Yörük Köyü Tarihi Evleri
Aşı boyası, civit mavisi, tahini gibi renklere boyanmış evlerde ahşap doğramalar, kapaklar, torbalı parmaklıklar, sürme kafesler ilk bakışta dikkati çeken özellikler. 150-200 yıllık evlerde iç süslemelere duvar ve tavan kaplamalarına da oldukça özen gösterilmiş.
Uğura inanan Yörük köyü sakinleri evlerinin saçak uçlarına eskiden vurdukları geyiklerin boynuzlarını da asmışlar. 2-3 hatta 4 katlı olarak inşa edilen Yörük köyü evlerinde alt kat ahır olarak kullanılırken, girişte evin kileri, bahçesinde kuyusu bulunuyor, üst katlar oturma amaçlı odalara ayrılıyor. Pencereler kafesli, panjurlu, kapılar ise birbirinden ilginç ve estetik kilitlerle süsleniyor.
Tokmaklar ve Kilitler
Kapı kilidinin anahtar deliği yanında bir mandal var. Bu mandal yukarı hareketle birinci kilidi açıyor, elle çekilince ikinci kilidi kaldırıyor. Üçüncü kilit de anahtarla açılıyor. Kapı tokmakları haber ve mesaj vermek için kullanılıyor. Tokmaklara bağlı ip ve bezlerin değişik anlamları var, tokmaktan tokmağa dolanan ip, evde kimse yok, ip aşağı sarkıyorsa ev sahibi evde anlamı taşıyor. Tamamı açık hava müzesi olan köyün çok pencereli, ferah yapıları arasında Sipahioğlu Konağı ve Misafirhanesi, Yukarı mahallede Hacı Kavası ve Bekirefendi Evleri, Muratoğlu konağı, Cebelioğlu konağı, Aşağı mahalle, Ahşap cami, İbrahim Çağlayan hanesi, Kaymakçıoğlu konağı mimarisi ile dikkat çeken eserlerin arasında sayılıyor.
1879 yılında yapılıp 1996 yılında onarım gören şimdi sanat galerisi olarak kullanılan “Genel çamaşırhane” çeşme ve tarihi mezarlığı, köyün sırtını dayadığı tepelerde bulunan mağaralar, Kastamonu-Safranbolu karayolu üzerinde yer alan 30 metre çapında ve 37 derece sıcaklıktaki suya sahip etrafı ağaçlarla çevrili piknik yeri olarak kullanılan doğal havuz görülebilecek diğer yerlerden bazılarını oluşturuyor.
