandı. Kazılar Alman Arkeolog Doç. Dr. Klaus Schmidt’in başkanlığında yürütülmekte olup, her yıl eylül ve ekim aylarında 10 haftalık bir süreç içinde yapılmaktadır. Yapılardaki sanatsal figürler, onları oraya dikmek için gösterilen çaba ve etrafta başka bir yerleşimin bulunmaması, arkeologları buranın Yunan kalıntıları Delphi ve Olympia gibi ibadet için gelinen kutsal bir yer olarak düşünmesine neden oldu. Eğer bu düşünce doğruysa geçmişi 10 bin yılı bulan yapı dünyanın en eski tapınağıydı. Ancak Current Anthropology dergisinin Ekim sayısına konuşan Toronto Üniversitesi’nden arkeolog Ted Banning, kalıntılara yeni bir açıklama getirdi. Bölgede bulunan ve yemek hazırlamak için kullanılan kesici aletlere dikkat çeken Banning, bunların günlük faaliyetlere dair arkeolojik kanıtlar olarak sunarken bu kalıntıların burada oldukça büyük bir nüfusun barındığına işaret ettiğini söylüyor. Arkeologun bir diğer iddiası da yapıların tanrılar için değil, insanlar için yapıldığı… Banning, bahsettiği nüfusun da ‘Tapınak’ olduğu düşünülen bu yapılarda yaşadığını öne sürüyor ve süslü kırlentlerin, devasa sütunların buranın normal bir yerleşim olmadığının kanıtı olamayacağını dile getiriyor. Banning yazısında, Çatalhöyük’ü de örnek gösteriyor ve evsel sanat örneklerinin buradaki duvarlarda da bulunduğunun altını çiziyor. Yapıları Kuzey Amerika’nın kuzeybatı kıyısında bulunan kalıntılarla da karşılaştıran arkeolog, yapının insanların buluştuğu ortak bir kullanım alanı olabileceğini de iddialarına ekliyor. Şu an tapınak olduğu düşünülen yapının tam anlamıyla tanımlanması için “Kazının ilerlemesini beklemek gerekli” diyen Banning, o zamana kadar kalıntıyı ‘tapınak’ olarak kabul etmenin yanlış olacağını belirtiyor.
Urfa Kalesi
Şehir yakınında Dambak Tepesi’ndedir. M.Ö. 2000 yılında yapıldığı tahmin edilmektedir. Haçlı Seferleri sırasında önemli rol oynamıştır. Osmanlılar zamanında tamir ettirilen kale, iç ve dış olmak üzere iki bölümden meydana gelmiştir. Dış kale dört kapılıdır. İç kale 25 burçlu ve tek kapılıdır. Kale üstünde bulunan iki taş sütunun Hz. İbrahim’in ateşe atılmasında Mancınık olarak kullanıldığı söylenir. Kalenin arkasındaki mahalleye Kırk Mağara ismi verilir. Her evin bir mağarası vardır. Şehrin etrâfını çevreleyen surların Harran Kapısı, Bey Kapısına âit Mahmudoğlu Kulesiyle bâzı duvar ve burç kalıntıları günümüze kadar gelebilmiştir.
Harran
M.Ö. 1000’e kadar inen tarihiyle Harran 11. yüzyıla kadar büyük bir bilim merkeziydi. Abbasi Hükümdarı Harun Reşid’in yaptırdığı, dünyaca ünlü Harran Üniversitesi buradaydı. İlkçağ felsefe ekolünün merkezi ve daha sonra Arap düşünce sisteminin kaynağı olan bu üniversiteden bugüne yalnızca gözetleme (astronomi) kulesi kalmış.
Üniversitede sürdürülen bilimsel çalışmalar din, gökbilim, tıp, matematik ve felsefe olmak üzere beş bölüme ayrılmıştı. Felsefede ağırlığın Platon, Aristoteles, Plotinos gibi bilginlerde olduğu görülmüş. Harran kültür evi ve işletmecisi Ali Kızıl. Harran Kültür Evi ören yerinin tam ortasında keyifli bir mekan, 200-300 yıllık tarihi geçmişi vardır. 19 odadan oluşur, İkili,üçlü,altılı kubbe grupları iç kısımda kemerlerle birbirine bağlanmış ve böylece geniş mekanlar elde edilmiştir. Harran Evleri bölgenin iklimine uyumlu olup yazları serin, kışları sıcaktır.
Birecik Köprüsü
Yapıldığı dönemde Türkiye’nin en uzun betonarme köprüsüdür.
Birecik
Kelaynak koruma çiftliği. Kelaynaklar, Türkiye’de sadece Birecik’te yaşıyorlar. Koruma çiftliğinde 100 adet Kelaynak kuşu bulunmakta.
Rum Kale
Rumkale şehrinin kuruluşu ilk çağlara dayanmaktadır. Stratejik konumundan dolayı Asur çağından beri buraya yerleşildiği, hatta burasının Asur Kralı III. Salmanassar tarafından M.Ö. 855’te zapt edildiği bildirilen “Şitamrat” olduğu kabul edilmektedir. Fakat esaslı olarak M.Ö. 9. yüzyıl sonlarında Geç Hitit döneminde tahkim edildiği zannedilmektedir. Rumkale, M.Ö 9. yy. ortalarından itibaren Asur, Med, Pers, Roma ve Arap medeniyetlerinin yönetiminde kalmıştır. Günümüzde ayakta kalan mimari kalıntılar, Geç Roma ve Ortaçağ karakteri taşımaktadır. Rumkale, çevresinden ve Ortaçağ ulaşım yollarının kesişme noktasında olduğundan dolayı Edessa Kontluğu’nun bölgesinde Ortaçağın en önemli kalesi olarak görülmektedir.
Halfeti
Halfeti Şanlıurfa’nın en eski tarihi şehirlerinden biridir ve baraj yapımlarından dolayı bir kısmı sular altında kalmıştır.
