Sapanca Gölü Gezi Rehberi

Sapanca Gölü İstanbul’a yakın güzel bir doğal dinlenme yeri sağlamaktadır.

Bu kez de şehirden kaçtık ve Sapanca’ya geldik. İstanbul’dan çıktıktan yaklaşık 1,5 saat sonra, Sapanca gölü kıyısında çayınızı yudumlayabilirsiniz…

İstanbul-Ankara yolunda gidip gelenlerin yakından bildiği bir yöre Sapanca… İzmit’ten sonra birden karşınıza çıkan Sapanca Gölü ve gölü çevreleyen yeşillik hemen içinizi açmaya başlıyor. Sapanca’ya trenle ulaşım da mümkün.

İstanbul’dan Adapazarı’na bağlı Sapanca’ya gelmenin en kısa yolu, ücretli TEM Otoyolu üzerinden… Siz en iyisi, gelir gelmez kendinizi göl kenarında bir restorana atın ve Sapanca’nın tadını çıkarmaya başlayın.
Biz güne güzel bir kahvaltı ile başlamaya karar verdik. Özkum Restaurant’ta Sapanca’nın yöreye özgü yumurtası ve balı bir başka lezzetli… Göl kenarında otururken, bir yandan yayın balığı tutanları da seyredebilirsiniz… Ya da gölde yüzenleri ve su sporları yapanları…

Göl kenarındaki tesislerde bütün gününüzü sesizlik içinde kitap okuyarak ya da dinlenerek geçirebilirsiniz. Elbette kurbağa, kaz ve ördek sesleri eşliğinde.
Sapanca’ya genelde günübirlik olarak geliniyor. Çünkü kalmak için çok fazla sayıda tesis yok. Eğer kalmayı düşünüyorsanız, ilçe merkezindeki birkaç otelden birini seçmeniz gerekiyor. Lale Otel Sapanca’nın tek büyük oteli. Bahçesindeki rengarenk yastıklarda oturup, temiz havanın tadını çıkarabileceğiniz bir yer.

Sapanca’nın yabani söğütten yapılan sepetleri meşhur. Nişan sepetinden, çöp sepetine, bebek beşiğinden saksılığa kadar evin her yerinde kullanılabilecek sepetleri burada bulmak mümkün. Biz de birkaç çeşit sepet almadan buradan ayrılmayalım diyoruz. Akçay sepetçilik hem üretim hem de satış yapıyor. Sepetlerinin de evladiyelik olduğunu söylüyorlar. Biraz sepet yapmayı öğrenelim diyoruz ama sepet yapmak hiç de kolay iş değil. Hem sabır gerekli hem de kol gücü… Söğütler ıslakken örülüyor, sonra kurumaya bırakılıyor.

Sepetçileri arkamızda bırakıp, şehir meydanına doğru iniyoruz. Buradaki fıskiye gerçekten dikkat çekici. Özellikle sıcak yaz aylarında insanın içini ferahlatıyor.
Sapanca’da göl kenarından yukarı doğru çıkarken sağlı sollu alabalık üretim tesisleri ve restoranlara rastlıyorsunuz. Biz de burada İstanbuldere kenarında önce alabalık yiyelim sonra da yürüyüş yapalım diyoruz.
Sapanca’dan kiremitte alabalık keyfi yapmadan dönmemek gerekiyor. Alabalık somon balığının bir türü. Sapanca’da gökkuşağı alabalığı üretiliyor. İşin sırrı balığın ağır pişmesinde… Alabalığın ızgarası, güveci, ve mısır ununda tavası yapılıyor. İstanbuldere Alabalık Evi’nin sahibi Murat Tıknaz, deniz balığı sevenlere tavasını öneriyor. Biz bu sefer güveci tercih ediyoruz…

Eritilmiş peynir ve kiremitte kaşarlı mantar da Sapanca’da mutlaka yenilmesi gereken yemekler…
Kırkpınar beldesi, Sapanca’nın hemen yanıbaşında. Kırkpınar yolu üzerinde, Atlıköşk, Küçük Ev gibi alabalığa alternatif olarak et yemekleri yapan restaurantlar var. Dedeman Göl Evi’nde, göl kenarındaki sazlıkların yeşilliği içinde bir çay içmek de son derece keyifli. Zengin menüde de birçok çeşit bulmak mümkün.

Sapanca’da bahçe bitkisi üreten irili ufaklı birçok yer var. Eğer isterseniz buradan doğadan bir parçayı şehre dönerken evinize götürebilirsiniz.
Sapanca’nın iklimi bahçe bitkiciliği için çok uygun. Bu sayede burada 50’ye yakın bitki türü yetiştiriliyor.
Kırkpınar’daki Naturel Botanik Parkı özellikle çocuklu aileler için ideal. Ördekler ve kazların yüzdüğü havuzun yanında sabah kahvaltısından akşam yemeğine bütün bir günü geçirebilirsiniz.
Botanik parkını arkamızda bıraktıktan sonra Sapanca’yı tepeden gören bir yere çıkıyoruz. Ama yolda, çeşit çeşit hayvan heykelleri gözümüze çarpınca duralım diyoruz. Yunuslar, atlar, kediler ve köpek heykelleri arasında konuştuğumuz heykeltraş Nuh Açın, sipariş üzerine herşeyin heykelini yapabileceğini söylüyor.
Sapanca’da yolda giderken, hep yazlık evlere rastlıyorsunuz. Yaz aylarında ve haftasonu Sapanca çok daha hareketli oluyor.
Sapanca son derece huzurlu bir yer. Özellikle gölden içerilere girdikçe cep telefonları bile çekmiyor. Bu yüzden hem şehirden uzak olup hem de şehirle bağlantısını kesmek istemeyenlerin bunu göz önüne alması gerekiyor.
(Fotoğraflar için Sapanca Belediyesi’ne teşekkür ederiz.)

ULAŞIM
İstanbul’dan Adapazarı’na bağlı Sapanca’ya gelmenin en kısa yolu, ücretli TEM Otoyolu üzerinden.

YEMEK

İstanbuldere Alabalık Evi
0264 582 67 39

Dedeman Göl Evi
0264 592 00 70

Özkum
Restaurant Cafe
0264 582 23 76

Küçük Ev
0264 592 63 95
Atlıköşk
0264 592 20 05

Nerede kalınır?
Club Lale Otel
0264 582 89 30

Kedikaya Aparts
0264 592 28 94

Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Konaklama Tesisleri
0264 592 25 30

yolcu

Hissetmediğin her yer uzaktır. http://www.biriyilik.com http://www.yapmake.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.